Vaybee! Forum

Vaybee! Forum (http://localhost/forum/index.php)
-   Gesellschaft & Soziales (http://localhost/forum/forumdisplay.php?f=398)
-   -   Religion & Glauben (http://localhost/forum/showthread.php?t=4272)

originalgueler 07.04.2005 21:26

zaten yasarkende hepsi show "du :) o.T.
 
ohne Text

07.04.2005 21:31

Cooler Beispiel
 
insanlarin kuruk olamsi dogal... cogulari hayatindan memnun degiller.. und mit Sex bauen die agressionen ab... yani en azindan bir an icinde ols rahatliyorlar.....

Ist wirklich so, egal ob Frau oder Mann

07.04.2005 21:33

Enis Hadisleride Kuranida
 
biliyor.... ama Hadisler Kurana uymazsa kesin yanlistir.....

Bizim dinimiz süper eichfach yahu... kinderleict, wenn man weiss wie man es angehen soll....

Tja in diesem Punkt bin vielen, ohne Überheblich zu sein, Voraus...

6666mahfuz 07.04.2005 21:46

Religion ist Opium für das Volk
 
Viele Anhänger von Marx manipulierten mit seinem Satz "Religion ist Opium für das Volk" die Massen.

Darf ich das verbessern?

Dieser Satz: "Religion ist Opium fuer das Volk" stammt von Lenin, so dass man schon Marxismus-Leninismus sagen muesste, um eine Verwechslung mit dem Zitat von Marx: "Religion ist das Opium des Volkes" auszuschliessen.

Geschichlicher Hintergrund waren die Opiumkriege in China mit den Engländern, die gegen das Opiumverbot der chinesischen Behörden militärisch einschritten, d.h. die englischen Militaristen waren für den weiteren Genuß über weite Teile in der chineschen Bevölkerung.
Daher leitete Marx ab, das wenn kein Opium für das Volk mehr da ist, Religion als Ersatz für die Unterdrückung und Elend vom Volk genutzt werden müßte.

Bei der Taliban-Regierung war der Schlafmohnanbau für die Heroingewinnung zum Erliegen gekommen. Prakrisch auf Null.
Nach dem militärischen Einfall von USA, wächst der Schlafmohnanbau auf einer Rekordhöhe.
Zufall???

6666mahfuz 07.04.2005 22:01

-))))..kinderleicht-))) Komiker
 
..sen ibadet etmiyerek...schwimmst auf dem Ozean der Weißheiten in einem Rettungsring mit dem Kuran in der linken Hand...und sagst kinderleicht..haklisin kocum und komiker..

Mein christlicher, gottesgläubiger Freund hat den Kuran gelesen und einige Muslime auch erlebt...selbst der hat gesagt, IHR habt eine Leistungsreligion-)))

O alman arkasadim tabi Enis`len ve Sülo Hoca und Co. daha tanismadi, ve Allah tanismalarini engellesin in sch`ALLAH, Enis akil ver, akil ver, akil ver ..-)

Sen calismadan Devlet para bekliyorsun, kocum!!!

6666mahfuz 07.04.2005 22:02

HEUCHLER!!! o.T.
 
ohne Text

07.04.2005 22:03

Herkesin dini anlayisi kendinedir
 
olay bu kadar basittir... sonunda hepimiz görecegiz kim hakli kim haksiz

07.04.2005 22:03

Unsensibler Idiot o.T.
 
ohne Text

frankenstein 07.04.2005 22:07

iyisin mahfuz kardeste, bu iddialar...
 
adnan oktara ve Oktar babuna"yla ilgili
olanlari özellikle kastediyorum; ne orgadize dinsizlige sigar, nede, organnize olmayan
kökten dincilige sigar.

Ben Adnan Oktarin kendini savundugu sitelerede girdim, beni tadmin edecek sekilde
kendinie yapilan suclamalara bir savunma yapamiyor kanaatindeyim.

sen hakli olabilirsin, ben tek gözlü olabilirim. bana bir iyilik yapta bunu izah et.



ADNAN OKTAR HAKKINDA BASINDA CIKAN YAZI


TESCILLI BIR DELININ FAALIYETLERI

....Vaziyet....

Deniz Som.... Cumhuriyet...16 Temmuz 1999



Losemi hastasi Dr. Oktar Babuna icin baslatilan kampanyanin altindan ""Adnan Hocacilar"" cikti...

Dr. Oktar Babuna, kardesi Huma Babuna ve babasi Prof. Dr. Cevat Babuna, ""Adnan Hocacilar""la olan iliskilerini kabul etti...

Kamuoyu, yakisikli erkekler ve guzel hanimlardan olusan ""Adnan Hocacilar""i unutmus olabilir...

Animsatalim...

Grubun kurucusu Adnan Oktar , 1985 yilinda Istanbul"un sosyete cevrelerinde bir ""din alimi"" olarak adini duyurmaya basladi.

