Vaybee! Forum

Vaybee! Forum (http://localhost/forum/index.php)
-   Gesellschaft & Soziales (http://localhost/forum/forumdisplay.php?f=398)
-   -   Religion & Glauben (http://localhost/forum/showthread.php?t=4272)

coach01 31.05.2005 17:18

Günahkardir
 
Yani kafir olmaz asla.
Bu ayni alkol kullanan müslüman gibidir.

Ikiside haram isler ve günahkar olurlar.

coach01 31.05.2005 17:19

Ne uydurmasi ?? o.T.
 
ohne Text

donpepelino 31.05.2005 17:24

Türkler Cumhiriyetlen Birlikte Dahada
 
Salaklasti eskiden hertürlü bilime önem veren Osmanli simdilerde Universteleri payonlara benzetti.

Parasi olan diplomayi aliyor uni bahcelerinde kitab okuyacaklarina ask yapmayi tercih ediyorlar.

Teknolojileri yok ciklek atlet heykel don yaparak sanayi gelistirdiklerini millete yutturmaya calisiyorlar.

Ormanlari yok edib Aids li avrupalilari denizlerimize sokuyor ve cevreyi kirletiyorlar.

Cimcek kirmenjii düsmanlari Osmanli düsmanlari eyvallahh eyvallahhh cilar basima gine toblanir. hahahahaha

Ama isin aci tarafi gercekleri görmeyip baskasinin yaptiklarini sanki kendileri yapmis gibi bizlere satmalaridir.

Neyse birazda teyibi acip dans edeyim eyvallah sehim eyvallah türküsünü aciyorum.......

donpepelino 31.05.2005 17:28

sana birse sorcim
 
sadece bir yöne dogru konusuyorsun hic Meseb düsmanlarini elestirmiyorsun??????

hangi Cemmattensin berlin efendi.

1993 te kaplancilarin camisine giderdim arasira hutbede hoca oturup kalkana kadar beton kemal ve daha nice sözlerlen tc rejimini elestirirdi.

simdi ikiye bölünmüsler bir gurubu Yanliz Kuran diyor diyer gurubta hemen hemen ayni yolu izliyor

sen hangi guruba mensupsun ben fazla kaplandan maplandan birsey beklemiyorum ve onun Halife olmasinada karsiyim fazla bilgileride yok

halife olacak birisi varsa bu dini büyüklerimiz secer ve kim daha bilgiliyse o olur kanatindeyim

donpepelino 31.05.2005 17:30

İbn Sina ve avrupalilara bilim dagi
 
İbn Sina

İbni Sina (979-1037), Avrupa?da Avicenna adıyla bilinir; devrinin en büyük hekimi ve filozofuydu. İran?da, Buhara?da doğdu. Farklı birçok alanda yaklaşık 270 kitap yazdı; son derece bilgili ve çok yönlü bir innsandı. Daha 16 yaşındayken tıpla ilgili çalışmalar yapmaktaydı. Yaşamının değişik dönemlerinde kanun adamlığı ve öğretmenlik yaptı. Ayrıca politikayla da ilgilendi,İran hükümdarlarının danışmanı oldu. Ölümü,kolikten (karın bölgesi iltihabından) olmuştur;ama zehirlenmiş olabileceği konusunda da kuşkular vardır.

İbni Sina tıpla ilgili dev bir kitap olan Kanun?u yazdı Bu kitap Avrupa?da tıp öğretimini 17. yy?a dek etkiledi.İslam yasaları insan vücudunun kesilip parçalanmasını yasakladı için kitap daha çok hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilaçların hazırlanışından söz ediyorddu. İbni Sina ?nın başka bir büyük çalışması da Şifa başlıklı,felsefeden,matematik ve fiziğie kadar çok geniş bir alana uzanan büyük bir ansiklopediydi.

(Struan Reid- Patricia Fara, Bilim adamları,TÜBİTAK,5. basım s:10)

Halk arasında Ebu Ali Sina diye efsanevi kişiliği çok yayılmış olan büyük filozof 980"de Buhara yakınlarında Harmesine kasabasında doğdu.Babası Sina bin Abdullah, Buharalıdır. Sina bin Abdullah, Samani hükümdarı Nuh?un katipliği ile devlet hizmetine girmiş, Harmisen dolaylarında Afşana kasabasında mal müdürlüğü yaparken orada ölmüş ve oğlu İbn Sina, Harmisen?de doğmuştur. Filozof, önce babasının terbiyesi altında yetişti. Sonra Natıli adında bir fakihten dini ilkeleri öğrendi. İsmail Zahid ona mantık, Öklides geometrisi ve Mecesti diye ünlü olan Batlamyus?un Almageste tercümesini okuttu. Bu öğrenim az sonra İbn Sina?nın özel çalışmalarıyla tamamlandı. Eski Yunan düşünürlerini özellikle Aristo?nun bütün tüm tercüme ve şerhlerini okudu. Düşünmeye son derece dalmış ve babasının kütüphanesinde etrafını unutmluştu. Babasının Batıni olma olasılığı vardır. Çünük kütüphanesinde Batıniliğe ilişkin çok sayıda eser okuduğunu söyler. Kültüründe İhvan-üs-safa risalelerinin büyük rolü oldu (s: 190). En sonra Ebu Mansur Hasan Kameri ve Yahya bin İsa adlı iki kişiden tıp öğrendi.Yaşamında bu öğrenim en etkilisi oldu.Bu dönemde İbn Heysem,İbn Rıdvan gibi Yunan bilimen yeni unsarla ekleyen İslam bilginleriyle tanıştı ve genç yaşta esr yazmaya başladı.Aristo metafiziğini çok karışık uluyordu.Doğgaya ilişkin düşünceleri onu Aristo?dan uzaklaştırıyordu.Bir gün çarşıda bulduğu Farabi?nin El-İbane?si Aristo?yu anlamasına ve doğa felsefesiyle Aristo felsefesini uzlaştırmasına sebep oldu. Bu sırada yine Farabi?nin Talim-üs-sani ?sini okuma fırsatını buldu. Ana kitaplarının birçok bilgisini buradan almıştır. Hatta Nuh?un Kütühnasi yandığı zaman İbn Sina?nın bunu Farabi?yi unutturmak için kasten yaptığı bile rivayet edilmiş;ama bu rivayet pek olası görünmüyor.İbn Sina, babası gibi Samani hükümdarının hizmetine girdi. Onun kütüphane memurluğunu yaptı. Sonra vezirlik derecesine kadar yükseldi. Bazı yazıları ve sefahata düşkünlüğü yüzünden hükümdarın gözündün düştü. Önce ?nefy?, sonra hapsedildi. Bunun için eserlerinden çoğunu yollarda, hapishanelerde ve çok zor koşullar altında yazdı.Bu gezilerinden birinde eşyası eşkiyalar tarafından zaptedildiği için bir eserini ezberden yeniden yazdı. 1037"de Hemedan?da kulunç hastalığından öldü.

