xapaci
REGAİB KANDİLİ
Recep ayının ilk cuma gecesine Leyle-i Regâib denir. Bu gece, İslâm´ın mübarek gecelerinden biri olup bütün İslâm dünyasında kutlanır.
Kelime olarak regâib, ragibenin çoğuludur. Ragibe; nefis, Kıymetli, değerli, ihsan gibi mânâlara gelir. Buna göre Leyle-i Regâib denilince Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, iyi değerlendirilmesi gereken gece anlaşılır. İslâm âlimlerinin açıklamalarına göre bu gecede Nebiyy-i Muhterem (sav) Efendimiz birtakım fi´li tecellilere, nurani mevhibelere erişmiş, bu sebeple Cenâb-ı Hakk´a şükür için on iki rekât namaz kılmıştır.
Halk arasında Bu gece, Amine Hatun´un Peygamberimiz´e hamile kaldığı gecedir tarzında yanlış bir kanaat yaygındır. Esasen Peygamber Efendimiz´in doğum tarihi böyle bir kanaati doğrulamamaktadır. Şu kadar var ki Âmine Hatun, Rasul-i Ekrem Efendimiz´e hâmile olduğuna, bu gece muttali olmuş olabilir. Halk arasında yaygın olan kanaatin böyle yorumlanması daha uygun olmalıdır.
xapaci
Manen Bereketli Gece:
Kelime olarak düşünülünce bile, adı üstünde anlaşılıyor ki, bu gece, mânevi açıdan çok bereketli, bu sebeple de Müslümanlarca iyi değerlendirilmesi gereken gecelerden biridir. Bu gecenin bir hususiyeti de Mübarek Ramazan Ayının ilk habercilerinden olmasıdır. Receb, Şaban ve Ramazan aylan peşpeşe olup, Müslümanlar bu aylar ve günlerde daha kontrollü davranmak durumundadırlar. Receb´in ilk cuma gecesiyle giren bu kandil, Müslümanlar´a ilk hatırlatmayı yapmakta ve hâl diliyle iki ay sonra Ramazan ayı gelecek, ona hazır olunuz, onu karşılayınız, on bir ayın sultanına hoş geldin ey mübarek Ramazan diyebilmenin mânevi gayretine şimdiden girişiniz!... demektedir.
Bu Geceyi Nasıl Değerlendirmeli?
Mümkünse sıhhati yerinde olan Müslümanlar bu gece yatsı ve sabah namazını camiye giderek cemaatle eda etmeli, mahalle ahâlisi ile bütünleşmeli büyüme çağındaki çocuklarını da camiye götürmeli, onlara gece hakkında bilgi vermeli, minarelerde yanan kandillerin mânâsından bahsetmeli, beraberce va´z-ü nasihat dinlemeli, Kur´ân-ı Kerim okumalı, okuyanları dinlemeli, aile yakınlarıyla bir araya gelip gecenin mânâ ve önemiyle ilgili olarak dini sohbette bulunmalı, geçmiş namazlarını kaza etmeli, kazası yoksa nafile kılmalı, dinimizin ve milletimizin bekası için dua etmeli, günahlara tevbe etmeli; milli birliğimizin, ilâhi bir sıyanetle korunması için bütün samimiyetle Allah´a yalvarmalıdır.
tikirtikir
Asagidaki user dogrumu demis yoksa yalanmi... Bencede Deniz Fenerinin kazigi az gelmis gibi görünüyor. Yetmedi o kazik yokmu daha büyügü diye bagiriyorlar sanki :-)))))
xapaci
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, ´(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama´, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir ´çoğalma-tutkusu´dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah´tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanışolan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)
xapaci
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (Enam Suresi, 32)
Başka ayetlerde ise Allah; Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz. Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz. (Kıyamet Suresi, 20-21) sözleriyle insanların asıl hayatlarını yaşayacakları ahireti gözardı ettiklerini hatırlatmıştır. Kuşkusuz bu, insanları sonsuz kayba uğratacak bir davranıştır.
xapaci
Yolcuya bakıp, yolu tanıma.Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
Iman Insani, Insan yapar, belki Sultan yapar. Gercek imani elde eden Insan kainata meydan okuyabilir.
Cismaniyeti birak kalbin derece-i hayatina gir ve kurtul
Eriyip, tükenen ömür sermayemizin farkindamiyiz?
Ne kadar bilirsen bil, anlattiklarin karsindakinin anlayabildigi kadardir..Hz. Mevlana
xapaci
SEVGI Neydi : ?
Seven Gözlerde Bir DAMLA Yasmiydi ?
SEVGI Neydi ?
SEVGI NEYDI
Denizde KUM Petekde ARIMIYDI ?
SEVGI NEYDI ?
Issiz Akan DERE,Sessiz Esen RÜZGARMIYDI ?
SEVGI NEYDI ?