Zengin cocuklarini uyusturucu ve seks tuzagina dusurup santaj yoluyla cevresinde bir grup olusturduktan sonra kendini Mehdi ilan etti.

Kokain kullanirken yakalandi ve cezaevine girdi.

Cezaevinden ciktiginda askerligi gundeme gelince Bakirkoy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi"ne sevk edildi ve ""deli raporu"" verildi.

Raporlu oldugu icin cezai ehliyeti bulunmadigindan hakkinda dava acilmadi.

Saldirgan bir kisiligi olmadigi icin de timarhaneden cikmasina izin verildi.

Timarhaneden ciktiktan sonra Bilim Arastirma Vakfi"ni kurdurtup fahri baskani oldu.
Vakif, bir donem Refah Partisi"ni destekledi.

Vakif, halen bazi valilerin verdigi ozel izinlerle Turkiye capinda faaliyet gosteriyor.



ADNAN OKTAR, OKTAR BABUNA VE SERIATCI YAPILANMA

Turkiye"de durdurulan kampanyanin Avustralya"da surdurulmeye calisildigi belirlendi...Cumhuriyet, 17 Temmuz 1999

Babuna kampanyasina seriatci destek

ANKARA (Cumhuriyet Burosu) - Dr. Oktar Babuna kampanyasina seriatci destek devam ediyor. Akit gazetesinin ozel ekinden sonra, dun de Milli Gazete 16 sayfalik ""Babuna ozel eki"" verdi. Daha once yayimlanan belgelerin yinelendigi ekte, farkli olarak, Dr. Babuna ile yapilan bir soylesi yer aldi. Dr. Babuna"ya kampanya ile ilgili sorularin yoneltildigi soyleside ""uygun iligin 2 Nisan tarihinde bulunmasi ile ilgili"" herhangi bir soru yer almadi. Dr. Babuna"ya 2 Nisan tarihinde uygun iligin bulundugunun kesinlesmesine karsin Babuna"nin yakinlarinin ve Babuna"yi destekleyen gazetelerin bu konuya deginmemeleri dikkat cekti. Ozel ekte Dr. Oktar Babuna"nin Adnan Hoca ile ilk karsilasmasini anlatan metin daha ayrintili sekilde yer aldi. ""Oktar Babuna kampanyasinda belgeler: genisletilmis ikinci baski"" basligiyla yayimlanan ve basina dagitilan kitabin ""Vural Yayincilik"" tarafindan hazirlanmis olmasi, kampanyadaki ""Adnan Hoca"" kuskularini guclendirdi. Kitapcigi baskiya hazirlayan Vural Yayincilik, Adnan Oktar "in ""Harun Yahya"" takma adiyla yayimladigi evrim teorisi karsiti kitaplari basan yayinevi olarak taniniyor. Dr. Oktar Babuna imzasini tasiyan kitap kaliteli baskisiyla dikkat cekiyor.

Saglik Bakanligi"nin girisimleriyle Turkiye"de durdurulan kampanyanin Avustralya"da surdurulmeye calisildigi belirlendi. Kampanyanin bir radyo kanali tarafindan desteklendigi ogrenildi. Avustralya"dan gelen haberleri dikkate alarak harekete gecen Saglik Bakanligi yetkilileri, bu ulke yetkililerini uyararak kampanyayi durdurdu. Avustralya"da baslatilan kampanyanin bu ulkede yasayan Turkleri hedef aldigi belirlendi. Kampanyanin Fransa"da da surdurulmeye calisilmasi Disisleri Bakanligi"ni harekete gecirirken, yetkililer tum uyrilara karsin kampanyayi yurtdisinda surdurmeye calisan organizasyonun ""yayginligina ve cesaretine"" dikkat cekiyorlar.

1987 yilinda Istanbul Universitesi Tip Fakultesi"nden mezun olan Dr. Babuna, 1988 yilinda, kadin dogum uzmanligi alaninda egitimine devam etti. 1988 Subat ayinda askerligini 4 yil erteletti. 16 Aralik 1988"de baba meslegi olan kadin dogum uzmanligindan ayrilarak, ""beyin cerrahisi"" alanina yoneldi. 1 Haziran 1989"da Amerika"ya gitti. Bu ulkedeki gorev suresini surekli uzattirdi. Cerrahpasa Tip Fakultesi, Amerika"da 2 yil 3 ay maasli calistiktan sonra gorevine geri donmeyen Babuna"nin ilisigini kesti. Ilisigi kesilmis olmasina karsin Amerika"da 1.5 yil daha kaldi. 1994 yilinda Turkiye"ye dondu. 1997 yilinda eksik rotasyonlarini tamamlamak uzere Sisli Etfal Hastanesi"ne atandi. Daha sonra buradaki gorevinden de istifa etti.Saglik Bakanligi yetkilileri, Oktar Babuna"nin askerligini yaptigini gosteren herhangi bir belgeye rastlanmadigini belirtiyorlar.

