Vaybee!
  |   Mitglied werden   |   Hilfe   |   Login
 
  #411  
Alt 23.08.2015, 14:24
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard




“Asalet neydi? İnsanlar asaletleriyle mi doğarlardı? Yoksa kişi yaşamaya çalıştığı hayatla mı hak etti bu sıfatı? Kral çocukları, padişah çocukları, paşa çocukları… Ya da hayatın imkânlarıyla kuşatılan insanların vazgeçilmez hakları mıydı yoksa asalet?..”

Cesur ama toy bir delikanlı olan Semih′in zihnini meşgul eden ve cevabını bulmaya çalıştığı sorulardı bunlar… Semih, yaşadığı ilçede haksızlıklara karşı kararlı duruşuyla temayüz etmiş ve tüm tehditlere rağmen vazgeçmemişti yürümeye çalıştığı yoldan. İlçe′nin en güçlülerinin karşısına çekinmeden çıkmış, düşündüklerini korkusuzca dile getirmişti herkesin titrediği ağalar karşısında… Ve bedel olarak memleketinden sürgün edilmişti. Onun tek hayali vardı artık: Önünde herkesin saygıyla eğildiği biri olarak doğduğu topraklara geri dönmek…

Ahmed Günbay Yıldız′ın “Kiralık Hayaller” adlı yeni romanında, memleketini terk etmek zorunda kalmış onurlu bir gencin hayallerini gerçekleştirme uğrunda verdiği hayat mücadelesinin beklenmedik serüvenini bulacaksınız.
  #412  
Alt 06.09.2015, 18:27
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



Şikâyet yarışçısı olmayan gizli kahramanların öyküsü…
Abartmayan, alçakgönüllü ve hoşgörülü insanlar, kişisel bütünlük içinde yaşama hizmet etmekten mutluluk duyar.
Şikâyet yarışçısı olmayan bu insanları duymayız ama toplum dengesini onlar sayesinde korur. Onlar, gizli kahramanlardır.
Bu kitap, iki gizli kahramanın yaşam öyküsünü anlatıyor.





Bir nesil Ahmed Günbay Yıldız′ın yüreklere tercüman olan ince ve hassas kaleminden dökülen romanlarla aşkı, çileyi, pişmanlığı, acıyı, kısacası tüm insani duyguları buram buram yaşadı. Bir sözde denildiği gibi ′Aşk ve ölüm büyük kalpleri avlarmış.′ Onun diğer romanları gibi bu romanı da kalbimize aşkı ve sevdayı davet ediyor. Sevdaların sözde kalmaması için bu romanın sesini dinleyin ve onu da diğerleri gibi hemen yüreğinize işleyin.
  #413  
Alt 20.10.2015, 13:33
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



Zaman ırmağı 1092 yılının Ekim ayında çağıldarken, Nizamülmülk, yetmiş dört yılın bütün yorgunluğunu sırtlamış olarak çıkmıştı Bağdat yolculuğuna. Hüzünlüydü; kederin güçlü kolları yüreğine taşıyamayacağı kadar tortu biriktirmişti ama korkuları yoktu, çünkü umudu vardı.

Ebu Tahir Arrani’nin hançeri göğsüne sapladığı anda Koca Vezir, en önce onun yüzüne baktı. Canı yanıyor, yüreği kanıyordu. Acıyla dolmuştu bütün bedeni ama o tebessüm ediyordu. Zira yüce Allah, onun dualarını kabul etmişti ve onu ne bir dost bilinenin ne de bir tanıdığın elleriyle kendi katına almıştı.

“Siyasetname” adlı şaheserin yazarı, Nizamiye medreselerinin kurucusu, Haşhaşilerin can düşmanı, Büyük Selçuklu Devleti’nin koca veziri Nizamülmülk’ün baş döndürücü hayat hikâyesi. Siyasi entrikaların girdabında yuvalanan bir suikastın elem verici sırrı... Yaklaşık bin yıl önce yaşanmasına rağmen “Ne kadar da az şey değişmiş!” dedirtecek benzerlikler...
  #414  
Alt 20.10.2015, 13:36
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



Şark Kızı

Çaresizlikden azime, karamsarlıklardan umuda, azimle başarmanın yaşayan orneklerinden buyuk bir kitap.
kitap okuma alıskanlığı olmayan biri bile eline aldığında bitirmeden bırakamıyacak.. iyi okumalar
  #415  
Alt 09.01.2016, 21:21
Benutzerbild von Lara__
Lara__ Lara__ ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 28.12.2015
Beiträge: 902
Standard

