Vaybee!
  |   Mitglied werden   |   Hilfe   |   Login
 
  #31271  
Alt 02.01.2007, 02:07
Benutzerbild von roman
roman roman ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Çarpıtma Alpi Rakıyı sende içersin. o.T.

ohne Text
  #31272  
Alt 02.01.2007, 02:07
unknown
 
Beiträge: n/a
Standard Yahu O otuzu askin Manasi

Iste benim yazimda )


Ondan baska Bir manasi yok )
Delilleri ile verdim .
Gercekten ne anlama geldigini acikladim )

Ilahi yani ya..
  #31273  
Alt 02.01.2007, 02:10
unknown
 
Beiträge: n/a
Standard Buyur senin yazin

9- ) Yaşar Nuri Öztürk Meali - Nisa 34
Erkekler; kadınları kollayıp gözetici kılınmışlardır. Şundan ki Allah, erkeklerin bazılarını bazılarından üstün kılmıştır. Ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah’ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakat-sizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yanlız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın, yahut bulundukları yerden başka yere gönderin, yahut dövün. Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.

Yaşar Nuri Öztürk, bu ayetle ilgili olarak Kuran"daki İslam adlı kitabında aşağıdaki açıklamayı getirir.

Bu ayetteki fadribü kelimesi Kur’an’da kullanılan anlamlarından yanlız bir tanesiyle kayıtlanmış ve emirden hep dövmek çıkarılmıştır. Bütün tevillerini ve yorumlarını kadın aleyhine yapan yaklaşımlardan zaten başka şey beklenemezdi. Oysa ki kelimenin diğer anlamları, ayetin amacını ve düzenlenen konunun maksadını çok daha doyurucu biçimde önümüze koymaktadır. İşin esası şu ki, Kur’an birçok yerde sergilendiği kelam mucizesini burada da sergiliyerek, bir tek kelimeyle birkaç alternatifi birden vermiştir.

Biraz teknik detay verirsek şunları söyleyeceğiz; Fadribü emrinin kökü olan darb kelimesinin 30’a yakın anlamı içinde en önemlilerinden dördü, vurmak dövmek, hurüc(çıkmak), zehab (gitmek) ve dolaşmaktır.(bk. İbn Manzür, Lisanül Arab, darb md.) Ve darb kelimesi Kur’an’da bu anlamların hepsinde kullanılmıştır. (bk. 2/60, 73, 273; 3/156; 4/101; 7/160; 8/12, 50) Durum bu olunca konumuz olan ayetteki emri bu anlamların muhtemel olan herbiriyle değerlendirmek gerekmektedir. Buna göre emri aynı zamanda if’al kalıbından da aldığımızda ifade ettiği manalar şunlar olur:

1-Onları evden çıkarın.
2-Onları bulundukları yerin dışına gitmek zorunda bırakın.
3-Onları dövün.
  #31274  
Alt 02.01.2007, 02:11
unknown
 
Beiträge: n/a
Standard :o)

Ben Icmem !.. Birakali cok oldu..
  #31275  
Alt 02.01.2007, 02:12
Benutzerbild von roman
roman roman ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Hadi iyi geceler Alpi, işlerim var.

Kendine iyi bak.
  #31276  
Alt 02.01.2007, 02:14
unknown
 
Beiträge: n/a
Standard Bu da benim verdigim aciklama

Farki nerede ?..

Ayetler ayni ve ben detayli olarak acikliyarak verdim.
Üstelik Peygamber in Durum karsisinda ne yaptigini da sundum..Cünkü dinsel karine hatta delildir.

Önce Nisa 34 de gecen "darb" sözünün Kuran da ki kullanimlarini görelim

1) örnek vermek,örneklerle anlatmak ( ibrahim 24;Nahl 75-76;Rum,28 )

2) gezip dolasmak seyahat etmek ( Nisa 94 Maide 106 )

3) Yol acmak ( taha 77 )

4) uzaklastirmak uzakta tutmak ( zuhruf,5 )

5) Mühürlemek damgalamak tikamak ( Bakara 61 kehf 11 )

Darb sözcügünün "" VURMAK "" anlaminda kullanimlari ise söyle:

6) Yüze ve sirta vurmak : Bu kullanim Vücuh ( yüzler ) ve edbar ( sirtlar ) sözcükleri ile Daima
birliktedir (Enfal 50, Muhammed,24 )

7) elle vurmak: Bu Kullanim ** CAR ** edati ( Ba ) iledir (Saffat,93 )

8) Boyun ve parmaklari vurup ucurmak: bu Kullanim a#nak ( Boyunlar ve benan ( Parmaklar )kelimeleri
ile kullanilmistir (Enfal 12 )

