Vaybee! Forum

Vaybee! Forum (http://localhost/forum/index.php)
-   Gesellschaft & Soziales (http://localhost/forum/forumdisplay.php?f=398)
-   -   Religion & Glauben (http://localhost/forum/showthread.php?t=4272)

xbaburx 10.08.2006 10:25

sadece soyledigini yaptı:))
 
muhatap almadı.ne menem bir kişiliksiz oldugunu yuzune çarpmakla yetindi.ayrıca komunizm hakkında soyledikleri de aslında soylenebilcek seylerin en mukemmeli.cevap vermeden asagılamak ve ustune bir asagılama daha koyarak soyle bakalım asagılık o asagılık emellerini yerine getirdigini varsayarsak bu sistemin yerine hangi asagılık seyi koyacaksın diyerek bulundugun yeri haykırmana verilecek tek cevap cevap vermemektir.helal olsun magnuma:)soru sormusta cevap vermemişmiş vermemişim.ne diyecektim?evet devleti yıkıp yerine basında halife denen padisah olması muhtemel bir islam diktatorlugu kurup ulkedeki tum gayrı muslim unsurları gaz odalarında bogduurtup cesetlerini ibreti alem olsun diye tvlerde canlı yayında yaktıktan sonra islamlasmayan unsurları cadde ortalarında kılıc kalkan ekiplerine teslim edip imana gelmeyenlerin kafalarını kopartacagım ve kanlarından her yere yasasın islam yazdıracagım mı demeliydim?bu bile kesmezdi seni be!!!:)o kadar asagılıksın ki bizimkilerin insanların bazılarıyla insan gibi onların hakkını vererek dogru duzgun konusmalarını bile kaldıramıyorsun.biz vahsiyiz ya.ilkeliz hani.içimizde daima sinsi habis kirli dusunceler var ve ilk fırsatta konusmalarımızın zıddına buldugumuz herkesi kesecegiz.aldanmamak lazım dimi.!!ben de bunu kabul edip senin istedigin cevapları verecegim tabi.cok beklersin!!!

sen sorulan sorulara cevap verebilsen ve cevaplara karsı cevap verebilip soylenenlerin dogrulugunu curutebilsen bu derece salakça ve adice bir saldırganlıga basvurup kendi bildigini ve hayallerini dayatmaya kalkmazsın.eminim bir cevap verebilsen hic beklemeden verirsin.hicbir cevap veremiyorsun.soylediklerin herkes tarafından curutuluyor.ve kuduruyorsun.ve onune gelene salyalarını bulastırmaya kalkıyorsun.

magnum kardeste salyalarından usanmıs anlasılan.cevap vermeye tenezzul etmiyor:)ben niye yazıyorum?kudurtmak hosuma gidiyor:)ayrıca ısıracak mesafede degilsin.sanal salyalar mide bulandırsada sanırım ben biraz bagısıklık kazandım:)

xbaburx 10.08.2006 11:16

aman sende:)
 
TEK BIR KISININ GÖRÜSÜ BENI ASLA TATMINKAR KILMIYOR.... ne DIN adami olsun nede baska alanda

diyorsun ve hicbirini ve hicbirseyi okumuyorsun:)onu okumam bunu ne yapayım.gecen ben de max weber dedim aynı seyi soyledin.ilim ilim adamlarının yaptıgı seydir.magnum un ciddiyet dedigi sey uzerinde ciddi ciddi dusunursen hicbir sey kaybetmez hatta cok sey kazanırsın.tarih geride kaldı kafana gore birisini bir donemi alıp yuceltme diyorsun.sonra kendi kafandakine gore bir tarihi kişilik bulup kral akba diyip ona sarılıyorsun.ne dediğin belli degil.kendi soylediginle surekli celişiyorsun.

magnumun soyledikleri bir sey hakkında bilgisi oldugu nu soyleme CUR"ETİNİ gosteren herkesin izlemesi gereken yolu gosteriyor.sen kuran ve ehli kitab ın bir oldugunu ve ehli kitabın ortak bir dinde birleşmesi gerektigini soyluyorsun.tum yazıların buna yonelik.mantıklı ol biraz kardesim.yahudiler gozunun onunde lubnan da ve yakında tum ortadoguda tevrattan beslendiklerini soyleyerek turlu vahsetler sergilerken evangelist koyu hirtiyan abd ve destekcisi ingiltere bu projeleri vahsice sekillendirirken papa gudumundeki hiristiyan cemaat ortulu destek verirken dediğin sey nasıl olacak?pratikte mumkun mu?teoride mumkun mu?teroide mumkun dersen de bu teori kucuk bir cemaat edinip farklı bir mezhep olusturmaktan oteye gecebilir mi?magnum un dediği gibi bilgi denen seye biraz hurmet gosterde CİDDİYET onerisini ciddiyetle dusun.bilgiye hurmet eden ciddi hicbir insan eflatun u kucumseyemez.kucumsemez cunku kendisine ciddi olup olmadıgı sorulduktan sonra ciddiyim derse ciddiye alınmaz:)

xbaburx 10.08.2006 11:17

aman sende:)
 
TEK BIR KISININ GÖRÜSÜ BENI ASLA TATMINKAR KILMIYOR.... ne DIN adami olsun nede baska alanda

diyorsun ve hicbirini ve hicbirseyi okumuyorsun:)onu okumam bunu ne yapayım.gecen ben de max weber dedim aynı seyi soyledin.ilim ilim adamlarının yaptıgı seydir.magnum un ciddiyet dedigi sey uzerinde ciddi ciddi dusunursen hicbir sey kaybetmez hatta cok sey kazanırsın.tarih geride kaldı kafana gore birisini bir donemi alıp yuceltme diyorsun.sonra kendi kafandakine gore bir tarihi kişilik bulup kral akba diyip ona sarılıyorsun.ne dediğin belli degil.kendi soylediginle surekli celişiyorsun.

magnumun soyledikleri bir sey hakkında bilgisi oldugu nu soyleme CUR"ETİNİ gosteren herkesin izlemesi gereken yolu gosteriyor.sen kuran ve ehli kitab ın bir oldugunu ve ehli kitabın ortak bir dinde birleşmesi gerektigini soyluyorsun.tum yazıların buna yonelik.mantıklı ol biraz kardesim.yahudiler gozunun onunde lubnan da ve yakında tum ortadoguda tevrattan beslendiklerini soyleyerek turlu vahsetler sergilerken evangelist koyu hirtiyan abd ve destekcisi ingiltere bu projeleri vahsice sekillendirirken papa gudumundeki hiristiyan cemaat ortulu destek verirken dediğin sey nasıl olacak?pratikte mumkun mu?teoride mumkun mu?teroide mumkun dersen de bu teori kucuk bir cemaat edinip farklı bir mezhep olusturmaktan oteye gecebilir mi?magnum un dediği gibi bilgi denen seye biraz hurmet gosterde CİDDİYET onerisini ciddiyetle dusun.bilgiye hurmet eden ciddi hicbir insan eflatun u kucumseyemez.kucumsemez cunku kendisine ciddi olup olmadıgı sorulduktan sonra ciddiyim derse ciddiye alınmaz:)

10.08.2006 13:59

ha ha cok komik, isine gelmedi degilmi ?
 
Isinize gelmeyince cocuksa tavirlarinizla küstahlasiyorsunuz !
Olayin gercegi bu !
Yahudi hisseli veya sahipli u.s.a. ürünlerini aldiginizda bizzta israili ve u.s.a.yi destekliyorsunuz !
Tükettiginiz o ürünlerin vergileri kazanci kime gidiyor !?
U.S.A. ve yahudilere !
Israil disinda yasayan yahudiler israili sadece manevi degil, maddi olarakda destekliyor !
O ürünlerden gelen vergilerle u.s.a. ve israil silah aliyor,...

Demek bu kadarini cocuklar düsünebilirmis !? :-))
Peki bu kadarini düsünemeyenler kac yasinda caba !? :-))

Peki sen simdiye kadar, israil ve u.s.a. zulmuna karsi ezilen müslüman dinkardeslerin icin ne yaptin !?
Herhalde israil ve u.s.a. askerine bircok silah ve mermi almissindir ! :-))

Dinkardesleriymismismismismismis... :-))
müslümanlarmismismismis... :-))

mmuhahahahahhahahahahahaahahahahahaaaa :-))

10.08.2006 14:20

Muhammedin evlilikleri...
 
Hatice:
Muhammed ilk evliligini zengin dul Hatice ile kendisi 25 yaşında, Hatice ise 40 yaşında iki kocadan dul kalmış bir kadınla yapti.
15 yıl birlikte yaşadılar.
Hatice, Hicret’ten 3 yıl önce 65 yaşında öldü.

Ayşe:
Ebubekir’in kızı Aişe ile evlendiği zaman, kendisi 49, kız ise 6 yaşındaydı. Aişe, 9 yaşına gelene kadar onunla beraber olmadığı kabul edilir. Bebek oynarmış onunla.

Aişe’nin eşleri arasında ayrı bir yeri vardır. Zaten zaman içerisinde en uzun süre beraber olmuş karısı da odur. Onunla ilşkisi herhangi bir basit düşkünlük ya da anlık istek olayını har zaman aşmıştır. Muhammed’in kendisinden 15 yaş büyük Hatice’den (ve yine yaşlı Sevde’den) sonra, 43 yaş küçük Aişe’ye bağlanması ilginçtir. Hatice ile Aişe arasında 59 yaş fark var. Neredeyse, Muhammed’in bütün hayat süresi..

Muhammed"in sübyan Aişe ile evlenmesi hakkındaki aşağıdaki yazı ve sahih hadisler hiçbir yorum yapılmadan, tamamen İslami kaynaklardan alınmıştır.

Muhammed’in en küçük karısı Aişe’dir. Muhammed 52 yaşında iken, 9 yaşında olan Aişe ile gerdeğe girmiştir (Aişe, Muhammed ile evlendiğinde 6 yaşında idi (Bkz:Buhari, e’s Sahih, Kitabu Menakıbı’l-Ensar/44; Tecrid, Hadis no:1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, Hadis no:1422) ,demek ki 3 yıl beklenilmiş).Bunun üzerine, islam hukuku bundan bir sonuç çıkarıyor ve "9 yaşındaki bir kız, "müştehat" (şehvete konu olabilecek çagda sayılır) deniyor. Ve de bu nedenle, bir erkeğin 9 yaşındaki bır kızla evlenebileceğini bildiriyor bır fıkıh hükmü olarak(Bkz:Muhammed Ali

Tehanevi, Keşşafu ıstılaha-tı’l-Fünun,1/788).