Bir Bakis,Bir Gülüs, MÜYDÜ ?
Bazen Bir Akis, Bir Kosusmuydu ?
SEVGI NEYDI ??
SEVGI Neydi :???
GÖNÜL Kumasinda NAKIS Miydi???
SEVGI Neydi : ???
SEVGI : Fedakarlikti SEVGI : Güvendi!!!
xapaci
Ne icin,ne anlatmaya calisiyorum bilmiyorum acikcasi.
Elbetteki bende sıkıntı yasamak istemiyorum,
Bende üzülmek istemiyorum,ama bazen bakiyorum hersey bir anda alt üst olmus.
Herhalde benim kendimi anlatamama gibi bir problemim vae,yada benim yasam tarzima uymayan beni bocalamaya iten nedenler.....
Bazen hersey iyi gidiyor,bazen bir bakiyorum bir sözle alt üst olmus.
Ya ben sevmeyi bilmiyorum yada karsimdaki beni anlamiyor!!!!
Ben paylasmak istiyorum yasamak istiyorum , sıkılmadan üzülmeden yasamak,bir pirinc tanesine üzülmek istemiyorum,boş olmamali ilişki,deve kadar büyük olsada sorunlar yasanmali elbette ama unutmak gerekir zaman unutulmali boşa harcanmamali zaman kavgalara ayiracak zamanlar yok,vakit kalmadi artik zaman gidiyor!!!!
Saatler gidiyor eyvahlar kaliyor, keşkeler kaliyor elbette bunlarda olmali ama orda kalmali,olsaada kirginlik üstüne gilmeli hayatin!!!
Seviyorsan,incitmeyeceksi,kirmayacaksin,duygulariyla oynamayacaksin,onun adina
Planlar yapacaksin ama soracaksin,kendine,cevresine vakit ayirmalisin izin vereceksin,bir şey yaptigi
Zaman kötüde olsa yargilamayacaksin,incitmeden dogruyu göstermeye calisacaksin!
Cok mu zor bunlari yapmak,kavgalar oldukca,sıkıldıkca,ne anlami var sevginin,ilişkinin,ne anlami var ayni hayati paylasmaya calişmanin.....!!!!
Ben ilişkimi yasamak istedigim gibi yasamak istiyorum,kavgasiz,ön yargisiz,paylaşarak yaşamak istiyorum.
Sibel KAHYA
xapaci
SEVGİ SOFRASI:
Bşir gün sormuşlar erenlerden birine;
-Sevginin sadece sözünü edenlerle,O´nu yaşayanlar arasında ne fark vardır?
Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak bir sofra hazırlamış.Hepsi oturmuşlar yerlerine.Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş mis gibi.Ve arkasından da Derviş Kaşıkları denen 1metre boyundaki kaşıklar.Ermiş sofradakilereBu kaşıkları ucundan tutup öyle yiyeceksinizdiye bir şart koşmuş.Peki!deyip içmeye başlamışlar ama kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü başaramamışlar ve aç kalkmışlar sofradan.Derviş ;
-Şimdi gerçek sevgiyi ve yaşayanları çağıralım yemege.
Yüzleri aydınlık gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş,oturmuşlar sofraya.Buyurun denilince de her biri uzun boylu kaşıkları corbaya daldırıp sonra karşısındaki kardeşine uzatarak birbirlerini doyurmuşlar ve şükrederek kalkmışlar sofradan.İşte! demiş derviş ve eklemiş:
Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse.o aç kalacaktır.Ve kim kardeşini düşünür doyurursa kendiside kardeşi tarafından doyurulacaktır.şüphesiz hayat pazarında alan değil.veren kazançtadır daima.
Düşünün!siz bu sofradan doyarak mı yoksa aç mı kalkardınız?
GÖNLÜNÜZDEN SEVGİ EKSİK OLMASIN!
xapaci
HAYAT DERSİ:
Bir lise öğretmeniderste öğrencilerine bir teklifte bulunur.yarın birer torba ve 5´er kilo patetes getireceksiniz!
Ertesi sabah,öğrencilerin sıralarının üzerinde torbalar ve patatesler hazırdır.
Öğretmen bugüne dek affetmeyi istemediğiniz her kişi için 1patetes alın,o kişinin adını o patetesin üzerine yazıp torbanın içine koyunder.
Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patetes koyarken,bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur.
1 hafta boyunca nereye giderseniz,bu torbaları yanınızda taşıyacaksınızder öğretmen.
Aradan 1 hafta gecer.Kendilerinden istenileni yapmış olan öğrenciler,şikayete başlar.Hocam bu kadar ağır torbayı heryere taşımak çok zor.
Öğretmen anlamlı bir hayat dersi verir.