9) Bir alet ile sopa ile vurmak: Bu kullanim da ** CAR ** edati (ba ) iledir ( Bakara 60;A"raf
160;suara,63;Sad,44 )

Nisa 34 deki kullanim vurmak anlamindaki Kullanimlarin Hic birine uymamaktadir

** DARB ** kelimesi burada tasidigi 20 yi askin anlamdan biri olan ** Barindigi yerden Uzaklastirmak
**(Sülasi den kullanim ) ,Yolculuga cikarmak
( If al Kalibindan kullanim ) anlaminda kullanilmistir.
Cünkü diger Kullanimlarin hic biri ayet in amaci ve icerigi ile bagdasmamaktadir..

Özellikle uzaklastirmak anlamindaki kullanim hem icerik hem de filolojik acidan cok uygun
düsmektedir Cünkü Bu kullanimda sülasi fiil ( derabe ) mef ulüne ( tümlecine ) Hic bir edata ihtiyac
duymadan Dogrudan ulasmaktadir ki geleneksel okuyuslara da Tamamen UYGUNDUR !

Buna göre nisa 34 deki "FADRIBUHUNNE" emrinin anlami ** Onlari bulunduklari yerden UZAKLASTIRIN **
OLUR ! )

Kullanimin ** VURMAK ** Anlaminda olmasi filolojik acidan Mümkün görülebilir ama Bu anlamda
alinmasini engelliyecek ** DINSEL KARINELER **,Hatta deliller vardir.

1 ) Kesinlesmis ZINA sucuna dövme cezasi verilmesi

2) IFK olayinda Hz.Aise nin dövülmeyip ikamet yerinden uzaklastirilmasi

3 )Veda Hutbesindeki sözün,Kadinlari dövmeyi kesin ZINA sucu sartina baglamasidir ( her ne kadar
Ulema RECM edip kan icmak istesede )

IFK olayi Bildiginiz gibi Hz.Aise ye ZINA iftirasi atilmistir. ve Olay aciga cikana kadar Ne dayak
atilmis ne attirilmis Babasi Hz.Ebubekir in evinde oturmaya mecbur edilmistir..

Buradan yola cikarsak sevgili Kardeslerim:
Nisa 34 de Kadinin dövülmesini emreden bir beyan yoktur..

Kadinin sedakatsizlik veya iffetsizlik kuskusunu doguracak bir durum varsa:
Olay aciklikliga kavusana kadar Bulundugu yerden uzaklastirma vardir.

ayrica iki tedbir daha var ki Bunda Müsterekiz )

Ögüt vermek ve yatakta yanliz birakmak..
  #31277  
Alt 02.01.2007, 03:09
Benutzerbild von oezsu
oezsu oezsu ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard o.T.

Sen asil benimle nasil konusulucagini ögren Roman Bey?!Mahalle kavgasinda hoslanmam, seviyeni koru bana karsi!

Harem ile sorunu hatirlamiyorum, Sabah aksam bilgisayar önünde oturupda acaba Roman bana ne cevap yazdi diye nöbet tutan pisikopatlardan degilim..

Bazen ara sirada Düsüncesiz insanlara Sükut ile de cevap veriyorum.. "Insanlara akil ölcüleri kadar konusun "


Evet cok aci..Avrupanin ortasinda yasayip, bi bayana davranmasini dahi bilemeyen bi sahis.. Ne kadar aci bi durum.. Cehalet ile ugrasmak zor!

DipNot: Senin idrak ettigin Harem fonksiyonuna hic bir Kadin evet demez!

Müridin manasini bilirmisin sen?? Ama dedigim gibi detayli düsünebilenler anlar, cünkü Müridin tercümesi Idrak anlamina gelir! Evet eger bu Müridligi kast ediyorsan,Idrak edebilme kabiliyetinden bahsediyorsan varim bu iste! Ama demekki sen birtakim Seyhler ile irtibata gectinki, maalesef Dinin yarattigi Sistemden bihabersin gibi gözüküyor..Ne dersin???!!?!?? Benim Lugatimda yada Hayat tarzimda yoktur böyle seyler...

Istersen iftiralar ile lekelemekten önce, tasi kendine at derim!

Aslinda sana cevap vermem kabahat.. seni ciddiye alsam ne olur almasam ne olur
  #31278  
Alt 02.01.2007, 03:09
Benutzerbild von roman
roman roman ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Bilmiyorum halen buralarda mısın Alpi!

Bak dostum dürüstlük denen bir kaide var değil mi???

Ben de bu kaide bir prensip olarak durur.

Umarım sende de vardır.

