![]() |
laflarina dikkat et
oruspu cocugu sensin
götveren pic |
bu ne lan..bu ne bicim vaybee
sokarim böyle vaybee ye
admain yazdigina bak Yani senin tahminine göre Türkiyede 35%-38% DINCI YOBAZ, SATANIST, KAFIR, HAIN, SEREFSIZ OROSBUCOCUKLARI yasiyor diyorsun !? :-)) bunu yazan cbyerangel nickli serefisz pic kacinci defa küfür ediyor halen nicki silinmiyor demk ki vaybee den bi pezo oldugu dogruymus derhal nicki silinmezse bu pic oglu picin kim oldugu ortaya cikmis olur!! |
gel yine sokayim cyber
kasindin anlasilan
|
bahceli?
ülökücülügü satan serefisz bahcelimi?
|
ibnesin dogru.. o.T.
ohne Text
|
anasi belli babasi 150 cbyer
gel yine gecireyim götüne
domalmakta ustasin zaten |
Secim anketleri!!!
Arkadaslar aktüel secim anketlerine ne diyorsunuz?
ANAR Anketi (%): AKP = 43.0 CHP = 23.0 MHP = 11.0 GP = 8.9 DP = 5.0 Diger = 3.1 SONAR Anketi (%): AKP = 40.1 CHP = 20.0 MHP = 12.2 GP = 11.1 DP = 11.0 Diger = 1.9 Anketlere göre Milletvekili sayisi AKP = 274 CHP = 100 MHP = 62 DP = 51 GP = 42 Bagimsiz = 21 Anketlere göre AKP daha güclü geri dönecek gibi. Bu bize bir ders oldu. düsmani öldüreyim derken daha da güclendirdik. Yorumlarinizi bekliyorum. |
"PARTI BÖLÜCÜ ALET BATIDAN BIZE HIBE"
Merhaba Arkadaslar!
malumunuz üzre ülkemiz yine yeni bir secim sürecine girmistir. Herzaman oldugu gibi birileri yine yüce Dinimizi mevcut küfür sisteminin vazgecilmez unsurlari olan partilerle bagdastirmaya calismaktadirlar. Bu baglamda Müslüman kardeslerimizi uyariyor ve diyoruz ki:Mevcut Partilerin tüzüklerini incelerseniz temelde birbirlerinden farklari olmadigini göreceksiniz...Islam`in kendine has siyasi dünya görüsü olsada; cikar,sömürü,zulüm ve tefrika üzerine bina edilmis hicbir beseri sistemle bagdastirilamaz... "ehveni$er" gibi gösterilmeye calisilan partiler dahil,Islam hicbir siyasi partinin inhisarinda degildir!Hicbir siyasi partiyle Islam`in hayata gecirmeye calistigi, Adalet, Vahdet,Evrensel barisa varilamaz. Cünkü,Islam Vahiyle hükm etmeyi emir buyururken, Partiler Taguti beseri sistemlerin ayakta durmasi icin baston mesabesindedirler.Yani hareket noktalari Islam`in tam zittidir. Kendilerini Islan`la Özdelestiren Partinilerin yaptigi hatlarda Islam`a, Müslümanlara mal edilirki, bu zulüm olur.EVRENSEL CIHAN SUMUL BIR DIN OLAN ISLAM BÖYLE yAMALARDAN BERIDIR! "Küfre Riza Küfürdür" Mücibince basiretle düsünmenizi tavsiye ederim! Saygilarimla "PARTI BÖLÜCÜ ALET BATIDAN BIZE HIBE"Necip.F.K |
HALKIN GÖNLÜNDE YATAN BASBAKAN ERDOGAN !
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin ANAR şirketine yaptırdığı ve cumartesi günü sonuçlarını aldığı anketin sonuçlarını sıcağı sıcağına AKŞAM’a açıkladı.
İşte anketin sonucu: AK Parti yüzde 43, CHP yüzde 23, MHP yüzde 11, Genç Parti yüzde 8.9, DTP yüzde 6, Demokrat Parti yüzde 5. Başbakan büyük olasılıkla iki partili bir Meclis bekliyor. Sorularımız üzerine MHP için “Barajı zorluyor, kırsal kesimde alacakları oya bağlı” değerlendirmesini yaptı. Başbakan üç partinin barajı geçmesi halinde, AK Parti’nin 300 civarında milletvekili çıkararak tek başına iktidara geleceğini, MHP’nin baraja takılması halinde AK Parti’nin milletvekili rakamının 400’e ulaşacağını söyledi. Bu iddiasını da, “Olur mu olur, burası Türkiye. Bize 3 Kasım’dan önce de, 550 milletvekili ile gelirsek ne yapacağımızı sormuşlardı. Ben de seçime gideriz diyordum” sözleriyle ortaya koydu. |
Deutschland sieht in der Türkei einen
Deppen. Jetzt wird der angebliche! EU-Beitritt der Türkei von der Freilassung des deutschen Jungen aus der Untersuchungshaft in Antalya abhängig gemacht.
Jetzt muss doch der allerletzte Depp auch sehen, dass die EU, allen voran Deutschland, in der Türkei einen Hampelmann sehen. Egal welcher Anlass, sofort wird mit nicht Beitritt gedroht. Dabei ist doch glasklar, schon seit langem, dass es nur eine Hinhalte-Taktik ist. Noch nie zuvor konnte das Ausland der Türkei gegenüber so das Maul aufreißen wie jetzt zu Zeiten der AKP-Mullahs. hier <a href="redirect.jsp?url=http://news.de.msn.com/politik/Article.aspx?cp-documentid=5345892 EU-Beitritt:" target="_blank">http://news.de.msn.com/politik/Article.aspx?cp-documentid=5345892 EU-Beitritt:</a> Europäische Union tritt auf die Bremse Die türkische Beitritt zur EU rückt in weite Ferne (Foto: Reuters) Foto: Reuters Auf Druck der konservativen französischen Regierung tritt die EU bei den Beitrittsverhandlungen mit der Türkei auf die Bremse. Bei der am Dienstag beginnenden neuen Gesprächsrunde würden nur zwei so genannte Verhandlungskapitel geöffnet und nicht wie ursprünglich geplant drei, sagte eine Sprecherin der Kommission in Brüssel. Von der Tagesordnung genommen wurde demnach vom deutschen EU-Vorsitz das politisch wichtige Kapitel „Wirtschaftspolitik und Währungsunion“, gegen das Frankreich „Vorbehalte“ angemeldet hatte. Eröffnet werden nun lediglich die Kapitel „Finanzkontrolle“ und „Statistiken“. Frankreich habe klar signalisiert, dass es Gespräche über Themen blockieren werde, die grundlegend für einen Beitritt des mehrheitlich muslimischen Landes seien, sagten Diplomaten. Der französische Außenminister Bernard Kouchner hatte vergangene Woche angekündigt, sein Land werde sich Verhandlungen mit der Türkei über das Kapitel „Wirtschaftspolitik und Währungsunion“ widersetzen. Diplomaten zufolge würden solche Verhandlungen aus französischer Sicht zu stark in Richtung einer türkischen EU-Mitgliedschaft weisen. Sarkozy will Grundsatzdebatte über EU-Grenzen Der im Mai gewählte konservative französische Präsident Nic6olas Sarkozy ist im Gegensatz zu seinem Vorgänger Jacques Chirac erklärter Gegner eines EU-Beitritts der Türkei. Wie Bundeskanzlerin Angela Merkel (CDU) plädiert er stattdessen für eine „privilegierte Partnerschaft“ mit dem Mittelmeerland. Während seines Wahlkampfes hatte der Konservative wiederholt die Meinung vertreten, der Türkei stehe kein Platz in der EU zu, weil sie geografisch nicht in Europa liege. Nach dem Willen Sarkozys soll der EU-Gipfel Ende Dezember eine Grundsatzdebatte über die Grenzen der EU – und damit auch über die Türkei-Frage – führen. Diplomaten in Brüssel rechnen mit harten Auseinandersetzungen zwischen den Befürwortern eines türkischen EU-Beitritts, allen voran Großbritannien, und jenen Ländern, die eine Vollmitgliedschaft des Mittelmeerlandes ablehnen, wie Frankreich und Zypern. Seit Beginn der Beitrittsverhandlungen mit der Türkei im Oktober 2005 wurden lediglich zwei der insgesamt 35 Verhandlungskapitel eröffnet – zu den Themen Wissenschaft/Forschung und Industriepolitik. Im vergangenen Dezember hatte die EU bereits acht andere Kapitel ausgeklammert, die in Zusammenhang mit der Handelspolitik der EU stehen. Sie reagierte damit auf die Weigerung Ankaras, die türkischen Flug- und Seehäfen für zyprische Flugzeuge und Schiffe zu öffnen. Türkei will ihre Rechtsordnung dennoch der EU weiter anpassen Das Außenministerium in Ankara kritisierte die Entscheidung, die Wirtschafts- und Finanzpolitik weiter auszuklammern. „Wir sind nicht sehr glücklich, denn die deutsche Präsidentschaft hat gesagt, sie wolle die Eröffnung von drei Kapiteln versuchen“, sagte ein Sprecher. Auch die Europäische Kommission äußerte sich zurückhaltend. Ihre Vorschläge für das dritte Kapitel blieben auf dem Tisch. „Die Mitgliedstaaten brauchen mehr Zeit, zu einer Einigung zu kommen“, sagte eine Sprecherin. Der türkische Wirtschaftsminister und Verhandlungsführer Ali Babacan bekräftigte die Reformpolitik des Landes. Ganz gleich, welche Kapitel neu eröffnet würden, werde die Türkei die Anpassung ihrer Rechtsordnung weiter vorantreiben, sagte er vor Investoren in Istanbul. |
istediklrini yaptirilar !