ANA SAYFA
MAIN PAGE
Basin sayfasi


<a href="redirect.jsp?url=http://www.geocities.com/athens/cyprus/8732/basin/aoktar.html" target="_blank">http://www.geocities.com/athens/cyprus/8732/basin/aoktar.html</a>

6666mahfuz 07.04.2005 22:41

Kim hakli konu degil-)) sende haklisin
 
sebib yanaklarindan öpeyim, Heuchler, Papa icin agladinmi???-)))

07.04.2005 22:43

:-) o.T.
 
ohne Text

6666mahfuz 07.04.2005 22:43

Allah senden razi olsun-
 
öbur dunya da senden hakkimi helal ediyorum-)))
Sen olmazan, kimlen tartiscagiz??
-))))
Sakin düsüncelerini degistirme-)))

07.04.2005 22:48

ENISCIM kennst Du ?
 
Thanatophobia (ölüm veya ölme fobisi)

6666mahfuz 07.04.2005 22:49

Bundeswehr`de seyirci-)))...Enis-)))
 
Warum verhindert die Bundeswehr in Afganistan nicht den Schlafmohnanbau vor ihren Augen??

Müssen sie auf Druck der Amis zuschauen??

Allah heroincilere belasi versin. Icenlere degil, onlari kurtarsin in sch`ALLAH

6666mahfuz 07.04.2005 23:14

Olabilir, ben siyasetlen ugrasmiyorum..
 
bosuna basagrisi...Olmiyecek diye birsey yok-))
Ruveyda hanim genelden konu acti, tabiki sapik, günahkar kular heryerde var, seytan ve nefisle kim mucadele vermiyor, bazen kazanirsin, bazen kaybetersin..-))

Ben iyimsel bakarim, o bakimdan ben tek gözlü belki sayilirim-)))

6666mahfuz 07.04.2005 23:18

daha cok isterim-))) o.T.
 
ohne Text

frankenstein 07.04.2005 23:41

öyle gecistir bakalim...................
 
bana sorarsan, sen siyasetle ugrasmazsan siyaset seninle ugrasir.

yukaridaki konuyu böyle gecistirmek cok tehlikeli sonuclar getirir.

onun icin ben konuyu biraz detayli arastiracagim.

berlinfatih 08.04.2005 00:06

ISLAMsiz Devlet, Devletsiz ISLAM olmaz
 
Allah"ın indirdiği ile yönetmek ve hayatın bütün işlerinde İslâm"ın hükümlerini hakim kılmak bir devlet olmaksızın mümkün değildir. İslâm, devleti şeriatın hükümlerinin tatbiki için bir metod kılmıştır. Nitekim Resül (sav ) Mekke-i Mükerreme"den, Medine-i Münevvere"ye hicretinden itibaren devlet kurmuştur. Devlet kurulduktan sonra da teşrî ayetleri ve hayat problemlerine çözümler ard arda inmeye başlamıştır. Resül (sav ) de kendisine inen hükümleri, inmesiyle birlikte hemen tatbik ediyordu. Ta ki Allah dinini tamamlayıp şu ayeti indiresiye kadar:
"Bugün size dininizi ikmal ettim/kemale erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm"dan razı oldum." (Maide: 3)
Resülullah (sav ), Rabbisinin risaletini/mesajını alıp insanlara tebliğ eden bir Resül"dü ve Allah"ın kendisine indirdiğini içinde tatbik ettiği bir devletin reisi ve yöneticisi idi.
Resül (sav )"in Yüce Dostu"na göç etmesinden sonra, Raşidî Halifeler Devleti geldi. Bu devlette, halifeler Allah"ın indirdiği nizamların, yasaların hepsini tatbik ediyorlardı. Allah"ın indirdiği ile yönetim onlardan sonra İslâm Devletinde devam etti. Ta ki 1. Dünya Savaşı"nın sonunda İslâm"ın, müslümanların düşmanı kafir İngiltere Devleti"nin emri ile ajanı M. Kemal"in eliyle İslâm Devleti yıkılasıya kadar…

6666mahfuz 08.04.2005 00:14

seninkisi Kennedy gercek katileri ..
 
aramaga düser..sonunda ya böyle, ya söyle inanmak kaliyor, onun öyle güclü düsmanlari varki...onlar ispatlandirak izler birakmazlar, ben komplo oldugunu düsünüyorum.

roman 08.04.2005 00:33

Enis!
 
Merhaba, oldukca güzel aciklamalarda bulunuyorsun, gercekten ilginc ve cok güzel.

Lakin cok agir hastalarin ic acisi durumunda o kadar kati olma, o kadar kati bakma lütfen.

Öyle agrilar var ki morfinde yeterli olamiyor, inan yatakta vücut cürüyor, kurtlaniyor.