Çok küçük yaşta yazmaya başlayan İbn Sina?nın pek çok eseri vardı. Şifa, onun ansiklopedik tarzda yazdığı, Meşşai felsefesinin sistematik eseridir. Burada mantık ve matematikten başlayarak bütün doğa bilimlerinden metafiziğe kadar gider. İbn Sina bu en kapsamlı eserini sonradan kısaltarak üç küçük cilt halinde Necat?ı yazdı. Daha sonra Necat?ı da kısaltarak ve zamanla gelişen düşüncelirini ekleyerk düzelterek İşarat ve tenbihat adlı, en düzenli ve en mükemmel eserini yazdı. Hayatın son eserlerinden olan İşarat?ta temel düşüncelerini özetlemekte,itirazlara yanıtlar vermekte ve eski düşüncelerinden hangi noktalarda ayrıldığıını açıklamaktadır. İbn Sina ?nın bu tür kitaplarından ilki Hikmet-i aruziye, gençlik eseridir. Fikirleri yeni gelişmeye başlarken yazdığı bir eserdir bu. Son eseri de Hikmet-i Meşrikiye?dir. Burada bütün düşüncelerini sayıp dökmüştür.

İslam dünyasında Eşşeyhürreis diye tanınan filozofun ikinci kısım kitaplarına gelince,bunlar çeşitli felsefe sorunlarına ilişkindi. En önemlisi hikmet ve tabiata ilişkin dokuz risalenin bulunduğu Hikmet ve Tabiata Dair Dokuz Risale(Tis?a resail fi?l-hikmet-i ve?t-tabiiyat ) adlı eseridir. Bu kitabın ilk cildi olan Hikmet Kaynakları (Uyun-ül-hikme) doğa felsefesi açısından çok önemlidir. Bundan başka İbn Sina?nın psikolojiye,mantığa ve tasavvufa ilişkin eserleri vardır. tasavvufi eserlerinden bazılarını roman tarzında yazmıştır. İslam tarihinde felsefi roman şeklini ilk deneyen düşünür İbn Sina?dır. Bu tarz sonra Endülüs filozofları aracılığıyla Batı?ya geçmiştir(s:191).

İbn Sina?nı tıpla ilgili bir çok eseri vardır. Bu konudaki en ünlü eseri Kitab-ül-kanun fi?-t-tıb ?dır. Kısaca Kanun diye bilinen bu eser, bütün Doğu ve Batı ortaçağında klasik olmuştur. Batı tıbbı, kanun?dan öğrendi.İbn Sina, İbn baytar, İbn Rıdvan ve İbn Zühr gibi doğrudan doğruya bilimsel gözlem ve araşştırma yapan bir kimse değildi. Fakat mevcut gözlem ve araştırmaları çok iyi düszenlemiş ve açıklamıştır. Bu büyük yapıtın yararı kadar zararı da olmuştur. Bu kesin düzenleme, ?her şey kitapta vardır? anlayışına yol açmış ve araştırmaların gelişmesini önlemiştir.Osmanlılarda bile onun eserinin okunmasıyla yetinilmiş hatta Kanun?un çevirisi Mustafa bin Ahmet tarafından Batı tıbbının geliştiği bir devirde-çok geç olarak- yapılmıştır.

İbn Sina?da ampirizmle rasyonalizm bir bütün oluşturmaktadır. batıda Saint Thomas, skolastiği ne derecede temsil etmektteyse Doğu?da İbn Sina onu o derece temsil etmektedir. Skolastiğe,tecrübeye önem vermiyor diye yapılan hücumlar bu bakımdan yerinde değildir. Tam tersine skolastik tecrübe ile akıl bütünlüğüne dayanır. Onun hatası henüz çok zayıf olan bir ilimn hizmetinhde aklı kullanmasındandır. Orada aklın eleştirici rolüne hiç kımet verilmemiştir. Skolastikten gerçek kurtuluş ancak akılla tecrübe arasındaki bu erken evliliğin bozulmasından sonra başlar ki o da Doğu?da Gazali ve Batıda Guillaume d?Occam ile oluşmuştur. Akıl ancak tecrübeye karşı eleştirici rolünü aldıktan sonradır ki,felsefi zihniyet gelişmiştir.

İbn Sina akıl ve tecrübe bütünlüğünü Razi ve Farabi felsefelerini birleştirerek yapıyor. Bu amprist-rasyonalizst bütünden derece derece irrasyonalizme yükselir. Bu sistemin gelişimi İslam felsefesi tabiriyle meşşailikten işrakiliğe doğrudur. bunun için İbn sina meşşai felsefesini son haddine getirmiş ve işraki glsegfesine zemen hazırlamıştır diyebiliriz.Gerçi bu eğilim Farabi?de de görülür. Fakat ondaki tasavvuf eğiliminden başka bir şey değildir: Allah zuhurunun şiddetinden dolayı batındır. O akılla bilinemez, ancak tasavuufu vecitle nüfuz edilebilir demekle asıl felsefesinin mantıkçı-rasyonalist karakterini değiştirmiyordu. Oysa İbn Sina?da bu, sistematik ve metafizik bir yükseliştir. Rasyonalizm onda derece derece panteizme ulaşmıştır.