Türkiyenin disborcu 4.5 sende 120 milyardan 350 milyar dolara cikmis.
Bu planli cikarilmisdir. Borclu bir devlet basklarina muhtacdir. 350 milyarin kimbilir kaci almanyaya. Osmanlida 1. dünya savasindan önce almanyaya yüklü borcluydu ve sadece o borc yüzünden 1. dünya savasina katilmak zorunda kaldi. Sonuc ortada. Yani öylede böylede o cocuk serbest birakilacak. ABnin usaklari tayyip ve akp her dediklerini yerine getirdiler. AB kriterleri adina yasalar cikardilar, tecavüzcüsüymüs hirsiziymis hemen serbest birakiliyor. Almanyada hangi tecavüzcü hangi hirsiz serbest birakiliyor !? AB kriterleri altinda Türkiye kaosa sürükleniyor... |
YABANI DOMUZLAR böyle sindiriyor...
Türban kararını veren Danıştay heyeti davadan çekiliyor
Anaokulu öğretmeni Aytaç Kılınç’ın okul bahçesinde türban takmasının laikliğe aykırı olduğuna karar verdikten sonra, hedef gösterilen ve saldırıya uğrayan Danıştay 2. Dairesi üyeleri, karar düzeltme başvurusunu karara bağlamamak için "çekinme" talebinde bulundular. Danıştay 2. Dairesi üyeleri, verdikleri karar sonrası daire üyeleri Mustafa Yücel Özbilgin’in ölmesine neden olan saldırıya maruz kaldıklarını ve verecekleri kararın tarafsızlıklarına gölge düşürebileceği gerekçesiyle davadan çekilmek istediklerini bildirdiler. Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Birden, üyeler Kamuran Erbuğa, Ayfer Özdemir ve Ayla Gönenç’in kamuoyunda tartışma yaratan türban kararına ilişkin yapılan karar düzeltme başvurusundan çekilme taleplerini Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu karara bağlayacak. İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, bir dairede iki kişiden fazla üye bir davadan çekilmek için başvurursa bu konudaki kararı İdari Dava Daireleri Genel Kurulu karara bağlıyor. Kurul, çekilme talebini haklı bulursa Kılınç’ın yaptığı karar düzeltme başvurusunu İdari Dava Daireleri Genel Kurulu karara bağlayacak. Bu olay tipik müslümanlara mahsus bir olaydir. Emellerine ulasmak icin siddetde ve kabakuvvete basvurarak istediklerini yaptiriyorlar ! Bu olayin en aci geercegi ise, Yargitayi Danitay heyetini tayyip hedef göstermisdi. Iste Türkiyenin YABANI DOMUZLAR tarafindan yönetildiginin ispati ! |
DEHSETE HAZIR OLUN !
Geceyarısı bildirisini kim yazdı? O sırada Org. Büyükanıt neredeydi ?
İşte ilk soru: Kamuoyuna “geceyarısı muhtırası” ya da “e-bildiri” olarak yansıyan, aslında “TSK’nın itibarı”nı zedeleyen “açıklama”nın asıl faili olan “general” kimdir?.. Bu açıklamanın yayınlanmasında, “generale yardımcı olan gazeteci” kimdir?.. Bu açıklamanın “internet sitesi”ne konulduğu saatte, sayın Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt neredeydi?.. “Karargâhta” mıydı, yoksa “dışarıda” mı?.. O açıklamayı internet sitesinde “yayınlatan” general, sayın Büyükanıt’ı “telefonla” arayıp da, “usûlen” mi bilgilendirmiştir?.. DURUMDAN VAZİFE, KAOSTAN MAKAM! Yine “geceyarısına yakın” saatte yapılan ve toplumu “kitlesel refleks” göstermeye davet eden “açıklama”yı yapan da “aynı general” midir?.. Bu general, bunları “emekli edilme endişesi”nden veya “kayan yıldızını kurtarma telâşı”ndan mı yapmaktadır?.. Bu general, “ne zaman emekli olacağını” bildiği halde; “durumdan vazife, kaostan makam çıkarma” girişimleriyle, emekliliğini erteletmeyi ve böylece yukarılara çıkıp “Genelkurmay Başkanı” olmayı filan mı hayâl etmektedir?.. Bu paşa, kendisini “kuvvet komutanı” olacağına inandırmış ve çevresine de bu “hava”yı mı yaymaktadır?.. Kendisini “Gölge Genelkurmay Başkanı”, ya da “Genç Subayların Sesi” olarak lânse eden bu “paşa” kimdir?.. Yanından eksik etmediği “albay” ile ilişkisi askeri hiyerarşideki teamüllere uygun mudur? Bu paşa, Amerika’da ve Türkiye’de, “sabıkalı kişi ve kurumlar”la, “sözde sivil toplum örgütleri”yle, “gazeteci” ve “bürokrat”larla yaptığı “gizli görüşmeler”de, “önemli plânlar” yapmakta mıdır?.. Kimdir bu paşa ve amacı nedir?.. “DEHŞET SENARYOSU”NU KİM YAZDI? Madem açtık, sormaya devam edelim: Malûm, geçen yılın sonunda, “Amerika’daki Neocon’ların Türkiye temsilcilerinden biri” olduğu iddia edilen ve kendisini tanıyanlar tarafından “çok hırslı biri” olduğu söylenen Zeyno Baran; şimdi, “O yazdıklarım haber değil, bir analiz ve yorumdu” dese de, Newsweek’teki yazısında; “2007 Nisan ayında Türkiye’de bir darbe yapılması ihtimali yüzde 50’dir” demişti!.. Zeyno Baran, bugünlerde “O yazı bir yorum ve analizdi” diyerek, yazdıklarını basite indirgemeye çalışsa da, o yazısında, “görüştüğü ve oldukça kararlı gördüğü bir askerî kaynak”tan söz ediyordu!.. Zeyno Baran’ın, “oldukça kararlı” gördüğü bu kaynak; o günlerde ABD’yi ziyaret eden ve Washington’daki “lüks bir otel”de, hem de “gecenin geç saatlerine kadar birebir sohbet ettiği” kaynak mıdır?.. Ve o kişi, yukarıda sözünü ettiğimiz “general” midir?.. Ve bu general, “Zeyno Baran’ı yalancı çıkarmamak” için mi yayınlamıştır o “geceyarısı muhtırası”nı?!? Böylece; “darbe” uyduramadık, “e-muhtıra” ile idare et mi demek istemiştir?.. WASHINGTON’DA “GİZLİ” ZİYARETLER! Bu paşa, ABD’ye yaptığı “son iki ziyaret”te; bırakın Türkiye Büyükelçisi’ni, Washington Silahlı Kuvvetler Ataşesi’ni bile yanına almadan, kimlerle “ikili gizli görüşmeler” yapmıştır?.. Bu görüşmelerde; “Türkiye’de gerilimi yükseltmek” ve böylece “mevcut dinci(!) hükümeti iktidardan uzaklaştırmak” stratejisi mi ele alınmıştır?.. Yoksa, “Neocon’ların desteği”ni yanına alarak, “makam sıçraması”na zemin hazırlamak mı?.. Bir soru daha: Bu “gizli görüşme”lerden, sayın Yaşar Büyükanıt’ın haberi var mıydı?.. Gazetecilerden “köşe bucak kaçılarak” yapılan bu görüşmeler “resmî kayıt” altına alınmış mıdır?.. Alınmamışsa neden?.. Bu paşa, Washington ziyaretleri esnasında, Zeyno Baran’dan başka ve yine “birebir” ve yine “gece yarılarına kadar” kimlerle görüştü?.. Görüştüğü kişilerden biri, “WINEP Türkiye uzmanı” mıdır?.. Zeyno Baran, bu “paşa” ile, Azerbaycan ve Ankara’da da “kayıt altına alınmayan” görüşmeler yapmış mıdır?.. Ankara’daki görüşmenin, “dehşet senaryoları”nın konuşulduğu Hudson Enstitüsü’ndeki “gizli toplantı”dan, “çok kısa bir süre önce” gerçekleşmesi, bir “tesadüf”(!) müdür?.. “Zeyno Baran-Paşa görüşmesi” esnasında; Milliyet muhabiri Yasemin Çongar