Cok aci bir durum hem tipcilar acisindan, hem moral acisindan, cok muglak bir durum, etik acisindan da asagiya tükür sakal, yukariya tükür biyik gibisine.

Cok özel durumlarda özel bir girisim yolu acilabilmeli.

Zor bir konu ama konunun uzmanlari mutlaka cok özel durumlar icin bir yol bulmali.

Daha esnek olunmali, ama uygulayacak olaninda karsina cikacak pisikolojik durumlari ve bir yasam boyu icine düsecegi bunlaimlari olacaktir, herhalde bunu uygulayacak kisi yada kisiler üc kurus kazanmaya calisan cellatlar olmayacak, bilemem bir yasam boyu kendisini nasil affedebilir.

Cok zor ve muglak bir sorun. Her türlü durum icin.

Selamlarim ile...

Galvani...

08.04.2005 00:48

Aslini Inkar eden HARAMZADEDIR
 
Ali ibn Ebu Talib. Aleviligin ruhu sünniligin ruhundan Islam"a daha yakin.

08.04.2005 00:51

NAH OLMAZ! o.T.
 
ohne Text

08.04.2005 00:52

Gavurun memleketinde BUHARININ HADISLERI
 
mi var?

roman 08.04.2005 00:55

Kocum nakarati!
 
Bütün disi koyunlar erkeklerine kocum derlermis, cok SIKLIK la söyleyincede espirisi kacarmis.

Nede olsa bilgi ile bilgisiz bir olmuyormus, bunuda bir yerlerde okumustum, gercekten dogru bir tesbit.

Kimse üzerine alinmasin lütfen yalnizca meralardaki koyunlar icin yazdim.

Elbet bu sayfalarda mera veya otluk olmadigina göre!!!

1insanol 08.04.2005 01:21

Katilimci arkadaslara
 
T$k ediyor
altina imza koyanlara, cok t$k ediyorum

frankenstein 08.04.2005 02:07

bunumu diyorsun?
 
29.03.2005
Belge, mason olmadığına dair bir açıklamaydı


Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın Büyük Üstadı Kaya Paşakay, Süleyman Demirel’e, ‘Mason olmadığına dair belge’ verilmesi konusuyla ilgili, ‘Spekülatif bir olaydır. Bir kişi, bir kardeşinin mason olduğunu bir başkasına açıklayamaz. Demirel’inki ise mason olmadığına dair bir açıklamadır ve olaydaki nüans budur’ dedi.

Demirel siyasete atılırken, mason olduğu halde kendisine mason değildir diye belge verildi. Bugün ne düşünüyorsunuz? Yaptıkları doğru muydu?

(Büyük Üstad Kaya Paşakay anlatıyor)

Bu olay çeşitli yönlere çekilebilen, spekülatif bir olaydır. O vesikanın, o şartlar altında verilmesine dair herhangi bir kanaat sarf etmek son derece zor. Burada yoruma girmek istemiyorum. Başta belirtmiştik, kişi kendi masonluğunu isterse açıklayabilir; ancak bir kardeşin mason olduğunu üçüncü bir şahsa açıklayamaz. Demirel’inki ise mason olmadığına dair bir açıklamadır ve olaydaki nüans budur.

ATATÜRK MASON MUYDU?

Atatürk’ün masonlukla ilgisi var mıydı?

Buna dair elimizde kesin bilgiler yok; ama kendi söylevlerini ve ilkelerini düşünecek olursak, ortaya koyduğu tüm bu prensiplerin özünde, masonik ilkelerle bire bir örtüşen, destekleyen ve tavsiye eden ifadeler görüyoruz. Ama Atatürk zamanında Büyük Locamıza çok yakın davranmıştır, faaliyetlerini teşvik etmiştir. Yakın çevresi de, o zamanki meclis başkanımız, kendi doktoru, başbakanımız Şükrü Kaya, vekillerin çoğu hepsi masondurlar.

Toplantı kaç kişiyle yapılıyor?

30 ila 100 kardeşten müteşekkil olarak yapılıyor. 100 üyeyi geçen localar yeni bir oluşuma yöneliyorlar. Asgari yine 30 üyeyle beraber yeni bir loca kuruyorlar.

Singapur’daki kürsüde 9 ayrı dini kitap var

Kürsünün üzerinde, Evrenin Ulu Mimarı’nı temsil ettiğine inanılan kitap bulundurulur. Hıristiyan ülkelerde, yemin kürsüsünün üzerinde tek ciltte Eski ve Yeni Ahit, Müslümanların da bulunduğu localarda ilaveten Kuran bulunur. Budizm ve Hinduizm ile onlara bağlı çeşitli mezheplerin bulunduğu Hindistan ve Doğu Asya’da kitap sayısı çoğalır. Örneğin, Singapur’da bu sayı 9’a kadar çıkabilir.