Görüyorsunuz ki,affetmeyerek aslında biz kendimizi cezalandırıyoruz.Kendimizi ağır yüklere mahkum ediyoruz.Affetmeyi karşımızdaki kişiye bağış olarak düşünüyoruz.Halbuki affetmek kendimize verdiğimiz bir ödüldür
mrb birakmadan gecmek olmaz
slm naber
mucuks canik :))
ilginc sayfan var... iyi aksamlar
hersey gönlunce olsun apaci :)
REGAİB KANDİLİ Recep ayının ilk cuma gecesine Leyle-i Regâib denir. Bu gece, İslâm´ın mübarek gecelerinden biri olup bütün İslâm dünyasında kutlanır. Kelime olarak regâib, ragibenin çoğuludur. Ragibe; nefis, Kıymetli, değerli, ihsan gibi mânâlara gelir. Buna göre Leyle-i Regâib denilince Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, iyi değerlendirilmesi gereken gece anlaşılır. İslâm âlimlerinin açıklamalarına göre bu gecede Nebiyy-i Muhterem (sav) Efendimiz birtakım fi´li tecellilere, nurani mevhibelere erişmiş, bu sebeple Cenâb-ı Hakk´a şükür için on iki rekât namaz kılmıştır. Halk arasında Bu gece, Amine Hatun´un Peygamberimiz´e hamile kaldığı gecedir tarzında yanlış bir kanaat yaygındır. Esasen Peygamber Efendimiz´in doğum tarihi böyle bir kanaati doğrulamamaktadır. Şu kadar var ki Âmine Hatun, Rasul-i Ekrem Efendimiz´e hâmile olduğuna, bu gece muttali olmuş olabilir. Halk arasında yaygın olan kanaatin böyle yorumlanması daha uygun olmalıdır.
Manen Bereketli Gece: Kelime olarak düşünülünce bile, adı üstünde anlaşılıyor ki, bu gece, mânevi açıdan çok bereketli, bu sebeple de Müslümanlarca iyi değerlendirilmesi gereken gecelerden biridir. Bu gecenin bir hususiyeti de Mübarek Ramazan Ayının ilk habercilerinden olmasıdır. Receb, Şaban ve Ramazan aylan peşpeşe olup, Müslümanlar bu aylar ve günlerde daha kontrollü davranmak durumundadırlar. Receb´in ilk cuma gecesiyle giren bu kandil, Müslümanlar´a ilk hatırlatmayı yapmakta ve hâl diliyle iki ay sonra Ramazan ayı gelecek, ona hazır olunuz, onu karşılayınız, on bir ayın sultanına hoş geldin ey mübarek Ramazan diyebilmenin mânevi gayretine şimdiden girişiniz!... demektedir. Bu Geceyi Nasıl Değerlendirmeli? Mümkünse sıhhati yerinde olan Müslümanlar bu gece yatsı ve sabah namazını camiye giderek cemaatle eda etmeli, mahalle ahâlisi ile bütünleşmeli büyüme çağındaki çocuklarını da camiye götürmeli, onlara gece hakkında bilgi vermeli, minarelerde yanan kandillerin mânâsından bahsetmeli, beraberce va´z-ü nasihat dinlemeli, Kur´ân-ı Kerim okumalı, okuyanları dinlemeli, aile yakınlarıyla bir araya gelip gecenin mânâ ve önemiyle ilgili olarak dini sohbette bulunmalı, geçmiş namazlarını kaza etmeli, kazası yoksa nafile kılmalı, dinimizin ve milletimizin bekası için dua etmeli, günahlara tevbe etmeli; milli birliğimizin, ilâhi bir sıyanetle korunması için bütün samimiyetle Allah´a yalvarmalıdır.
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, ´(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama´, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir ´çoğalma-tutkusu´dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah´tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanışolan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (Enam Suresi, 32) Başka ayetlerde ise Allah; Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz. Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz. (Kıyamet Suresi, 20-21) sözleriyle insanların asıl hayatlarını yaşayacakları ahireti gözardı ettiklerini hatırlatmıştır. Kuşkusuz bu, insanları sonsuz kayba uğratacak bir davranıştır.
Yolcuya bakıp, yolu tanıma.Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Iman Insani, Insan yapar, belki Sultan yapar. Gercek imani elde eden Insan kainata meydan okuyabilir. Cismaniyeti birak kalbin derece-i hayatina gir ve kurtul Eriyip, tükenen ömür sermayemizin farkindamiyiz? Ne kadar bilirsen bil, anlattiklarin karsindakinin anlayabildigi kadardir..Hz. Mevlana
SEVGI Neydi : ? Seven Gözlerde Bir DAMLA Yasmiydi ? SEVGI Neydi ? SEVGI NEYDI Denizde KUM Petekde ARIMIYDI ? SEVGI NEYDI ? Issiz Akan DERE,Sessiz Esen RÜZGARMIYDI ? SEVGI NEYDI ? Bir Bakis,Bir Gülüs, MÜYDÜ ? Bazen Bir Akis, Bir Kosusmuydu ? SEVGI NEYDI ?? SEVGI Neydi :??? GÖNÜL Kumasinda NAKIS Miydi??? SEVGI Neydi : ??? SEVGI : Fedakarlikti SEVGI : Güvendi!!!