tarafından “deşifre” edilen ve ayrıntıları bütün gazetelerde yer alan “Tülay Tuğcu’ya suikast!.. Beyoğlu’nda bir polis karakoluna saldırı ve 50 kişinin ölmesi!.. Bunlar gerekçe gösterilerek Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi!” gibi senaryolar gündeme gelmiş midir?.. Zeyno Baran, ABD’ye döndükten sonra, “görüştükleri”ni bir kâğıda döküp, “gerçeklere oldukça yakın(!) bir senaryo” haline getirmiş ve bu “senaryo”yu da “Washington TSK Ataşeliği”ne iletip, “Hudson Enstitüsü’nde böyle bir beyin fırtınası plânladıklarını, buna Türk askerî yetkililerinin de katılmasının faydalı olacağını” ifade etmiş midir?.. Askerî Ataşelik, gayet doğal olarak, “Zeyno Baran’ın teklif ve senaryosu”nu, bir “kripto” ile Genelkurmay Karargâhı’na bildirmiş midir?.. Bu “kripto”ya, çok kısa süre içinde “olur” cevabı vererek, aslında “kendi senaryosunun tartışılmasını” sağlayan, acaba “aynı paşa” mıdır?.. AMERİKALILARI ŞAŞIRTAN İTİRAZ! Hudson Enstitüsü’ndeki toplantıda; “Paşa ile Zeyno Baran’ın hazırladığı senaryo”nun dışına çıkılarak, “Amerikalı katılımcılar” tarafından da “şaşırtıcı bir teklif”te bulunulmuş mudur?.. Bu teklif; Zeyno Baran’ın, “Hayır, o toplantıda böyle bir senaryo görüşülmedi” diyerek “inkâr” etmeye çalıştığı; “Amerika, Kuzey Irak’taki PKK liderlerinden bazılarını yakalayıp, Türkiye’ye teslim etse, ne dersiniz?” şeklindeki teklif midir?.. Bu teklife; “Hayır!.. PKK liderlerinin, tam da seçim arefesinde Türkiye’ye teslim edilmesi, Ecevit-Apo olayında olduğu gibi, mevcut iktidara ekstra oy kazandırır!” diyerek karşı çıkan kimdir?.. “PKK liderlerinin teslimi”ne karşı çıkan “3 kişiden biri” de; kimliği merak edilen “WINEP Türkiye uzmanı S.Ç.” midir?.. “Türk katılımcılar”dan bazılarının, “PKK liderlerinin teslim edilmesine karşı çıkmaları” üzerine, ABD’liler “şok” yaşamış mıdır?.. ¥ Kuzey Irak’taki “PKK liderleri”ne yönelik bir “operasyon” yaparak, onları Türkiye’ye “teslim” etmeyi ve aslında; “artan şehit cenazeleri”nden dolayı Türk kamuoyunda yükselen “ABD aleyhtarlığı”nın dozunu azaltmayı plânlayan ABD’li uzmanlar; “Bu nasıl iş?.. Hem şehit cenazelerinden yakınıyorsunuz, hem sınır ötesi operasyon düşünüyorsunuz, hem de PKK liderlerinin yakalanıp teslim edilmesine karşı çıkıyorsunuz!.. Bu bir tezat değil mi?” diyerek, “şaşkınlık”larını dile getirmişler midir?.. Zeyno Baran, bu gelişme, “istem dışı” yaşandığı için mi, “teslimat” teklifini “yalanlama” ihtiyacı hissetmiştir?.. MEDYADA “DOSYA”LAR UÇUŞACAK! Bunlar, “dün”e ait sorular... Şimdi de, “yarın”a ait sorulara geçelim... Kendisini “Genelkurmay’ın beyni” ve “Gölge Genelkurmay Başkanı” olarak tanıtan, ileride ise “Genelkurmay Başkanı” olmayı hayâl eden “general”imizin, yine Zeyno Baran’la, üzerinde çalıştıkları “yeni ve güncel dosya” var mıdır, varsa nedir?.. “Geceyarısı Bildirisi” ile TSK’nın itibarını tartışmaya açan, “Hudson Enstitüsü’ndeki toplantı” ile TSK’yı zor durumda bırakan, “kitlesel refleks” çağrıları ise “fiyasko gösteriler”le sonuçlanan “Paşa”mız; “işleme konulma tarihi Temmuz’un ilk haftaları” olan “dosya” ile, “mevcut hükümeti gözden düşürmeyi ve oy oranını azaltmayı” mı plânlamaktadır?.. Bu “dosyalar”da; “Başbakan, bazı bakanlar ve milletvekilleri”nin, yurtdışındaki bazı “kuruluş” ve “örgüt”lerle gizli ilişkileri(!) mi gündeme getirilecektir?.. Bu “iddia”lar, şu anda “yayınlama garantisi” alınmış “gazete” ve “televizyon”larda, bir “bombardıman” havası içinde peşpeşe mi yayınlatılacaktır?.. Bu konuda, “bazı ABD gazeteleri” de, aynı anda devreye girip, “bombardımana dış destek” sözü vermişler midir?.. NİYE TEMMUZ’UN İLK HAFTALARI? “Dosya sağanağı”nın başlatılma tarihi olarak, “Temmuz’un ilk haftaları” olmasının temelinde, “Hükümet, seçime kadarki kısa sürede nasıl olsa iddialara cevap verip, olayın aslını açıklamaya fırsat bulamaz!.. Bulsa da, bu kadar kısa sürede, atılan çamuru temizleyemez” hesapları mı yatmaktadır?.. “Hükümet’i şaibe altında bırakmayı” amaçlayan bu “plân”da, “Amerikalı Neocon’lar”ın yanısıra, “Amerika’daki silah ve petrol devlerinin Türkiye temsilcisi bir işadamı” da rol oynayacak mı?.. Ve son soru: “Yükselme tutkusu” uğruna, TSK’yı da zor duruma düşüren bu “paşa” kimdir?.. “Neocon’lar tarafından kullanıldığı”nın farkında değil midir?.. Bu paşa, “kendi önünde bulunan ve yükselmesini engelleyecek herkesi harcamayı” göze almış mıdır?.. “Embedded gazeteci”nin dilinin altında sakladığı ve “8-10 gün sonra olacak”ları sıraladığı gelişmelerin kaynağı bu “paşa” mıdır?.. “Soru”larım, şimdilik bu kadar!.. “Durum”ları ise, bekleyip göreceğiz!.. Yayına hazır “düzmece senaryo”lar azzz sonra!.. Habervakti |
Hersey ortada !
Ne kadar cok Türkiye Cumhuriyeti ve Türk düsmani varsa, Cumhuriyet düsmani varsa, Türk Silahli Kuvvetleri varsa akp secer !
akp secim propagandasini zaten genelde doguya kaydirdi ! |
akp`den önce ve sonrasi...
Sizden önce: PTT bizimdi!
Sizden önce: Botaş Poaş bizimdi!! Sizden önce: Limanlarımız bizimdi!! Sizden önce: Antalya’nın Muğla’nın bir çok yerinde tamamen Türk toprağı idi!! Sizden önce: Harran ovasıda bizimdi Türk toprağı idi!! Sizden önce: Seka kağıt üreten fabrikalarımız vardı!! Sizden önce: hırsızlık ve yolsuzluk sınırlı sayıda idi, Sizden önce: gaspçılar yoktu!! Sizden önce: Her gün beş altı şehit cenazesi gelmiyordu!! Sizden önce: Yıllarca eğitilmiş yetiştirilmiş bir özel timimiz vardı, PKK’nın talimatı ile kaldırdınız!! Sizden önce: bu ülkenin dış borcu 120 milyar dolardı, şimdi 450 milyar dolar! Sizden önce: bu ülke’yi yöneten hükümetlerin hiç birisi İsrail’den, seçimlerde dağıtılmak için para almamıştı!! Sizden önce: Hiçbir başbakanın oğlu askerden kaçmak için sahte rapor Almamıştı!! Sizden önce: Hiçbir parti ve iktidar, İstanbul’un adı değiştirmeyi düşünmemişti!! ÇÜNKÜ ONLARIN ASILLARI RUM DEĞİLDİ!! ÖZELLEŞTİRME DALAVERESİ İLE SATILAN MİLLİ MÜESSESELER!!! NE BANKA BIRAKACAĞIZ, NE FABRİKA, NE DE İŞLETME. LİMAN DA BIRAKMAYACAĞIZ. HEPSİNİ SATACAĞIZ!” KEMAL UNAKITAN Evet dediklerini yaptılar ne banka bıraktılar nede fabrika bu zavallı milletin canından kanından fedakarlık ederek 85 yılda kurduğu milli müesseselerin hepsini, Türk düşmanlarına sattılar!!! |
akp`nin namus ve deger anlayisi SIFIR !
