| | | Mitglied werden | | | Hilfe | | | Login | ||||||||
|
#8921
|
||||
|
||||
|
KUŞLAR - EMİN KARADAYI ( EDİP AKBAYRAM - AKUSTİK COVER )
Dost dostunu arzularsa, aslmadik yol mu da kalir?..... Bu güzel şarkıyı, Edip Akbayram’dan bile daha güzel söyleyen Emin kardeşimizin sesini biraz daha duyurmak istedim. Karınca kararınca… Bu güzel şarkı riyakarlarigin, haram yememin, Allah ile aldatmanin diger adi olan siyasal Islamcilar tarafindan her türlü iftiraya, yalana, alçaklığa ve haksızlığa maruz kalan yol arkadaşımız Ekrem Başkan’a ve güçlü bir kadin ve eşi ve yol arkadaşımız Dilek’e (İmamoğlu) gelsin. ![]() Geändert von Tabula_Rasa (15.01.2026 um 22:26 Uhr). |
|
#8922
|
||||
|
||||
|
Emin Karadayı’nın yorumu gerçekten çok etkileyici. Şarkının ruhunu çok güzel vermiş, dinlerken insanın içine işliyor. Bir şarkı başladığında zaman durur, saniyeler kronometre online akarken duygu ağır ağır derinleşir.Edip Akbayram eserleri zaten ayrı bir yerde, böyle yorumlarla daha da anlam kazanıyor.
Geändert von Elif_Demir (Gestern um 20:24 Uhr). |
|
#8923
|
||||
|
||||
|
Edip Akbayram - Seni Diyarbekir Gibi (dinlemek için linki tıklayın)
Nelere baskın gelmez ki, nelere baskın? Seni düşünmenin tadı… Silivri’de eğilmeden, bükülmeden Hakkı savunan o yiğitlere gelsin. İMAMOĞLU YALNIZ DEĞİLDİR!! Müzik olsun, hangi iş olursa olsun, bir insan yaptığı işi emeğiyle ve sevgiyle ortaya koyuyorsa, bu her zaman takdire şayandır. Çünkü emek ve sevgi olmadan yapılan hiçbir şey kalıcı olmaz, insanın ruhuna da dokunmaz. Bu yüzden Edip Akbayram deyip geçilemez. Onun müzikleri yalnızca bir döneme değil, benim çocukluğuma ve gençliğime de güçlü bir şekilde damga vurmuştur. O şarkılarla büyüdük, o sesle duygulanmayı ve düşünmeyi öğrendik. Ancak bir noktadan sonra yollarım onun müziğiyle ayrıldı. Bir şarkısında “ozon delinmiş, derimiz yanıyor, kardeş isteme benden yavrum, cehennem sanır dünyayı” gibi ifadeler kullanmıştı. Bu sözler bana göre karamsar, umutsuz ve insanı hayattan soğutan bir bakış açısını yansıtıyordu. Dünyayı yalnızca felaketler üzerinden okuyan, insanı korkuya ve geri çekilmeye iten bu yaklaşım bana doğru gelmedi. O andan sonra onu dinlememeye karar verdim. Çünkü ben bambaşka bir yerde duruyorum. Ben diyorum ki, Türkiye’nin bütün çağdaş insanları, başta Aleviler olmak üzere, çünkü onlar neredeyse çocuk nedir unuttular, çağdaş Sünniler, Atatürk devrimleriyle yetişmiş gençler, yani bu ülkenin bilinçli ve sorumluluk sahibi insanları, en azından üç çocuk yapmalıdır. Bu sadece bir nüfus meselesi değildir. Bu, kültürün, değerlerin, aklın ve vicdanın devamlılığı meselesidir. Bilgili, ahlaklı ve çağdaş bireyler yetiştirmek, ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Kedi ya da köpek besleyen, onlara sevgiyle bakan insanlardan nefret etmiyorum. Elbette herkesin hayvan sevgisine saygım var. Ancak hayvanları çocukların yerine koymayı, insan soyunun devamını ikinci plana atmayı doğru bulmuyorum. İnsanlık, ancak insan olan insanların çocuklarıyla var olabilir. Gelecek, sorumluluk almaktan kaçanların değil, bilinçle çocuk yetiştirenlerin omuzlarında yükselecektir. Zitat:
|