M. Sofuoğlu (Cilt 4, Syf - 318,319)
Sahih-i Müslim ve Tercümesi

Babanın Küçük Bakire Kızı Evlendirmesi Babı

1422…….: Aişe şöyle dedi: Ben altı yaşımda iken Resulullah beni (nişan) akdi yaptı. (Üç yıl sonra) ben dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi. Aişe dedi ki: Biz Medine’ye geldik. Akabinde ben bir ay sıtmaya tutuldum, hummanın şiddetinden saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulunca) saçım gürleşti ve omuzlarıma kadar uzadı. Bir kere ben arkadaşlarımla beraber bir salıncak üzerinde oynarken annem Ummu Ruman bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Benden ne isteyeceğini bilmiyordum. Annem elimden tuttu sonunda beni evin kapısı önünde durdurdu. Bende yorgunluktan dolayı “heh, heh” diyerek kaba kaba soluyordum. Nihayet derin derin soluyuşum geçti. Sonra beni eve soktu. Evde Ensar’dan birtakım kadınlarla karşılaştım. Bu kadınlar: Hayır ve bereket üzere, en hayırlı kısmete dediler. Annem beni bu kadınlara teslim etti. Onlar da başımı yıkadılar ve üstümü başımı düzelttiler. Duha vaktinde Resulullah’ı habersizce görmekten başka beni hiçbir şey heyecanlandırmadı. Akabinde Ensar kadınları beni Resulullah’a teslim ettiler.
Aişe: Peygamber beni altı yaşında bir kız iken akid yaptı, dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi demiştir.

Ma’mer, Zuhri’den, o da Urve’den, o da Aişe’den haber verdi ki: Peygamber Aişe’yi yedi yaşında bir kız iken akid yaptı, dokuz yaşında ve oyuncakları beraber iken de evlendi ve nihayet Aişe on sekiz yaşında bulunduğu sırada Resulullah vefat etti.

Aişe şöyle demiştir: Resulullah Aişe’yi altı yaşında iken akid yaptı. Aişe dokuz yaşında bir kız iken Resulullah’ın evine gidip zifaf oldu. On sekizlik bir kadın iken de Resulullah vefat etti.

6542 - Abdullah İbnu Mes"ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

5607 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl"de nikâh yapmıştı. Şevvâl"de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?" (Urve der ki: "Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi."
Müslim, Nikah 73, (1423);
Tirmizi, Nikah 9, (1093);
Nesai, Nikah 77, (6, 130).

5575 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine"ye geldik. Benî"l-Hâris İbnu"l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mübarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O"na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim."
Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61;
Müslim, Nikah 69, (1422);
Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937);
Nesai, Nikah 29, (6, 82).

5574 - Urve merhum, Hz. Aişe radıyallahu anhâ"dan şunu nakletmiştir: "Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm bana dedi ki: "Rüyamda sen bana üç gece gösterildin: Melek seni bana bir ipek parçası içerisinde getirdi ve "Bu senin zevcendir, aç onu!" dedi. Ben de açtım, içindeki sendin. Ben: "Bu rüya Allah katından ise, onu gerçekleştirecektir" dedim."
Buhari, Nikâh 9, 35, Ta"bîr 20, 21;
Müslim, Fezâilu"s-Sahâbe 79;
Tirmizi, Menakıb (3875).

4448 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm"ın hanımlarından hiçbirine, Hz. Hatice radıyallahu anha"ya karşı duyduğum kıskançlığı hiç duymadım. Halbuki onu hiç görmüşlüğüm de yok. Ancak, Aleyhissalatu vesselam onun yâdını çok yapardı. Ne zaman bir koyun kesip parçalara ayırsa Hatice"nin dostlarına da gönderirdi. Bazan ona: "Sanki dünyada Hatice"den başka kadın yok!" derdim de bana: "(Onun gibisi var mıydı, o şöyleydi, o böyleydi..! (Öbür kadınlar beni çocuktan mahrum ederken) benim çocuklarım ondan oldu" diye karşılık verirdi. (Hz. Aişe derki: İçinden " Bir daha Hatice hakkında kötü söz söylemeyeceğim" dedim)." Hz. Aişe devamla der ki: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hatice"den üç yıl sonra benimle evlendi."
Buhari, Menakıbu"l-Ensar 20, Nikah 108, Edeb 73, Tevhid 32;
Müslim, Fezailu"s-Sahabe 73, 74, 77, 78, (2434, 2435, 2436, 2437);
Tirmizi, Menakıb, (3885, 3886).

6577 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam"ın yanında iken bebeklerimle oynardım. Aleyhissalatu vesselam da benim kız arkadaşlarımı bana gönderirdi. Arkadaşlarımla beraber oynardık."

5607 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl"de nikâh yapmıştı. Şevvâl"de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?" (Urve der ki: "Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi."
Müslim, Nikah 73, (1423);
Tirmizi, Nikah 9, (1093);
Nesai, Nikah 77, (6, 130).

6542 - Abdullah İbnu Mes"ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

6547 - Ebu Saidi"l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha"yı, elli dirhem değerinde ev eşyası mukabilinde nikahladı."

14- Aişe(rah)anlatıyor;
‘’Resullah ‘ın yanında kızlarla oynuyordum ,benimle birlikte oynayan arkadaşlarım vardı.Resullah (s.a.) eve girdiği zaman onlar gizlenirlerdi. Kendisi evde olmadığı zaman – onları bana gönderir,benimle oynarlardı..’’204


Muhammed’in hayatında ayrı bir yeri vardır Aişe’nin. Yalnız şimdiki zamanı değil, geleceği de; yalnız karı-kocalığı değil, politikayı da temsil eder. Bir çeşit doğal mirasçısı, Müslümanlığın mirasçısı (Ebu bekir) odur. Burdan alınırsa, Aişe’nin Peygamber karşısında, demokratik denilebilecek bir söz ve eleştiri bağımsızlığı da oluşmuştur.

Aişe, Ahzab suresinin 50. Ayetine tepki gösterdi. Bilindiği gibi o ayetin içeriği şöyledir:

“Mehirlerini verdiğin eşlerini; Allah’ın sana ganimet olarak nasip ettiği cariyeleri; seninle birlikte göç eden amca, hala, dayı, teyze kızlarını; seninle evlenmek istiyorlarsa, salt sana özgü bu durum olarak, hepsini helâl kıldık. Onlar mehirlerini Peygamber’e bağışlayabilirler. Bu konuda güçlük çekmeyesin diye onların da üzerlerine neyi farz kıldığımızı bildirdik; Allah bağışlayandır, acıyandır.”

Aişe’nin ayet konusundaki tepkisi şu noktada olmuş: “Bir kadın kendini Peygamber’e mi armağan edermiş? Ne kadınlar varmış şu dünyada!”

Aişe’nin sıra konusunda, Peygamber’in dilediği karısının yanında daha fazla kalması konusunda da soruları olmuş. Ne var ki, tam o soruların yöneltildiği sırada bir ayet daha gelir: Ahzab suresinin 51. Ayeti. Şöyle: “Ey Paygamber, bunlardan kimi istersen geri bırakır, dilediğini alabilirsin. Boşadığını yeniden almanda da bir vebal yoktur sana..”

Aişe, bu ayet üzerine kendini tutamamış, “Görüyorum ki,” demiş, “Senin Allah’ın yalnız senin şeyinin keyfi için koşturuyor.” (Kaynak: Buhari, Tefsir/7; Tecrid, Hadis/1721; Müslim, Rıda/49,50-Hadis/1464; Ibni Mace, Nikah/57-Hadis/200; Ahmet Ibn-i Hanbel, 6/134, 158, 261)

Aişe, daha önce de değinildiği gibi, şer’I hükümlerde çok bilgiliydi. Imam Zekeşi, bu hükümlerin onda birinin Aişe kanalı ile geldiğini söyler. Ayrıca, Aişe’nin şiir, eski Arap tarihi, gökbilim ve tıp alanlarında derinleştiği kabul edilmiştir. Eşi üzerindeki etki gücü, bu niteliklerinden de ileri geliyor olsa gerektir.

Zeynep:

Cahş’ın kızı Esed’li Zeynep’l evlenmesi bir yönden ayrıca çok ilginçtir. Araplarda, Cahiliye devrinde, yaygın bir uygulama vardı: Oğlan çocuklarını evlat edinme, onları özoğul gibi nesebine bağlama, miras verme.. Bunun sonucu olarak, baba ile oğğulluk birbirinin karısını, kızını nikahlama hakkına sahip değildi. Tıpkı, baba-oğul hukukundaki gibi.

Muhammed, bu uygulamayı yıktı, oğulluğu ve azadlı kölesi olan Zeyd’in karısı Zeynep’le evlendi. Zeynep aynı zamanda Peygamber’in halasının kızı. Ve zaten, baştan Zeyd’le evlenmek istememiş. Peygambere bir gönül yakınlığı var. Ama yine de onun uygun görmesi sonucunda Zeyd’le evlenmiştir.

Muhammed bir gün Zeyd’le görüşmek için onun evine gider. Zeyd yoktur. O sırada Zeynep içeride çamaşır yıkamaktadır. Duygular coşar. Muhammed şu sözleri söylemekten kendini alamayarak evden çıkar. “Ya mukallibel kulum!” (Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, gönlümü çeviriverdin!)

Zeyd eve gelince Zeynep olayı ona anlatır. Zeyd, içinde karısını yitireceği gibi bir önseziyle Peygamber’e koşar.

“Zeynep’I sevdinse, ben boşayayım, sen al” der.

Muhammed’in karşılığı:

“O nasıl söz? Karını boşama, Allah’tan kork!” Ancak, içten içe, boşamasını da istemektedir. Bu istek, Ahzab suresindeki 51.ayetinde ortaya çıkar.(kaynak: Bu ayetle ilgili tefsirler, taberi tefsiri)

Zeyd, Zeynep’I boşar. Böylece Ahzab suresindeki (37.ayet) şu sözler de açıklık kazanmış olur: “Şimdi madem ki Zeyd onunla ilişiğini kesti; biz onu sana eş yaptık.”

Zeynep’le Muhammed arasındaki ilişkide, cinselliğin çok ağır bastığı söylenebilir: “Bir kadın gördüğü zaman hemen eve gelir, Zeynep’le cinsel ilişkide bulunurdu” (Kitabun Nikah, s.127)

Günlerin cinsellik yönünden ortamını Peygamber’in arkadaşlarından Cabir şöyle anlatır: “Biz Mina’ya giderken zekerlerimizden meni damlıyordu” (kaynak: Buhari, Hac/81; Umre/6; Şirket/7; Muslim, hac/141; Hadis/1216; Neşe-I Menasik/77; Ibn-I Meca, menasik/77 Hadis/2980; Ahmet Ibn-I Hanbel, Müsned 3/317-366)

Simdi bunlara bakarak ayni carpikligi komsumuz yapsa, yani buna benzer carpik evlilikleri komusumuz yapsa komsumuza nasil bir tepki gösteririz !?
6 yasindaki bir kizcocuguyla nisanlanmak ve 0nu 9 yasina geldiginde nikahlamak, yani pedofillik dogrumudur !?
Yada evlatliginizin esiyle evlenmek !?
Ben böyle insanlari kiniyorum !
Hatta igreniyorum !