Johann C.Köber

Steuern
steuern


Warum bezahlen reiche Menschen und große Unternehmen so wenig Steuern und Abgaben? Und weshalb kassiert der Fiskus bei mittleren Einkommen wie dem Ihren so kräftig? Die Antwort lautet: Die "Großen" steuern ihre Steuern selbst und die "Kleinen" werden gar nicht erst gefragt.Doch auch Sie als Durchschnittsverdiener können ihren Vermögensaufbau über eine Kapitalgesellschaft wie zum Beispiel eine GmbH organisieren und sich damit Gestaltungsspielraum verschaffen. Über diese Gesellschaft lässt sich wiederum der Vermögensaufbau mit Aktien oder Immobilien steuersparend realisieren.Johann C. Köber zeigt mithilfe der "Drei-Säulen-Strategie" wie sich Ihre persönliche Steuerlast nachhaltig senken lässt. Steuern steuern macht Spaß!
  #416  
Alt 03.02.2016, 14:06
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



Menan Cinleri'nin Padişahı, akşamın alaca karanlığında, kayalık bir vadide, yanık otlar üstünde toplanmış olan kabilesine dedi ki:- İnsanlar çok ilerledi ve bizi geçtiler. Gökte uçuyorlar, denizin dibinde gidiyorlar, yerde ise birbirlerini yiyorlar. Böylece bize iş kalmadı. İşsizlik bütün acılığı ile artıyor. Bilmem ki ne yapmalı?
- Yani insanları çarpmaya gitmeyecek miyiz?
- Gereksiz... Onlar, medeni araçlarla birbirlerini çarpıyor ve çarpışıyorlar. Bu yüzden çoğu çarpık yaşıyor. Biz de işsiz kaldık. Fakat üzülmeyin, eskiden insanlar cin hikayeleri anlatıp eğlenirlerdi. Şimdi biz de insan hikayeleri, anlatıp eğleneceğiz.

Yeryüzü bozuldu. Eskiden insanlar cin masalları anlatırlardı, şimdi cinler insan masalları anlatıyor. Hekimoğlu İsmail′in hayatın içinden süzerek damıttığı hikayeleri, şaşırtıyor, hayret içinde düşündürüyor. Buyrun ′yaşadığımız dünya′nın hikayelerine, buyrun ′insan masalları′na...-
  #417  
Alt 03.02.2016, 14:16
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard

Pireyi Nasıl Deve Yapıyoruz? - Fatih R. Civelekoğlu

Herkes neden arkamdan konuşuyor?
Her şey üstüme üstüme geliyor. Niye?
Yoksa bana büyü mü yaptılar?
Hatasız olmalıyım. Ama nasıl?
Sorunlarımı unutmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Bu ve buna benzer pek çok sorun yaşıyoruz... Kimimiz bu sorunların üstesinden geliyor kimimiz her geçen gün daha da büyüyen problemler yumağı içinde kıvranıyoruz. Oysa bu sorunların çözümü çok basit: Bakış açımızı değiştirmek! Hayatı olmasını istediğimiz gibi değil de olduğu gibi görebilmek. İşte o zaman deve sandığımız problemlerimizin aslında pireden de küçük olduğunu fark edebileceğiz. Ergenlikten yetişkinliğe pek çok kişinin sorunlarına cevap bulacağı bu eserle, hayatınıza yeni bir pencere açabilir, büyüttüğünüz sorunların üstesinden kolayca gelebilirsiniz; hem de bir terapistten yardım alırcasına. Problemleri yaşayan veya yaşadığını iddia edenlerle birebir yapılan görüşmelerden hareketle kaleme alınan bu kitap aslında problemlere çözüm sunmuyor. Pireyi nasıl deve yaptığımızın resmini çiziyor ve çözümün altın anahtarını elimize sunuyor.
  #418  
Alt 24.02.2016, 19:44
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



Bugüne, yarına, hayata ve dünyaya Yunusça bakmaya ne çok ihtiyacımız var…



Ne hikâyeler yazıldı benim için, ne şiirler okundu adıma. Sözler söylendi, fetvalar mühürlendi namıma

Her yazan kendince bir Yunus hayal etti, kâh âşık Yunus diye anılır oldum, kâh miskin Yunus diye okunur oldum. Kimi şiirlerime tahammül gösteremedi. Kimi ayrılık gayrılık aradı kanımdan cana gelen kelimelerde.