Sümerbank için Söyledikleri
“Sümerbank tarihten siliniyor. Elinde bir şey kalmadığı için ismini de kaldırıyoruz.” Kemal Unakıtan SEKA İÇİN SÖYLEDİĞİ “Stratejik yer imiş.Ne stratejisi, önemli olan müşteri bulmak. Müşteri gece gelsin, pijamayla çıkarım karşılarına. Seviyorum bu işleri arkadaş.” Kemal Unakıtan ŞEKER FABRİKALARI İÇİN SÖYLEDİĞİ “Kar edeni de, zarar edeni de satacağız!” Kemal Unakıtan TEKEL İÇİN SÖYLEDİĞİ “Babalar gibi satarız!” Kemal Unakıtan PETKİM İÇİN SÖYLEDİĞİ “Ülkenin işgal altına girdiğini söylüyorlar. Gelsinler işgal etsinler!” Kemal Unakıtan TÜPRAŞ İÇİN SÖYLEDİĞİ “Parayı veren düdüğü çalar. TÜPRAŞ’ı Ruslara satar mısın, diyorlar. Satarım arkadaş” Kemal Unakıtan TELEKOM İÇİN SÖYLEDİĞİ Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım,20 bin Dolar veren herkese,TELEKOM’ a ait Bilgileri vereceklerini söyledi. Burada utanç verici olan, bunu ima etmek için kullandığı cümle: Binali Yıldırım; “20 bin dolar veren kızımızı görür” diyor. LİMANLAR İÇİN SÖYLEDİKLERİ “Ne banka bırakacağız, ne fabrika, Ne de işletme. Liman da bırakmayacağız. Hepsini satacağız!” EY TÜRK MİLLETİ BAKIN SÖYLEVE BAKIN!! SANKİ BİR DÜŞMAN ÜLKEDEN BİRİSİ, BİR İŞGAL SUBAYI GİBİ!! |
Türk Telekom oldu arap Telekom
TELEKOM TELEKOM oldu arap Telekom
1984 yılından beri gündemde olan ve 1991 yılından itibaren hızlanan özelleştirme uygulamalarının en büyüğü, yıllar süren çabalar sonucunda, 1 Temmuz 2005 günü yapıldı. Türkiye"nin ulusal güvenliği açısından son derece önemli olan telekomünikasyon hizmetlerini sağlayan son derece karlı Türk Telekomünikasyon A.Ş."nin hisselerinin yüzde 55"i, işletmenin 2-3 yıllık karı karşılığında bir yabancı şirkete satıldı. Bu satışın engellenememesi durumunda ekonomimiz ve ulusal güvenliğimiz önemli bir darbe yiyecektir. Türk Komünikasyon A.Ş."nin yüzde 55 oranındaki kamu hissesinin özelleştirilmesi için 24.11.2004 tarihinde açılan ihale sürecinde teklif sahiplerinin teklifleri 24.06.2005 tarihinde alındı ve ihale 01.07.2005 tarihinde sonuçlandı. İhalede en yüksek teklif 6.550.000.000 ABD Doları ile Oger Telecoms Ortak Girişim Grubu, ikinci en yüksek teklif ise 6.500.000.000 ABD Doları ile Etisalat-Çalık Ortak Girişim Grubu tarafından verildi. Şimdi gereken işlemlerin tamamlanması gerekiyor. Hisselerin yüzde 55"i 6,5 milyar dolara satılan Türk Telekom"un yalnızca 2003 yılı karı 3 katrilyon, 2004 yılı karı 2 katrilyon liradır. 19 milyon sabit telefon abonesi, 1 milyon yüzbin kablolu TV abonesi, 80 bin ankesörlü telefonu, 420 bin internet abonesi, 200 bin ATM temelli abonesi, 90 bin km. fiber optik kablo hattı, 2500 binası ve çok miktarda arazisi-arsası bulunan Türk Telekom"un gerçek değerinin 25-30 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Ortada bir yağma ve talan vardır. Ancak yağma ve talandan daha da önemlisi, bu özelleştirmeyle ülkemizin ulusal güvenliğine indirilen darbedir. Gecenlerde gazatede okudgum bir haberde Türk(arap) Telekom zam yapmis, bu zam sayesinde Türk Telekomu satin alan arap taksitleri zamlar sayesinde ödeyecek ve 3 sene sonra Türk Telekom arap aliciya belese gelecek ! 25-30 milyar dolar degerindeki Türk Telekom 3 senede kendisinin parasini cikaracak ! :-)) tayyip ve abdus gülüln oglu neden amerika ve ingilterede bankaci olduklari herhalde simdi biraz anlasilir... |
akp YOLSUZLUKLARI
Aşağıda okuyacağınız AKP’nin üst düzey kurmayları hakkında hazırlanan
müfettiş raporları ve AKP Döneminde gerçekleştirilmiş yolsuzluklar, özelleştirme adı altında ülke kaynaklarının şahsi menfaat için kullanıldığını, es ve dost şirketlerin talanına açıldığını, devletin kurumlarının ve gelirlerinin haince ve doymak bilmez bir şekilde kimler tarafından ve hangi yandaşlara peşkeş çekildiğini göstermektedir. Okuyacağınız tüm bu yolsuzluklar gazeteci yazar Vedat YENERER tarafından derlenmiştir. Yolsuzluklar aşağıda açıklananlarla sınırlı değildir, açıklamalarında aşırı derecede teknik ayrıntı bulunan yolsuzluklara burada yer vermedim! AKP’nin iç yüzünü, ideolojik yönü dışında medyada pek bahsedilmeyen kişisel ve kurumsal amaç ve menfaatlerini öğrenelim!! Ağızlarından ALLAH, KUR’AN, TÜRBAN Sözlerini eksik etmeyerek geldikleri iktidarda; dini, keyfi amaçları için kullananların ceplerini nasıl doldurduklarını, AMACA giden yolda dini/manevi değerlerin AKP zihniyeti için sadece bir ARAÇ olduğunu gelin hep beraber görelim!! Okuyacağınız tüm bu yolsuzlukların bilinçli olarak mı yapıldığına yoksa kimilerince de belirtildiği gibi takdir-i ilahi mi olduğuna hep birlikte karar verelim. 1 1) RECEP TAYYİP ERDOGAN VURGUNUNUN MÜFETTİSLERCE BELGELENİP RAPORLANMASI Recep Tayyib Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde İstanbul Belediyesi"ndeki yolsuzluk iddialarını soruşturan ve paraların denetim dışı bırakılarak bir havuzda toplandığı yönünde Mülkiye müfettişler rapor hazırladı. Mülkiye müfettişlerinin raporlarında, oluşturulan yapılanmanın, belediye paralarının "geleceğin başbakanını hazırlamak" için yönlendirildiğine işaret ediliyor. Havuzda toplanan para 2001 rakamlarıyla 300 trilyon lira. Hesabın açıldığı banka şubesinin müdürlüğünü bugün örtülü ödeneğin basında bulunan "resmi evrakta sahtecilik" suçundan hükümlü Maksut Serim yapıyordu. 8 kişiden oluşan hesap uzmanları grubu, dolaştırılarak havuz hesabında toplanan paraların denetim dışı bırakıldığına işaret etti. Ayrıca; _İGDAS’ TA yapıldığı ileri sürülen yolsuzluktan elde edilen 22 trilyon liranın 1999 yerel seçimlerini kazanmak için oluşturulan havuza aktarıldığına dikkat çekildi. Müfettişler soruşturma kapsamında belediyede görev yapan bürokratların da ifadelerini aldılar. İfadesi alınan, dönemin Özulaş Genel Müdürü Onur Orhon, belediyenin yapacağı ihalelerin şartnamesinin bazı şirketlerin özellikleri göz önünde bulundurularak hazırlandığını ve Şirketlerin çıkarına yönelik düzenlendiğini söyledi. Özulas Genel Müdürü Onur Orhon "Söz konusu şartname, adı geçen şirketin veya benzer şirketlerin özellikleri dikkate alınarak hazırlandığı için de bir başka şirketin ihaleye katılma imkânı ortadan kaldırılmıştır" dedi. Recep Tayyib Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde İstanbul Belediyesi"ndeki yolsuzluk iddialarını soruşturan ve paraların denetim dışı bırakılarak bir havuzda toplandığı yönünde rapor hazırlayan Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren, AKP döneminde görevinden alındı. Basta Recep Tayyib Erdoğan olmak üzere birçok belediye yöneticisi hakkında davalar açıldı. Ancak dokunulmazlıkları nedeniyle yargılanmaları askıya alındı. Erdoğan hakkında, Belediye başkanlığı dönemine ilişkin "görevi ihmal, zimmet, kalpazanlık, resmi evrakta ve kayıtlarda sahtecilik, cürüm islemek için teşekkül oluşturmak" suçlarından suç dosyası bulunuyor. 