xbaburx 10.08.2006 15:15

yazı uzun.okumaynlara kısa bir bolum
 
Akif, İhsan Efendi’ye tercümeyi verirken vasiyetini de açıklıyor. Okur, “ Akif, hastalanıp Türkiye’ye dönmeye karar verince demiş ki, (Hocam Kur’an-ı Kerim’in tercümesi bu. 4-5 yıldır ben buna göz nuru döktüm. Ağladım, gözyaşı döktüm. Ama, ben bunu yakmak istiyorum. Sebebi de şu: Türkiye’de ezanlar Türkçe’ye çevrildi. Allahüekber yerine tanrı uludur diye ezanlar okunuyor. Ayrıca namazda da Kur’an-ı Türkçe okutma fikri ve düşüncesi var. Dolayısıyla, ben bu tercümeyi alıp Türkiye’ye götürürsem benden alıp derler ki, ‘Mehmet Akif’in tercümesi üzerine tercüme olamaz. Biz bunu namazda Arapça Kur’an-ı Kerim yerine Türkçe okutalım. Böyle kararlaştırılır. İbadet de, Türkçeye çevrilir. Onun için ben yakmak istedim. Ama o kadar göz nuru döktüğüm için yakamadım. Şimdi ben bu tercümeyi size, teslim ediyorum. Türkiye’den iyileşip dönersem tekrar alırım. Ama gelemez ölürsem siz bu tercümeyi yakacaksınız, bu vasiyetimdir

xbaburx 10.08.2006 15:36

yine aynı metod.
 
peygamber kadınları seviyormus.Allah da ona su sartlarda istediginle evlen demiş.haz aysenin yasının kucuklugunden bahsederken olgunlugundan da bahsetmişsin.ve verdigi tepkilerden de.ilminden.bir tane de ben anlatayım.

hz ayseyle peygamber tartısmıslar.anlasamamıslar hakem tutmaya karar verip hz ebubekir i hakem tutmuslar.hz ebubekir gelmiş.hz peygamber hz ayseye demiş:ilkönce sen mi konusacaksın ben mi konusayım?hz ayse cevap vermiş:sen konuş ama DOĞRUYU SÖYLE.bunu duyan haz ebubekir hz ayseye bir TOKAT indirmiş ve SEN HZ PEYGAMBERİN AGZINDAN "HAK SÖZ"DEN BASKA BİR SÖZ İŞİTTİN Mİ DEMİŞ.hz ayse alyanak oradan gitmiş.hz peygamber de gulmus.

peygambere yalancı imasında bulunan herkes kafir olur.sıraladıgın ayetlere gore peygamberin onlarca karısı olabilirdi.8 karısı vardır.bir hadisi serifde de

xbaburx 10.08.2006 15:36

o.T.
 
ohne Text

10.08.2006 16:03

Sanki yaninda SEX kitabi tutmussun
 
yatak odasinda Peygamber SEXINI izleyip derlemissin........... yahu kardesim..... KAFIRLER bile 6 yasindaki kizini kimseye vermez.... bunun DIN degil HAYVANLIKLA alakasi var....

Müslümanlik mükellef veya ergenlik cagindan bahsederken... RESÜL kalkip 6 yasindaki KIZA tecavüz etti diyorsun.....

EVET 6 da olsa 9 da olsa... BU RESMEN TECAVÜZDÜR..... sen HZ. Muhammede TECAVÜZCÜ diyorsun.... bunun baska anlami yok...

LAGA LUGA LAGA LUGA........ bos laf bunlar... ayni zamanda insanlik düsmnaligi..... akilla mantikla hatta HATTA INSANLIKLA ZERRE KADAR ALAKASI YOK.....

SENIN AMACIN BELLI..... FITNE YARATMAK.......

Asil Tecavüzcü bu düsünceleri üretendir..... bu gidisle HZ. Muhammed 1 yasindaki kizada saldiurdi diyeceksiniz.....

Dedigim gibi... Hacli seferlerin uzantilari bu Forumdada devam ediyor...

Senin acindan ancak su söylenebilir...

Olmaz ya tabiiii....
Biri insan bir Hayvan
Öyleyse DENILÖEN YÜZ KARASINDAN.....

Sanirim HZ. Muhammedin yatak odasinda sabahladiktan sonra... PEYGAMBER POZISYONLARININDA KITABINI YATZMISSINDIR......

10.08.2006 16:10

Bu nedir okusam ne olur okumasam
 
ne olur.....

Bir insan ölm,eden ölnce yazdigi eseri yaktirirsa ancak kafayi yemis olmasi gerek.....

Bana kalirsa bir seyde yazdigi yoktu....

Yazsada benim icin ayni yazmasada ayni... yazsaydi anacak bir yorum daha fazla olacaktzi piyasada.....

SONUC ne güzel kardesim.... beni LAGA LUGALAR ilgilnedirmiyor... ben sonuca taabi adamim.... bana ne biri böyle demis digeri böyle.....

Sonucta san söhret para Elmalilinin olmus... HELAL DERIM.... ALLAH RAZI OLSUN.... Akifdende....

DER BESSEREHAT GEWONNEN.... NUR DAS ZÄHLT

10.08.2006 16:14

Kaldiki artik bu HURAFE
 
YAHUDI VE HIREISTIYAN Ilaveleri ve ayni zamanda uckuru düsük EMEVI yorumlari sifirlamistir.....

Birakin yaaaaaa... öyle detayli anlatiyorlarki, sanki resmen HZ. Muhammed ile degis tokuslu Gruppensex yapmislar.... yaaaaa ayip be kardesim...... bu kadarida fazla...

Anladik DINLE alakan yok.... DINSIZSIN... yada Hiristiyan yada herneyse ne.... bizim icin hava hos... istedigine inan...

AMMAAAAA.... bu sekilde baskalarinin Resülünü... 6 yasindaki kizin irzina gecmis diye kirli fantazilerinizi burlara yazmayin....

Bu düpsünceleri üreten KIMSE KESINLIKLE BUNLARI ZAMAN GELIR YAPAR......

Senin anlayacagin... bu gidisle bu yazdiklarini yapan hali sen alirsin....

Bu kadar insanlik düpsmanligi niyeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee ?????

Sedn anladigima göre Hiristiyanda degilsin... Musevide degil.... hatta inacsiz bile olsan... bu sekil Iftiralar yazilmazki..... bir olay gecmis basindan kiiii HZ. Muhammedi her seyin suclusu görüyorsun.....

Tedaviye muhtacsin.... baska kurtulusun yok

xbaburx 10.08.2006 16:16

bari asagıyı oku:)itirazına cevabı var:)
 
ve neden yaktırdıgına.

10.08.2006 18:20

Ne alaka
 
ne demek onun görüsleri dogru yada dogru yol..... sana göre dogru olabilir...

HER SEY BIR GÖRÜSTÜR... baska bir sey degil... ÜSTELIK DÜNYANIN EN IYI GÖRÜSÜ YADA SISTEMI BILE OLSA.... insanlik kavramadikca benimsemedikce... ZERRE KADAR DEGERI YOKTUR.....

Topluma anlasilir sekilde hitap edilecek.... laflar yenilmiyor karin doyurmuyor... olay o kadar basitki... insanlik zorlukta kendisini boguyor....

oezsu 10.08.2006 19:02

o.T.
 
Risalet her insanda mevcuttur..sona eren tek sey Nübüvvetdir!

senin uzmanlarin kimse cözemedim...

takmissin bi diline allahin jandarmaligi allahin jandarmaligi..

ben diyorum konya sen anliyorsun anya..

offff offff

10.08.2006 19:07

off degil Sürmene kazasi
 
Mein Gottt... benim bir Üstadim falan filan yok... yok öyle hayatimi eline koydugum bir uzman yada baskasi....

Kafirden bile yeri gelir bir sey alinir...

Anlayamadigin olay ne senin...

Ben acikca diyorum kiiiii.. kimse Allahin adina konusamaz görüs belirtir.... hepsi bu...

Senin dediklerin benim dediklerimde birer görüstür....

Allahin Jandarmaligini kimse yapmasin kelimesi benim icadimdir.. o kadar evrenseldirki... Resülden baskasi cözemez.....

Cözen varmiiii... cünkü öylede

11.08.2006 07:48

SIZCE ISLAMIYETIN IMAJI SAC KREMI
 
VE SAMPUANDAN YAPILABILECEK BOMBA TERÖRÜ ILE UCUZA GITMEDI MI?
SIZI BILEMIYROM AMA,BENIM DÜSÜNCEM SUDUR KI ARTIK BATIDA ISLAMIN ADI CIKMISTIR SEKIZE INMEZ BIRDAHA YEDIYE. COK YAZIK COK.
ISLAM= KORKU-TERÖR-KADINA BASKI-YOBAZLIK
HANI BIZE ASILANAN ISLAMIN ESAS DEGERLERI? KONYANIN BIR KÖYÜNDE MI YOKSA BAHREYNIN CÖLÜNDE MI?

COPY-PASTE ILE BURAYA METRELERCE MAKALE KOYMAKTANS VE CINSEL YAS KONULARI POLEMIGINE GIRMEKTENSE BUNLARI TARTISMAMIZ GEREKMIYOR MU?

ARAP DÜNYASI YOBAZ ESSEKLERIN DÜNYASIDIR. DÜNYANIN ICINE EDIYORLAR! ISLAMIYETIN ICINE EDIYORLAR. ALTIN KAPLAMA TUVALET VE JAKUZZI YAPTIRIP KAPALI KAPILAR ARKASINDA SODOMI VS.
HINTLI VE SRI LANKALI ISCILERI 5 DOLLAR YÖVMIYEYLE SÖMÜRÜYORLAR. BUNLAR BAZILARININ COK METHETTIGI SEYHLER ISTE.

peren 11.08.2006 10:12

Araplar ve islamiyet
 
Senin önerin Islamiyeti araplardan soyutlamak ve arapsiz sadece islamiyet üzerine tartismak öylemi? Bir coklarimiz icin "Islamiyet esittir(=) araplar". Bunu Muhammette bir cok kez söylemistir. Arkadasim unutmaki Türkler en son Müslüman olmus milletlerden biridir. Islamiyet araplar tarafindan yayilmistir. Muhammet araptir. Yok biz arapsiz islamiyeti inceleyecegiz, onu konusacagiz, onun üzerine tartisacagiz diyorsan büyük bir hata yaparsin. Arapsiz islamiyet yoktur. Islamiyeti ve Muhammeti ve dolayisiyla Kurani anlamak icin Araplari onlarin sosyo kültürlerini taniyip bilmen gerekir. Öyle degil mi arkadaslar? Baksana millet burdaki makalelerinde bas bas bagiriyor Kurani anlamak icin ayetlerin indigi zamanki sosyo kültürel durumu bilmek gerekir (u.a. natürlich, es spielen noch unmengen an aspekten mit). Yani araplarin sosyo kültürel yapisi Kurani ve onun ayetlerini formlamistir!
Peki bu ne anlama geliyor? Arapsiz bir islamiyet yoktur, arapsiz bir islam anlayisi yoktur.
Türkiyenin basbakanida bu olayi kavramis olmaliki Suudili araplarla ic ice is birligindedir.
Islamiyetin düsünce babalari (peygamberi) araptir. Ve bu peygamber yillarca, yahudilerin yaptigi gibi, arap irkinin her irkdan üstün oldugunu savunmustur. Gitmek istedigin yol mantiken dogru ama pratikde uygulamasi olmayan bir yoldur.

