Vaybee! Forum

Vaybee! Forum (http://localhost/forum/index.php)
-   Gesellschaft & Soziales (http://localhost/forum/forumdisplay.php?f=398)
-   -   Religion & Glauben (http://localhost/forum/showthread.php?t=4272)

28.07.2006 14:04

Senin anlattigin sekildeki DIN olmaz
 
olsun...

KIN NEFRET ÖLÜM SACAN KORKU SACAN BIR DIN DIN OLAMAZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZzzzzzz

Senin yorumun bunlar senin icinde dönen arzular bunlarin baskalarini öldürmek kan akitmak senin yorumun ve istegin...

BUNLARI ALLAH isteiyor demek kesinlikle ALLAH SIRKTIR ve diger insanlar üzerine ZULÜM YAGDIRMAK amacidir...

Yok öyle DIN adina yorum yapip... ve kesinlikle DIN budur demek....

DIN Rahmetken insanliklari birlestici iken.... sen ayiriyorsun ve sacma sapan seyler söylüyorsun...

Müslümanlik Hiristiyanlik bunlar Kelimedir.... önemli olan evrensel insanlik degerleri ve bunu TAKVALAMAKTIR... yani TAKVADIR....

Tsumani oldu orta Asyada insanlik yardimi yine Hiristiyanlardan geldi... Müsmöümanlardan oh oldu, onlar kafirlesmisti lafini duyduk...

hatta Süleyman Ates bile onu andirdi.... nasil Allah adina bi insan görüs belirtebilir....

Kimsa Allah adina degil... herkes KENDI ADINA KONUSSUN....

Bu yazdiklarin senin görüsündür NICHT MEHR UND NICHT WENIGER

28.07.2006 14:32

Sana bir karsi Ayet
 
ALI-IMRAN 113-115

Ama hepsi bir değildir. Ehlikitap içinden Allah için baş kaldıran/Allah huzurunda el bağlayan/hak ve adaleti ayakta tutan/kalkınıp yükselen bir zümre de vardır; gece saatlerinde secdelere kapanmış olarak Allah"ın ayetlerini okurlar.
Allah"a ve âhiret gününe inanırlar, iyilik ve güzelliği belirlenmiş olana özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenmiş olandan sakındırırlar. Hayır işlerde yarışırcasına koşarlar. İşte bunlar hayra ve barışa yönelik hizmet üretenlerdendir.
Yapmakta oldukları/yapacakları hiçbir hayır, nankörlükle karşılanmayacak/karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini çok iyi bilmektedir.



Ne dersin bu Ayetlere... kesinlikle hayatinda okumus bile degilsin

28.07.2006 14:32

Sana bir karsi Ayet
 
ALI-IMRAN 113-115

Ama hepsi bir değildir. Ehlikitap içinden Allah için baş kaldıran/Allah huzurunda el bağlayan/hak ve adaleti ayakta tutan/kalkınıp yükselen bir zümre de vardır; gece saatlerinde secdelere kapanmış olarak Allah"ın ayetlerini okurlar.
Allah"a ve âhiret gününe inanırlar, iyilik ve güzelliği belirlenmiş olana özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenmiş olandan sakındırırlar. Hayır işlerde yarışırcasına koşarlar. İşte bunlar hayra ve barışa yönelik hizmet üretenlerdendir.
Yapmakta oldukları/yapacakları hiçbir hayır, nankörlükle karşılanmayacak/karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takva sahiplerini çok iyi bilmektedir.



Ne dersin bu Ayetlere... kesinlikle hayatinda okumus bile degilsin

kerio 28.07.2006 16:13

gökdelenler mi devlet
 
idare edilecegini anlatiyor?

ne düz mantik ne sacma mantik!

sen herhalde insaattan düstügün icin böyle sacmaliyorsun! sanki laik tc devletine kim yetkileri veriyor? ve demirel saltanatini pasalarin saltanatini hatirlayalim. onlarin saltanatin sultanlarin saltanatanina esitti nerde ise.

Peygamber medine"de sanki göcmenlerin klübunun baskanligin yapti sanki?