2 2) KAYIP TRİLYON SANIGI ABDULLAH GÜL Abdullah Gül hakkındaki ilk suçlama, kamuoyunda kayıp trilyon davası olarak bilinen davada geçti. Kapatılan RP"ye 1997 yılında yapılan 1 milyon YTL"lik Hazine yardımının, sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği iddiasıyla açılan "kayıp trilyon" davasında, dönemin Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile birlikte sanıklar arasında Abdullah Gül de yer aldı. AKP"den milletvekili olmasıyla birlikte Abdullah Gül dokunulmazlık kazanmış oldu. Bu nedenle Abdullah Gül hakkında ceza yargılaması yapılamadı. Ancak; aynı dosya kapsamında yargılanan Necmettin Erbakan özel evrakta sahtecilik suçundan 2 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası aldı ve siyasi yasaklı hale geldi. Bu nedenle Gül"ün Köşk’e çıkmasıyla dokunulmazlığının kalkıp kalkmayacağı da tartışılan konular arasında bulunuyor. Hakkında "sahtecilik" suçlamasından fezleke düzenlenen ilk cumhurbaşkanı adayı olma özelliğini taşıyan Abdullah Gül "ün, REFAHYOL döneminde yaptığı şahsi harcamaları Türkiye Kalkınma Bankası"na ödettiği de ortaya çıktı. Ayrıca; Abdullah Gül, REFAHYOL hükümetinde devlet bakanı olarak görev yaptığı dönemde özel harcamalarını kendisine bağlı Türkiye Kalkınma Bankası"na yaptırdığı gerekçesiyle hakkında açılan "tazminat" davasında mahkûm oldu. Zarar Abdullah Gül"den yasal faiziyle birlikte icra yoluyla alınabildi. 3) MAL_YE BAKANI’NIN OGLUNUN MISIR _THAL_ OLAYI Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu, Gümrük Vergisi % 70_e çıkmadan hemen önce, 4 bin ton çerezlik mısır ithal ediyor. Ve ithalden sonra, Gümrük Vergisi miktarı yükseltiliyor!!! Maliye Bakanı, konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Oğlum o mısırları, tavuklarına yedirecek” diye ilginç bir görüş sergiliyor. İfade edildiğine göre, 4 bin ton mısırla bir yıl boyunca 175 bin tavuğun beslenmesi söz konusudur. Ve bu miktarda bir tavuğun da olmadığı belirtiliyor. “ Yine ifade edildiğine göre, mısır ithalinden 360 milyar kar elde edilmiştir. Kronolojik sırayla olayı belirginleştirelim: • 17 Nisan 2003 te mısır İthali’nde Gümrük Vergisi %20’ye indiriliyor. • 15 Temmuz 2003 _ te 4400 ton ABD menseli mısır ithal kontrol belgesi alıyor • 4 Ağustos 2003 _ te Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu 4000 ton mısır ithal ediyor ve Gümrük Vergisi hemen bu ithalden sonra yükseltiliyor. • 8 Ağustos 2003 te mısır İthali’nde Gümrük Vergisi % 45_e yükseltiliyor. • Daha sonra da söz konusu vergi, % 70_e yükseltilmiştir. SONUÇ: Maliye Bakanı’nın açıklamaları kamuoyunu tatmin edici olmamıştır. 3 4) _ZM_R SORU K_TAPÇIGI _HALES_ OLAYI İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, seviye tespit sınavı soru kitapçığı için, 320 bin öğrencinin durumunu belirlemek üzere, ihale açıyor. ihale; öğrenci basına 265 bin lira teklif veren firma yerine, öğrenci basına 470 bin lira teklif veren Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen’in kardeşi Ömer Faruk Ergezen’e ait “Sarakuska” adlı şirkete veriliyor. İhalenin teknik şartnamesinde yer alan “kesinleşmiş SSK ve vergi borcu bulunmadığına dair belge istendiği” maddesiyle ilgili evrak, 14 Aralık’ta Milli Eğitim Müdürlüğü’ne geliyor. Ancak, 13 Aralık’ta sözleşme çoktan imzalanıyor! Ayrıca;aynı ihalenin geçen yıl da "Sarakuska" adlı şirkete verilmesi bir rastlantı mıdır? SONUÇ: Kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapılmadı. 4 5) GEBZE AKARYAKIT KAÇAKÇILIGI OLAYI 5 trilyonluk bir hadise. Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kemal Albayrak dahil, bir çok bürokrat halen yargıda. Kemal Albayrak, AKP Kurucular Kurulu üyesi. Türkiye’de, yılda 1,5 milyar $’lık akaryakıt kaçakçılığının olduğu açıklanıyor. SONUÇ: Halen dava yargıda devam ediyor. Olayı ortaya çıkaran Kocaeli Emniyet Müdürü derhal görevinden alındı ve görev yeri değiştirildi. 6) _KT_SAT GAYR_ MENKUL YATIRIM ORTAKLIGI OLAYI iktisat Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı Şirketi, Güneş Turizm Seyahat A.S.’ye 30 Aralık 2004’te 18 milyon 250 bin $’a satılıyor. Satış sırasında açık arttırma yapılmıyor, paranın da 4 yıl vadeli ödenmesine karar veriliyor. Güneş Turizm, “Albayraklar Grubu”nun bünyesinde bir şirket. 31 Aralık 2004_te TMSF şüphe üzerine bir portföy raporu hazırlıyor, bağımsız denetim kurulu raporu çıkartıyor. İstanbul ve Bodrum’da bina,arazi,otel toplam değeri 38 trilyon( Resmi rapora göre). 31 Aralık 2004_te kasada 10.9 trilyon nakitin de var olduğu ifade ediliyor. Bunu 30 Aralık 2004_te satıyor. Toplam 48 trilyonluk şirket, 25 trilyona (vadeden kaynaklanan faiziyle beraber) satılıyor. 23 trilyon zarar edildiği belirleniyor. Tabi bu sırada Albayraklar’ın cebi de doluyor. SONUÇ: Yapılan işlemin usule uygun olduğu açıklandı. 5 7) MİLLİEGİTİM BAKANLIGI “62 İLKÖGRETİM OKULU” İHALE OLAYI Bilindiği gibi, Milli Eğitim Bakanlığı, 07.06.2004 tarihinde, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (_MKB) 8 yıllık Temel Eğitimi desteklemek amacıyla, kendi kaynaklarından sağladığı 500 trilyon liralık kaynak ile; 44 farklı ilde toplam 958 bin 166 metre karelik 135 adet ilköğretim okulu inşaatı ile ilgili bir paket içerisinde 62 adet ihaleyi yaptı. Hemen ardından, Bakanlık değerlendirmesini tamamlayarak sonuçları ihaleyi kazananlara bildirdi. Bir taraftan da, farklı illerde, aynı sınıf ve standartta inşaatlar için çok farklı fiyatlar onaylanırken; diğer taraftan aynı ihalede teklif edilen en düşük fiyatlar gözardı edilmiş, kabul edilen teklifler, daima ortalamanın üstünde fiyat veren firmalara ait olmuştur. En düşük fiyatlı teklif, B_R_NC_ sıra olmak ve tüm tekliflerin küçükten büyüğe sıralanması halinde, toplam 62 ihale içinde; “en ucuz teklif sıralamasında” BİRİNCİ, İKİNCİ ve ÜÇÜNCÜ firmalara H_ÇB_R _HALE VER_LMEM_ST_R!!! Konuyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi(CHP), Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇEL_K hakkında soruşturma önergesi veriyor. Bizzat Başbakan Recep Tayyib Erdoğan’ın talimatıyla, AKP Grubu çoğunluğu ile soruşturma açılması reddediliyor. Sonuç olarak; Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, EN YÜKSEK TEKL_FLER_ ONAYLAYARAK, (KDV hariç) 86 trilyon 291 milyar liraya kadar bir Kamu kaynağı kaybına yol açacak işlemlere göz yummakta hiç bir sakınca görmemiştir. Kamu kaynağı KAYBI (KDV HARİÇ)………………..: 86 trilyon 291 milyar TL. Kamu kaynağı KAYBI (KDV DAHİL)………………..: 101 trilyon 823 milyar TL. SONUÇ: Açıklamalar kamuoyunu tatmin etmemiştir. 8) _STANBUL BÜYÜKSEH_R BELED_YES_ ARAÇ S_GORTA _HALES_ İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ağır taşıtlar için sigorta ihalesi açıyor. Bu ihale, 197 milyar lira ile AKP İstanbul Milletvekili Alaattin Büyükkaya’nın, önceden ortağı olduğu Büyükkaya Sigorta Aracılık A.Ş’ye veriliyor. SONUÇ: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ihalenin usule uygun olduğunu açıklıyor. 6 9) 2. BEYAZ ENERJİ YOLSUZLUGU OLAYI Enerji davasında 3 AKP’li var. Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Enerji Bakanlığı’ndaki ihale yolsuzluklarıyla ilgili dava açtı. iddianamede, 18 sanık, “çete kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet”le suçlanıyor. iddianamede ayrıca, işadamı İbrahim Selçuk’un AKP Genel Sekreter’i İdris Nadim Şahin’le görüşerek, Bakanlığın Teftiş Kurulu’nu etkilemek için, baskı yaptığı da yer aldı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Özcan’ın hazırladığı iddianamede, sanıklarla ilgili ulaşılan sonuçlar söyle yer aldı: ” İbrahim Selçuk’un, Enerji Bakanlığı’nda aldığı siyasi güç ve çeşitli yöntemlerle oluşturduğu baskı, şiddet ve tehdit sonucu çıkar amaçlı suç örgütü oluşturduğu, bu örgütü yönettiği, örgüt adına faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır. Bu faaliyetler doğrultusunda Bakanlığa bağlı anonim şirketler tarafından çıkarılan tüm ihalelerle ilgilendiği, ihaleleri kendi şirketi Ezgi adına almasa dahi, şirket sahibi diğer sanıklar adına alınması için, yoğun çaba sarfettigi, bu amaçla ihalelerin ertelenmesini, şartnamelerin değiştirilmesini temine yönelik faaliyetlerde bulunduğu ortaya çıkmıştır.” İddianamede, işadamı İbrahim Selçuk’un, AKP Ağrı Milletvekili Cemal Kaya ile olan telefon görüşmelerine vurgu yapıldı. AKP Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın, , işadamı İbrahim Selçuk’’u arayarak esi üzerine kayıtlı Aram Şirketi’ne, EÜAŞ’ dan ihale alma girişiminde bulunduğunun anlatıldığı iddianamede, “Bu amaçla Kargamış, Özlüce ve Urca ihaleleri ile ilgili ayrıntılı görüşmeler yaptıkları, bu görüşmelerde sanık Selçuk’un, Milletvekili Cemal Kaya’ya yapması gereken kısımları dahi söylediği, Cemal Kaya’nın teklif edilen bazı ihaleleri küçük bularak, kendisine daha büyük ihaleler vermesini istediği ifade edildi. iddianamede, Selçuk’un, müfettişlerce hazırlanan teftiş dosyasının Adliye’ye intikal ettirilmemesi için Teftiş Kurulu Başkanı Cevdet Malkoç’a baskı yapması için, AKP Genel Sekreteri İdris Nadim Şahin’le görüştüğü ve Malkoç’a Şahin aracılığıyla baskı yapıldığı dosyanın halen Teftiş Kurulu’nda incelendiği kaydedildi. SONUÇ: Enerji yolsuzluğuna adı karısan ve bürokratlarla yaptığı pazarlıklar basına yansıyan AKP MİLLETVEKİLİCEMAL KAYA hakkında dava açıldı. Kaya bu süreçte AKP Agrı milletvekilliginden istifa ederek yargılandı. "İhaleye fesat karıştırmak ve çeteye yardım" suçundan 7.5 ay hapis cezasına çarptırılan Cemal Kaya"nın cezası ertelendi. Ve suan 2007 seçimleri için AKP Ağrı milletvekili adayı! CEMAL KAYA 7 10) ULASTIRMA BAKANI’NIN OGLUNUN GEMİ KİRALAMA OLAYI Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın 24 yasındaki oğlu Erkan Yıldırım, ihalesiz olarak Ankara Feribotu’nu alıyor(SANTUR isimli şirket). Bu feribotun, günlüğü en az 15 bin $’dan kiralanması gerekirken, 9 bin $’a kiralandığı ifade ediliyor. Burada önemli bir konu da sudur: Devlet; Çeşme Bindisi arasında Samsun Feribotu’nu da işletiyor. Yani bu hatta 2 feribot çalışıyordu. Madem bu hat iyi is yapıyor, Devlet 2 feribotu neden isletmiyor? Ankara Feribotu ucuza kiralandığı için, bilet fiyatlarında indirim yapılıyor. İndirimli tarifeden dolayı Ankara Feribotu 740 yolcu ile Çeşme’ye gelirken, Devletin islettiği Samsun Feribotu 400 yolcuda kalıyor. SONUÇ: Konu ile ilgili Ulaştırma Bakanı’nın yaptığı açıklamalar, kamuoyunu tatmin edici olmamıştır. 11) BİNGÖL DEPREM KONUTLARI OLAYI Bingöl’de Toplu Konut idaresi(TOKİ) Başkanlığı’nca 2016 konut 18 Haziran 2007 |
akp`nin TÜRK TÜRK"LÜKLE 1 SORUNLARI VAR
Ne mutlu Türk’üm sözünü yaza yaza diyen “Abdullah Gül” ve Türkiyelilik diyen “Potamyalı tayyip” bunların gerçek isimleri nelerdir diye düşünmemek elde değildir!! (MARKİZOS-AGOP- BUNA BENZER ŞEYLERMİ???)Mardin kilisesi papazı tv.de bir çoklarımız türk ismi almıştık şimdi kendi ismimizi almak istiyoruz ama yasanız müsait değil demişti!!
ANAYASA MAHKEMESİ,İHANETE GEÇİT VERMEDİ!! DEMİŞTİK!! ATAMIZIN MEKANINA BAYKUŞLARIN TÜNEMESİNE İZİN VERMİYECEĞİZ DEMİŞTİKKK!!!!!!!!!!! “NE MUTLU TÜRK’ÜM” deyim bunları namütena rahatsız ediyor. Etmekten de öte adeta batıyor!! OZMAN BU ADAMLARIN TÜRK"LÜKLE BİR SORUNU VAR!! Buda soy sorunudur!! Türk milletine soruyorum Türk kelimesinden rahatsız olan birisinin!! Ne Mutlu Türk"üm deyiminden rahatsız olan birisinin!! Türkiye cumhur başkanlığı yapması mümkünmüdür?? Başbakanlık yapması mümkünmüdür?? TÜRK MİLLETİ KESİNLİKLE BU KONUYU GÖZ ÖNÜNDE TUTACAKTIR!! |
RAPORMU ÇÜRÜK OĞLAN"MI??
Kamuoyu Tayyip Erdoğan’dan Burak Erdoğan’ın çürük raporunu açıklamasını bekliyor * Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın çürük raporuyla askere gitmediği 20 Mayıs’ta gündeme geldi. * Üzerinden günler geçmesine rağmen Erdoğan bir açıklama yapmadı. * Kamuoyu Tayyip Erdoğan’dan oğlu Burak Erdoğan’ın çürük raporu almasıyla ilgili açıklama bekliyor.
Türkiye şehitlerine ağlıyor. Şehit cenazelerinde yurttaşlar hükümete ve Tayyip Erdoğan’a yönelik tepkilerine ‘AKP dışarı” sloganlarıyla dile getiriyorlar. Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın çürük raporuyla askere gitmemesi tepkilerinin odak noktası oldu. Kamuoyu Burak Erdoğan’ın hastalığı konusunda Başbakan Erdoğan’dan açıklama bekliyor. Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan, kardeşlerinin aksine kamuoyunda pek görünmüyor. Ahmet Burak, bundan bir yıl önce gazetelerde kurduğu denizcilik şirketi için aldığı 5 milyon dolarlık gemiyle gündeme geldi. Rize Güneysu Askerlik Şubesi’ne kayıtlı Ahmet Burak Erdoğan, 2000 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden verilen raporla çürüğe ayrıldı. Çürük raporunun altında dönemin Baştabibi Tuğamiral A. Vehbi Alpman’ın onayı var. “TEDAVİ EDİLEBİR HASTALIK” Rapora göre, Ahmet Burak’ın hastalığı testis kanseri. Uzman hekimlerin verdiği bilgiye göre, testis kanseri tedavi edilebilir bir rahatsızlık. Çürük raporu, asker adayı açısından ancak iş görme gücünün yüzde 60’ını yitirmesi durumunda veriliyor. Tedavi edilebilir hastalıklardaysa durum farklı. Hastalığın tedavi edilmesinin ardından kişi, askere alınıyor. Raporu veren emekli Tuğamiral Arif Vehbi Alpman 23 Mayıs’ta Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada, Burak Erdoğan’ın "Askerliğe elverişsizdir raporu aldığını doğruladı. Alpman Burak Erdoğan’ın hastalığının testis kanseri olmadığını ancak hastalığının ne olduğu konusunda bir açıklama yapamayacağını söyledi. AHMET BURAK ERDOĞAN’IN ÖNCEKİ VUKUATLARI Ahmet Burak Erdoğan bundan bir yıl önce de kurduğu denizcilik şirketi için aldığı 5 milyon dolarlık gemiyle gündeme gelmişti. Burak Erdoğan’ın daha ciddi boyuttaki diğer vukuatı da babası Belediye Başkanı iken sanatçı Sevim Tanürek’e çarparak ölümüne neden olması. Erdoğan hakkında “Dikkatsizlik ve Tedbirsizlik ile Hayati Tehlike Teşkil Edecek Derecede Yaralamaya Sebebiyet Vermek” suçundan Asliye Ceza Mahkemesi’nde TCK 459/2 maddesi uyarınca 3 aydan 20 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Başında Makina Mühendisi Eyüp Çakmak’ın bulunduğu daire 4 Ocak 2000 tarihinde sanık Ahmet Burak Erdoğan için “tamamen kusursuz” raporu düzenledi ve 8/8 kusurun, ölen yaya Sevim Tanürek’te olduğunu bildirdi. Burak Erdoğan bu rapor doğrultusunda beraat etti. Raporu düzenleyen Adli Tıp uzmanı Eyüp Çakmak Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Saygılarımızla Dr. Serhan Bolluk OROSBU COCUKLARI BUNLAR OROSBUCOCUKLARI ! |
seni burdan atmayanin
beynini sikeyim
senide sikeyim |
senin gibi ermeniyi
ne ilgilendirir
|
bu ne lan ahirmi burasi
gecende yazdim silindi nedense
cyberangel nickli sahsiyetsiz pezevenkin oglu burada millete orusbu cocugu diyerek yazi yaziyor ama ne hikmetse vaybee tarafindan halne nicki silinmedi..bekliyorum..merakta ediyorum ne zaman silinecek.. eger söylenildigi gibi bu kisi vaybee den biriyse , ben bu vaybeeninde bu kisininde soyunu sikeyim eger bu nick silinmezse bilin ki yasal yoldan basiniz derde girecek..yeni forum yasalarini hatirlatayim size |
AK PARTI FARKI !!!