<a href="redirect.jsp?url=http://www.geocities.com/rk1iz/islam.htm#pos13" target="_blank">http://www.geocities.com/rk1iz/islam.htm#pos13</a>

coach01 31.05.2005 17:32

pssst...
 
ALLAHA inanan herkes cennete girecektir. Ama Allaha gercekten inaniyormuyuz onu sadece Allah bilir. Ve bizde ancak Mahserde ögreniriz.

Gelelim Peygamberimiz Muhammed (sav.) den önce gelen insanlar icin. Onlarada peygamberler ve kitaplar gönderilmistir. Onlar kendilerine gönderilen Peygamberlere ve kitaplara iman etmislerse su an Cennettedirler.

Allahu teala niye peygamberler ve kitaplar göndermistir ? Önemli olan soru budur!
Kurani Kerimden önce gelen kitaplarin tümünü insanlar degistirmislerdir. Niyemi yapmisler? Onlarin cikarlarina ters düstügü icin degistirmislerdir. Ayni günümüzdeki reformcular misali iste.

Kurani kerim peygamber efendimizin zamanindaki gibi taze ve orginal halindedir. Ama tabiiki bazen görüyoruz. Bir kisim insanlar cikar ugruna Kurani degistirme niyetindedir. Isim vermeye gerek yok.

Benim saysen tavsiye ettigim: Elmali Meal ve tevsirdir. Tabiiki saglam olan diyer mealer (tevsirler) vardir ama bu ikisi quasi ein Standardir !!

donpepelino 31.05.2005 17:37

Nasirüddin Tusi (1201-1274)
 
Dahada cok önem veriyordu.

Nasirüddin Tusi (1201-1274)

Asıl adı Ebu Cafer Mehmed bin Hasan ?dır. İslam bilgelerinin en ünlülerindendir. Aynı zamanda büyük bir matematikçidir. Horasan?da Tus şehrinde doğdu. Sonra gelenler arasında Allame veya Hoca Nasireddin Tusi ünüyle bilinir. Gençliğinde Kemalleddin bin Yunus Musuli, Muiniddin Salim bin Bedrian mısri gibi dönemin ünlü ustalarından ders aldı. Kühistan?a giderek orada bir süre vali Nasireddin Ebu?l-Feth b. Mansur?un yanında oturdu. Nasirinin Ahlakı adlı eserini bu kişi için yazdı. Söylentiye göre bir aralık Halife El-Mutasım zamanıda Bağdat?a gelmiş ve hatta bu halifeye Tecrid-ül-akaid adlı ünlü esirini sunmuştur.

Kühistan?da bulunduğu sırada nasireddin, halifeye bir övgü yazarak gönderdi. Fakat bunu öğrenen halifenin veziri İbn Alkami, Tusi?nin kendisine zarar vermesinden korkarak Kühistan egemenine bir mektup gönderdi ve onun İsmaili hükümdarı Alaeddin Mehmed?e teslim edilerek Almot kalesine hapsettirilmesine sebep oldu. Tusi, Hülagu?nun Almot kalesini zaptedeceği zamana dek (1247) orada mahpus kaldı.

Tusi, mahpusluk zamanını boş geçirmedi ve matemetiğe ilişkin eserelerinin çoğunu hapishanede yazdı. Ancak ilimdeki ünü her tarafa yayıldığı için Hülagu kendisini kurtararak danışmanlığına (müşavirliğe ) aldı ve uzun süre onun görüşlerine güvenerek yanından yarmadı. Hülagu?nun 1258"da Irak üzerine yaptığı seferde Tusi de onun yanındaydı. Söylentiye göre Hülagu?yu İstanbul (Konstantiniyye) üzerine yapacağı seferden vazgeçirerek Bağdat?a yönlendiren ve Abbasi halifeliğine son vermeye teşvik eden oydu. Fakat bunun doğruluğunu destekyleyecek kanıtlar yoktur. Ancak şurası kesindir ki, Hülagu?nun yanında itibarı çok büyüktü. Zaptettiği tüm memleklerde evkaf işini Tusi?ye bırakmıştı.

Nasireddin bu nüfuzundan yararlanarak Bağdat?ta bulunduğu sırada eğitim için Hülagu?ya pek çok evkaf ve hayrat yaptırdı ve buradan Azerbaycan?da Meraga kentinde 1258"de bir gözlemevi ve kütüphane kurdurdu. Sonradan Hülagu?nun oğlu Abaka Han zamanında gözlem aletlerinin mükemmelliği ve gözlemcilerin hünerliliği ile ünlenen gözlemevi buydu. Tusi, bu gözlemevine bitişik olan kütüphanede-rivayete göre- dört yüz bin cildi bulan bir kütüphane toplamış ve her taraftan ilim ve fen adamları çağırtmıştı. Bu arada Müeyyed-iddin Arazi?yi, Fahreddin Maragi?yi, Muhyiddin Mağribi?yi davet etti.

Nasireddin 1274 yılında öldü. Bağdat?ta İmam Musa Kazım türbesine gömüldü. Yaşamını hep inceleme ve araştırma ile geçirmiş olan Tusi fizik,ahlak,felsefe, biyoloji ve özellikle matematiğe ilişkin Arapça ve Farsça pek çok eser bırakmıştır. Matematiğin çeşitli bölümlerine ilişkin eserlerinden başka Zeyc-i- İlhani, Zeyc Şahi, Tezkere-i hayat?ı vardır.?

(H. Ziya Ülken, İ. Düşüncesi, s: 264 )

Nasirüddin Tusi

Tarihte bazı kentler genellikle kültürün, özellikle bilimin geliştiği merkezler olarak ünlenir. Bu kentlerden biri de Meraga?dır. Meraga?nın böyle bir üne kavuşmasında Moğol Hükümdarı Hulagu ile bilim adamı Nasirüddin Tusi büyük rol oynamıştır.

