| | | Mitglied werden | | | Hilfe | | | Login | ||||||||
| Sie sind hier: Startseite > Vaybee! Forum |
| Hilfe | Kalender | Heutige Beiträge | Suchen |
![]() |
|
|
Themen-Optionen | Thema durchsuchen |
|
#221
|
||||
|
||||
|
Dansöz gibi dönüyorlar
Birgün şahin birgün serçe Twitleyip ötüyorlar Zoru görünce alçaklar Dansöz gibi dönüyorlar Garip dünya halklarını Heryönden sömürüyorlar Türkü savaşta görünce, Büsbütün kuduruyorlar Bizi sevmezler ezelden üç maymunu oynuyorlar, Siyonist emeller için, Her kılığa giriyorlar Dostuz diyenler olsada Sırtımızdan vuruyorlar, Sözde islam devletleri, Küfre boyun eğiyorlar "Küfür tek millet" diyor Hak, Bak nasıl birleşiyorlar Garip ümmetin malını, Toplanıp bölüşüyorlar Biliyorlar Türk baş olur korkup tetbir alıyorlar Arz-ı Mev’ud Planını Her yönden destekliyorlar Ümmet olsak bunlar biter Bu gerçeği biliyorlar, İçimize fitne ekip Paramparça ediyorlar Hak tealayı dinlesak Bak nasıl yıkılıyorlar, Mehmet sefere çıkınca, Tıpış tıpış geliyorlar....... 1.i.ol |
|
#222
|
||||
|
||||
|
Sevginin hatırına
Mecnun köpeği öper Köylüler kızar teper Senin bu yaptıkların, Delilikten de beter "Bu köpek başka köpek Hoştur koklayıp sevmek Leylamın köyündendir Onu koruyor demek Leylamı korur sözü Bağrımda yanar özü Nasıl öpmeden duram Leylamı gören gözü" Gerçek aşk budur cevher Baktığı yeri över Ondan gelen haberi, Canındanda çok sever Can Kurban der rabbine koymamış sa kalbine Hemen isyana koşar Diken batsa eline Sevgi gelmiyor sözle, Dikende gülü özle Rabbim Allah`diyorsan Mecnun gibi yol gözle 1.i.ol |
|
#223
|
||||
|
||||
|
Seni çok üzdüler, değil mi çocuk
Üstün baışn yırtık, boynun yaralı Evin barkın nerde , her yanın göçük Çocuk dedi;Kötü Gazze`min hali Dedim;Annen baban kardeş nerede ? Nerelere göçtü koca ahali Dedi: Annem Babam yıkılan evde Bütün kardeşlerim kanla boyalı Dedim;Ümmet bindi gavur atina Bu yüzden dünyamız ateş sarmalı Dedi;Mekke bile işgal altına Filistini siyon bizden çalalı Dedim;Bir isteğin varmıdır bizden Her çocuğun olur güzel hayali Dedi;Tek isteğim var benim sizden; Yetiştirin gelsin Ömer ve Ali Dedim ; Onlar Darül Bekaya göçtü Yüz yıldır koyuyor siyon kuralı Dedi;benim çocuk,olmam mı suçtu; Yerden mi hortladı Babil kralı Dedim; ne sormuş ol, ne ben söyleyim Halimiz perişan başsız kalalı Dedi: bari size dua edeyim Esir etmiş sizi siyon çakalı Dedim;Nusret Haktan gelecek elbet Bütün Dünya sizden ibret almalı Dedi;Rabbim diyor tağut`lan harb-et Bu vahşet Dünya yı uyandırmalı 1io |
|
#224
|
||||
|
||||
|
Güncel vahsetleri insanligin gözüne saplanan ne Muazzam bir siir yazmissiniz
Yilin edebiyat ödülünü hak eden bir siir burda yorum bile almamis:-( Güzel yüreginizi ayakta alkisliyorum |
|
#225
|
||||
|
||||
|
Sorun ile çözüm aslında aynıdır. Sorun, dinin siyaset için araçsallaştırılmasıdır. Yani siyasal İslam, başka bir ifadeyle din tüccarlığıdır. İnancı iktidar hırsına alet eden bu anlayış, ne İslam’a hizmet eder ne de topluma. Aksine, hem dini kirletir hem de toplumsal yapıyı çürütür.
Çözüm de bu nedenle nettir: Siyasal İslam’ı, yani din üzerinden iktidar devşirme düzenini tarihin ve vicdanın çöplüğüne göndermektir. İnanç, bireyin Allah ile arasındadır. Devletin, siyasetin ve iktidarın malzemesi değildir. Şeriat, İslam değildir. Önce bunu bir bilelim. Bugün “şeriat” adıyla savunulan sistem, Kur’an’dan doğrudan onay almamış, yüzyıllar içinde siyasal iktidarların ve mezhepsel yorumların ürünü olarak şekillenmiştir. Kur’an; adaleti, ahlakı, merhameti ve kul hakkını esas alır. Zorbalığı, korkuyu, baskıyı ve biatı değil. Dinde zorlama yoktur; bu ilke, zorla dayatılan her “şeriat düzeni” iddiasını baştan hükümsüz kılar. İslam, aklı dışlamaz. Tam tersine, düşünmeyi, sorgulamayı ve vicdanı esas alır. Dini kalıplara hapsedip siyasal ideolojiye dönüştürmek, ne Allah’ın emridir ne de peygamberin öğretisidir. Bu yapılan şey din değil, düpedüz din tüccarlığıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yolu ise açıktır ve tartışmaya kapalıdır. Yönetim biçimi laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir. Laiklik, dine düşmanlık değil; inancın özgürce yaşanmasının teminatıdır. Herkesin eşit yurttaş olduğu, kimsenin kimseye inancı üzerinden üstünlük kuramadığı bir düzenin adıdır. Bu yol, Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Akla ve bilime dayanan, kula kul değil birey yetiştiren, hukuku kutsallaştıran ama devleti kutsal ilan etmeyen bir anlayıştır. Türkiye, ancak Atatürk’ün izinde yürüdüğü sürece çağdaş, onurlu ve güçlü kalabilir. Sorun bellidir, çözüm bellidir. Din, vicdanda kalmalıdır. Devlet, hukukla yönetilmelidir. Ve bu ülkenin pusulası, dün olduğu gibi bugün de laik Cumhuriyet olmalıdır. BÖYLE GELDI AMA BÖYLE GITMEYECEK! SIYASAL ISLAM (DIN TÜCCARLIGI) CEHENNEMIN DIBINE GIDECEK! Geändert von Tabula_Rasa (Gestern um 15:31 Uhr). |