Kutsal kitaplara neden bu kadar saygı gösterilir? Aday hangi kitabın üzerinde yemin eder?

Kitap, gönye ve pergel ile birlikte locanın 3 büyük nurunu oluşturur. Türkiye Büyük Locası’na bağlı localarda Eski Ahit, Yeni Ahit ve Kuran olmak üzere üç kutsal kitap kürsünün üzerinde, herhangi bir yerlerinden açık dururlar. Aday sağ elini kitap üzerine, sol elini de kalbinin üzerine koyarak yemin eder. Hangi kitaba el bastığı önemsizdir. Zaten gözleri bağlı olduğundan, hangisi üzerine yemin ettiğini göremez.

Bu semboller ahlak ve erdemi simgeler

Gönye, pergel, tesviye, şakul, göz, güneş, ay, beş ve altı köşeli yıldız, J ve B harfleri gibi semboller neyi ifade eder?

Yukarıdakilerin dışında yazı kalemi, taşçı kalemi, ham taş, küp taş, önlük, beyaz eldiven, kurukafa, ayna, ekmek, tuz, yağ, şarap, nar, akasya dalı, zeytin dalı, defne dalı, zambak, gül, kareli döşeme, gök kubbesi, yer küresi, kılıç, Dorik, İonik ve Korintiyen sütunlar, arı kovanı gibi semboller de vardır. Bunlar muhtelif gerçekleri, ahlak kaidelerini ve erdemleri simgeler.

Semboller Süleyman Mabedi’nden alınmadır

Altı köşeli yıldız, J ve B harfleri, Melik Süleyman ve mabedi, Tanrı’nın gizli adının Tevrat’ta yer aldığı gibi İbrani harflerle yazılmış olması... Neden İbrani semboller kullanıyorsunuz? İslam ülkesinde yaşamanıza rağmen neden İslami sembolleri tercih etmiyorsunuz?

Masonluk, ülkeden ülkeye uygulama farklılıklarına rağmen, hep aynı sembolleri kullanır. Aksi takdirde bu masonluk değil, başka bir şey olurdu. Tek Tanrı’ya ibadet eden İbranilerin kralı Melik Süleyman, ilk defa, tek Tanrı’ya bir mabet inşa etti. Bunu göz önünde bulunduran Ortaçağ’ın katedral inşaatçıları ‘operatif masonlar’, Tanrı’ya ithaf edilen gotik kiliseler inşa ediyorlardı ve efsanevi model olarak, tüm sembolleriyle Süleyman Mabedi’ni kabullendiler. Bu semboller bu efsaneden dolayıdır, ayrıca operatif masonların istisnasız Hıristiyan olduklarını, inşaat sahiplerinin kilise olduğunu ve Yahudileri hiç sevmediklerini de unutmamak gerekir.

BİTTİ

cobanim 08.04.2005 09:10

Bakara 62 Elmalili tefsiri..
 
62- Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah"a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir.

Benim asagidaki Elmalili nin tefsirini anladigim kadari ile Allah in en son gönderdigi hidayete tabi olmak sartdir. Yani Eniskaya olay senin naklettigin gibi degil.

62- İslâmiyet"e zahirde iman etmiş olanlar, yani, Muhammed dinini dilleriyle ikrar ettiklerinden dolayı insanlar arasında müslüman sayılanlar, Musa dinine mensup olan yahudiler, İsa dinine mensup hıristiyanlar, bu üç dinin dışındaki dinlerden olanlar yani onlardan her kim, Allah"a ve ahiret gününe, bu sûrenin başında beyan buyurulduğu üzere, gerçekten dış görünüşleriyle ve içyüzleriyle iman eder ve bu imana yaraşır şekilde iyi bir iş yaparsa şüphesiz bunların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. bunlara korku yoktur ve bunlar mahzun da olacak değillerdir, yani, yapılan inzarlar, uyarı ve tehditler bunlar hakkında değildir.

İnsanlar Âdem"in sülbünden yeryüzüne indikleri zaman Cenab-ı Allah kendilerine "Eğer Ben"den size bir hidayet gelir de kim benim hidayetime uyarsa, işte onlara herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü de çekmeyecekler." (Bakara, 2/38) diye herhangi bir zamanda gelen hidayetine uymaları şartıyla bunu vaad etmemiş miydi? İşte Âdem"in tevbesinin semeresi olan o ilahî va"d, ebediyete kadar sürüp gidecek bir genel kanundur. Ve bu âyet ilahî kanunun bir inkişafıdır. Şu halde yahudiler gibi zillet ve meskenete düşenler ve Allah"ın gazabına uğramış olanlar bile her ne zaman tevbe eder, Allah"a ve ahiret gününe cidden iman ederek, Allah"ın son zamanda gönderdiği hidayete uyar ve ona göre salih amel işlerlerse o gazaptan kurtulurlar. Ve Allah katında ecir ve mükafat bulurlar. Sonuçta sırrına mazhar olarak, korku ve hüzünden kurtulurlar.