Tusi, 1201"de Tus kentinde doğdu. Kendini astronomi alanında yetiştirdi. İsmaililer tarafından Alemut kalesine kaçırıldı ve bir süre orada tutuldu. Hulagu,1256 yılında burayı zaptetti ve Tusiyi kurtardı, kendisen vezir yaptı. ?Meraga?da çağını aşan bir gözlemevi kurdu. Burada son derece ayşarılı gözlem araçları yaptırdı. Batı?da bu ayarda bir gözlemevinin kurulması için 16. yy?ı beklemek gerekmektedir.. dakik gözlemler yapılmış ve Tui bu gözlemlere dayanarak bir astronomi kitabı yazmıştır. O, Batlamyus?un Dünya merkezli sistemini eleştirmiş, hatalarını ortaya koymuş, yine Dünya merkezli başka bir sistemin planını vermiştir. Bu sistem bayşarılı olamamış, ancak Kopernik?e giden yolu açmıştır.?

Tusi, geometri alanında özellikle Öklid?in beşinci (paralel) teoremini kanıtlamaya çalışmış; ama bunu kanıtlayamamıştır.Bu çabası boşuna olmamış, ama önermernin ne olduğunu aydınlığa çıkmasını sağladığı gibi Öklid dışı geometrinin kurulmasın a zemin hazırlamıştır.

Trigonometri alanındaki çalışmaları da şöyle özetlenebilir: Esi Yunanda açılar kirişlerle ölçülmeye başlandığında trigonometride büyük gelişmeler olmuştu. Yunan?da kirişlere ilişkin her şey söylenmiş, gerekli katkılar yapılmıştı. Bu alanhda yeni bir atılım gerekiyordu. Bu aılım, İslam Dünya?sında gerçekleşmiş ve açılar sinüs, kosinüs, sekant, kosekant, tanjant, kotanjant gibi trigonometrik fonksiyonlarla ölçülmeye başlanmıştır(Bilim Tarihi, Doruk y:s:57)

Moğolların Horasan ve İrana?a girmeleri Cengiz?in torunu Hülagu Han zamanında oldu. O bu ülkeleri yerle bir etti. Yaptığı biricik güzel şey Alamut?taki Haşşaşin kalesini-Bağdat?ı yıkmadan önce- yıkmasıydı! Şeyhül Cebel?e karşı kendisine yardım göndermesi için Halifeye haber yolladığı rivayet edilir. Fakat Halife?nin kuvvetleri yoktur. Irak Selçuklu hükümdarları da çok ürkek davranır. Bu zamanlarda birçok halk Hülagu Han?a katılmıştı. Onun danışmanları arasında Şiilerin kendisini Muhakkiki Ahval (Gerçeğin İlk Kurucusu) diye kabul ettikleri ünlü bilgin Nasireddin Tusi de vardı. Hülagu, Bağdat?ı kuşattı ve sonra zaptetti. İslam kültürünün merkezi harap edildi: kütüphaneler yakıldı ve kitaplar nehre atıldı,güzel saraylar,okullar,hastaneler ve camiler yerle bir edildi Halife ve ailesi ilkönce hasedildi,sonra başları kesildi. Bütün bu bölgenin fethini değerlendirmek amacıyla Hülagü Han?a İl Han ünvanı verildi. Moğollar, geldiler Türk, İran,Suriye,Arap, Yahudi,berberi ve İspanya,Sicilya?dan müslüman olanlar gibi çeşitli unsurların oluşturduğu uygarlığı harap ettiler.(S.F.Mahmut, İ.T. s: 155-156) Nasirüddin Tusi?nin ünü, Ömer Hayyamı?ın Hülagu han?la arkadaşlığı ve yakınlığı ile zedelendi. Tusi,sadık bir Şii olduğu için Sünni olan Bağdat?ın harap edilmesinde onun da parmağının olduğundan bazı insanlar kuşku duyarlar. Bu, doğru olamazdı. Hülagu Han ona çok değer verirdi,ona Tebriz yakınında el-Maraga gözlemkevini yaptırdı ve onun için çok masrafa girerek büyük bir kütüphane oluşturdu. Bu kitaplar,bütün İlhanlı ülkelerinden toplanmıştı;çünkü Moğollar bu bölgelerin büyük medreselerin yıkmışlardı. Sadece bu kitaplar için bile Nasirüddin Tusi?nin adına saygı gösterilmesi gerekir.(S.F. Mahmud,İ.Tarihi s: 158-159)

Tusi, Kesenler Teoremi adlı kitabıyla trigonometriyi bağımsız bir disiplin haline getirmiştir. Önceleri trigonometri astronomnin içinde inceleniyordu. Batı?da bu disiplinin bağımsız hale getirilmesi ancak 165. yy?da gerçekleştirilmiştir.

(Bilim Tarihi, Sevim Tekeli, Esin Kahya, Melek Dosay, Remzi Demir, H.Gazi topdemir, Yavuz Unat s:57-58 )

Ortaçağ döneminde İspanya?daki Araplar tabiat bilgisi, zooloji ve botanikle ilgili çalışmalar yapıyorlardı. Botanikle ilgili çalışmaların kaynağı Dioscorides?in Materia Medica adlı eserine dayanılarak yapılıyordu. Bizans İmparatoru 7. Konstantin, Halife 3. Abdurrahman (912-961)"a adı geçen eseri göderiyor. Halife de Nicholas adlı bir Bizanslı rahibteh eseri tercüme etmesini istiyor.Halifenin saray hekimi,hazinedarı ve Musevi veziri olan Hasday ibn Şaprut da rahibin Yunancadan Arapça?ya tercümesine yardım ediyor. Hasday, ünlü cerrah el- Zehravi(ö:1013)"nin de meslektaşıydı. Bu tercüme, Galen diğer alimlerin kitaplarına ek olarak - ünlü İbn el-Baytar da dahil olmak üzere-botanik çalışmalarına temel oluşturmuştur.

