DEFOL GİT BENİM YURDUMDAN 2... Söz, Beste, Yorum: Aşık Mahzuni Şerif. Yapım: Mustafa Karaçiftci (dinlemek icin linki tiklayin)
Devleti devlete çatar
İt gibi pusuda yatar
Kan döktürür, silah satar
Seni seven kanı bozuk
Amerika katil katil...
AKP genel başkanı ve diplomasını ispat edemediği için illegal cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dışarıda sıkışınca “dostum Trump” demeyi sever. İçeride ise hamaset, din, ümmet, mazlum edebiyatı. Dış politikada Beyaz Saray’a göz kırpılır, iç politikada minberden nutuk atılır. İşte Siyasal İslam’ın (din tüccarlığı) klasik numarası tam da budur.
Sözde “anti-emperyalist” söylem, pratikte ABD kapısında bekleyen ve Trump’tan meşruiyet dilenen (bunu Erdoğan kendi ağzıyla söyledi, Amerika’dan meşruiyet aldık diye) bir diplomasiye dönüşür. Donald Trump açık açık tehdit eder, yaptırım konuşur, dosya sallandırır. Cevap ne olur? “Dostum Trump.” Ne kadar da kullanışlı bir dostluk. Tehdit yukarıdan gelir, sabır aşağıya satılır.
Bu noktada mesele din değil, din tüccarlığıdır. İnanç, içeride kalkan olarak kullanılır, dışarıda ise ilk pazarlık kalemi olur. Halktan sabır istenir, iktidar için müsamaha dilenir. Ümmet söylemiyle oy toplanır, Washington’la “dostluk” kurulup denge aranır.
O yüzden soru basit. Hem emperyalizme meydan okur gibi yapıp hem de emperyalistten medet ummak neyin nesidir? Cevap da basit.
Siyasal İslam (din tüccarlığı), güç karşısında eğilir, halka karşı sertleşir.
Din yani Siyasal İslam (din tüccarlığı), bu düzenin sadece ambalajıdır. İçerik ise çıkar, korku ve ikiyüzlülüktür.