Vaybee!
  |   Mitglied werden   |   Hilfe   |   Login
 
Sie sind hier: Startseite > Vaybee! Forum > Aktuelles


Hilfe Kalender Heutige Beiträge

Antwort
 
Themen-Optionen Thema durchsuchen
  #61  
Alt 24.11.2006, 09:07
Benutzerbild von hasrett
hasrett hasrett ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard bin lieb :) o.T.

ohne Text
  #62  
Alt 24.11.2006, 09:34
Benutzerbild von caglalala
caglalala caglalala ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Evet...

...hemfikirim.

Vatanın olmayan bir ülkede yaşıyorsan eğer ve piskolojisi sağlıklı çocuklar yetiştirmek istiyorsan hatta sağlıklı bir ailen olsun istiyorsan bunu göze alacaksın. Evet yani almanlaşmayı göze alacaksın. Belki çocukların türkçeyi konuşamayacak, belki almanla evlenmeye kalkacak yada türk olmayan başka bir ırkın insanıyla. Hatta ve hatta belki müslümanlığı bile olmayacak. Açık ve net ortadadırki iki kültür arasında kalmış çoğumuz ve bu nedenlerden dolayı zaten türk kültürümüzü deforme etmiş oluyoruz. Ama yanı sıra birde alman kültürününe ne tam manasıyla uyum sağlayabiliyor nede bu kültür de başarılı olabiliyoruz. Tamam ben herkesten bahsetimiyorum ama çoğumuzdan. Yani demek ki ne kendimiz nede çocuklarımız kültürümüzü kaybetmek istemiyorsak vatanımıza dönüp orda okuyup adam olacağız. Ama unutmayalım...Zaten türkiye de bile türk kültürü deforme olmuş artık.
  #63  
Alt 24.11.2006, 09:42
Benutzerbild von caglalala
caglalala caglalala ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Gibst du Unterricht...

...zum Thema, "Wie man richtig diskutiert" und "Wie und warum verwende ich englische Wörter in einer deutsch/türkisch geführten Diskussion" und "Verniedlichungen in Diskussionen wie "Kind"chen"" ?

Wenn ja, sag bescheid.
  #64  
Alt 24.11.2006, 10:15
Benutzerbild von askimw
askimw askimw ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard ?!!!

hey kiz sen erkeklerimi hep tutuyorsun?suna bak onunla benim yazdiklarim ayni degerde neden beni daha cok uyariyorsun?!
  #65  
Alt 24.11.2006, 10:30
Benutzerbild von askimw
askimw askimw ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard bravo

önce tsk ederim anlamli metnin icin. Maalesef öyle burdaki yazilanlara bir göz atsan herseyi anlarsin zaten daha benim bir sey yazmama gerek yok. Bir cok türk kendi anadilini bile bilmiyor oysa saglikli bir ikinci dil kullanimi icin kendi ana dilini iyice bilmek sarttir.
Ayrica hemen saldiriyorlar yani kisacasi kimse tartismasini, daha dogrusu konusmasini bilmiyor.Senden önce yazan sahis da bunlarin icine giriyor.
Nerden bu konuya geldigimde acik ortada yani anlamayanlar lütfen biraz daha dikkatli okuyun.
  #66  
Alt 24.11.2006, 10:51
Benutzerbild von zaira24
zaira24 zaira24 ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Islami Aciklama

Bei der Behandlung dieser Frage müssen zunächst einmal die relevanten Verse aus dem Heiligen Qur-ân betrachtet werden:
„Und heiratet nicht Götzendienerinnen, ehe sie gläubig geworden; selbst eine gläubige Sklavin ist besser als eine Götzendienerin, so sehr diese euch gefallen mag. Und verheiratet (keine gläubigen Frauen) mit Götzendienern, ehe sie gläubig geworden; selbst ein gläubiger Sklave ist besser als ein Götzendiener; so sehr dieser euch auch gefallen mag. Jene rufen zum Feuer, Allah aber ruft zum Paradies und zur Vergebung durch Sein Gebot. Und Er macht Seine Zeichen den Menschen klar, auf dass sie sich ermahnen lassen.“ (2:222)
  #67  
Alt 24.11.2006, 10:57
Benutzerbild von zaira24
zaira24 zaira24 ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard birde Türkce aciklama

Gayr-i Müslimle Evlenmek






Müslüman bir erkeğin Ehl-i Kitap olan Yahudi ve Hristiyan bir kadınla evlenmesi kerahatle birlikte caiz olup mekruhtur. Çünkü, doğacak çocuk, baba ve annesinin ayı ayrı istikamette gelişmiş inançlar arasında sarsıntılara maruz kalmaktadır. Müslüman kadınların Kitap ehlinin erkekleriyle evlenmelerinin caiz olacağına dair ne âyet, ne hadis hiçbir mübahlık delili gelmemiştir.
Ehl-i kitabın dışında kalan ve inanç itibariyle küfür içinde bulunan bulunan ve evlenmesi caiz olmayan kadınlar şunlardır:

Budist veya Brehmen gibi isimlerle adlandırılan ve ineğin tenasül uzvuna tapan Mecusi hindiler
Puta tapan kadınlar
İsmaili ve Karmati gibi sapık zındıklar
Din ve ahlak bağlarını kırmış bir görüşün zebunu olan kadınlar
Dinsiz ve ateist kadınlar
Bu konuya Elmalı Tefsirin de özetle şöyle değinilinmektedir:

"Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar." (Bakara Suresi / 221)

Müşrik, Kur"ân dilinde iki anlama gelir ki biri zahirî, diğeri hakikîdir.
Zahirî müşrik, açıktan açığa Allah"a ortak koşan, birden fazla ilâh olduğu kanaatinde olanlardır. Bu anlama göre, Kitap ehline müşrik denmez.
Hakikî müşrik, gerçekten tevhidi ve İslâm dinini inkar edenler, yani mümin olmayan gayr-i müslimlerdir.


Yahudiler ve Hıristiyanlar müşrik midirler?
Bunlar, dıştan tevhide inandıklarını ileri sürmelerine rağmen, gerçekte Allah"ın çocuğu olduğu kanaatindedirler.
Hıristiyanlar, teslise (Allah"ın baba, oğul ve Rûhu"l-Kudüs olmak üzere üç olduğuna) inanırlar. Ve "Mesih, Allah"ın oğludur." derler.
Yahudiler de "Üzeyr Allah"ın oğludur." demişlerdir. Böyle demekle birlikte onlar tevhide inandıklarını da iddia ederler.
Her ikisi de dıştan dışa müşrik değillerse de, gerçekte müşriktirler. Bunun için mutlak olarak müşrik denildiği ve özellikle iman karşılığında söylendiği zaman, mutlak anlamı üzere kullanılmış demektir ve genel olarak kâfirleri kapsar.


Ey iman ehli, gerek dıştan dışa ve gerekse gerçek müşrik olan yani mümin olmayan kadınlardan hiç birini nikâhınıza almayınız. Onlarla evlenmeyiniz. Nihayet iman etsinler, o zaman evlenebilirsiniz. İmansız kadınlarla evlenip de aile kurmaya kalkışmayınız. Burada müşrik kadından mümin kadın karşılığı söz edilmesi, müşrik kadınlardan maksadın iman etmeyen tüm kâfir kadınlar olduğunu ayrıca gösteren bir delildir.
Gerek zahirî, ve gerekse hakikî müşrik olsun ve gerek Kitap ehli olsun, gerekse olmasın mümin olmayan kâfir erkeklerin hiç birine de nikâh etmeyiniz. Onları sizden hiç bir kız ve kadınla evlendirmeyiniz. Nihayet o imansızlar, iman etsinler o zaman verebilirsiniz. Ve hiç kuşkusuz mümin olan köle herhangi bir müşrikten, imansız kâfirden hayırlıdır. İsterse o kâfir sizi büyülemiş, kendisine hayran etmiş olsun, hürriyeti, güzelliği veya serveti veya makam, mevki ve dünya talihi veya öteki halleri ve davranışı ile pek fazla gözünüze girmiş bulunsun. Böyle bile olsa mümin olmayan kimseye hiçbir mümin ve Müslüman kadını nikâhlamayınız. O imansızlar erkek olsun, kadın olsun çıraları insan ve taş olan o belalı ateşe davet ederler, durumları ve sözleriyle ona çağırırlar. Ve mümin olmayanların mutlaka müşrik olduklarını ve bunlarla nikâhlanma ve onları nikâhlamanın zina ve şirk ile sonuçlanacağını anlasınlar, bu nokta derinden derine düşünmeye muhtaç değildir, bunu hatırlayıp zihinde canlandırmak yeterlidir. O halde ey iman edenler! Allah"ın emrini, çağrısını bırakıp da o erkek veya kadın kâfirlerle evlenmek veya onları evlendirmek suretiyle kendinizi ateşe atmayınız.

"Sizden önce kitap verilen ümmetlerin hür ve iffetli kadınları da iffetlerinizi koruyarak, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, kendilerine mehirlerini verip nikâhladığınız takdirde size helâldir" (Maide,5)



Ancak Maide Suresinde, uyarınca bu âyetin birinci fıkrasından Kitap ehlinin kadınları istisna olunarak, Kitap ehlinden kız almaya mekruh olarak ruhsat verilmiş; fakat ikinci fıkra muhkem olarak kalmış ve kız vermeye hiçbir şekilde izin verilmemiştir.