Saygilar

Peren

peren 11.08.2006 10:20

Biz aydinlanmak istiyoruz
 
Senin dilinde "Laga luga lara" karnimiz tok.
Arkadas yazisinda (görüse katilsan da katilmasanda) kaynaklar vermistir, Kurandan Ayetler sunmustur. Rica ediyorum tartisma seviyesini düsürmeyin. Arkadasin yazdiklarini cürütmenin tek yolu onun metodlariyla tartismaktir. Kanit ve kaynak vermistir. Sizde görüs beyan ediyorsaniz lütfen görüslerinizi kanitlayin. Sayet elinde sex kitabi ile yazmis makaleyi diyorsaniz o sex kitabinin kaynagini, kitabin ve yazarin adini verin. Sayet Muhammedin pedofil olmadigini savunuyorsaniz Kurandan kaynaklar verin ve ya baska kanitlar sunun. Demem su ki lütfen tartisma seviyesinin hakkini verin. Sadece bir sekilde üste cikmak icin makaleye yazan insana saldiracaginiza yazdiklarinin icerigini cürütecek kanitlar verinki olay tartisma boyutuna ulassin. Sizin sahsi görüsünüz arkadasin yazdiklarini cürütmeye yetmiyor. Bunu burdaki insanlar ne zaman anlayacak bilmiyorum. Küfürle, dogrulugu tespit edilmemis sahsi görüslerle, karsisindakine verbal saldiriyla kanitlar cürümüyor, gercekler ortadan kaldirilmiyor.
Bu yazdiklarim elbette babur beyefendi icinde gecerli...

Saygilar
Peren

11.08.2006 10:30

ben gördüklerimle, ve su andaki
 
dünyanin haliyle mesgulüm. Tunusta,Misirda yasadim ve araplari cok iyi tanidim.Suudilerle hele hele hic isim olamaz.
Evet araplar yaydi, iyi de ettiler,orada cok haklisin.

11.08.2006 11:21

o.T.
 
düsünmenin, kafa yormanin cilesini cektigin icin cok net anlasabiliyoruz; fikirlerimizi taskdik veya takdir etsekde etmesekde. enis dostumuzun da her türlü cileden uzak oldugu icin tek cümlesinde defalarca kendisiyle celisebiliyor. o, demokrasi kelimesini agzindan düsürmeyen fakat fikir babasi, bütün filozoflarin referans gösterdigi, eflatun"u tanimayan ve tanimayada gerek görmeyen garip bir insan. ama hakki da yok degil, onun büyük üstadlari yasar nuri öztürk, zekeriya beyaz ve adnan hoca yaninda kim takar eflatun"u.

tek kisi onu tatmin etmez, fakat bu süper üclüyle bütün kainati yorumlar :)

kerio 11.08.2006 11:45

kaynaklar yanlis
 
literatür ortada mevcut oldugundan kimsede kitap yakma adeti olmadigindan vardir. aise ile ne alti nede 9 yasinda evlenmistir.

aydinlanmak isteyenler önce akillarini söyle bir gidiklasinlar sonra kullanmaya calissinlar. calismazsa beyindeki paslari silmeye calissinlar.

bugünlerde bile dogum tarihi kayitli olmayan kesimlerde trde kimse kendi yasinin ne oldugunu kesinlikle söyleyemezken hz. aise kendi yasinin alti oldugunu vs. anlatmis olacak. mümkün degil. olmadigi icinde aise alti yasinda degildi. o evlenebilecek bir yasta idi. ve evlenebilecegi yasta da evlendi.

kerio 11.08.2006 12:09

get isine salak o.T.
 
ohne Text

kerio 11.08.2006 12:13

sen aklini peynir ekmekle
 
yudumlamissin vesselam.

sacmalayip zirvalayip duruyorsun. niye ? cünkü aklinca o sivri zekanla en azindan öyle oldugunu zannediyorsun geveleyip duruyorsun.

senin söylemenden cikan sonuc su ki
demokrasiyi yunanlilar üretti demokrat olmak icin yunan olmak lazim. aksi takdirde demokrat olamayiz.

halbuki bugünun avrupasinda bircok kanunlar taa roma imparatorlugundan kalmistir ve roma tarihi, yunan tarihi yunan felsefesi hala okullarda mevzuu edilir. hala hukukta bu mevzulara vakif olmak lazim.

sonuc su ki arap yarim adasindan ortaya cikan hakikatler arap yarim adasi ile sInIrli degildir.

netice itibari ile sen türk olarak islamiyetin haricinde hicbirsey ortaya koyamamissin. hicbirseyin yok elinde. aldigin hersey disaridan gelmis. buna ragmen bir unsuru dislayip arabistandan gelen faktörler türklügünü öne cikarmaya calisiyorsun.

ortaya cikan sey tarihini inkar eden bir türk milleti. hicbirseyi olmadigi icin, yine türk günlerinde mehter takimini cikariyorlar.

kurani anlamadaki metodlari fazla kaale almadigin icin, cünkü maksad anlamak degil maksad camur atmak oldugu icin, birtakim bilimsel metodlari kücümsemekten ileriye gidemiyorsun. gidemeyeceksin gidemezsinde. gitmek zorundamisin hayir. oturdugun yerde kalirsin. kalabilirsin.

dini vahyeden Allah. Muhammed elci. Allah"in ayetlerini insanlara teblig etmekle görevli. onun icin arap yarimadasina sinirli olan hakikatler degil. tüm insanliga hitab etmekte. bunun böyle oldugunun en bariz delili müslümanlarin sayisinin gitgide artmasidir. bunlar sadece en son türk milletinden degil baska milletlerden de cikmaktadir. en son türklerin müslüman olduguda bu acidan da dogru degildir. tarih bilgin zayif. inkilab tarihi ile yetinirsen böyle sacmalayip durursun.

batiya ve islamin imajina gelince. bu imaj olumlu örneklere ragmende degismemisti. müslümanlar birsey yapsada yapmasada degismez. meyve veren agac taslanir.

11.08.2006 12:46

Aranizdaki fark ne !?
 
Burada zit görüsleri olan forumdaslara kisisel saldiran kisilerin, el kaida terröristleri ile arasindaki fark nerede !?

Bence el kaida terröristlerin eline siddet sacma imkani gecmis, forumdaki bizim bilgisiz müslümanciklarin ise elinde siddetlerini kusacak imkanlari yok !
Daha "forum" ne anlama gelmedigini bilmeyen bu acizler ancak monitörün karisinda kin ve nefretlerini kusmakla yetinmek zorunda kaliyorlar ! :-))

Daha forumun ne oldugunu bilmeyen bu acizler güya akli siralarinda islami savunuyorlar, allahin korumaligini yapiyorlar ! :-))

Sizin islami savunmaniz ve allahi korumaliginiz, ancak el kaida eterröristlerin islama hizmet edisine benziyor ! :-))

Zaten tartismaya yönelik dogru dürüst islam bilginizde yok !
Varsa yoksa kisisel saldiri, hakaret ve küfür ! :-))
Buda sizin ne kadar aciz, cahil ve medeniyetsiz oldugunuzu yeterince gösteriyor ! :-))

Islam bilginiz, yani yeterince iman sahibi olmus olsadiniz, basta kurani okur ve bana kaynak olarak kurandan ayetler gösterek yazdiklarima cevap yazabilirdiniz !

Siz ise medeniyetsizligi seciyor, kisiselleserek küfür ve hakareti seciyorsunuz !
Sizin islam anlayisiniz, iman anlayisiniz bu ! :-))
Yani, hani diyorsunuzya, hatta kuranda bile geciyor, "analar kutsal" ama tartisma esnasinda ilk olarak karsinizdakinin anasina küfür etmekle basladiginiz gibi !

Sizin gibi medeniyetsizlerin islam anlayisi, ibadeti ne yazikki, imkaniniz olursa siddet, yoksa küfür ve hakaret !

11.08.2006 12:51

O halde kac yasindaydi !?
 
Madem kaynak yanlis, sende dogru kaynagini getir kac yasinda oldugu ögret bize !
Bu yas konusunu araplar bile kabul ediyor, sana ne oluyor !?

Peki kuranda belirtilen evlatliliginin karisiyla nikah kiymak ne oluyor !?
Bu ahlaksizlik degilmi !?
Allahin isi gücü yok bu hususda ayetmi gönderecek !?
Bu neye benziyor biliyormusun!?
Hani sapiklar tecevüz ederde sonra "seytana uydum" der, yani seytanin isi gücü yokmusda sapiklara pezeneklik yapiyormus gibi sacmalarina benzer !

Birde aysenin yasi biraz daha büyük dahi olsa, basinda babasi anasi olan bir kizcocugu o zaman olsa olsa ne fazla muhammedin torunu yasinda olur !
Bir erkegin torunu yasindaki bir kizla evlenmesi dogrumu !?
Bence ahlaksizlik !!!!

kerio 11.08.2006 13:02

aise evlenecegi yasta idi
 
araplar yada baskalari kabul etmis etmemis sende isine geldigi icin kabuletmek istiyorsun hakikati degistirmez. hz. aise evlenebilecek yasta idi babasinin ve annesinin ve kendi istegi ile evliligi gerceklesmistir. fevkalade güzel bir evliligi olmus, hayatindan pek memnundu.

gelelim hz. zeyd"e. islam"a göre birincisi evlatlik yani bir yetimi yanina alip büyüten kisi, yanina aldigi kisi evladi olmaz. burada esas olan biyolojik baglanti yoktur. so what?

kerio 11.08.2006 13:18

dogrusu kac gündür senden
 
böyle bir aciklama bekliyorum. bakin ben turan dursunun kitabindan copy pasteleyebiliyorum siz copy pasteliyemiyorsunuz. kaliteniz cok düsük.

peren 11.08.2006 13:36

Seninde copy ve pastelerini bekliyoruz
 
Aciklayici, ögretici olsun da copy + paste olsun.

Alinma ama senin deli sacmasi yazdiklarindan iyidir.

Assagidaki yazdiklarin bana kara cahil imamlarin vaazlarini hatirlatti.

"Ayse evlenecek yasta idi", "evlendi ve ömür boyu mutlu oldu". Millet kanit diye yüzlerce kitap okumus, arastirmis, vs. kime ne. Kara cahilin onayi genelde yetiyor.
O kitap okumaz
O arastirmaz
O hayatinda kurani anlamaya calismamistir
Kendine ve baskalarina saygisi yoktur
Amaci aydinlatmak degildir
Ama dil bir karis. Uzun isemeye gelince birinci. Cahillik yaymaya gelincede.

Ya aydinlatici, bilgilendirici, ögretici yaz yada bosuna hafiza (speicherplatz) harcama; Senin kara cahil kisisel görüsün (sayet kanitlari ve gercekle alakasi yoksa) kimseyi ilgilendirmiyor.
Alternatif sana köy kahvelerini öneriyorum sohbet ortami olarak:-)
Saygilar
Peren

11.08.2006 13:37

Yani ahlaksizlik islamda caiz !?
 
Abuk subuk mazaretlerinle islamda ahlaksizlik caiz dedigin farkinda bile olmayacak kadar bilgisiz ve cahilsin ! :-))

Senin mantiginla evlatliga alinmis kizcocuklarina bile nikah yapilir diyorsun !? :-))

Bir insan evlattik aldiginda, o insanin biolojik babasi olmus olmamis önemli degildir !

