Özbekistan da Neler oluyor ?
KERİMOV’UN KANLI PROVAKASYONU
Devlet Başkanı Kerimov"un Özbekistan’da İslam’a ve Müslümanlara karşı sürdürdüğü savaş’ın boyutları saklanamayacak kadar büyük ve dayanılmaz işkencelerle doludur. Birçok Müslüman İslam’a olan bağlılıklarından veya İslami kitlelere üye olmaktan dolayı zindanlara atılmıştır. Bunların başında da Hizb-ut Tahrir’e üye olanlar gelmektedir.
Özbekistan’da uygulanan baskı insan hakları kuruluşlarınca da sık sık gündeme getirilmekte idi.
Özbekistan’ın 4. büyük şehri Andican"da başlayan düzenli gösterinin ardından ayaklanmaya dönüşen olaylar bir çok şüphelerle doludur:
-Protestocu gurubun düzenli bir şekilde hareket ettiği, güvenlik görevlilerinin hazır bulundukları halde olaya ilk anda müdahale etmedikleri,
-Kerimov’un ülke dışına kaçma yerine olay mahalline giderek müdahaleyi bizzat kendisinin yönetmesi,
-Askerlerin müdahalede acımasız davranması,
-Halktan öldürülen kişilerin cesetlerinin askerlerce kaçırılması (bundan dolayı ölü sayısı belki verilen sayının çok çok üstündedir),
-Bölgeye yabancı basının alınmaması,
-Olayın Fergana vadisi denilen bölgede gerçekleştirilmesi (bu bölgede İslami çalışmaların çok yoğun olduğu ve Hizb-ut Tahrir"in etkili olduğu bir bölgedir),
-Gösterileri düzenleyenlerin kimlikleri (Akramiye) bilindiği halde devletin hiçbir şekilde bu gruptan bahsetmeyerek olayların daha ilk günden Hizb-ut Tahrir"e maledilmesi,
-Rusya’nın Kerimov’a tam destek vermesi,
-Göstericiler Rusya’nın arabuluculuğunu istemişlerdir,
-Gösterilerde; “özgürlük, demokrasi, adalet” çağrıları (halkın tümünü kastetmiyoruz. Bu çağrılar gösteriyi organize edenler tarafından atılan sloganlardır.) yeralmıştır.
İslam’a karşı yürüttüğü savaşta başarısız kalan Kerimov, Hama (Suriye’de, 1982’de Hafız Esad’ın Müslümanlara karşı gerçekleştirdiği katliam. Bu katliamdan da Hizb-ut Tahrir sorumlu tutulmuştu.) katliamı gibi bir katliamın altına imza atmıştır.
Başarısızlığın altında, küfrün içerisinde boğulan Kerimov diktatörlüğünün bitişini görmüştür. Bu nedenle çeşitli komplolarla ayakta durmaya çalışmanın yollarını aramaktadır. Bu da şu ana kadar denediği komplolardan bir tanesidir.
Yıllardır başını ağrıtan Hizb-ut Tahrir"e karşı çeşitli komplolar kurmuş, her defasında da başarısız kalmıştır. Özbekistan istihbaratının düzenlediği olaylarda ölenlerin ve ayaklanmaların sorumlusu olarak Hizb-ut Tahrir sürekli suçlanmıştır. Fakat bu tertemiz kitleye atılan her iftira gerisingeriye bu oyunu oynayanlara dönmüştür. Ümmetin bu komplolara inanmaması Kerimov’u kızdırmıştır.
Bu noktada;
- Bölge ülkeleri ve dünyaya İslam’ı tehlikeli göstermek ve kendisini bu mücadelede haklı çıkartmak istemektedir.
- Özbekistan ve bölgede Müslümanlara öncülük eden Hizb-ut Tahrir"in önüne geçmek; Bunun için olayın başından itibaren, Hizb-ut Tahrir bu olayların içerisine çekilmeye çalışılmış ve ayaklanmayı yönlendirmekle suçlanmıştır. Maksadı; İslamî olan bu partiye halkın meylini azaltmak ve diğer ülkelerin de bu konuda önlem almasını sağlamaktır.
Bütün bunlar gösteriyor ki; bu olayların arkasında Kerimov’un kendisi ve eli kanlı cellatları vardır.
Kaynak: islamdevleti.org
|