Ne âşık Yunus’um, ne de miskin bir derviş. Herkes kendince bir isim verdi ömrüme. Oysa ben Tapduk’un Yunus’uyum.

Herkes bin Yunus anlattı…

Herkes yüz Yunus yazdı…

Ben ise bir Yunus bildim bir Yunus yazdım.

İşte bu da benim hikâyem.

Doğum ile ölüm arasında sessizliğe çarpan kanadı kan külüne dönmüş hikâyem.

İnsanın kendisine doğru yürüdüğü ama varamadığı bir hikâye... Senin hikâyen... Yunusça bir hikâye…
  #419  
Alt 24.02.2016, 19:48
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



'Baldan tatlı' olduğu söylense de, herkese ancak acı tattıran bir duygudur öfke. Onun yaydığı acı sonuçlardan ne öfkeli kişinin iç dünyası uzak kalır, ne de onun öfkelendiği kişiler. Kişi için, aile için, toplum için öfkenin sonuçları, hep olumsuzdur.
Durum bu olduğu halde, öfke, hayatın bir gerçeği... Sonuçları ne olursa olsun, insanlar öfkeleniyor; ve hatta bütünüyle bir hayat, o andan itibaren öfkenin güdümüne giriyor.
Peki, öfkeli olmak veya öfkeli kalmak, bir alınyazı mıdır insan için? Öfke tarafından yönetilmemek mümkün müdür? Dahası, öfke denilen bu sert ve güçlü duyguyu yönetmenin yolu ve imkânı var mıdır?
Elinizdeki kitap öfkenizi tüm yönleriyle tanıyabilmeniz, altında yatan nedenlerin keşfini yapabilmeniz ve bu nedenlerden yola çıkarak öfkenizi kontrol altına alabilmeniz için hazırlandı.
Örnek vakalardan ve profesyonel öfke kontrolü eğitimlerinden esinlenerek hazırlanan bu kitabı okuduğunuzda, öfkenin olumsuz sonuçlarından ve sizi tırmalayan yanlarından uzaklaşabilmenin hafifliğini ve huzurunu yaşayacaksınız...
  #420  
Alt 26.02.2016, 21:24
Benutzerbild von Caka_Bey
Caka_Bey Caka_Bey ist offline
Erfahrener Benutzer
 
Registriert seit: 01.03.2015
Beiträge: 407
Standard



Biliyor musun bugün sende okunanların çoğu taa çocukluğundan itibaren sana yazılanlar, bugün sende görünenlerin çoğu küçüklüğünde ruhuna ekilenlerdir.

"Bir tomurcuk gibiydim, ne zaman başımı toprağın üstüne çıkarıp filizlendiysem, bir çiçek olarak açmak istediysem kopardılar. Yeniden açmayı denedim, tekrar kopardılar. Adım Gül ama ben hayatımda hiç gülmedim. Kendimi yaprakları dökülmüş, dalları kırılmış bir ağaç gibi hissediyorum."

Koskoca bir delikanlı ya da genç kızken sınıfta arkadaşlarının önünde rencide edildin mi? Birine tepki göstermek isteyip de ayıp olur diye tepkini içine gömdün mü? Hakkını yiyenlere isyanını sadece dişlerini sıkacak kadar gösterebildiğin anlarda neler hissetmiştin?

Aslında başarısızlık diye bir durum yoktur. Bizim başarısızlık sandığımız şey, öğretmenin dersi anlatma biçimi ile öğrencinin dersi öğrenme biçiminin uyuşmamasından kaynaklanan bir durumdur.

"Babama ve kocama olan öfkem gözümü kör etmiş, içimdeki kor ateşin dumanı basiretimi örtmüş. Yaşanmamışlıklara olan hıncım aklımı sis perdesi gibi kapatmış. Korkak, pısırık, tedirgin, endişeli biri olarak yaşamışım bugüne kadar."

Bugüne kadar beynin seni kontrol etti. Şimdi sen beyninin kontrolünü eline alsan ve hayat otobüsünün direksiyonuna geçsen bundan sonra hayatında nasıl değişiklikler olacağını düşünebiliyor musun?
Antwort


Themen-Optionen Thema durchsuchen
Thema durchsuchen:

Erweiterte Suche

Forumregeln
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge anzufügen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

vB Code ist An.
Smileys sind An.
[IMG] Code ist An.
HTML-Code ist Aus.
Gehe zu