Basil bir kizcocugunu evlatlik aldikda sonra o kiza kötü gözle bakmak serefsizlikse, evlatligin karisina göz dikmekde serefsizlikdir !

Sen burada islami savudugunu saniyorsun, ama cahillik ve bilgisizliginden olusan sacma sapan yorumlarinla islama ne kadar zarar verdigini fark edemeyecek kadar acizsin ! :-))
Islam ve allaha yaranmak istiyorsan din bölümünden uzak dursan iyi edersin ! :-))

11.08.2006 13:44

mmmuuahahahahahahahahahaaaaaaaa :-))
 
Yahu sen ne diye din forumuna katiliyorsunki !?

Ne islam dini hakkinda bilgi sahibisin, nede dogru dürüst düsünme gabiliyetin var !

Yazilarin, yorumlarin sadece sacma sapan iddialardan ibaret !
Islami koruyorum diye yazilarinda kurani kerimi inkar ettiginin farkina varamayacak kadar cahil ve bilgisizsin !

Bundan sonra senin gibi islam bilgisi olmayan, kurani kerimi bile inkar eden bir müslümancigin sacma sapan yazilarina cevap vermeyecegim !

Ben ne azmism, sen ne sacmalamissin !
Ben diyorum, Tren geldi gecti...
Sen diyorsun, G....ü deldi gecti...

:-))

kerio 11.08.2006 15:05

tabii ki önemlidir
 
sen bu gibi derin mevzuularini kavramiyorsan suc bizim degil.

kerio 11.08.2006 15:13

önerilerin icin tesekkürler
 
cahil kuranin tabiri ile yaratani bilmeyene derler.

kerio 11.08.2006 15:14

lütfen
 
yani turan dursundan kopyalayip bana bilginligini mi isbatliyorsun??

roman 11.08.2006 17:58

Merhaba Peren!!!
 
Merhaba Peren!

Köy kahvesinin müdavimlerini iyi tespit etmektesin, sanki her biri aynı dili, aynı heceleri konuşmakta, hissetmekte. Tek tip insan modelleri!!!! Tek tip insan modellerini hangi rejimlerin yarattığını açıklamakta yarar var. Bunun kaynağı Faşizmdir!!!

Küfür bazlardan bir tanesi sürekli Çanakkale İman gücünden bahsetmekteydi, kendisine Çanakkale’nin öncesini ve sonrasını sordum, eğer bilgisi varsa Çanakkale savaşı döneminde olayların nasıl yaşandığını açıklamasını yapmasını istedim. Cevap, kahraman bir askerin o ağır top mermisini nasıl bir insani güç ile tek başına taşıdığı oldu, başkada bir cevap yok. Bulutların arasına karışan İmanlı askerlerin sonra ortaya çıkıp ne büyük bir iman gücüyle İngiliz ordusunu yok ettiğini anlatmayı unuttu. Elbet büyük kahramanlıklar yaşandı, ben ilk okulu Çanakkale şehidinin kızı olan nenemin aldığı şehit aylığı ile okudum. Büyük dedemde benim açımdan büyük bir kahramandır. Lakin tarih böyle anlatılmaz, tarihi böyle anlatan şahıs tarih anlatmamalı, destan anlatmalıdır. Tarih bir sosyal geçmiştir, Tarihi kavrayabilmek için neden, niçin ve nasıl soruları sorulur ve yansız anlatılır, yanlı anlatan bir tarih hiç bir zaman doğru bir analiz değildir. Ve sürekli yanlışlığa sürükler insanları. Doğru bir tarih bilgisi insanları hem olayların ne olduğunu kavramaya iter, hem de önünün açılmasını sağlar ve aynı hatalara düşülmesinin önüne geçer. Bu sayfalara katılanların çok büyük bir bölümü okumuyorlar, araştırmıyorlar, bilgileri olmamasına rağmen bilgili gibi gözükmekten müthiş bir haz duyuyorlar, buda ayrı bir sosyal ve psikolojik araştırma meselesi. Ve kendisine Çanakkale’nin aslında hiç bir zaman bizim savaşımız değildi, böyle bir savaşta asla olmayabilirdi, olmamalıydı deyince, beni vatan haini edebilme herzelerini türetiverdi, daha sonra ki yazılarında belden aşağıya bile küfür sallayabildi. Ve ben hem bu şahısa hem de bunun yandaşlarına artık hiç bir cevap yazmama kararı aldım. İşin tuhaf tarafı bu şahıs Türkolog olduğunu ve dil bilimcisi olduğunu savunabilmekte!!!!!!!

İtti haki Terakkinin ne olduğu açıklanmadan Çanakkale savaşı açıklanamaz. Balkan savaşları açıklanmadan Çanakkale savaşına girilmez. Başkumandan vekili ve İtti haki Terakkinin lideri Enver paşanın ne olduğu açıklanmadan Çanakkale açıklanmaz! 3 Ağustos 1914 de Alman Büyük elçi Wengenheim ile nelerin imzalandığı açıklanmadan Çanakkale savaşı açıklanamaz. İtalyanın Sicilya adasından peşlerindeki İngiliz deniz filosundan kaçıp İstanbul’a sığınan ve onları korumak için Çanakkale ve İstanbul boğazlarını Sadrazam Said Halim Paşanın bile haberi olmadan Enver paşanın gizlice verdiği emir ile kapatılmasının altında yatan politik eğilim açıklanmadan Çanakkale savaşına nasıl gelindiği açıklanamaz. Ve bu iki savaş gemisinin Osmanlı topraklarından çıkartılması için baş vuran İngiltere, Fransa, Rusya ülkelerinden korumak için baş vurulan yol olan hem gemileri, hem içindeki mürettabı satın alarak Goeben ve Breslau zırhlılarının adlarını Yavuz ve Midilli olarak ve bu savaş gemilerinin komutanı olan Amiral Souchon un adıda Suşon paşa olarak değiştirilip Osmanlı tebaasına geçirilmesi ve daha sonra bu gemiler ile birlikte Osmanlının savaş gemilerinin sözde eğitim amacı ile Karadeniz’e açılarak Enver paşanın bu gemilerin komutanlığını yapan çiçeği burnunda Suşon paşamıza gizlice çektirdiği telgraf ile zaten tüm niyeti ve amacıda bu olan Devşirme satın alma olan Suşon paşamız ile Çarlık Rus yasının kıyı kentleri olan Odesa, Sivastopol ve Novorosisk limanlarını hangi amaçla bombaladığı ve Enver Paşanında Osmanlıyı (sadrazam Said Halim Paşanın bu savaşa tüm gücüyle karşı olmasına rağmen) bulaştıran politik neden açıklanmadan Çanakkale’nin böylece doğuşunu bilerek bu savaşın neden bizim savaşımız olmamasını açıklar. Belge 9.10.1330.(22 ekim 1914 Donanma Kumandanı Amiral Souchon Paşaya, Donanmai hümayun Karadeniz’de hakimiyeti bahriyeyi kazanacaktır. Bunun için Rus filosunu arayarak ilanı harp etmeden ona hücum ediniz. Enver.) Kaynak CHP genel sekreteri Kemal Anadol Büyük Ayrılık doğan kitap yayınları. Enver paşanın bu savaşa katılmak için Almanya’dan beş yıl sonra ödemek için aldığı 5 milyon Osmanlı altınını açıklamadan bu savaşı açıklamak neye yarar, neden o dönemin Osmanlı subaylarının Alman İmparatoru 2. Wilhem türü bıyık bıraktıkları, Wilhemin hacı olduğu, Müslümanlığı benimsediği söylentileride meselenin bir başka noktası. Mustafa Kemal o cephede başarılı olan tek subaydır 19. Fırkayı yönetmiştir. O dönem içinde yaşanan bir başka büyük acı Sarıkamış Allahüekber dağlarında 93 bin askerin donarak öldürülmesidir. Ruslar Sarıkamış savaşında yalnızca 200 tane subay ve eri esir almışlardır, diğerleri donarak ölmüştür. İti haki Terakkinin yöneticileri konumunda olan Enver ve Talat paşalar bu savaşlara şu iki noktaya güvenerek ve bu iki zihniyete sahip olarak girmişlerdirler.

1. Panislamizm

2. Panturanizm.

Sandılar ki savaş esnasında Rusya’ya yakın olan Türk soyundan olan ülkeler Osmanlıya destek olmak için ve Çarların esareti altında bulunan Türkler Kafkasya’da, hazarda ve Asya içlerinde ayaklanacaklar Ortodoks Grek olan Çarlık Rus yasına saldıracaklardır! Ve çarlık yıkılıp Türk dünyasının egemenliği altına girecektir. Ama hiçte öyle olmadı Ruslar kısa zamanda Kars, Arda hanı alıp Sarıkamış dağlarına ulaşıverdiler. Savaşın ilerleyen dönemlerinde doğuda Alman imparatorluğunun engeli ile, güneyde Osmanlının boğazları kapatması ile Çarlık Rus yasına İngiltere ve Fransa silah yardımını ulaştıramadı çok zor durumda kalan çarlık Rus yası 1917 ekim devrimi denilen Leninist bir ayaklanma ile yıkıldı.

İtihatçılar ve Alman Hacı Wilhelm in hesaplarına göre.


Osmanlı İslam dünyasının lideri ve halifesi olduğu için tüm İslam ülkeleri Panislamizm ile İngiliz, Fransız kafirler ile Hindistan’da, Mısırda, Tunus’ta, Cezayir’de, Senegal de savaşacaklar ve dünyayı İslam egemenliği altına alacaktırlar. Ama o İslam dünyası bırakın savaşa girmeyi Osmanlı Tebaalarından koptukları gibi İtalyan, Fransız ve İngilizler ile birlikte Osmanlı askerlerini tepelemişler ve yeni, yeni ülkeler kurmuşlardır. Çanakkale savaşına katılmak için Avustralya’dan gelen Anzak gücü ilk önce Mısırda dinlenmiş ve orada ilk olarak savaş eğitiminden geçtikten sonra Çanakkale’ye Osmanlı ve Alman !? gücü ile savaşmaya gönderilmiştir. 1908 e kadar Osmanlının tüm geçmiş 640 yıllık mevcudiyetinde Gayri Müslimlerden asker alınmamıştır, lakin 1908 de çıkarılan (Balkan savaşlarının etkisi ile) yasa ile Gayri Müslimlerde artık askere alınmaya başlamıştır.

Alman imparatorluğu hem İtti haki Terakkiyi , hem de Osmanlının o dönemler yaşadığı sıkıntıları çok iyi analiz etmiş ve bu iki tehlikeli zihniyetin tüm hassas noktalarından yararlanarak Orta doğunun Petrol yataklarını sarkıp ele geçirmek istemiştir. Bu hasta ruhlu, hem Türk ırkçısı ve hem İslam ırkçısı olan bu İtti haki ve terakki çetesinin döneminde Osmanlı 5 milyon kilometre kare toprak kaybetmiş, bu kaybedilen topraklarda tam 25 tane yeni ülke kurulmuştur, Mustafa Kemal bütün bu zorlukların içinde ancak bu kadarını kurtarabilmiştir.