Yazıyı neden bölüpte işine gelen bölümü aktarıp yazının kalbi olan bölümünü atlıyırorsun, sana yakışmıyor dost.!!!

Atladığın bölümü tekrar genelinden alıntı olarak bırakmaktayım.

Hiç te senin anladığını anlatmıyor yazı.

Yakışık almıyor bu tür kurnazlıklar Alpi.

Tekrar iyi geceler.






Kur’an böylece içinde bulunulan duruma ve karşılaşılan şartlara göre bu üç seçenekten birinin kullanılmasını istemektedir. Ve dikkat edilirse ilk iki seçenek, düzenlenen konuda sonuç almak bakımından hem insan psikolojisine hem de hukuk mantığına daha uygundur.
Emri dövmek anlamında almamız durumunda ise şunları söylememiz gerekiyor:
Ayet aile düzenini, toplum ahengini bozucu davranışlar içine giren kadınları düzeltmek için üç aşamalı bir çare getirmiştir. Bunların ilk ikisi (öğüt,yatakta yanlız bırakma) bireysel ve psikolojik, üçüncüsü (dövme) ise maddi yaptırımdır. Burada dikkat edilecek nokta “dövün” emrinin muhatabını iyi belirlemektir. Kadına zulmetmeyi bir tür meziyet gibi gören anlayış, bu emri her kocanın karısını dayağa çekmek serbestisi gibi yorumlamıştır. Bu asla doğru değildir.
Çünkü burada darb (dövme) gibi bir maddi yaptırım vardır. Yani bir had söz konusudur.
Hadlerin uygulanması ise kamu otoritesinin işi ve hakkıdır. Buradaki beyanı kocanın karısını dövmesi anlamında almak bir saptırmadır. Kur’an, bozuk düzen giden kadını hizaya getirmek için önce kocayı seferber etmiştir. Koca, kadına öğüt verecek, sonrada onu yatağında yanlız bırakarak dikkatli olmaya zorlayacaktır. Bu iki aşama bireyseldir. Bu aşamalarda başarı sağlanamamışsa, kamu otoritesi devreye girecek ve insan için en ağır ve aşağılayıcı cezalardan biri olan dövme uygulanacaktır.
Bunun nasıl ve hangi ölçüler içinde, hangi şartlarda uygulanacağına kamu otoritesi karar verecektir. Kur’an’ın genel ruhu ve hukuk mantığı bunu başka türlü anlamamıza müsade etmez.

Yaşar Nuri Öztürk’ün yukarıdaki açıklamasına göre, kadın kocası tarafından değil, kamu otoritesi olarak adlandırdığı, önceden belirlenmiş bir devlet kuruluşu tarafından dövülecektir..
Laik bir ülkede hangi kuruluş bunu yapacaktır..? Kimdir kamu otoritesi..? Cami hocaları mı, Adli makamlarmı, kadılar mı, bunların arasından hangisi kadını dövme hükmünü yerine getirecektir..?
Her kimse bu kamu otoritesi olarak vasıflandırılan kurum, kadının bu şekilde dövülmesi daha da aşağılatıcı bir durum değilmidir..?
Ayrıca, bu tür kamu otoritelerinin sadece şeriatla yönetilen İslami devletlerde olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, laik bir düzende hangi kamu otoritesi kadını dövmekle yükümlü olacaktır ? Yaşar Nuri Öztürk burada farkında olmadan, kadını kocanın dayağından kurtarmak isterken, kadına meydan dayağı attırırcasına şeriat düzenine uygun bir yorum getirmektedir.

TABERİ TEFSİRİ ( Cilt 2, Syf- 515, 516)

Erkekler, kadınları terbiye etme, idare etme gibi hususlarda onlar üzerinde hakimdirler. Erkeklerin bu hakimiyeti, Allah’ın, erkekleri vücutça kadınlardan daha güçlü olarak yaratması ve evin geçimini erkeğe yüklemesindendir. Saliha kadınlar kocalarına itaat ederler. Kocaları evlerinde bulunmadığı zamanlarda da namuslarını korurlar. Onların böyle yapması, Allah’ın onları bu şekilde yaratarak korumasındandır. Onlar, kocalarının mallarını boş yere harcamazlar. Size karşı gelmelerinden korktuğunuz kadınlara Allah’ı hatırlatarak, ondan korkmasını söyleyerek nasihatta bulunun. Yataklarından ayrılın. Bunlarda fayda vermezse onları ağır bir şekilde olmamak üzere dövün. Şayet bundan sonra size itaat ederlerse artık onlara eziyet vermek için başka bir yola başvurmayın. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür. Kadınlara haksızlık ettiğiniz taktirde onların haklarını sizden alır.