Vatani milleti sevmek hamasetle olmaz, Türkiyeyi ve türk insanini zenginlestirip "MUASSIR MEDENİYET" hedefine ulastirmakla olur.
"Aynasi istir kisinin lafa bakilmaz" AK PARTI laf degil icraat pesinde, iste AK PARTI farki !!! Kişi başı gelir 5 bin 477 dolara çıktı Türkiye 2006’da yüzde 6 büyüme gerçekleştirdi. Milli gelir 400 milyar dolara çıkarken, kişi başı gelir 5 bin 477 dolar oldu. Türkiye ekonomisi en son 2001 yılında yüzde 9.5 oranında küçülürken, 2002’de yüzde 7.9 , 2003’te yüzde 5.9, 2004’te yüzde 9.9, 2005’te yüzde 7.6 büyüme kaydetmişti. MİLLİ GELİR 400 MİLYAR DOLARA ÇIKTI Geçen yıl Türkiye’nin GSMH’si 399 milyar 673 milyon dolar, GSYH’si de 400 milyar 46 milyon dolara ulaşarak rekor kırdı. 2005 yılında GSMH 360 milyar 876 milyon dolar, GSYH de 361 milyar 470 milyon dolar seviyesindeydi. KİŞİ BAŞI GELİR 5 BİN 477 DOLAR 2005’te 5 bin 8 dolar olan kişi başına milli gelir 2006 yılında yüzde 9.4 artarak 5 bin 477 dolara ulaştı. |
Istek üzerine bir daha gercekler
Ekonomi süper,GSMH ikiye katlandi, borclarimiz düsüyor, enflasyon iniste, dis dünyada itibarimiz artti, AB´ye üye olmamiz an meselesi, demokratiklesmede önemli yol katettik, Türkiye bir istikrar abidesi haline gelmis durumda.
Medya ve RTE böyle diyor. Gercekten böyle mi? Biraz etrafimiza bakalim ve ardindan konuya egilelim. Ekonomi süper diyor RTE. Acaba dogru mu? Rakamlara bir göz atalim. Kasim 2002"de Türkiye"nin toplam borcu 231 Milyar $. Kasim 2006"da 348 Milyar $. Kasim 2002"de Dis Ticaret acigi 15 Milyar $ iken simdi (Subat 2007) 52 Milyar $ cikti. Kasim 2002"de 8 Milyar $ yabancilarin sicak parasi ülkemizde bulunurken, bu rakam Aralik 06 itibariyle 65 Milyar $"a ulasmis. Aclik ve yoksulluk siniri ikiye katlanmis bu zaman diliminde. Dolar kuru sunni bir sekilde cok düsük tutuluyor. Reel Dolar kuru yaklasik 2.20 YTL civarinda olmasi gerekiyor. Bu bilgiyi unutmayin, az sonra lazim olacak. 2002 yilinda GSMH 182 Milyar $. 2006 GSMH 390 Milyar $. Ancak reel Dolar kurunu baz olarak alirsak, 2002 yilinda GSMH 190 Milyar $iken, 2006 yilinda 254 Milyar $"a cikmis, yani ikiye katlanmamis. 2002"de 1,5 Milyar $ tüketici kredi ve 2,7 Milyar $ kredi karti borclari, yani toplam 4,2 Milyar $ düzeyinde bireysel kredi borclari mevcuttu. 2006 sonunda durum su: 32 Milyar $ tüketici kredileri ve 15 Milyar kredi karti borclari, toplam 47 Milyar $ bireysel borclar. Türkiye"de issizlik orani yaklasik % 16,9 düzeyinde. Bu rakamlar, ki tüm rakamlar resmi, Hazine ve TÜIK"e ait rakamlardir, ekonominin hic de anlatilan gibi iyi oldugunu göstermiyor. Tam tersi. Her sey daha kötü. Övündükleri tek sey enflasyon, ancak enflasyon sunni bir sekilde düsük tutuluyor. Milletin alim gücü olmadigi icin ve devlet yatirimlar yapmadigi icin piyasaya para akmiyor ve bundan dolayi fiyatlarda artis yoktur, cünkü talep yoktur. Talep olan ürünlerde zaten ortalama fiyat artislari % 20 - %30 civarinda. Gelelim artan itibarimiza. Bizi artik kimsenin takmadigi, bizden kimsenin cekinmedigi itibar kazanci ise, itibar kazandik. Irak"ta olup bitenlere seyircisin, asiret reisi sana her gün posta koyuyor, sen adamin postallarini yalamaya razi görünüyorsun. Kiytirik Rumlar seni takmiyor, seni takdir eden Müslüman Arap kardeslerin Rumlarla isbirligi yapiyor, sen önce teessüf ediyorsun, kimse umursamayinca, Rumlarin sözüne geliyorsun, sadece Petrol üretilirse, sana da bir sus payi vermelerini istiyorsun. Itibarli RTE ve AKP basa geldikten sonra bilmem kac ülke sözde ermeni soykirimi kabul etti ve simdi sira ABD"de. Basimiza cuval gecirildi, askerlerimiz, polislerimiz sehit edildi ve biz elimiz kolumuz bagli izledik. AB ve ABD emir yagdirdi ve RTE ve AKP istedikleri her yasayi yerine getirdi. Simdi sira 301"de. Daha söylenecek cok sey var, ancak bu uzun bir konu baska zamana birakiyorum. Bu bir iki örnek gösteriyor ki biz itibar kazanmadik, itibar ve her seyden önemlisi, güc kaybettik. AB hepimizin malumu. Bunun ne kadar büyük bir yalan oldugunu artik herkes kavramistir. Kavrayamayanlara söyleyecek bir seyim yok. Demokratiklesme ve Türkiye. Hic bir dönem bir Basbakan gazeticiler hakkinda bu kadar tazminat davasi ve sorusturma actirmamistir. Onlarca gazeteci isinden edildi. Hukuksuzluk diz boyu. Van rektörü olayi, Semdinli vs. Yolsuzluklar, baski, sindirme. AKP döneminde olagan olan bunlardir. AKP demokratiklesmenin öncülügünü degil, Atatürk düsmanliginin, Cumhuriyet, Demokrasi, Laiklik düsmanliginin öncülügünü yapmistir. AKP zihniyeti totaliter bir zihniyet ve böylece demokrasi rejimine zit bir parti. O acidan demokrasiye katkida bulunmalari bu partinin islevine aykiri. AKP ne yapti. Yine rakamlara bakalim: AKP"nin cikarttigi yasalarin sonucu: Türkiye"de her 39 saniyede bir suc isleniyor. Her 4 saatte bir insan öldürülüyor. 6 dakikada bir ev, 7 dakikada bir araba, 9 dakikada bir isyeri soyuldu. 4 saatte bir tecavüz veya tecavüze yeltenme. 4 dakkikada bir yaralama, 18 dakikada bir yankesicilik. 6 ay icinde sehit sayisi (sadece askerler!!!) 62. 2002´de Türkiye´de sifir terör varken. RTE"nin dedigi gibi, bunlar geldikten sonra nerden nereye. Bunlarin hesabi kesinlikle sorulacak. Ilk hesap yeri sandik! |
Iste Türkiyenin itibari...
Alman genci ingiliz kizi azicik kurcalamis, ingiliz kizin annesi sikayetci olmus alman genci hapse atilmis, mahkemesini bekliyor !
Bir haftadir alman TVleri bunu gösteriyor ! Alman politikacilarida "vatandasimizi hemen serbest birakin yoksa AB yolu uzaklasmadan öte, ABye girmeniz imkansiz olur" diyorlar. Yani santaj yapiyorlar ! Bir zamanlar AB bizi almaz, AB kapitalistler, hiristiyanlar kulübü gibi laflar eden disicleri bakani ve son Cumhurbaskani adayi soyu sopu belirsiz DINCO SATANIST YOBAZ KAFIRde tek kelime ile cevap veremiyor ! Verdigi cevap: Hele ortalik biraz yatissin 6 Temmuzdan sonra verecegiz. Bu ÖKÜZ birde utanmadan Türkiyenin basina Cumhurbaskani olaak ! ULAN OROSBUCOCUGU, bir disislari bakani olarak desene onlara Türkiyenin bir hukuk devleti oldugunu, kabile devleti olmadigini ! Türkiyedeki yarginin bagimsiz oldugunu ! Diyemez ! Niye diyemez !? Cünki SATILMISDIR !!!!!! Oglu ingilterede avanatlarini gizlemekle mesguldür ! Yoksa dün Kara dedigine bugün AK deyip, kin ve nefretle bahis ettigi kisilerden emir almazdi ! |
HAKLISIN HESAP YERI SANDIK !!!