Peygamber yok ama hayatindan örnekler var. yasantisindan cikarilabilecek dersler var.

senin zihniyetin bütünü kapmamis eksik birseyler kapmis bütünü degil. cagdas sirk argümanlari ile bocalayip duruyorsun.

Allah ne sinelerden silinebilir nede onun kanunlari sineye hapsedilebilir.

ama bunlar bana göre bos mevzuular. bunlar sadece ve sadece senin takintilarin. bu takintilar birseyleri bildiginden kaynaklanmiyor. cünkü dini anlamis degilsin, sadece öyle bir hava estiriyorsun. faraza bos seylerden bahsedip bozuk plak gibi tekrarlayip duruyorsun.

roman 29.07.2006 05:53

Babur anlat ta cümle alem bir,
 
öğrensin şu o kadar meht ettiğin Çanakkale savaşı nasıl bir İMAN gücüyle oluşmuşi savaşılmış ve kazanılmış???

İstersen sana bu konuda detaylı yazabilmen için de bir hafta zaman sunayım.

Demek 300 bin ölü verilen ve Alman bir komutan ile sürdürülen ve pek çok da Osmanlı Gayri Müslümlerinin de yaşamını bıraktığı savaş İslami iman gücüyle sürdürüldü.

Nerdeydi osmanlı tebaalı arabi islamlar çanakkalede?

Neden Çanakkale savaşı oldu şunu bir açıklada o değerli bilgilerinden bir yararlanalım Babur efendi???

Emin ol o savaşta benim büyük ailemden 3 tanede kurban verilmiştir, biriside büyük dedemdir. Ama lanet olsun o kurbanlığa. O savaş hiç bir zaman bizim savaşımız değildi. O savaş yüzünden de çarlık Rusyasının yıkıldığını, yerine Rus devriminin ve Leninin aldığını bilmem sana birileri hiç söyledi mi?

O kanlı savaşta her iki taraftan ölenlerin hepsi insanlık için çok büyük bir kurbandır. konunun detaylarına şu an girmeyeceğim, sen bu konuda bayağı uzmansın gibi durmaktasın, anlat bir bakalım o şanlı, hamasetli bilgilerini, nasıl olsa bu sayfalarda gidiyor sıktığın palavralar.

bir noktayıda açıklayayım, ben yaşamım boyunca hiç bir zaman PKK li olmadım, onlardan en az sana gıcık kaptığım kadar bilmeni isterim.

Ucuz kelime politikasıyla hiç oynama altında kalırsın.

Bekliyorum o değerli savaş bilgilerini.

hacikischkisch 29.07.2006 14:15

benden de bir karsi ayet....
 
Hac-i Imran suresi, ayet 34

"her kim bu sicak temmuz günü hacikischkischin gönlünü ho$ tuta, cenneti kendine mekan bile"

xbaburx 29.07.2006 16:47

o.T.
 
canakkaledeki komutanlardan rauf bey(kimmiş arastır ogren)ruyasında bazı arap harfleri gorur.ve ebced hesabına vurdurur.18 MART 1918 tarihi cıkar.nusret mayın gemisine emir verdirir.mayınları dosetir.gemiler gecmeye calısırken yogun topcu atesiyle tum top bataryaları neredeyse susturulur.sonra seyyid onbası LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH diyerek 270 kusur kiloluk top mermisini tek basına sırtlanıp 2 basamak cıkıp namluya surer.cunku yaralı bir arkadası haric hepsi sehit olmustur.ilk mermi isabet etmez.ikinci mermiyi namluya aynı sek,lde surer.mermi ocean adlı gemiyi batırır.kacısan diger gemiler saga sola manevra yapayım derken mayınlara carparlar ve bir cok gemi batar.koskoca her sene destanlarla anlatılan canakkale savası budur.burda sana kara savaslarıyla ilgili yazılı kaynaklardan derlenen seyleri anlatmaya kalkarsam aklın sasar kahkahaya bogulursun.

masal anlattım dimi:)yooo.seyid onbasıyı bilmeyen yok.adamın gazetede roportajı var.rauf bey in de gazete roportajları ve anıarı mevcut ara bul.