Ne icin,ne anlatmaya calisiyorum bilmiyorum acikcasi. Elbetteki bende sıkıntı yasamak istemiyorum, Bende üzülmek istemiyorum,ama bazen bakiyorum hersey bir anda alt üst olmus. Herhalde benim kendimi anlatamama gibi bir problemim vae,yada benim yasam tarzima uymayan beni bocalamaya iten nedenler..... Bazen hersey iyi gidiyor,bazen bir bakiyorum bir sözle alt üst olmus. Ya ben sevmeyi bilmiyorum yada karsimdaki beni anlamiyor!!!! Ben paylasmak istiyorum yasamak istiyorum , sıkılmadan üzülmeden yasamak,bir pirinc tanesine üzülmek istemiyorum,boş olmamali ilişki,deve kadar büyük olsada sorunlar yasanmali elbette ama unutmak gerekir zaman unutulmali boşa harcanmamali zaman kavgalara ayiracak zamanlar yok,vakit kalmadi artik zaman gidiyor!!!! Saatler gidiyor eyvahlar kaliyor, keşkeler kaliyor elbette bunlarda olmali ama orda kalmali,olsaada kirginlik üstüne gilmeli hayatin!!! Seviyorsan,incitmeyeceksi,kirmayacaksin,duygulariyla oynamayacaksin,onun adina Planlar yapacaksin ama soracaksin,kendine,cevresine vakit ayirmalisin izin vereceksin,bir şey yaptigi Zaman kötüde olsa yargilamayacaksin,incitmeden dogruyu göstermeye calisacaksin! Cok mu zor bunlari yapmak,kavgalar oldukca,sıkıldıkca,ne anlami var sevginin,ilişkinin,ne anlami var ayni hayati paylasmaya calişmanin.....!!!! Ben ilişkimi yasamak istedigim gibi yasamak istiyorum,kavgasiz,ön yargisiz,paylaşarak yaşamak istiyorum. Sibel KAHYA
SEVGİ SOFRASI: Bşir gün sormuşlar erenlerden birine; -Sevginin sadece sözünü edenlerle,O´nu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak bir sofra hazırlamış.Hepsi oturmuşlar yerlerine.Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş mis gibi.Ve arkasından da Derviş Kaşıkları denen 1metre boyundaki kaşıklar.Ermiş sofradakilereBu kaşıkları ucundan tutup öyle yiyeceksinizdiye bir şart koşmuş.Peki!deyip içmeye başlamışlar ama kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü başaramamışlar ve aç kalkmışlar sofradan.Derviş ; -Şimdi gerçek sevgiyi ve yaşayanları çağıralım yemege. Yüzleri aydınlık gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş,oturmuşlar sofraya.Buyurun denilince de her biri uzun boylu kaşıkları corbaya daldırıp sonra karşısındaki kardeşine uzatarak birbirlerini doyurmuşlar ve şükrederek kalkmışlar sofradan.İşte! demiş derviş ve eklemiş: Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse.o aç kalacaktır.Ve kim kardeşini düşünür doyurursa kendiside kardeşi tarafından doyurulacaktır.şüphesiz hayat pazarında alan değil.veren kazançtadır daima. Düşünün!siz bu sofradan doyarak mı yoksa aç mı kalkardınız? GÖNLÜNÜZDEN SEVGİ EKSİK OLMASIN!
HAYAT DERSİ: Bir lise öğretmeniderste öğrencilerine bir teklifte bulunur.yarın birer torba ve 5´er kilo patetes getireceksiniz! Ertesi sabah,öğrencilerin sıralarının üzerinde torbalar ve patatesler hazırdır. Öğretmen bugüne dek affetmeyi istemediğiniz her kişi için 1patetes alın,o kişinin adını o patetesin üzerine yazıp torbanın içine koyunder. Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patetes koyarken,bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. 1 hafta boyunca nereye giderseniz,bu torbaları yanınızda taşıyacaksınızder öğretmen. Aradan 1 hafta gecer.Kendilerinden istenileni yapmış olan öğrenciler,şikayete başlar.Hocam bu kadar ağır torbayı heryere taşımak çok zor. Öğretmen anlamlı bir hayat dersi verir. Görüyorsunuz ki,affetmeyerek aslında biz kendimizi cezalandırıyoruz.Kendimizi ağır yüklere mahkum ediyoruz.Affetmeyi karşımızdaki kişiye bağış olarak düşünüyoruz.Halbuki affetmek kendimize verdiğimiz bir ödüldür