| | | Mitglied werden | | | Hilfe | | | Login | ||||||||
|
|||
|
senin de katilimlarini bekliyorum...
|
|
|||
|
ohne Text
|
|
|||
|
Bak benim nasihata degil bilgiye ihtiyaci olan arkadasim.
Yorumunda bizzat kuranin keyfiyetinden ve celiskisinden bahsediyorsun. Bende sana nasihat diye degil bilgin olsun diye hatirlatiyorum, kuranda celiski olmaz, kuran Allah kelamidir, önce bunu bir kabul etmek lazim. Dolayisyla Allah hasa celiskiye düsmeyecegine göre, kullari ve düsünceleri düsecektir. Onun icin arastirirken kurani yargilamadan bilgiye ulasmak icin arastirmak gerekir, bunu yaparkende varsa bir celiski bunu yine kendinde aramalidir, bilmem anlatabildimmi benim nasihate hicmi hic ihtiyaci olmayan arkadasim. |
|
|||
|
Yani ISLAM insanlarin bu dünyada nasil yasamasi gerektigini bildirmistir, dolayisiyla bir insan Müslüman olduysa ve sonradan mürted olduysa onun hükmü bu dünyada verilir. Yani ISLAM ALLAH katinda tek Dindir ve ceza hükümleri vardir buradada. Bir insan ISLAM Dininden ciktiysa, ona gerekli davetiyeler tekrar yapilir ve akli basina geldiyse ve Müslüman olarak kalirsa yasamina devam eder tamam.
|
|
|||
|
hast du überhaupt den inhalt verstanden?
es geht hier um eine 2.chance es besser zumachen! frag dich bitte mal, wieso!!! |
|
||||
|
burada seviye ve düzey düzelmediği sürece pek yazmayı düşünmüyorum.
Yazılarının büyük bir kısmını severek okumaktayım, Enisin de İslami yazılar üzerine olan yazılarının büyük bir kesimini severek okuyorum ( iki şeyi aşabilmesini çok isterim onun, bir kadını, karı demeken vazgeçmesni, yoksa Almanca yazınca kadın olarak yazıyor, karı demiyor oysa her iki kelimde mevcut Almancada, ama ben onun burada yetişerek Türkçede kopuk olmasına veriyorum bunu. İkinci eleştirdiğim nokta onu tüm sosyal sorunları doğru bir İslamı savunabilmek ile çözebileceğini düşünmekte, sosyal ve ekenomik meseleler doğru bir din bilgisi ile çözülemez, o sosyal yaşamın yalnızca bir tek parçasıdır, din bilimi denilen tek bir noktadır, ne eksik, ne fazla.) |
|
||||
|
oturuyorsun. Hani insan sapık ve katil ruhlu olurda bu kadar olur.
Hadi ben çıktım senin dininden ver bakalım benim cezamı. Ben senin o dinini tanıdıktan sonra çıktım senin o dininden. Sana noter aracılığı ile istersen adresimide vereyim berlinden çıkıp gelde gırtlağımı kes. İste benden adresimi tüm inandıkların üzerine sana söz veriyorum vereceğim adresimi sana. Yazdıkların inan bana bu ülkede suç teşkil etmekte. |
|
|||
|
Gerçeğe ve tarihe saygı
Kemal Tahir, 40 yıl önce, bugün Ecevit?in çizdiği Vahdeddin portresini daha canlı ve ikna edici olarak çizmişti. Cumhuriyetimiz 40 yıl daha yaşlandıktan sonra, varlığını temellendirmek için hâlâ hainlere ihtiyaç duyuyorsak, gerçekten yazık. Vahdeddin elbette hain değildi, bulunduğu son derece zor şartlarda, çıkış yolu bulmak için kendince çözümler aradı. İstanbul?da işsiz güçsüz oturan Osmanlı paşalarını Anadolu?ya gönderdi, bunların arasında da eski yaveri Mustafa Kemal?e, rütbesi daha yüksek olanlar üzerine komutan tayin ederek ilave yetkiler verdi (Atatürk?ün rütbesi, Kazım Karabekir?den düşüktü.) Bunları söyleyen Atatürk?ün kendisi; merak edenler Falih Rıfkı Atay?ın Çankaya?sına bakabilirler. 1927 yılında, günler boyu Meclis kürsüsünden okunan Nutuk?taki ?hain? isnadına gelince: Bu metinde ?hain? sıfatını doğrudan veya dolaylı olarak yiyen sadece Vahdeddin değildir. Kurtuluş Savaşı?nın büyük komutanları, Rauf Orbay, Ali Fuad Cebesoy, Kazım Karabekir, Ali İhsan Sabis de karşımıza dirayetli komutanlardan çok birer karikatür olarak çıkarlar. Nutuk içinde yer alan zengin belge ve bilgiler yanında, Cumhuriyet?in ilk yıllarında süregiden iç iktidar mücadelesinin bir polemik metnidir. Bu mücadelenin nasıl sürdürüldüğüne dair önemli bilgiler içermektedir. Kuruluş evresinin hareketli ortamında kaleme alınan bu metni, her kelimesi doğru bir kutsal metin olarak okursanız, sadece Cumhuriyet?in kuruluş yıllarını değil, bugünü de anlamak konusunda zorluk çekersiniz. Söz konusu olan şey sadece bir iktidar mücadelesidir. Vahdeddin?i hain ilan ederek Atatürk?ü yüceltemezsiniz. Yücelttiğiniz Atatürk, bir devletin kurucusu, büyük reformlar başarmış bir önder olmaktan çıkar bir mitoloji kahramanına ve bir azize dönüşür. Bizim bir azize değil, çok zor şartlar altında, iktidar mücadelelerinden de başarıyla çıkabilmiş, gerçekçi, ufku geniş ve sonuçta başarılı olmuş bir devlet kurucusuna ihtiyacımız var. Bizim gerçeklere ihtiyacımız var. Çünkü, gerçeğe saygısı olmayanların geleceği olmaz. (turkone@gazi.edu.tr) GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. MÜMTAZ?ER TÜRKÖNE |