Bir diğer şahısta ki kendisi militan bir Faşodur, yoksa bilgisayar ekranlarında bile takma isim olarak bir silah markasının ismi ile dolaşmaz. Ya çok büyük bir ödlektir silahsız kendisini minnacık hissetmektedir yada sadist ve katil ruhludur silah ile cahilliğini gizlemeye çalışarak insanlara göz dağı vermeye çalışmaktadır. Her neyse Ziya Gök Alp in de hayranı olduğunu bildiğim için iki mısrası ile Çanakkale savaşını kısaca burada bitireyim.

Düşmanın ülkesi viran olacak.
Türkiye büyüyüp Turan olacak.

(bu zihniyetin yaptığı yıkımlar sanıyorum yukarıda yeterince açıklandı.)

Bir diğer arkadaşa devlet nedir sorusunu sormuştum, bana daha önce ki Çanakkale sorularımdan dolayı bir küfürbaz şahısa ve onun ilkel demagojilerinden etkilenerek devlete bu düşmanlığın nereden gelmekte diye büyük harfler ile yazarak aklı sıra beni azarladı. Cehalet öğrenilmez!!!!! Devlet nedir sorusuna da çok ilginç bir cevap verdi ve şaşırdım. Devlet Perenin deyimiyle köy kahvesinin sohbetleriyle açıklanmaz. Devleti devlet yapan üç temel nokta vardır.

1. Yasama.

2. Yürütme.

3. Yargı.

Bunların ne olduğunu bilmeden ne Demokrasiyi, ne Laikliği, ne devleti açıklarsın. Danıştay acaba neden kurşunlandığı diye tuhaf, tuhaf düşünürsün.

Bu sayfaların küfür bazları çok şeyler okuyup öğrenmeliler, kime vatan haini denileceğini önce kendilerinden başlamalılar.

Küfürlü ortamlarda asla bulunmak istemiyorum...

Selamlar Peren...

xp0mpalanejatx 11.08.2006 18:27

Kuran İnkarcılara MeydanOkuyor Ama Nasıl
 
insan ürünü bir kitap olduğunu ileri sürenlere Kuran"ın cevabı şöyledir:

De ki: "İnsanlar ve cinler bu Kuran"ın bir benzerini oluşturmak için bir araya gelseler, yine onun bir benzerini getiremezler. Birbirlerine arka olup yardım etseler de..." (17:88)

Bu tür bir meydan okumanın ne anlamı var? Diyelim ki hikayeci Aziz Nesin, hikayelerinden biri için aynı türden bir iddiada bulundu, "İnsanlar ve cinler bu hikayelerin bir benzerini oluşturamazlar..." diye. Cevabınız ne olur? Veya bir sosyolog aynı iddiayı Franz Fenon"un Yeryüzünün Lanetlileri için tekrarlasa? Veya bir edebiyatçı Dante"nin İlahi Komedi"si veya Mehmed Akif"in Safahat"ı, yahut Nazım Hikmet"in Kerem Gibi"si için tekrarlasa? Veya bir bilim adamı, Newton"un Matematiğin Prensipleri için aynı savda bulunsa? Kütüphaneleri dolduran binlerce kitap için aynı iddiada bulunulsa cevabımız ne olacak?

Benzerlik yarışması?

Şunu anlatmak istiyorum: Biri çıkıp, yazdığı kitabın Kuran"ın benzeri, hatta ondan daha iyi olduğunu ileri sürse nasıl değerlendirilecek? Din adamları onu peşinen red mi edecek? "Hayır benzemiyor" diye. O zaman, "Benzerlikten amacınız ne?" diye sormazlar mı? Kuşkusuz "aynısı" değil! Zira bir kitabın aynısı kopyasıdır! Her kitap aynen kopya edilebilir. Bu durumda Kuran"ın diğer kitaplardan bir farkı olmaz.

Bir kitabın diğer bir kitabın dengi veya benzeri olduğuna veya daha iyi olduğuna kim karar verecek? Nasıl verecek? Değerlendirmenin kriteri ne olacak? Bu sorular iyice belirlenmeden "meydan okuma" aslında "bildiğini okuma"ya dönüşmez mi?

Moon tarikatının kurucusu Papaz Sun Myung Moon"un izleyicilerinden biri, The Principle kitabının Tanrısal vahiy olduğunu ve bir benzerinin meydana getirilemeyeceğini ilan etse (ki ediyorlar), benzer iddiayı Kuran için yapan biz müslümanların cevabı ne olur? "Olmaz öyle şey, yalnız Kuran"ın bir benzeri meydana getirilemez" cinsinden dervişçe bir cevap mı olur? Yoksa "Al sana şu kitap! Alimlerimizden biri yazdı. Moon"un kitabının dengidir" biçiminde reddedilmeye mahkum bir cevap mı olur?

Reddedilmeye mahkum diyorum, zira Moon tarikatının bağlıları "Hadi canım. Bunun neresi denk. Moon"un kitabı bir ilim ve irfan harikası. Sizin alimin yazdığı ise mevcut insan bilgi düzeyinin bile altında" diye zaferlerini ilan etse ne deriz? Cevap vermeden önce, "Hazırlayacağımız nazireyi hangi objektif kritere göre ve nasıl değerlendireceğinizi bildirirseniz o zaman bu meydan okuyuşunuza bir cevap veririz" biçiminde Moonculardan makul bir açıklama istememiz gerekmez miydi?

Hele, meydan okuma, kitabın edebi üstünlüğü konusunda yoğunlaştırılsa durum daha bir anlamsız olmaz mı? Edebi ürünlerin hangisinin hangisinden daha üstün olduğu kararını kimler verecek? Nasıl verecek?

"Hiç kimse benim gibi lezzetli kebap pişiremez" diye kebapçılara meydan okuyan birinin bu iddiası nasıl reddedilebilir ki? Bir iddia yanlışlanabilir bir karaktere sahip değilse bilimsel bir iddia olamaz. "Hiç kimse benim kadar renkli rüya göremez" diyen birinin iddiası da aynı şekilde anlamlı değildir. Bir başkasının yalnızca benim gördüğüm bir rüyaya inanmasını bekleyemem. Bilimsel olmayan bir iddia doğru dahi olsa, doğruluğunu sınayamadığımız için o iddiaya inanmamız için başka sebepler yoksa, ona inanamayız. Böyle bir iddia sadece sahibini bağlar; tartışmada kullanılamaz. Kuran bu bilimsel metodu öğütlediğine göre (17:36; 2:111), kuşkusuz aynı metotla meydan okuması beklenir.

Anlamlı bir meydan okuma nasıl gerçekleşir?

Demek ki "objektif ve matematiksel bir kriter " olmadan yapılacak bir meydan okumanın pratikte hiçbir anlamı yok. Matematiksel bir kriter olmadan düzenleyeceğimiz en adil bir yarışma bile meydan okuyan tarafın zaferini ilan edebilmekten uzak olacaktır.

Açıklayalım: Bir kitabın diğer bir kitaptan üstün olup olmadığını samimiyetle öğrenmek istiyorsak, o kitapları önceden okumamış ve onlardan birine angaje olmamış uluslararası tarafsız bir kurulun önüne isimleri rumuzlu olarak çıkarmalıyız. Kuruldaki kişilerin ittifakıyla verilecek lehte bir karar, söz konusu kitabın hanesine bir olumlu puan koyabilir. Ancak yine de söz konusu puanlamanın değeri, kuruldaki kişilerin sayısına, seçimine, yetkinliğine, kültürüne ve yarışmaya katılan kitapların sayısına bağlıdır. Kuruldaki kişilerin farklı özgeçmişleri, görüşleri ve inançları objektif bir değerlendirme şansını alabildiğine küçültür. Kitapların hangisinin daha yüce ahlaki değerler ve kriterler sunduğunu belirlemek de yine kurul üyelerinin özgeçmişlerine, kültür ve normlarına sıkı sıkıya bağlıdır. Ayrıca, kitabımız yüz yarışmadan zaferle çıksa dahi yüz birinci yarışmada yenilgiye uğramayacağını garantileyemeyiz. Matematiksel bir kriter olmadan yapılacak en objektif değerlendirmeler bile yüzde yüz bir garanti sağlayamaz.

Öyleyse, Kuran"ın bu meydan okuması, insanların ve cinlerin vereceği cevaplara bağlı olmaksızın, kendi başına bir değere ve kanıta sahip olmalı. Aksi takdirde, Kuran"ın Tanrı sözü oluşu kıyamete kadar kanıtlanmamış olur. Demek ki, Kuran"ın meydan okuyuşu, tüme varım (endüksiyon) değil, tümden gelim (dedüksiyon) yöntemine sahip olmalıdır. Bir başka deyişle, Kuran"nın meydan okuyuşu bir çağrı değil, kanıtlanmış bir tezin zaferinin ilanıdır.

Diyelim, ünlü teorik fizikçi Einstein mevcut ve gelecek teknolojiye şöylesine meydan okudu: "Tüm mühendisleriniz ve fabrikalarınızla bir araya gelseniz ışıktan hızlı giden bir uzay gemisi yapamayacaksınız." Einstein?ı desteklemek için ışık hızını tek tek mevcut uçakların hızıyla mı karşılaştırırsınız, yoksa ışık hızını aşmanın mümkün olamayacağını mı denklemlerle kanıtlarsınız? Birinci yöntem hem çok zaman alır ve hem de Einstein"ın tezini gelecekte üretilecek roketlerin çürütebileceği kuşkusunu bulaştırır.

Kuran"a nazire düzenler!

Kuran tarihini konu edinen kitaplar, bazı Arap edebiyatçılarının Kuran"ın meydan okuyuşuna cevap amacıyla nazireler düzdüklerini; ancak hepsinin hüsrana uğradığını bildirir. Örneğin; Din İşleri Yüksek Kurulunun eski üyelerinden Dr. Osman Keskioğlu"nun yazdığı Nüzulünden Günümüze Kuran-ı Kerim Bilgileri adlı kitabı bu konuya 10 sayfa ayırıyor. Keskioğlu, "mişli, muşlu" ifadelerle ve alabildiğine yüzeysel değerlendirmelerle konuyu avam düzeyinde savuşturuyor.

Arap edebiyatının muhteşem şiir ve nesir örnekleri dururken, din adamlarının bula bula Arap edebiyatında hiçbir yeri olmayan "Müseylemetül Kezzab" (Yalancı Müseyleme) diye anılan ne idüğü belirsiz bir şahsa atfedilen "saçma-sapan" bir ifadeye yüklenmeleri ilginçtir. İddiaya göre Müseyleme şöyle nazirede bulunmuş:

Vel mübezzirati zeran, vel hasidati hasdan, vez zariyati kamhan, vet tahinati tahnan, vel acinati acnen, vel habizati hubzen, ves saridati serdan, vel laqimati loqman... El filu, mal filu. Ve ma edrake mal filu. Lehu zenebun vesilün ve hurtumun tavilun. İnne zalike bi halqi rabbina leqalilün... Ya dafda" binte dafdaayni... .

Çevirisi:

Andolsun ekin ekenlere, ürünü biçenlere, taneleri saptan ayıranlara, değirmende öğütenlere, hamur yapanlara, ekmek yapanlara, yan yana dizenlere ve lokma lokma edenlere... Fil, fil nedir? Filin ne olduğu sana bildirildi mi? Onun vardır kıvrak bir kuyruğu ve uzun bir hortumu. Kuşkusuz bunlar Rabbimizin yaratılışını dile getirirler... Ey çifte kurbağanın kızı kurbağa...

