eylullce
Mein Herz ich will Dich fragen:
Was ist denn Liebe? sag´!
Zwei Seelen und ein Gedanke,
Zwei Herzen und ein Schlag!
Und sprich woher kommt Liebe?
Sie kommt uns sie ist da!
Und sprich wie schwindet Liebe?
Die war´s nicht, der´s geschah!
Und was ist reine Liebe?
Die ihrer selbst vergisst!
Und wann ist Lieb am tiefsten?
Wenn sie am stillsten ist!
Und wann ist Lieb am reichsten?
Das ist sie, wenn sie gibt!
Und sprich wie redet Liebe?
Sie redet nicht, sie liebt!
eylullce
Ateştir kor kızıllığında yakan
Gecedir yürekleri sessizliği ile dağlayan
Bir sarı hüzündür adını yalnızlıktan alan
Bir eylül rüzgarıdır
Dökülen yapraklarını yakalayamayan...
eylullce
**Aşkın Gölgesi**
Hava ayaza kesmiş
Sokaklar bomboş
Soğuk iliklerime kadar işliyor
Yüreğimde burukluk, aklımda sen
Bu koca evde yalnızım
Sen yoksun, gittin
Ardında bıraktığın yarım paket sigara
ve bir çakmak
Sanki, sanki bitince hayalin de kaybolacak diye
Dokunmuyorum bir tanesine bile
´Sigaramı unutmuşum´ diye tekrar dönüp gelecek
ve bir daha hiç gitmeyecekmişsin gibi
Çakmağını dahi yakmıyorum.
Alevi hiç sönmesin diye
Kültablasında söndürülmüş bir izmarit
Hani ´gidiyorum´ demiştin, söndürmüştün o an
Elinde yanan son sigarayıda.
Keşke, keşke söyleyseydin be gülüm
Bende yaktığın ateşi nasıl söndüreceğimi.
Onu da söyleyip öyle gitseydin ya.
Şimdi aynalar mı dost kaldı bana?
Saçlarımı tarıyorum sen diye
Gözlerime bakıyorum dost kalan aynada
Ellerim dudaklarımda...
Oysa hiç dokumamıştım yüzüme
Şimdi sen diye dokunuyorum
Değil mi ki sıretimdin sen benim.
Ey! Beni mana alemine meftun eden sevgilim
Yetmedim değil mi? Yetmedim sana
Göremedin bendeki aşkı, sevdayı
Bilebilseydin eğer, görebilseydin
Anlardın yüreğimin ateşinin ikimize de yeteceğini.
Şimdi ne aşkın gölgesi sarar bedenimi
Ne sevdanın izleri yok olur yüreğimden
İpek bir gerdan misali serilirim geceye
Sensizliği yaşarım kutsal bir hazine gibi
Geride bıraktığın boşluğunla...
güzel bir siir
sayfanizi gezdim..
merhaba
Mein Herz ich will Dich fragen: Was ist denn Liebe? sag´! Zwei Seelen und ein Gedanke, Zwei Herzen und ein Schlag! Und sprich woher kommt Liebe? Sie kommt uns sie ist da! Und sprich wie schwindet Liebe? Die war´s nicht, der´s geschah! Und was ist reine Liebe? Die ihrer selbst vergisst! Und wann ist Lieb am tiefsten? Wenn sie am stillsten ist! Und wann ist Lieb am reichsten? Das ist sie, wenn sie gibt! Und sprich wie redet Liebe? Sie redet nicht, sie liebt!
Ateştir kor kızıllığında yakan Gecedir yürekleri sessizliği ile dağlayan Bir sarı hüzündür adını yalnızlıktan alan Bir eylül rüzgarıdır Dökülen yapraklarını yakalayamayan...
**Aşkın Gölgesi** Hava ayaza kesmiş Sokaklar bomboş Soğuk iliklerime kadar işliyor Yüreğimde burukluk, aklımda sen Bu koca evde yalnızım Sen yoksun, gittin Ardında bıraktığın yarım paket sigara ve bir çakmak Sanki, sanki bitince hayalin de kaybolacak diye Dokunmuyorum bir tanesine bile ´Sigaramı unutmuşum´ diye tekrar dönüp gelecek ve bir daha hiç gitmeyecekmişsin gibi Çakmağını dahi yakmıyorum. Alevi hiç sönmesin diye Kültablasında söndürülmüş bir izmarit Hani ´gidiyorum´ demiştin, söndürmüştün o an Elinde yanan son sigarayıda. Keşke, keşke söyleyseydin be gülüm Bende yaktığın ateşi nasıl söndüreceğimi. Onu da söyleyip öyle gitseydin ya. Şimdi aynalar mı dost kaldı bana? Saçlarımı tarıyorum sen diye Gözlerime bakıyorum dost kalan aynada Ellerim dudaklarımda... Oysa hiç dokumamıştım yüzüme Şimdi sen diye dokunuyorum Değil mi ki sıretimdin sen benim. Ey! Beni mana alemine meftun eden sevgilim Yetmedim değil mi? Yetmedim sana Göremedin bendeki aşkı, sevdayı Bilebilseydin eğer, görebilseydin Anlardın yüreğimin ateşinin ikimize de yeteceğini. Şimdi ne aşkın gölgesi sarar bedenimi Ne sevdanın izleri yok olur yüreğimden İpek bir gerdan misali serilirim geceye Sensizliği yaşarım kutsal bir hazine gibi Geride bıraktığın boşluğunla...