Malagalı İbn el-Baytar?ın çağdaşı Mürsiyeli Muhyiddin İbn el-Arabi (öl:1240) Anadolu?ya olan gezisinin entellektüel ve dini açıdan çok büyük etkisi olmuştur. Arabi, 1204"te Mekke?ye giderek orada Konya?dan ve Malatya?dan gelen hacılarla tanıştı. 1204-1230 yılları arasında Anadolu?nun Malatya, Konya, Aksaray ve Sivas şehirlerinde değişik sürelerde kalarak Selçuklu Sultanı 1. Gıyyaseddin Keyhüsrev?in büyük lütuf ve ihsanına mazhar oldu.. Sonraki yıllarda Kudüs, Kahire ve Mekke?ye (s: 87) giden Arabi, 1209-10 senesinde Konya?ya döndü. Burada aynı yıl Risalat al-Anvar adlı eserini yazdı. En ünlü öğrencisi Sadruddin el Konevi (öl: 1274)"ni yazdığı eserlerle ve Konya?da başında bulunduğu Moğol istilasının önünden kaçanilim sahabi sufilerin toplanma yeri olan Hanikah, onun doktrininin yaylmasın sağladı. konya?dan kaynaklanan bu görüşlerin etkileri İran?a ve oradan da Hindistan?a kadar uzandı. Arabi?nin etkileri, selçuklu lardan sonra Konevi?nin etkisiyle Anadolu?da kök saldı ve Osmanlı Türkyesinde de uzun yıllar yaşadı.

(E.İhsanoğlu, BCFF s: 86-88 )

<a href="redirect.jsp?url=http://www.geocities.com/rk1iz/islam.htm#pos13" target="_blank">http://www.geocities.com/rk1iz/islam.htm#pos13</a>

coach01 31.05.2005 17:45

son zamanlarda okudugum
 
en kötü yazilardan birisi!

Öncelikle kendini tanitigin icin sagol.
cimbomun arkasindaki yüzü tanidik artik.

Alevilerde türktür buna karsi cikan kimse yoktur. Her isteyen türk vatandasi olabilir. Amerikalisindan tut japonyalisina kadar hepsi türk vatandasi olabilir. Bunu niye büyütüyorsun bu kadar.

Insan bazen konustukca( burada yazdikca ) ne kadar samimi bir müslüman oldugunu ortaya döküyor. Bunuda sen yapmis oldun iste.

Türbana karsi olan nefretin normaldir. Ön yargili olmasin ama alevilerin cogu bu görüstedir. Sanada cok görmüyorum.

Tarihe bak. Aleviyiz diye geciniyorsunuz.
Hz. Alinin Haniminin kafasi acikmiydi ?
Peygamber efendimizin Hanimlerinin kafasi acikmiydi ?? Yazmadan önce biraz düsün.

Alevilige gelince. Alevilik diye bir sey yok zaten. Yeziti savunan kimse olmamiski karsiti olsun. Bende yeziti en az senin kadar sevmem.
Hz. Aliyi tüm müslümanlar sever. Yazitide tüm müslümanlarda sevmez. Niye bu degisiklik o zaman ? Hz. Ali öldürüldü diye mi namaz kilmiyorlar ve mum ile dönüp duruyorlar aleviler ? Tekrarliyorum Alevilik diye bir sey yoktur. Cünkü her müslüman Hz. Aliyi sever en az sizin sevdiginiz kadar ?

boer 31.05.2005 17:46

osmanli maalesef bilimi kapisini kapatti
 
..Sultan Süleyman devrinde kadinlar saltani basladi..devlet kütüphaneleri kapatildi...bilim ve ilim gittikce geriledi...ilk üniversiteyi yahduyi asilli bir bilim adami kurdu..

xladylaz61 31.05.2005 17:53

KOCAM BENI EVE KAPATIYOR :(
 
Disariya cikamazsin diyoo kendisi ama herseyi yapiyor.
Diskoya gidip Türk kizlariylan eyleni,yooo-----

Zaza sevgilim daha moderndi benim baska Erkek lerden flört yapmaya izin veriyordu :(

Modern bir Kadin partner deyistire bilir-----´`-----``

Bizler Özgür dogduk bizim Erkek leri anliyamiyorum.

Ikide bir Cumhuriyetten dem vuruyor Cumhuriyeti övüyor.
Hani Kadinlara haklar verilmisti :(

Mannoooo Eski Zaza sevgilim Homosexuellige gecmeseydi onlan tekrar kontaga girmeyi deniyecektim.

Zaza larda normalmis belirli bir süreden sonra Homosexuellik Belirtileri gösteriyormus.

xladylaz61 31.05.2005 17:53

KESBEE CAHIL KIROOOO o.T.
 
ohne Text

frankenstein 31.05.2005 17:53

Yau bukadar sacma sapan yazi icin
 
zaman harciyacaginiza ibadet etseniz kesin cennete giderdiniz.

Hele su eniskaya ve Donlupelelikanmidir donpelinomudur nedir?

illalah!

donpepelino 31.05.2005 17:59

Osmanliya Iftira Atiyorsunuz??????
 
Osmanli zon malanlarina kadar herkese merhametli ve ilim bilim dalinda ileride olan bir Imparatorluktu.

Sultan Vahdeddin bile cok bilgili birisiydi delili olmuyan seyleri yaziyorsun sen buraya.

Her savasin her imparatorlugun bir cikisi birde inisi vardir.

ABD imparatorluguda birgün cökecektir sovyetler imparatorlugunun cöktügü gibi.


Bir imparatorlugun cöküsünü Bilime ve Ilime dayatamaz bir insan.

boer 31.05.2005 18:01

Bernhard Lewis in seinem Buch
 
Untergang des Morgenlandes wird geschildert, wie und warum die im Mittelalter zivilisatorisch führende islamische Welt ihre Vormachtrolle gegen den Westen und später auch gegen Ostasien verlor. Die Führungsrolle ging auf den ehemaligen Schüler, den christlichen Westen über. Wie konnte das geschehen? Was war in der islamischen Welt falsch gelaufen? Lewis macht an vielen Beispielen und historischen Zeugnissen die unterschiedlichen Denkansätze von Orient und Okzident deutlich, die beispielsweise im Westen zur experimentellen Wissenschaft und zur Emanzipation der Frauen geführt haben. Er zeigt, wie dadurch eine dynamische Bewegung ausgelöst wurde, die schließlich zur Übernahme der zivilisatorischen Führungsrolle durch den Westen führte.

..
Im Orient nichts Neues

10. Dez 2003 07:56


Bernard Lewis
Foto: bertelsmann.de

Bernhard Lewis kritisiert das weitgehende Fehlen einer Ausdifferenzierung zwischen Staat und Kirche im Islam. Der Dschihad sei zwar legitim, aber nicht mit dem Terrorismus gleichsetzen.