Bazı müslümanların, mevcut İncilleri çürütmek amacıyla, Barnabas adında bir İncil düzdüğünü düşündüğümüzde, Kuran mucizesini övmek amacıyla Muhammed Peygamberin okuryazar olmadığı palavrasını icma ile propaganda ettiklerini hatırladığımızda, "Yalancı" (Kezzab) diye yaftalanan bir şahsa atfedilen saçma sapan ifadelerin aynı kafa yapısına sahip müslümanlarca uydurulmuş olması büyük bir ihtimal kazanıyor. Bu kafa sahipleri, saçma sapan tekerlemeleri Kuran ile yarışa sokarak akıllarınca ucuz edebi zaferler elde etmeye çalışmıştır.

"Komikse kezzaptır, ciddiyse zındıktır" mantığı

Nitekim, Kuran"ın mucizesinden söz eden alimlerin hemen tümü, "Müseylemetül Kezzab"a" atfedilen söz konusu saçma sapan tekerlemeleri nakletmeye başlayarak Kuran"ı savunmaya çalışır. Ellerinde sınanabilir herhangi bir kriter olmadığı için reddetmekte güçlük çektikleri ciddi nazire örneklerini ise, "yazarının aslında nazire yazmaya niyet etmediği" gibi gülünç sebeplerle diskalifiye ederler.

Keskioğlu"nun yukarıda ismini verdiğim kitabının 1987 baskısının 193. sayfasından bir paragrafı alıntılayalım:

Görülüyor ki, Müseyleme ve hempalarının saçmaları insanı güldürmekten başka bir şeye yaramıyor. İbni Mukaffa, Ravendi, Ebül Ala gibi ediplere ise yapıştırılan töhmet bir gizli maksadın mahsulüdür. şöhreti olan bu ediplere bu töhmeti fırlatmakla zındıklar, Karamıta ve Batıniye gibi fırkai dalle erbabı bir maksat güdüyorlar, onları da kendi taraflarında göstermek istiyorlardı. Aslı faslı olmayan davalar uyduruyorlardı. Müşrikler, Yahudiler, Kuran"ın karşısında mağlup oldukları gibi bunlar da şüphesiz mağlup olup yerlere serildiler.

Kuran"ı saçma-sapan gülünç tekerlemelerle yarışa sokarak ucuz kahramanlıklar kazanan bizim ulemaya şu hatırlatmada bulunmak istiyoruz: Bir edebi parça ister Kuran"a nazire düzmek amacıyla yazılmış olsun veya olmasın, onu nazire olarak ileri süren "zındıklara" ya adam gibi cevap vermeli veya susmalı.

Saçma-sapan ve gülünç olmayan nazirelerin çürütülüş mantığı ise çok ilginç. Bu sefer de nazireler "çok benziyor" diye yarışı kaybediyor. Aynı kitabın 197. sayfasında "Nureyn Suresi" adlı bir parça bakınız nasıl reddediliyor:

Bu parçayı mahsus uzattık. Ta ki herkes bu tabirlerin çoğunun Kuran"dan alınma olduğunu görsün. Gulam Ahmed"in yaptığı gibi bir şey. Bunlar Kuran"ın muhtelif ayet ve kelimelerini bir araya getirmekle ve araya Ali kelimesini, vasiyet meselesini sokmakla meydana gelmiş şeyler.

Hadisçi-Sünnetçi alimlerin çıkmazı

Aslında hadisçi-sünnetçi alimler kendi iddialarıyla açık bir çelişki içindedirler. Bir yandan Kuran"ın edebi yönden bir mucize olduğunu akıllarınca ispatlamaya çalışırken, öte yandan, Arap edebiyatını kendilerinden çok daha iyi bilen sahabenin (peygamberin arkadaşlarının) Kuran ayetlerini insan sözlerinden ayıramadığına inanırlar.

Örneğin, hadis kitapları, Kuran"ın derlenmesiyle görevli komitenin Kuran ayetlerini iki tanık olmadan kabul etmediğini aktarır. Böylece, yetkili sahabelerin bile Kuran ayetlerini insan ürünü sözlerden ayıramadığını ileri sürerler. Buhari başta olmak üzere birçok hadis kitabı,

"Eşşeyhu veş şeyhetü iza zeneya fercümühüma elbettete nekalen minallahi wallahu azizün hakim" (Yaşlı erkek ve yaşlı kadın zina ederlerse onları Tanrı tarafından bir ceza olmak üzere taşlayarak öldürün. Tanrı Üstündür, Bilgedir)

biçiminde bir "ayet" rivayet eder. Yahudilerin ve Mekkeli putperestlerin uyguladığı taşla öldürme cezasını İslam dinine sokmak amacıyla uydurulan bu sözde "ayet" meğerse peygamberin vefatından sonra Kuran"dan çıkarılmış. Fakat yine de hükmü yürürlükte kalmış...

Tanrı"ya yakıştırılan sözlerin Tanrı"ya ait olup olmadığını edebiyat ve belağat mucizesiyle nasıl kanıtlar bizim büyük İslam alimleri? Müseyleme"ye karşı kahraman kesilen bizim ulema, ne var ki Buhari, Müslim, Ebud Davut, İbni Maceh, Tirmizi, İbni Hanbel gibi sarıklı sakallı usta yalancılar karşısında aciz kalıp suspus olmaktadırlar.

Hadis kitapları, bir sürü sözler rivayet ederek, onların daha önceden Kuran"da yer aldığını, ancak unutkanlık veya "nesih" gibi sebeplerle Kuran"a sokulmadığını iddia eder. Hatta bazı rivayetler, fazladan iki sure (Kunut duaları) içeren bir Kuran nüshasından söz eder. Müseyleme karşısında edebi zaferler kazanan alimlerimiz Kunut dualarının Kuran"dan olmadığını edebiyat ve belağat ilmiyle nasıl kanıtlarlar? Doğrusu merak ediyoruz.

Bu ne turşu, bu ne perhiz?

Aslında konu daha vahimdir. Ehl-i Sünnet"in ve Şia"nın mevcut mezhepleri başta olmak üzere yüzlerce mezhep ve tarikat Kuran"a ciltlerle kitabı nazire olarak düzmüşler ve hatta onları Kuran"a tercih etmişlerdir. İlkel yalancıların Muhammed Peygamberin vefatından yıllar sonra (Örneğin Buhari 240 yıl sonra) düzdüğü hurafeler, bazı doğrular ve ayetlerle karıştırılarak İslam dininin ikinci kaynağı olarak sunulmuştur. Hadis ve Sünnetin Allah"tan gelen vahiy olduğunu iddia eden sözde İslam alimleri böylece Müseylemetül Kezzab"a nispet edilenden daha gülünç ve saçma bir sürü sözleri Kuran"a eş koşmuşlardır. Hatta Hanefi mezhebinin alimleri, hadislerin Kuran ayetlerinin hükmünü ortadan kaldırabileceğini bile iddia etmişlerdir. Örneğin; Hanefi mezhebine göre 2:180, 240; 4:11,12; 4:15; 4:23-24; 5:106; 6:145 gibi nice ayetler hadisler tarafından neshedilmiş, yani iptal edilmiştir.

Kuran ayetlerinin bir eşi ve benzeri olmadığını kanıtlamak için Müseyleme"ye isnat edilen birkaç satıra cihat ilan eden ulema, diğer yanda Ebu Davud adındaki şahsın derlediği ciltlerle hadisin Kuran"ın bir benzeri olduğuna iman edebiliyor. 52:34 ayetiyle alay edercesine... Ebu Davud (ki aynı zamanda o kitapların da ismidir) bir rivayette Muhammed"e şöyle bir iftirada bulunuyor:

Utitül Kurane ve mislehu (Bana Kuran ve bir de benzeri -Hadis- verildi).

Ebu Davud"un oluşturduğu bu kamburu görebilen bazı Sünni din adamları ameliyat ile atmaya cesaret edemedikleri için onu çeşitli yorumlarla örtmeye çalışırlar. İslam tarihi boyunca hadislerin oluşturduğu entelektüel ve pratik sorunları çözmek için harcanan enerjiyi tahmin bile edemezsiniz.

Kısacası, Kuran"ın meydan okuması, buğdayı samandan ayıracak bir kritere sahip olmalıdır. Kuran, tutarsız ve palavracı işportacıların kargaları bile güldüren donkişotluğuyla savunulamaz.

oezsu 12.08.2006 06:50

ISLAMIYET...
 
...herhangi bi irka veya topluma gelmis bi Din anlayisi degildir...

Islam Dini icinde yasadigimz Allah´in yaratmis oldugu evrensel sistem ve düzenin aiddir.!!!

Buna ancak ve ancak Özüne ermis anlar zaten, fazla detaya girmek istemiyorum!

oezsu 12.08.2006 07:01

o.T.
 
Sevgili Peren..

Arkadasin Kurandan verdigi örneklerden gercekten Kuranda geceni bi tekraralarmisin lütfen???

SIz hangi Kurandan verdiniz örnekleri acaba??

xbaburx 12.08.2006 09:51

evlat diyince işin içine miras da girer
 
bu konuyu acıklamıstım ama silinmiş.hz peygamber evlatlıgı olan zeyd in eski esiyle evlenmek istememiştir hatta.bu Allah ın emridir.hz zed in eski esi zeynep asil bir aleden geldigini dusuneek peygamberle evlenme hayaller kuran birisiydi.hz zeyd hz zeyneble kendisi surekli uyarlımasına ragmen evlenmek istemiş ve araya cesitli kişler gimesi neticesinde bu evlilik gerceklesmiş ama yuumemiştir.zeyneb valdemi hz zeyd i kabullenememiştir.ve bosanmıslardır.daha sonra Allah ın emri neticesinde hz peygamber zeynep validemzle evlenmiştir.kurandaki ayetlerde hz zeyd in ismi bile gecmektedir.gelen ayetlerde kalbinden herhangi bi sey gecmesin bu Allahın emridir.ve insanlara evlatlıgın evlat demek olmadıgını kesin bi sekilde gostermek için secilmiş bir yoldur manasındadır.hz peygaber insanlar bana ne der diye kalbinden gecirmiş ve Allah bunu ayetlerle tum insanlıga duyurmustur bu Allah ın emridir diye.

zira bu onemli bir mevzudur.evlat edinenin yaygın oldugu bir toplumda ednilen evladın miras hakkı taleb edemeyecegi miras ın ancak kan bagıyla elde edilen bir hakla paylasılabilecegi de ortaya konmus oldu.ayrıca akrabalık denen sey in de Allah ın koydugu yasalar cercevesinde sekillenebilecegi de duyurulmus oldu.insanların bircokları bugun kuzen denilen aca cocukları gibi akrabalarla evlenlemeyeci bunların kardes sayıldıgı gibi bir sacmalıgı savunur hale gelmiştir.kurandada peygaberin kimlerle evlenebilecegi bildirilerek akrabaların yada akrabalıkların evlilik bagı olusturulurken hangi kimselerle ortaa konabileegi de kesin kurallara baglanmıs oldu.