"Erkekler, kadınları yönetmeye yetkilidirler." (Nisa, 34)

İlâhi kânunu gereğince kadınlar kocalarının yönetimi altında bulunurlar. Dolayısı ile, bir mümin kadını, bir kâfir ile evlendirmek onu, o kâfirin yönetimi altına bırakmak ve onun davasına mahkûm etmek olacağından, o mümin kadını kesinlikle ateşe atmaktır.
Ancak bu ilâhî kânunu bilen ve kendini ona göre idare edebilecek olan erkekler hakkında bu yönetim altına giriş ve çağrıya mahkûm oluş zorunlu ve kesin değildir. Bu şartlar altında, müslüman erkekler için ihtiyaç hâlinde bir ruhsata imkân vardır. Bunun için bu âyetle yol gösterme ve hatırlatmadan sonra,
"Kitap verilen ümmetlerin hür ve iffetli kadınları" (Maide, 5/5) âyetiyle gereğinde yalnız Kitap ehlinden kız almaya ruhsat verilmiş ve zururetler kendi miktarlarınca takdir olunacağından, bunun dışındakiler yine haramlıkta bırakılmıştır.
Şunu da hatırlayalım ki, "O yerde ne varsa hepsini sizin için yaratandır. Sonra semaya doğrulmuş iradesini göklere yöneltmiştir." (Bakara, 2/29) âyeti gereğince mallarda ve eşyada asıl kural, onların mübah olduğu ve haramlığına dair delil bulunmadıkça mübahlık ile amel olunacağı; fakat "sizin için" buyrulduğundan dolayı bu mübahlıkta insanların canlarının ve ırzlarının dahil olmadığı ve aksine mallardaki asıl kural olan mübahlık insanların canlarını, ırzlarını, haklarını ve yararlarını korumak için bulunduğudur. Kısacası can ve ırzda haramlık asıl kural olunca bir mübahlık ve izin delili bulunmadıkça can gibi ırzda da tasarrufta bulunmak haram olacağından nikâh kıyma izni, mutlaka bir delile dayalı olacaktır. Mübahlığına delil bulunmayan yerlerde nikâh kıymak haramdır. Yani o nikâh, nikâh değil zinadır.
Bu nokta üzerinde iyi düşünülünce anlaşılır ki bu âyetteki kadın ve erkek müşrikler, kadın ve erkek müminlerin karşılığı olmasaydı da, zahirî müşrik anlamında olabilseydi, o zaman da müslüman kadınlarının diğer kâfirlere nikâh edilmeleri aslî haramlıkla haram olacaktı. Çünkü "hür ve iffetli kadınlar" ifadesiyle müslüman erkeklerin Kitap ehlinin kadınlarıyla evlenmelerine izin verilmiş olduğu halde; Müslüman kadınların Kitap ehlinin erkekleriyle evlenmelerinin caiz olacağına dair ne âyet, ne hadis hiçbir mübahlık delili gelmemiştir. Müslümanların kadınları, İslâm tohumları için şerefli bir tarladır. Ve müslümanlar genellikle tarlalarından ve ekin ektikleri yerlerden hiçbirini yabancılara çiğnetmemek, cinsel birleşmelerine izin vermemekle yükümlüdürler. Mal tarlası olan vatan toprağını yabancılara çiğnetmek büyük bir felaket olduğu gibi, can ve din tarlası olan İslâm kadınlarını başkalarına çiğnetmek de felaketlerin felaketidir.

Kaynak:
1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
2) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar
3) Hak Dini Kuran Dili (Elmalı Tefsiri), Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Bakara Suresi /221
  #68  
Alt 24.11.2006, 11:16
unknown
 
Beiträge: n/a
Standard Lasst das schwarzweiss-denken...

...doch mal sein. sowas hätte dir genau so mit einer türkin passieren können. selbst wenn eine türkin nicht gleich die wohnung geräumt hätte, hätte sie dich betrügen können.
wir sollten niemals unser persönliches leid als allgemeingültige formel anerkennen, dafür sind menschen zu individuell!
trotzdem ein erschütterndes erlebnis, steh es durch.
  #69  
Alt 24.11.2006, 11:19
unknown
 
Beiträge: n/a
Standard wie recht du doch hast....

... der islam ist ein paradies für männer, polygamie und Zucht gepaart mit Ordnung!
Dadaddaaadddaaddddaa ich liebe es!
  #70  
Alt 24.11.2006, 11:25
Benutzerbild von askimw
askimw askimw ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Allah razi olsun:)

Zaira24 ellerine saglik sonunda dogru düzgün anlatan birinin olduguna sevindim bu eskimesin hep tekrar ekle ki herkes okusun.
Antwort



Forumregeln
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge anzufügen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

vB Code ist An.
Smileys sind An.
[IMG] Code ist An.
HTML-Code ist Aus.
Gehe zu