HALKIN GÖNLÜNDE YATAN BASBAKAN ERDOGAN !
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin ANAR şirketine yaptırdığı ve cumartesi günü sonuçlarını aldığı anketin sonuçlarını sıcağı sıcağına AKŞAM’a açıkladı. İşte anketin sonucu: AK Parti yüzde 43, CHP yüzde 23, MHP yüzde 11, Genç Parti yüzde 8.9, DTP yüzde 6, Demokrat Parti yüzde 5. |
tayyip Türk kadinlarini fahise...
Bizim tayyip yine ne dedigini bilmiyor:
"Derdimiz şu, benim insanım Hans"ın yakaladığı standart neyse, Ahmet de onu yakalayacak, Natalia"nın yakaladığı standart neyse benim Ayşe, Fatma kardeşim de onu yakalayacak. İnsanca yaşamanın standardı neyse bunu yakalayacak.... Ulan soyu sopu belirsiz, kani bozuk serefsiz hain, dinci yobaz satanis kafir, belki senin karin olacak galtak bir Natalia olmaya layikdir ama Türk kadini rus kadinlari gibi fahise olmaya hic layik degildir ! |
tayyip anirdi iftira..
Gecenlerde Baykal tayyip ABD ile anlasma yapti, 1 milyar dolara iraka girmemek icin anlasma yapti, diye aciklama yapmisdi.
tayyip hemen basladi anirmaya, iftira iftira... Bugün ise Baykal belgesiyle vatandasa sundu ! Ama bizim KOYUNSÜRÜSÜ hala sahte belge diyor ! :-)) Tipki Baykalin önceki bombasi gibi, hani tayyip abdullah öcalana SAYIN dedi, pkk`ya karsi mücadelede ölan askerlere KELLE dedi, diye acikladigindada bizim tayyipci KOYUN yine anirmislardi, yalan iftira. tayyipde ozaman anirmisdi, yalan iftira komplo,.. abdus gül`de: olurmu hic, böyle birsey demesi mümkünmü diye anirmislardi. Ne oldu, simdi belge ile ispat ettigi gibi Baykal tayyipin konusma CDsini ortaya atti... Bizim KOYUNSÜRÜSÜ tayyipciler hala sahte diye aniriyorlar ! :-)) Ulan KOYUNLAR siz KOYUNSÜRÜSÜNÜZ niye ANIRIYORSUNUZ !? :-)) |
pkk`ya karsi mücadelede yine 3 asker
pkk`ya karsi mücadelede yine 3 Türk askeri öldü !
Bizim kani bozuk soyu sopu belirsiz akp tayfasi, ermenilerden yunanlilardan kalma kirinti tayyipci OROSBUCOCUKLARI, Türk Silahli Kuvvetlerinin düsmanlari, götlerine yine kina yaksinlar ! Gelecek secimlerde istediginiz kadar oy alin hic önemli degil, ya düzen degisir ya degistirilir ! Türkün sabri yeterki tassin, ozaman kacacak delik arayaksiniz ! tayyip ve abdus, fetos ablasi gibi amerikaya kacarlar ya siz nereye kacacaksiniz !? :-)) |
tayyip kazigin üstüne otrudu ! :-))
dünmü evvelisi günmü ne, Bahceli tarafina tayyip aniriyor:"apo`yu sen niye asmadin !?"
Bahcelide öyle bir cevap geliyorki tayyip tam lafin anlamiyla kazigin üstüne oturuyor: "apo’nun asılmasını engelleyen 11. protokolün altında benim ve MHP’nin değil, senin 2 yardımcın Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener’in imzaları var." Isleri gücleri iftira yalan dolan sahtekarlik, bu soyu sopu belirsiz dinci yobazlarin ! :-)) |
soyunu siksinlermi o.T.
ohne Text
|
du weichei über dich lach ich nur o.T.
ohne Text
|
07.07.2007 Ffm
NPD-Demo in Ffm: www.nogonazi.de.vu
|
ne chp ne akp
ne chp ne akp kardesim. Turkiyenin artik harekete gecmesi gerek. milliyetci bir ruhun önderliiginde kalkinabilir ancak ülke. iktidarda bulunan hükümetin gördük icratlarini gül gül öldük ama.
Bu basbakani bakin kimler seviyor dünyada "kuzey irak kürt lideri Celal Talabani, ABD heyetleri, su anda doguda en cok sehit verdigimiz bölgeler ve cikarlarina göre hareket eden dis ülkeler." bunlarin hepsi seviyor ve bunlar ülkemize her daim zarari dokunan insanlar. dünyada tek IMF ile calisan ülke turkie kalmis. sizcede basbakani bu kadar sevmeleri ilginc degil mi. kuzey iraka girilme hususu su anda gündemde. asker girelim diyor hükümet hayir diyor. hibe olarak ABD den hükümet girmicene dair hibe almis ve bunu kabul ettiler sonunda. bir basbakanin 3 danismanida diyarbakirdan mi olur be kardesim ve 3ü de mi kürt olur. burda kürt-türk meselesi degil sorun ama bana ilginc geliyor. turkiede tüm yatirimlar dogu anadolu-güneydogu anadoluya yapilmis durumda. bir afet oldugunda adamlar hic ALLAHdan geldi demiyorlar ki direk NERDE BU MILLET NERDE BU HUKUMET. ic anadoluda karadenizde akdenizde egede bir afet oldugunda millet ALLAHdan geldi hayirlisi diyorlar yani sonucta agizlarinda bir SÜKÜR etme var. bu ulkenin artik harekete gecmesi gerek onun icin MHP diyorum. |
türkceninde amina koydun
bide türk geciniyorsun
|
anlamadim
1 sorunlar ne demek oluyor
1 tek degilmi..sorunlarda cogul oluyor 1 sorunlar nasil oluyor simdi izah et bakayim benim kanaatimce sende bir türkce sorunu var yoksa ermenimisin ozaman türk-islam düsmanligin daha iyi anlasilmis olur |
mhp gibi dönek bir partiye
nasil oy verecek akli selim bir insan !
|
iste buda yanlis
cünkü bahceli bizzat kendi imzasi var! hükümetin icinde iken nasil Abdullah Gül idam"i engeller?
mantik mantik |
TÜRKIYE AKP ILE ZENGINLESIYOR !!!
Ülkemizde gerçekleşen büyüme reeldir, gerçektir. Bazı sayılar verelim!
Ülke içine kapanmaktan artık kurtulmuştur. 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracat, beş yılda dolar ile 47, 63, 73, 85 diye yukarı fırlamıştır. Bu yıl ihracat 100 milyar doları geçecektir. 2001 yılından bu yana uygulanan politikalar iflas etmiş durumda olan devleti büyük ölçüde kurtarmıştır. Devletin sırtına yüklenmiş olan kamu faiz yükü borç yapısında düzelmeler sonucu 2002 yılında GSMH oranı olarak yüzde 19 civarında iken, % 16, % 13, % 9 diye azalarak 2006 yılında yüzde 8 düzeyine inmiştir. Üretimde büyük artışlar olmuştur. Örneğin, 2002 yılında, 1.08 milyon buzdolabı üretilmiş iken, 2006 yılında 2.1 milyon buzdolabı üretilmiş bulunuyor. 2002 yılında 824 bin çamaşır makinesi üretilirken 2006 yılında 1.8 milyon çamaşır makinesi üretiliyor. 2002 yılında 282 bin bulaşık makinesi üretilirken 2006 yılında 839 bin üretilmiş. 2002 yılında 339 bin fırın üretilmişken 2006 yılında fırın üretimi 726 bin düzeyine çıkmış. 2002 yılında yapı ruhsatı alınan konut sayısı 162 bin iken 2006 yılında 569 bin. 2002 yılında üretilen otomobil sayısı 357 bin iken 1 milyonu aşmıştır. 2002 yılında ihraç edilen otomobil sayısı 262 bin adetten 706 bin adete zıplamıştır. 2002 yılında iş makinesi satışları 1768 adet iken 2006 yılında 10.500 adete çıkmıştır. Traktör satışları 2002 yılındaki 6322 adetten 2006 yılında 28.386 adete ulaşmış bulunuyor. Hangi partiye rey verildiği, seçim, siyaset beni sadece vatandaş olarak, kişisel olarak ilgilendirir. İktisatçı olarak ben gerçek üretime bakarım. Yukarıdaki sayılara bakan hangi gafil bu ülkede üretim artmıyor, sanayi daralıyor, büyümüyoruz diyebilir ki? Ekonomi kuralları Katolik de olsanız, Protestan da, Musevi de olsanız, Hindu da veya Alevi veya Şii veya Sünni de olsanız aynıdır! Arz ve talep sosyalist ülkelerde de geçerlidir, kapitalist ülkelerde de! ABD, Irak, İran veya Rusya kavgası başlarsa, tabii ki dünya düzeni bozulur. Ama o zaman kim etkilenmez ki? Akşam |
Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 17:33 Uhr. |