Von Oliver Heilwagen
Vor ausverkauften Sälen zu sprechen, erleben Vertreter so genannter Orchideenwissenschaften selten. Bei Bernard Lewis ist das anders: Dem 87-Jährigen eilt der Ruf voraus, einer der weltweit besten Kenner des islamischen Kulturkreises zu sein. Als mittlerweile emeritierter Professor für «Near Eastern Studies» ab 1949 in London und seit 1974 in Princeton hat der gebürtige Brite seine Disziplin geprägt wie kaum ein zweiter. Zudem lieferte er sich mit seinem akademischen Gegenspieler Edward Said eine erbitterte, zwei Jahrzehnte dauernde Fehde, die in den Feuilletons aufmerksam verfolgt wurde.

Der jüngst verstorbene Amerikaner palästinensischer Herkunft warf Lewis vor, ein typischer Vertreter jener Haltung zu sein, die er 1979 in seiner Aufsehen erregenden Streitschrift «Orientalism» gebrandmarkt hatte. Seit dem 19. Jahrhundert habe der Westen, so Saids These, Klischees über das angebliche Wesen des «Orients», des «Islam» und der «Araber» an sich konstruiert. Sie dienten dazu, den Nahen Osten zu kolonisieren, hätten aber mit der facettenreichen Wirklichkeit wenig zu tun. Dem hielt Lewis entgegen, Said suche nur nach einem Sündenbock für den Niedergang der islamischen Welt. Der sei aber keine Erblast der Kolonialzeit, sondern von der Umma, der muslimischen Glaubensgemeinschaft, selbst verschuldet.


Keine Säkularisierung der weltlichen Sphäre

Die Argumente für seine Gegenthese fasste Lewis in seinen beiden jüngsten Publikationen «The Crisis of Islam» und «What went wrong? The Clash between Islam and Modernity in the Middle East» zusammen. Diese Bilanzen seiner jahrzehntelangen Forschungen sind unter den ebenso melodramatischen wie irreführenden Titeln «Die Wut der Arabischen Welt» und «Der Untergang des Morgenlandes» auch auf Deutsch erschienen. In der aktuellen Debatte über Ursachen des radikalislamischen Terrorismus wirkten diese Beiträge geradezu aufreizend politisch unkorrekt. Kein Wunder also, dass das Berliner Renaissance-Theater bis auf den letzten Platz besetzt war, als Lewis im Rahmen der Vortragsreihe «Berliner Lektionen» seine Auffassungen in Grundzügen vorstellte.


Edward Said: Im Dauerstreit mit Lewis
Foto: alquds.net

Im unnachahmlich gelassenen Plauderton, in dem angelsächsische Gelehrte noch über die komplexesten Themen zu reden verstehen, listete er grundlegende Differenzen zwischen dem christlich geprägten Europa und dem geistigen Kosmos der Anhänger Allahs auf. Der Islam kennt keine sprachliche Unterscheidung zwischen der Religion und der von ihr geschaffenen Zivilisation, wie sie in den Wörtern «Christentum» und «Christenheit» zum Ausdruck kommt. Auch die Trennung von Staat und Kirche ist außer in der Türkei nirgends vollzogen worden: Muslimische Machthaber rechtfertigen ihre Herrschaft stets mit dem Anspruch, die Bekehrung der Menschheit zum wahren Glauben voranzutreiben. Die Säkularisierung und Profanierung der weltlichen Sphäre fand nie statt. Islamische Kleriker genießen in allen Fragen des Daseins bis heute eine Autorität, die ihre christlichen Amtskollegen weitgehend verloren haben.

boer 31.05.2005 18:04

bence sen bir arsivlere gidip osmanli
 
defterleri biraz karistir,

Istanbulda Sultanahmetin karsisinda Osmanli Arsiv dairesi var !

frankenstein 31.05.2005 18:06

Dünyada ne sapiklar var ama degilmi?
 
kimisi karisini eve kapatiyor, kimisi camilerde sex muhabbeti ariyooor.

donpepelino 31.05.2005 18:11

Siz Laz larda bir Cinss siniz yafff
 
Bir iki kitab okur kendinizi Alim yerine kor köyde bahcelerde otun sirtinizda tasir alamanyalara gelincede dudak boyayip sosyetik havalar atarsiniz

Aslinda size sopayi ve tokayi hic eksik etmemek lazim hehehehehee :O=)))))))))


Tabancamun

Kapzazuu

Yokmu Bunun Lazcasu

Geltasa Anayasa

Sende Eyusun Emcasu.........

donpepelino 31.05.2005 18:13

Osmanli o isleri yaparken
 
hangi ecnebiyi yanina almis bak ben bunu yapiyorum kitaba yaz demistir

avrupada bir cok yazar vardir cogunun yazilari sadece provakatörlük ve cahilliklen doludur

avrupanin cogu yazarlar 5 parada etmezler baskalarinin dinine herzaman saldirmayi ve kötülemeyi severler

ama kendi barbarliklarini hic ele almazlar

turgayatacan 31.05.2005 18:17

Tatli Dil
 
Mus´ab bin Umeyr, Medine´de Es´ad bin Zürare´nin evinde Kur"an-i kerim ögretiyor ve İslamiyet´i anlatiyordu. Onun bu hizmetiyle Medine´de cok kimse Müslüman oldu. Medine´de bulunan kabile reislerinden Sa´d bin Muaz, Üseyd bin Hudayr henüz Müslüman olmamislardi. Bunlarin durumu cevreyi etkiliyor, İslamiyet´in hizla yayilmasini engelliyordu.

Bir gün Mus"ab bin Umeyr, bir bahcede, etrafinda bulunan Müslümanlara dini anlatiyor, sohbet ediyordu. Bu sirada Evs kabilesinin reislerinden olan Üseyd, elinde mizragi oldugu halde hiddetli bir sekilde gelip, söyle konusmaya basladi:

Sözümüzü dinle

Siz bize nicin geldiniz, insanları aldatiyorsunuz? Hayatinizdan olmak istemiyorsaniz buradan derhal ayrilin!