Lakin bundan yararlanmak için görünüşte, yani insanlar arasında mü"min ve müslüman sayılmak yetmez, hatta belli bir süre salih kişi olarak yaşamış olmak da kâfi gelmez. O imanda sebat edip, güzel bir sonla gitmek, yani son nefeste iman ve güzel amel ile Allah"a kavuşmak lazımdır.

Bu sûrenin baş tarafında "İşte onlar Rabblerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve gerçekten kurtuluşa erenler de ancak onlardır." (Bakara, 2/5) müjdesinin kimlere mahsus olduğu bilinmektedir ve bunda "Sana indirilene ve senden önce indirilene inananlar." (Bakara, 2/4) şartı da bulunmaktadır. Bunun için ahirete iman ve gerçek anlamda yakîn de bütün peygamberlerle birlikte Hz. Muhammed"e (s.a.v.) ve ona indirilen kitaba iman etmiş olanlara mahsus bulunduğu tebliğ edilmişti. Şu halde cümlesiyle beyan buyurulan gerçek imanın Hz. Muhammed"in peygamber olarak gönderilmesinden sonrakiler diye tefsir edilmesi lazım geldiğinde hiç şüphe yoktur. Zaten bu âyetin bilhassa bu noktadan İsrailoğulları"na hitap şeklinde bir icmal olup, bütün bu açıklamaların İslâm dinine davet sadedinde ve "Sizin yanınızda bulunan kitabı doğrulayan bu kitaba (Kur"ân"a) iman edin ve onu ilk inkâr eden olmayın!" (Bakara, 2/41) ilâhî emrini desteklemek için gelmiş olduğunda şüpheye yer yoktur. Hz. Muhammed"in peygamberliğinden önce Allah"a ve ahiret gününe iman eden ve iyi amel işleyenler bile Tevrat ve İncil hükmünce geleceğin büyük peygamberine iman ile mükellef idiler, buna işaret olmak üzere "Ahdimi yerine getirin." (Bakara, 2/40) buyurulmuştu. Böyle iken Hz. Muhammed"in peygamberliğinden sonra onu inkâr edenler arasında gerçek iman ehli bulunduğu varsayımına imkan kalır mı? Allah"a ve hesap gününe imanı bulunan ve bu iman ile mütenasip salih amel işleyecek olan kimselerin Hz. Muhammed"in peygamberliğini inkâr etmelerine imkan tasavvur olunabilir mi? Tarih sayfalarının şahitliğinde Hz. Muhammed"in peygamberliğinden daha açık, daha belirgin hangi peygamberlik vardır? Şu halde gökyüzündeki yıldızlardan bazılarını kabul edip de güneşi inkâr edenlerin Allah"a karşı imanlarında ciddiyet ve samimiyet tasavvur etmek gerçekle bağdaşmayan bir çelişki teşkil eder. Dikkat çekici olan şey şu ki, bu âyette iman, biri insanlara nazaran zahirî, diğeri Allah katında geçerli, hakikî iman olmak üzere iki defa zikredilmiş ve her şeyden önce "iman edenler" sözü, yahudilere, hıristiyanlara ve sâbiilere mukabil tutulmuştur. Demek ki, bu üçü, Kur"ân"ın sözkonusu ettiği imanın mutlak olarak dışındadırlar. Bununla beraber zahirî iman sahipleri bunlarla eşit tutulmuş ve hepsinin kurtuluşu kâmil iman ve salih amel şartına bağlı gösterilmiştir. Demek ki, gerek zahirî mü"min olan müslümanlar, gerek müslümanların dışında kalan yahudi, hıristiyan, sâbiî vs. Kur"ân"da yer aldığı şekilde Allah"a ve ahiret gününe dış görünüşte ve içyüzüyle cidden iman eder ve salih ameller yaparlar ve bunda sebat gösterirlerse o zaman "Onlara korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklar." ifadesinin sırrına mazhar olacaklardır ki, bunda da İslâm dininin davetiyle ve hidayetiyle bütün insanlara açık ve cihanşümûl bir din olduğu aşikar olur. Bu âyetten nihayet şu sonuca geliriz ki, İslâm dininin hakim olduğu müslüman toplumun teşekkülü için İman-ı Hakikî (gerçek iman) şart değildir. Onun zahirî bir ikrar ile dahi gerçekleşmesi sözkonusu olduğu gibi, bunun içinde dünyaya ait nokta-i nazarlarla bir siyasî anlaşma ile öbür dinlere mensup insanlar dahi din hürriyeti ile hayat haklarına mazhar olurlar. Fakat bütün bunlar arasında ferdî veya ictimaî (sosyal) anlamda gerçek selamet (kurtuluş) ancak kâmil iman ve salih amel sahiplerine vaad olunmuştur. Çünkü toplumun temel direği ve nizamın esas dayanağı bunlardır. İşte İslâmiyet"in gerek dünya, gerek ahiret için vaad ettiği selamet ve saadetin sırrı da bu gerçeğin içinde gizlidir. Şu halde kâmil iman ve salih amel erbabının bilgi ve amel feyizlerinden mahrum olan, sadece dış görünüşüyle müslüman bulunan bir İslâm toplumunun "Onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar." ilâhî va"dine mazhar olması sözkonusu değildir. Allah"a imanı olmayanlar, hakkı yerine getiremezler, ahirete imanı olmayanlar da ebediyete hizmet edemezler. Herkesin yalnızca kendi nefsi için çalıştığı bir toplumun manzarası "Kimsenin kimseye faydası dokunmayacağı günden korkun!"(Bakara, 2/48) âyeti ile tasvir edilen kıyamet gününün bir benzeridir.