Hasan Basri, Katabe ve İbn-i Cüreyc bu ayetin, karısını döven bir kişi hakkında nazil olduğunu söylemişlerdir. Bu hususta Hasan Basri diyor ki: “Bir adam karısını dövdü. Kadın Resulullah’a gelip kocasını şikayet etti. Resulullah da kocasına kısas uygulamak istedi. Bunun üzerine Allah teala “Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler.” ayetini indirdi. Resulullah adamı çağırıp ayeti ona okudu ve buyurdu ki: “Ben bir şey yapmak istemiştim ama Allah daha başkasını diledi.”
Aynı şekilde bu ayet için Menar VI, 74 de, Hz. Peygamber’in, “Ben bir şey istedim ama Allah başka bir şey irade etti. Allah’ın irade ettiği şey en hayırlısıdır” dediği rivayet edilmiştir.. Der..
Buradan da, Peygamber istemediği halde, Allah’ın Kuran’da kadının dövülmesi konusunda irade kullandığı anlaşılıyor..
Zühri bu ayeti gözönünde bulundurarak “Koca ile karı arasında cana kıyma söz konusu olmadıkça kısas yoktur.” demiştir. Yani koca karısını öldürmedikçe, karısını dövmesinden dolayı kendisine kısas yapılmaz.” Demiştir..
  #31279  
Alt 02.01.2007, 03:41
Benutzerbild von roman
roman roman ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Bir ek sunayım!

Oldum olsaı sevemedim ben şark kurnazlıklarını sevgili Alpi.

Bu tartışmaya girmeden bir uyarıda bulundum sana insani ölçülerde tartışma yapılsın diye, kurnazlık insani ölçülerin içine girmez.

Ben bu sayfalara bir şeyler vermek ve bir şeyler alabilmek için girmekteyim.

Konularda mutlaka haklılık edineyim onun aşağılık kompleksinde bulunayım diye girmiyorum.

Bu benim temel farkım.

Bir yazı neden bu kadar çarpılır anlayabilmek mümkün değildir.

Mutlaka yukarıda saydığım hififliklerden dolayı yapılır, hiç te hoş olan bir şey değildir.

Yukarıda aktardığım yazıyı okumasını bilen her kes benim anladığımı anlar.

Bir tek sen farklı anlıyorsun, bunun nedenini ben biliyorum Alpi, kabul edemiyorsun, senin ile ben çok şeyi tartıştım. Birlikte üye olduğumuz diğer sitede tartıştım, sen doğruları kabullenemiyorsun, ya şartlanmışsın, yada bilerek isteyerek yapıyorsun ve asla yakışık alan bir meziyette değildir bu tür şeyleri yapmak.

Al götür aktardığım yazıyı o siteye bir sor bakalım onlar neler anlamışlar bu yazıdan???

Tuhafsın Alpi, çok tuhaf...
  #31280  
Alt 02.01.2007, 03:43
Benutzerbild von roman
roman roman ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 06.05.2008
Beiträge: 0
Standard Tuhafsın Alpı!!!

Oldum olası sevemedim ben şark kurnazlıklarını sevgili Alpi.

Bu tartışmaya girmeden bir uyarıda bulundum sana insani ölçülerde tartışma yapılsın diye, kurnazlık insani ölçülerin içine girmez.

Ben bu sayfalara bir şeyler vermek ve bir şeyler alabilmek için girmekteyim.

Konularda mutlaka haklılık edineyim onun aşağılık kompleksinde bulunayım diye girmiyorum.

Bu benim temel farkım.

Bir yazı neden bu kadar çarpılır anlayabilmek mümkün değildir.

Mutlaka yukarıda saydığım hififliklerden dolayı yapılır, hiç te hoş olan bir şey değildir.

Yukarıda aktardığım yazıyı okumasını bilen her kes benim anladığımı anlar.

Bir tek sen farklı anlıyorsun, bunun nedenini ben biliyorum Alpi, kabul edemiyorsun, senin ile ben çok şeyi tartıştım. Birlikte üye olduğumuz diğer sitede tartıştım, sen doğruları kabullenemiyorsun, ya şartlanmışsın, yada bilerek isteyerek yapıyorsun ve asla yakışık alan bir meziyette değildir bu tür şeyleri yapmak.

Al götür aktardığım yazıyı o siteye bir sor bakalım onlar neler anlamışlar bu yazıdan???

Tuhafsın Alpi, çok tuhaf...
Antwort


Themen-Optionen Thema durchsuchen
Thema durchsuchen:

Erweiterte Suche

Forumregeln
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge anzufügen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

vB Code ist An.
Smileys sind An.
[IMG] Code ist An.
HTML-Code ist Aus.
Gehe zu