| | Mitglied werden | | | Hilfe | | | Login | ||||||||
![]() |
#8431
|
|||
|
|||
![]() Bazen diyorum,çok hızlı bir arabayla giderken,bisikletle devam etmek zorunda kalmaktır hayat.Hayatta karşılaştığımız insanlarda öyle,en küçük bir rüzgarı,aşk olarak algıladığımızı sanıyorlar.Halbuki biz,fırtanalarla tanıdık aşkı..
|
#8432
|
|||
|
|||
![]() Bizim şarkımız buraya kadarmış.Yazan;nakaratı unutmuş,tek kelimeye yüklemiş herşeyi.Güfte yanlış,söz yanlış,zaman yanlış.Katliam haberlerinin,bayram havasında anlatıldığı bir zamanda Aşk ta yanlıştı,katle uğrama şansı vardı.Belki birgün rüyalarına gelirim,belki otururum orada,gönlünün baş köşesine....Belki birgün,sende beni özlersin kimbilir....
|
#8433
|
|||
|
|||
![]() Vazgeçemediklerim var benim,ne yaparsam yapayım,nereye gidersem gideyim asla kopamadıklarım var.Bazılarına basit gibi görünsede tavrım,üstelemesemde ayrıntıların inceliklerini,görürüm ben aslında herşeyi.Gönül gözüyle bakamayanlar,beni anlayamaz,çözemez....Vazgeçtiklerime yada benden vazgeçenlere bile,asla kötümseyen bir duygu ile bakmadım.Severken deli gibi sevdim,hiçbir umar beklemeden,sonucu ne olacak diye düşünmeden sevdim.Sonucun ne olacağını bile bile,göğüs kafesimden çıkarıp yüreğimi ateşli sevdalara attım...Giderken yüreğimi geride bırakıp,asla tereddüt etmedim,köprüleri dinamitleyip giden bir militan gibi gittim...Aslında gitmek kolay,yüzünü asıp kederlere yürümek kolay,zor olan kalabilmek küçük bir tebessümle...Birde;giden terk etmemiştir gerçekten,onu anladım,gidenin aklında o hep bildik soru vardır.Hep o ''Acaba''ile birlikte yaşar.Aklı fikri orada kalır,korkakça dönüp dolaşıp aynı yere gelir...Kısaca dönüp dolaşıp aynı yerde,aynı şeyleri bulacağını bile bile gelip,yalana dolana bulaşmış bir ik cümle ile oyalanıyorsun,gerçek söz yürekte aslında.Tabi kaldıysa bir yürek.....
|
#8434
|
|||
|
|||
![]() Zitat:
|
#8435
|
|||
|
|||
![]() Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından. 1947 2 Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan, bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani, duvarın ardındaki dışarıyla. Yani, nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 1948 3 Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu dünya "Yaşadım" diyebilmen için... / Nazım HİKMET |
#8436
|
|||
|
|||
![]() Ya sevdiği tarafından öldürülenler? isimsiz mezar taşları gibi bakar onların gözleri.Bir kara delik taşırlar tam da sol göğüslerinde. Ellerinden yalnızlık fışkırır, cesetlerinden hüzün damlar yerlere. Ayakları onları nereye götürür bilmezler. Gittikleri yerlerde tanıdık yüzler görmek istemezler. Bilmedikleri ıssız yerleri tercih ederler. Kalabalıklar iğneli fıçılar gibi gelir onlara. Acıyan gözlerle bakanlar tarafından kurşuna dizilirler meydanlarda, dar sokaklarda. söylemek istedikleri acı bir çığlık gibi yayılır bakışlarından o kalabalıkların içinde. Kimsenin duyamayacağı bir çığlıktır bu çığlık. Birinin duymasını istemezler, yeniden ölmeyi kaldıramayacaklarını bildiklerinden.. herkes öldürür sevdiğini, ya sevdiği tarafından öldürülenler?...
|
#8437
|
|||
|
|||
![]() Unutmayın ki bazen,yalan olduğunu bildiğiniz halde vurmazsınız yüzüne.O'nun kendi yaşam alanında rahat hissetmesini sağlamak,bir aşığın erdemidir.Hiç bir zaman hayatınızda olmayacağını bildiğiniz halde bile,sırf O'na olan saygınızdan dolayı vazgeçersiniz bilmekten.Çünkü bilirseniz büyüsü kaçar,platonik bir aşkın hatırlanan tebessümü,bir yalancının,sahtekarın hatırlanmasından daha iyidir.Ben gülümsemelere gömerim O'nu,yüreğimin bir yerinde saklarım,kalbimin sıcaklığıyla korur,O'nu orada yaşatırım.Bu bir erdemdir.Aşkı bir meta,elde edilen,satın alınan,çalınan birşey olduğunu sananlar anlayamaz.Ben yalana inanmadım ki hiç,fakat öyle bir yalan ki bu,beni yaşama bağladı yeniden,bitmesini istemediğimden,gerçeği kendime bile söylemiyorum,olurda ağzımdan kaçırır bir masal kahramanımı öldürürüm diye...
|
#8438
|
|||
|
|||
![]() Cahilde eksik olan akil degildir (o kurnazdir)
Eksik olan "Ahlaktir"... Geändert von su_testisi (23.10.2016 um 20:17 Uhr). |
#8439
|
|||
|
|||
![]() Ey aşk! Seni senelerce yaban ellerde, hoyrat dillerde aradım. Oysa bendeymişin bilememişim. Oyalanmışım. Kalakalmışım./Şemsi Tebrizi
|
#8440
|
|||
|
|||
![]() Gerçek nick name ile bana ulaşamayanların,sahte nickler le ne umduğunu anlamış değilim.Tek kelime ile takıntılı ve hastasınız.Zorla mı arkadaş,istemiyorum işte,herhangi bir kaşarla burada özel olmayı..Anlaşılmayan birşey varsa,sözlük alın elinize,oradan bakın...
|