cobanim 08.04.2005 09:17

Maide Suresi
 
Maide 15 - Ey kitap ehli! Kitaptan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan, çoğundan da vazgeçen peygamberimiz size geldi. Ayrıca size, Allah"tan bir nur (Hz. Muhammed) ve apacık bir kitap da gelmiştir.

Maide16 - Allah o kitabla rızasına uygun hareket edenleri selamet yollarına iletir. Onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola sevk eder.

Bu ayetlerde cok aciktir ve son kitap ve PPeygambere tabi olunmasini gerekliligini aktarirlar. Yani Enis senin dedigin gibi" Ben Allah a inandiktan sonra istedigim kitabi secim ona göre yasayim yok". Kaldiki senin bu devirde eski Alman anayasasina göre yasadiginida zannetmiyorum .

Tefsiri 15 ve 16:


Ey Kitap ehli, ey Tevrat ve İncil ile kendilerinden söz alınmış yahudi ve hıristiyanlar! Muhakkak kitaplarınızda özel vasıfları anılarak vaad edilmiş ve müjdelenmiş olan Resûlümüz Muhammed aleyhisselam size geldi. O mensup olduğunuz kitabın içeriğinden gizlemekte olduğunuz, haz almayı unuttuğunuz şeylerin birçoğunu size açıkça beyan ediyor, bir çoğundan da affediyor yüzünüze vurmuyor. Açıkladıkları kaçınılmaz olan dinî esasları içerdiği, dolayısıyla diğerlerinden müstağni olduğu için, onları dikkatinize havale ediyor ve dinî bir zaruret bulunmadıkça sizi teşhir ve zelil etmek istemiyor. Şimdi size Allah"tan her türlü şek ve sapıklık zulmetleri (karanlıkları)ni yok eden bir nur ve i"cazlı bir beyan ile doğru yolu açıklayan bir kitab-ı mübin -yani Kur"ân- geldi ki, Allah bununla rızası arkasında giden, yani Allah"a iman ile rızasını arayan kimseleri selamet yollarına ( = es-Selam, Allah"ın güzel isimlerinden olduğuna göre) Allah yollarına hidayet eder, doğrultur, ve onları izin ve kolaylaştırmasıyla karanlıklardan nura, (cehâlet, küfür ve şaşkınlık zulmetlerinden tevhidin yakîn nuruna) çıkarır. Bunları doğru bir yola, dosdoğru bir caddeye, hak bir kanuna götürür ki, artık bundan sonrası selamet ve kurtuluşun kendisidir. Bu caddeden sapmaksızın gidenler doğruca giderler, Allah"ın rızasına ererler. "Nimet verdiğin kimselerin yoluna, kendilerine gazab edilmiş olanların ve sapmışların yoluna değil" (Fatiha, 1/6-7)

Görülüyor ki burada önce yahudi ve hıristiyanların kitaplarında türlü türlü yorumlar, bozmalar ile gizlemeye uğraştıkları Resulullah"ın peygamberliği meselesi kendilerine açıktan haber verilerek hepsi doğru yola davet edilmiş ve bunların yaptıkları işlerde Allah"ın rızasını hesaba katmadıkları ve selameti nur ve açıklıkta ve doğrulukta değil, karanlıklarda, sapa ve eğri yollarda aradıklarına da işaret edilmiştir. Bu ise Allah"a imansızlıktan doğduğu için bu arada özellikle Allah"ın birliğini, birleşme davasıyla gizleyenlerin küfürleri pek açık bir şekilde anlatılmak ve cüz"i aklı bulunup hitaba değer olabilecek hiç kimsenin böyle apaçık bir küfrü benimseyemeyeceği de anlatılmak üzere hitaptan gıyaba geçilerek buyuruluyor ki:

1insanol 08.04.2005 11:56

S.A kardes
 
Hayirli Cumalar!