Onun bu taskin halini gören Mus´ab bin Umeyr;

- Hele biraz otur! Sözümüzü dinle. Maksadimizi anla, begenirsen kabul edersin. Yoksa engel olursun, diyerek gsyet yumusak ve nazik bir sekilde karsilik verdi.

Üseyd sakinlesip

- Dogru söyledin, dedi ve mizragini yere saplayarak oturdu.

Mus"ab bin Umeyr ona İslamiyet"i anlattı ve Kur´an-i kerim okudu. Kur"an-i kerimin essiz belagati ve tatli üslubunu isiten Üseyd kendini tutamayip

- Bu ne kadar güzel, ne kadar iyi bir sözdür. Bu dine girmek icin ne yapmali, diye sordu.

Güzel yüzlü, tatli dilli ögretmen cevap verdi

- La ilahe illallah Muhammedün resulullah demek kafidir.

Mus"ab bin Umeyr"in, bu sözü üzerine Kelime-i sehadeti söyleyip Müslüman olan Üseyd, sevincinden yerinde duramadi ve

- Ben gidip arkadaslarima da anlatayim, diyerek ayrildi.

Evs kabilesinin reisi Sa"d bin Muaz"ın ve kabilesinin yanina varinca, Müslüman oldugunu söyledi.

Bunu gören Sa"d sasirarak hiddetlendi ve Mus"ab bin Umeyr"in yanıina kostu. Yanina varinca sert bir kizgin bir tavirla konusmaya basladi.

Mus"ab bir Umeyr, ona da gayet yumusak konustu ve oturup biraz dinlemesini söyledi. Sa"d, bu nazik konusma karsisinda yumusayip oturdu ve konusulanlari dinlemeye basladi.

Mus"ab bin Umeyr, ona da İslamiyet´i anlatti ve Kur"an-i kerimden bir miktar okudu. Kur"an-i kerim okunurken Sa"d"in yüzü birden bire degisiverdi. O da orada Müslüman oldu. Kendinde duydugu üstün bir halin ve rahatligin sevkiyle derhal kavminin yanina gidip onlara söyle dedi:

- Ey kavmim beni nasıl biliyorsunuz?

İlk cuma namazı

Sen bizim büyügümüz ve üstünümüzsün.

- Öyle ise Allah"a ve Resulüne iman etmelisiniz... Iman etmedikce sizin erkek ve kadinlarinizla konusmak bana haram olsun.

turgayatacan 31.05.2005 18:26

Allah Teala´ya ve Reslüne Itaat
 
Cenab-i Hak, Kur"an-i kerimde, Nisa suresi, sekseninci ayetinde, Muhammed aleyhisselama ita"at etmenin, kendisine ita"at etmek oldugunu bildiriyor. O halde, Onun Resulüne "sallallahü aleyhi ve sellem" ita"at edilmedikce, Ona ita"at edilmis olmaz. Bunun pek kat"î ve kuvvetli oldugunu bildirmek icin, ayet-i kerimede (Elbette muhakkak böyledir) buyurdu ve ba"zi dogru düsünmiyenlerin, bu iki ita"ati birbirinden ayrı görmelerine meydan birakmadi. Allahü teala, yine Nisa suresinin yüzellinci ve yüzellibirinci ayet-i kerimelerinde mealen, (Kafirler, Allahü tealanin emirleri ile Peygamberlerinin emrlerini birbirinden ayirmak istiyorlar. Bir kismina inanıiriz; bir kismina inanmayiz diyorlar. Iman ile küfr arasinda bir yol acmak istiyorlar. Onlarin hepsi kafirdir. Kafirlerin hepsine Cehennem azabini, cok aci azablari hazirladik) buyurarak, bunlardan sikayet etmekdedir

31.05.2005 18:27

Hacen Lazlarun yüzkarasu
 
hec Intenette koca aranurmi ????

Ben sana dedum beni al diye... ama kafa yokki..... eeeee senda cek ist derduni...... :)))

Bin gemein dimi....

Selam
ENis

31.05.2005 18:28

Yes he is...!! o.T.
 
ohne Text

31.05.2005 18:30

hepsi güzelde...
 
hic yeni ve yakin cagda bir Müslüman uzmani varmi ????

Ben bunca yil Matematik okudum... ama nedense hic bir tane Müslüman ismine rastlamadim...

Fransiz Ingiliz, Amerikan,Itanyan usw... yani hep Hiristiyan uzmanlarinin isimleri... hatta Cinli bile yok... Son yillarda Japon var...

Bir Matematik terimi deki... bir Müslümanin ismi konulmus yada onun icadi olsun ????

Nur eine EINZIGE......

Immer das selbe mit euch... MÖCHTE GERN GÖTTER

31.05.2005 18:31

bir beklentim yok... amac sohbet
 
muhabbet... umarim zor gelmez

turgayatacan 31.05.2005 18:33

Enis-K Amca iyi Oku !
 
Her bid´at sahibi, Kur"an-ı kerimde ve hadis-i seriflerde ma"nalari acik olmayan i´tikad bilgilerinde, yanlis te"vil yaparak, yanlis ma"na cikardigi icin, hak yoldan ayrilmisdir. Halbuki, Peygamberimiz "aleyhisselam" buyurdu ki, (Kur"an-ı kerîmden kendi akli ile, kendi düsüncesi ve bilgisi ile ma"na cikaran kafirdir). (Berika) ve (Hadika)da, dil afetlerinin ellincisini okuyunuz! Namazdan, Imandan haberi olmayanlarin, para kazanmak icin, piyasaya sürdükleri, uydurma tefsirlerinin, yaldizli reklamlarina aldanmamalı, bunlari almamali, okumamalidir


Enis amca kimlerin kitaplarini veya sözlerini buraya aktarmadan önce bunlari göz önünde bulundurmak lazim.

boer 31.05.2005 18:34

senin konustugun gibi degil mesele
 
madem o kadar ilgi duyuyorsun bu konuya o zaman sen kendin de arastira bilirsin bu konu üzerine arsivlere gidip, osmanli defterlerini/dokümanlarini bir oku !

ayrica bir cok baska türk tarihcilerde var...Ilber Ortayli, fakat Ilber Bey baska diger konularda daga agirlikli yazilari var..mesella: Osmanlida Alman Nüfzu..