netice de Allah ın emridir ve Allah ı hice sayan bir insana bir acıklama getirmeye calısmak yok ama soyle sundan dolayıydı gibi bir komplekse girmemek en dogrusudur.sen kimsin ki senin DEGER YARGILARINLA Allahın merilerini sorgulayıp savunaya gecipn sana cevap yetstirmeye calısayım.olayın aslı yukarıdaki gibidir.asagılık insanların bir saldırıya gececegini Allah cc bildigi için olsa gerek bu olayı hz zeyd in ismini de vahye alarak zaman ve mekan ustu kuranı kerime yerlestirmş ve kıyamete kadar ki tum insan nesline bildirmiştir.Allah ın ne yapacagını da sana sormasını istiyorsan bir PUT bul karsısına gec.soylen dur.aklına gelenleri yap put bana ilham verdi de!sen ancak boyle bir ilaha tapabilecek bir zhni kapasiteye sahipsin.ZATEN YAPTIGIN DA BUNDAN FARKSIZ!!!!

xbaburx 12.08.2006 10:45

kısa bir acıklama
 
bu konuyu daha oncede acıklamıstım size.anlasılan yeterli olmamıs.ve uzulerek?! soylemeliykim ki aynı seyleri soylemek zorundayım.


modern toplumu modern egitimi ve modern aileyi merkeze alarak dusunmek bizi bu olayı hakkını vererek anlamaktan uzaklastıracaktır.biz modern olmayan bir toplumdan bahsediyoruz.YUCELTMELERDEN SIYRILMAK ZORUNDASINIZ.modern toplumun degerlerini yuceltmek ve bunu dayatmak yoluyla belirlediginiz uslubunuza karsılık savunmacı bir yaklasım bekliyorsunuz .hayal kuruyorsunuz.modern toplumun deger olarak kabul ettigi bircok sey MECBURİYETLERDEN OTEYE GECMEYEN sorgulanmayan zihni ezberlerden baska bir sey degildir.kalıplasmıs ve kutsanmıs modern yasam alıskanlıklarını kabul edip bu perspektiften 1400 yıl onceki bir olayı degerlendiremem.her vaka kendi sosyal sartları ve psikolojik unsurlarıyla degerlendirilir.

modern toplumda bir kadının evlenme yası bugun için 30lu yaslara ( tr de dahi 24 lu yaslara) dayanmıstır. yani modernlesmeye paralel olarak egitim kariyer gibi toplumsal yonelimlerden dolayı degisen aile baglarını da hesaba katarsak cekirdek denilen aile cinsine dahil olma yası gunden gune yukseliyor.BU OLUMLU MU OLUMSUZ MU?istiyorsanız bu mevzuda da tartısabiliriz.aile kurma yası yukselse de modern ulkelerdeki (aslında tum dunyadaki)cinsellik yası örnegin ingilteredeki ilkogretim ogrencilerine prezervatif ve dogum kontrol hapı dagıtımının tavan yaptıgını dusunursek normal oolarak BİYOLOJİK İLERLEMEYE PARALEL SEYREDİYOR.yani islam ahlakını yani zinayı haram sayan islam ahlakını ve evlenmeden cinsel hayat olmaz anlayısını kabul etmeyen toplumlarda bu gelişim sakıncalı sayılsa da onlenemez ve yonlendirilmeye calısılan bir sorun durumdadır.BUNU KABUL EDERSİN SANIRIM.bu durum da aile yasının ve evlilik muessesinin yok sayıldıgı yeni bir toplumsal yapının dogmasına zemin hazırlamıstır.avrupada cekirdek ailenin donusup bireye dayalı bir toplumun olustugunu da bircok sosyolog dillendiriyor. herhalde okumussundur.


bu baglamda.bu zihni sartlanmıslıklarla.1400 yıl onceki kabile toplumunda bırak cekirdek aileyi bırak sulaleyi kabilenin cok cok genis ailenin hakim oldugu bir toplumda EVLENMEK BUGUNKUNE NAZARAN COK COK KOLAY BİR VAKAYDI.toplum yapısı insanların ERGENLİK CAGIYLA BİRLİKTE evlenip bir aileye sahip olmalarını destekler bir yapıdaydı.akrabalık ilişkileri TUM ACIKLARI KAPATABİLECEK BİR YAPIDAYDI.TABİ TUM ZİHNİ SARTLANMALARDA BUNA BAGLI GELİŞMİŞTİ.yani insanların adet geciren bir kızın evlenmesinde sakınca teskil edebilecek BİR YIGIN TOPLUMSAL SORUNU ASMA dertleri yoktu.zira adet geciren bir kız aynı zamanda cinsel durtulere de kavusmustur.bu da buyuk baskıya sebep olur.ergenlik cagına girmiş bir kızı cok gecmeden saglıklı bir cinsel hayatın yanında iyi bir aileye kavusturmak temel toplumsal vazife olarak da degerlendirilir.bunu devri anlatan romanlarda acık sekilde gorebiliriz.amin maaouf un afrikalı leo adlı kitabında kahramanın kız kardesi bir sehir askıyası tarafından cuzzamlı hapishanesine tıkıldıgı için 19 yasına kadar evlenememiş kahramanın arkadası onu oradan kacırıp derhal evlenmiştir.ve olay anlatılırken ailenin hic dusunmeden ayıptan kurtulmak adına syancı bir kişiliğe razı olup bu işe olur verdigi soylenmiştir.cunku O ZAMAN YANİ 1500 LU YILLARDA 15 YASINI GECEN KIZLARIN SAKAT YADA AHLAKSIZ OLDUGU DUSUNCESİ HAKİMDİR..

aynı yazarın yuzuncu ad adlı kitabında da kahraman HRİSTİYAN sahıs bir uzak akrabasının 13 yasındaki kızıyla evlenmiştir.bunu burda cok soyledim seakespeare nin julyeti de ataturk un annesi de 13 yasındadır.burda tek gercek ataturk un annesi zubeyde hanım gibi duruyor ama.yazar ve sairlein toplumsal dinamikleri goz onune alarak yazdıklarını goz ardı edemeyiz.soylemeye calıstıgım sey sudur.o devirler de hatta son yuzyıla kadar tr de son elli yıla kadar evlilik yasının ergenlik yası demek oldugu ndan hareketle KIZ COCUKLARDA BU AMACA YANİ BU TOPLUMSAL SARTLARA GÖRE YETİSTİRİLİYORDU.yani o yaslara geldiklerinde o gunun toplumsal yapısına gore evlenmeye bir aileye mesup olmaya hazır oluyorlardı.sekspirin julyete oylesine dolu bir askı YUKLEYEBİLMESİNİN cok manidar oldugunu defalarca soyledim.

hasılı kelam peygamberin 9 yasında olsada ergenlik cagına girmiş bir hz aiseyle evlenmesinde o devir sartalrına gore hicbir sey denemez.ki angel in verdigi orneklerle de goruyoruz ki hz aise de bu evliliği her seyiyle kabul etmiş ve peygambere asık olmak duzeyinde baglanmıstır.verdiği tepkilerde kendisine verilen tepkilerde evliliğin en ust duzeyde yurudugunu ve normal tepkileri oldugunu göstermektedir.hz aise kıskanclık krizlerine girmiştir.bu da normaldir.asagıda bir ornek vermiştim.

aralarındaki yas farkına isaret edip duygu somurusu yapmaya kalkıp asagılamaya mesnet bulmaya calısmak da igrenctir.bugun psikoloklar evlilik de aslolan ın YAS DEGİL DOYUM OLDUGUNU surekli vurgulamaktadır.yani aradaki yas farkı ne kadar olursa olsun kişiler arasındaki doyumun esas oldugunu soylemektedirler.KİŞİLER EVLİLİKTEN MUTLUYSA BU KİME NE!!!birileri bu evliliğe laf ediyorsa bu CİRKEFLİKTEN OTEYE GECMEZ.

sozun sonu olarak hz peygamber toplumsal yapının asliyetinden hareketle hic de yanlıs bir evlilik yapmamıstır.zira hz aise bu evlilikten memnunken baskalarına laf etmek dusmez.laf eden cıkarsa bu da cirkeflikten oteye gecmez.

xbaburx 12.08.2006 11:24

neden bir arabı sadece arap olarak
 
ALGILIYORSUN?bu ,,kafatascı etnik fasist anlamda bir ırk ayrımını esas alan bir anlayısın uzantısı kabul edilemez mi?peygamber alman yada sakson olsaydı kabul edecek miydin?peygamberi ya da dini kabul etmemen arap ları kabul etmedigin için mi?yani fasistsin?peygamber gokten indirilen hz isa gibi babasız ama ondan farklı olarak annesiz yaratılıp herhangi bir millete yada cografyaya mensup olmasaydı kabul edecek miydin?hicbir toplumsal dinamige baglı olmadan insanlara YASAMAYI OGRETECEKTİ yani!melek olmadıgına göre?yani bu sartlar olsaydı sen peygaberi kabul edecektin oyle mi?seni peygamberi kabul etmemeye iten sey peygamberin ARAP OLMASI ve arap toplumsal hayatından beslenmesi mi ?burayı acıkla lutfen.peygamberliği kabul etmiyorsan araplarla alakası ne!antisamitik misin?neden buraya yani peygamberin arap olduguna vurgu yaptın?

sahi sen turk gibi mi yasıyorsun?turkce yazıyorsun.yasam tarzını belirleyen seyler neler?modern bir insan mısın?o zaman klasik avrupa kulturunu yasıyorsun demektir.yani alman ingiliz yada fransız yada leh gibi yasıyorsun.neden?neticede modern kulturun gundellik hayat tazını avrupa toplulmarı sekillendirmiştir.yurume sekillerinden tutta yemek ve giyim alıskanlıklarına kadar.tum diger kulturler bu temel avrupa kulturune yani merkeze uyum sagladıklaRI olcude modernlesmiş olmuyorlar mı?sen simdi bir alman gibi yasamıyor musun?neden?bana bir yıgın felsefik sosyolojk ve psikolojik acılım sunabilirsin.bir yıgın neden sıralayabilirsin.bence en basta.sana ne!dersin.ben diledigim gibi yasıyorum.ve bu hayatı belirlerken birlesik avrupa kulturu temel etkileyiciyse de bu benim BLİNCLİ SECİMİMDİR.sana ne dersin dimi?demez misin?

ben de aynısını derim.peygaber araptır ve arap toplumsal yapısına göre bir peygaberlik yapmıstır.ve arapların 1400 yıl onceki hayat tarzları nın İSLAH EDİLMESİYLE islamiyet dogmustur.evet.ve ben bunu kabul ediyorum.buna SUNNET denir.peygambe arap oldugu için arap kulturunun izleri coktur.sana ne!bilincli bir kabul!ben öyle istiyorum.peygamberi Allah gondermiştir.ve araplar arasından gondermiştir.buna uyacaksın demişse uyarım.bu benim sosuzlasmam anlamına mı gelir?araplasma anlamına yani?O ZAMAN YUKARDA SIRALADIGIM SORULARI LUTFEN CEVAPLAR MISIN?sıraya uymayabilirsin.


Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 19:06 Uhr.