Bizim kimsenin inancini kücük görme gibil bir niyetimiz yoktur!

Seslenisimiz ehli kitapi(!) cennetle müjdeleyen Müslümanlaradir!

Siz asagidaki iman sartlarina inanirmisiniz?

Inanirsaniz Cennetlik olurmusunuz!??
--------------------------------------------------------------------------------


1-Çocuklar günahlı mıdır? Nasıl günahlı doğarlar?

Kısa Cevap: Çocuklar suçlu doğmazlar.
Günahlı ama suçlu değillerdir.
Çocuğun nefsi var mı? Yarın bir gün nefsine göre hareket etmeyi öğrenecektir.
Ayet: Luka 18:16

2-Asli günah nedir?

Kısa Cevap: Dünyaya giren ilk isyan.
Günahların ilki. Evrene giren kötülük bana da sıçradı.
Siz melek misiniz?
Ayet: Rom. 5:12

3-Siz günahsız mısınız?

Kısa Cevap: Günahlıyız. Ama affa uğradık.
Günahsız değiliz ama günahın cezasından kurtulduk.
İsa bizim yerimize ödedi.
Ayet: 1.Yuh.1:8-10

4-Siz Müslümanlığı kabul ediyor musunuz? Kuran’ı ve Muhammed’i kabul ediyor musunuz?

Kısa Cevap: Benim bir şeyi kabul edip etmemem bir şey değiştirmez. İncil kabul etmiyor.
İncil’in kabul etmediğini ben nasıl kabul edeyim?
Ayet: Luka 16:16

5-İsa Tanrı mıdır?

Kısa Cevap: İsa’yı biz Tanrılaştırmıyoruz. Tanrı kendisini insan yapmaya karar verdi..
Ayet: Yeşaya 9:6
Yeşaya 35:4-6
Mezmur 2:7

cobanim 08.04.2005 12:22

A.s kardes. Anlayana sivrisinek saz,
 
anlamayana davul zurna az.

08.04.2005 16:20

NE BU SUKUNET :-) o.T.
 
ohne Text

akshalil 08.04.2005 16:23

Tebdil-i Mekanda Ferahlik vardir :-)) o.
 
ohne Text

hacikischkisch 08.04.2005 16:38

Bu gün Cumaya gittim uzun zaman
 
aradan sonra..mahfuz gibi ser müslümanlari görünce icim gidiyor..artik ibadetinde bir mümin olacam, söz verdim mahfuza

hacikischkisch 08.04.2005 16:39

serdegil mahfuz seker olacakti o.T.
 
ohne Text

donpepelino 08.04.2005 16:50

papa simdi nerde cennet temi :O=))
 
yoksa cehennemdemi cocuklari tecavüz eden papazlarda merasime katildilarmi.

donpepelino 08.04.2005 16:51

nasilyani ibrahim kalpakaya
 
kakacak Camiler yerine kominist evleri yapacak kimse ses cikartmiyacakti deyilmi haaaa

ganymede 08.04.2005 16:58

sizi seviyorum o.T.
 
ohne Text

ganymede 08.04.2005 16:59

sayenizde dinimi ögreniyorum abilerim...
 
ohne Text

donpepelino 08.04.2005 17:54

halloo lülyaa hallo papa
 
Su hiristiyan larin tarihleri gibi inanclarida var hep bozuk plak gibi iyi olduklarini anlatabnlara bakin hele :O=)


Bis zu 300 pädophile Priester in Deutschland

Jeder 50. Priester in Deutschland ist pädophil. Das zumindest schätzt Franz Grave, Weihbischof im Ruhrbistum Essen. In seiner Diözese wurde jetzt ein Priester wegen eines Missbrauchsfalls vor 22 Jahren seines Amtes enthoben.

08.04.2005 18:38

Nun diese Christen, wie Du sie abwertend
 
andeutest, sind offen für ehrliche und gerechte Kritik sofern diese angebracht sind. Bei Deinen Buhari und Ebu Sürreye anbetendenden und den Propheten vergötternden Hocas scheint dies nicht der Fall zu sein. Alles was bei euch nicht passt, wird passend gemacht. Der Dreck, den Ihr gehörig bis zum Hals am stecken habt, wird einfach unter den Tepich gekehrt. Selbst wenn dieser fast schon den Anschein macht, als ob er zu schweben droht. ;-))

Arme Kreaturen! Versucht nicht die Schwächen der anderen zu euren eigenen stärken zu verklären. In euren sogenannten "Imam Hatip Liseleri" werden Dinge praktiziert, die seit dem Ableben Loths nicht mehr gesehen und erlebt worden ist. Also sei achtsam und schmeisse nicht mit Steinen, wenn Du im Glaushaus sitzt. Deine Illusion, der Du Dich begibst, nämlich in Sicherheit zu sein ist von äußerst brüchiger Natur ;-)))


Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 10:22 Uhr.