31.05.2005 18:34

Senin Osmanlin Hiristiyanlarin topraklar
 
ini gasp etmisler und umgekenhrt...

Sen bir Kanuni Sultan Süleymanin zamanindaki Osmanli zaferlerine baksana bi.... adam resmen yarim dünyayi kendinin mali ilan etti...

Eeeeee simdi neden AB seni sevsin yada seninle dost olsun..... sen zamaninda adamlari vurmus dagitmissin... dahlen onun cöküntüsü icerisindeler...

Kaldiki Hiristiyanlar Müslümanligi tanimiyor diyorsun.. evet dogru... die Frage ist.. sen Hiristiyanligi ne kadar taniyorsun.. hele Islami ne kadar taniyorsun ????

Gecin bu gibi medyatik hava basmalari

31.05.2005 18:35

nasil istersen o.T.
 
ohne Text

31.05.2005 18:36

Domuz yiyene... lies die obige Frage o.T
 
ohne Text

31.05.2005 18:39

O halde ne isin var senin Hadislerle
 
yada Sünnetlerle usw...

Kuran yazi halinde duruyor.. ama anlayis ve baskis acisindan bakarsak.. ayni Hiristiyanlardan bir farkimiz yok... onlarda degistirmisler kitaplarini... bizlerde ilavelerleHadis Madis, Mezheplerle anasini bellemisiz Islam dininin....

Simdi ne diyeceksin... Orijinal kelimesi seni kurtaracak kelime olmasa gerek...

Salih Ameli olan her insan kurtulacaktir.. DIN gözetmeksizin... zaten temelleri ayndir

xstudentxnrw 31.05.2005 18:40

SEN okudunda ne oldu? Ben fizik kitaplar
 
inda okurken birinde adam bu bilgilerin arap bilim adamlari tarafindan ilk cikartilmasina ragmen avrupalilar tarafindan kendi adamlarindan ilk yapilmis gibi gösterdigini yaziyordu.. eeeeeeeeeeeeeeee

son 50-100 yili sayma bana!!!
o zamanlarda müslümanlarin basina senin gibileri taktiklari icin müslümanlarin derdi iman ile oldu.. imanmi daha önemli senin matematikmi? matematiksiz cennete girebilirmisin? imansiz cennete girebilirmisin?

xstudentxnrw 31.05.2005 18:42

MEDYATIK adam kim? TVde tartismaya
 
davet edipte show yapmak isteyen kimdi?

31.05.2005 18:45

Vaycanina
 
Kur"an-ı kerîmden kendi akli ile, kendi düsüncesi ve bilgisi ile ma"na cikaran kafirdir

hmmmmm o halde tüm insanlik kafirdir... cünkü herkes kendi kafasina ve kapasitesine göre yorum yapar....

Demek yandik hehehehe...

31.05.2005 18:46

Yahu bir tanede diyemiycekmisin
 
nur eine EINZIGE ?????

31.05.2005 18:47

?? bir sey anladimsa Arap olayim o.T.
 
ohne Text

turgayatacan 31.05.2005 18:51

bunu ben söylemiyorum E-Amca :) o.T.
 
ohne Text

xstudentxnrw 31.05.2005 18:51

eniskaya (31/05/2005 - 1:54)
 
"kaynak ise Kuranda gecmemesidir o.T. - eniskaya (31/05/2005 - 1:54)" demisti..
bu mantikla yola cikalimmi?

hacen usagum, Kuranda Vaybee.de"deki sitede eniskaya nikle bir sahsin akli var, beyni var diyen ayet görebildinizmi? Ben sahsen rastlamadim! Nolucak simdi? O eniskaya denilenin bu mantikla simdi hem akilsiz hemde beyinsizmi oluyor?

Ha bide su var, ben Kuranda söyle bir ayeti görmedim: Vaybee.de"de eniskaya nikli bir sahsin Kuran anlayisi en dogrusudur diye bir ayet gördünüzmü? Onun en büyük seriatci oldugunu söyleyen ayet gören varmi? Onun erkek oldugunu söylüyen ayet gören oldumu? Yada onun müslüman oldugunu anlatan bir ayet gören oldumu?

SIMDI bu sahis müslüman degilmi? Erkek degilmi bu? Kendi mantigina göre olmamasi lagzim.. sizde onun mantigiyla bu sonuca variyormusunuz?

31.05.2005 18:53

hehe...dogru yada yanlis olabilecegini
 
göz önünde bulundurarak kendi görüsünü belirt bakalim...

Haaa dikkat etki kafir olmayasin..... es zum Heulen sowas

31.05.2005 18:58

Persönlihc olam ile bana ne tip olarak
 
ne beyin nede baska bir alanda yaklasabilir yada beni kücük düsürebilirsiniz....

Artik birakin böyle Amatörce baskasini fertig yapma denemelerini... bei mir stösßt Ihr bei sowas auf Granit...

Resmen Mülümanliga yakismayan, akla mantiga yakismayan seydir senin yaptigin...

Amatörce DINI anlamis olmandan kaynaklaniyor bunlar...

ilimle bilgiyle güzel anlatimla ENis Üstadina yaklasamadigin icin.... belki rezili rüsvayi denemesiyle bir seyler kazanirim ve beni Forumdaki arkadaslar sever sayr düsüncesiyle bunlari yazdigin gün gibi acik....

Iftiranin, digerlerini karalama denemeleri bunlar.... benim 40 KM uzagimdan gecer bu gibi laflar....

Ich stehe über diesen DINGEN... senin seviyene geri inmemi beklmeiyorsundur herhalde.... ama sen yinede yaz ve icini dök... kolay degildir bilgi ve medeniyet yarismasi... ich weiss das all zu gut...

Selam
ENis

xstudentxnrw 31.05.2005 19:01

Müslüman uzmanlar yokmus! Bir bakalim
 
Nobelpreisträger: 1999 Ahmet H. Zewail (Ägypten)


Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 06:18 Uhr.