sen hakkaten vatan hayinisin.cannakkale neymişmiş.seni bulsam tukurukle bogarım leng var ya.bu kadar acık konusulur.canakkale gecilseydi savas bitecekti.uzamadıgı için de dusman kuvvetleri daha az zayiat almıs olarak sevre dahaguclu gireceklerdi.ve savasta mustafa kemal denen adam isim yapamayacaktı:)dimi:)uleng her yerde anlatılıyor o savasta neler yasandıgına dair.hepsi de resmi kaynaklar.yazıklar olsun.

sen canakkaleye gittin mi?bir git sehitliklerde ismi anılanların nerlerden geldğini gor ondan sonra pislik sacan agzını tutmasını ogren de bu denli asagılık bir sekilde rezil etme kendini!!!!

xbaburx 29.07.2006 17:06

o zaman neden 3 temel kitabı din var
 
neden musevilik hristiyanlık muslumanlık adında uc kitabı din.bunların mezheblesmesi bunlara hristiyan denmesini negelliyor mu?peki mezheplerin neden cesitliliği az.yani 6 milyar ayrı adla din yok yada daha değişik adlandırmayla neden 6 milyar değişik mezhep yok?neden budistlere budadan harektle budist deniyor?

29.07.2006 19:38

Müslümanlar ve mizah ! :-))
 
Müslümanlar ile tartisirken, bir müslüman ancak kendi kitabi kurani okudukdan sonra dogru dürüst dini taniyabilecegini ve daha sonra gercekden islama yakisir bir sekilde ibadet edebilecegini söylüyorum!
Cevap olarak ise cok komik hatta sacma sapan iddialarla karsilasiyorum!
Neymis, kurani dogru dürüst anlayan yokmusda, tercümesi onun icin dogru dürüst olamazmisda,...
Yahu akil var mantik var, kimsenin anlayamacagi, cümlelerinin sakiz gibi oyana buyana cekilecegi bir kitabi, allah gibi bir varlik niye "göndersin"!?
Madem islam dini kurandan ögrenilmeyecek ne diye yazdirdi ebu bekir o kitabi !?
Sizler menfeatci dincilerden kulakdan kulaga ögrenin diyemi !? :-))

Bugüne bugün herhangi bir makina, elektrikli aletin bile kullanma kilavuzu var ve o kilavuz okunmadan o aletin tüm teknik imkanlarini kullanmak imkansiz!
Siz ise inandiginiz dinin kitabini okuma zahmetini göstermiyorsunuz!
Ya kuranin tercümesi icin cebinizden cikacak paradan kaciyorsunuz yada sadece dil ucuyla müslümansiniz!
Bu zamanda insanlardan her imkan varken, akil fikir sagibi insan, gercekden icinde iman varsa bizzat kendi inandigi kitabin tercümesini okur ve ona göre ibadetini yerine getirir!
Piyasada dolasan menfeatci dincilerin tuzagina düsmez!
Vicdanini rahatlatmak icinde bu menfeatci dinci düzenbazlara para kaptirmaz! :-))
Sonrada param param diye aglar sizlarsiniz! :-))
Yok yöle sadece kaara pay olmak!
Müslümanlikda zararada ortak olmak hakmis! :-))

30.07.2006 00:33

o.T.
 
yorumlarinin büyük bir bölümüne katiliyorum; radikal olsada.

coach01 30.07.2006 00:43

Sirk büyük günahtir
 
Enis :
&lt&ltBU DEGERLER TÜM DINLERDEN DAHA HAYIRLIDIR&gt&gt

Bu sözünle sirk ettiginin farkinda bile degilsin. Ne yazdiginin bile farkinda degilsin. Dini sadece Peygamber biliyor diyorsun. Buna karsi cikan yok. Sen peygamberlerin dedigini bile kabul etmiyorsun. Vahabilerden ayni düsünceye sahip. Sen örc bic neredesin ?

coach01 30.07.2006 01:06

Melek oldugunu sanan kisi !!!
 
&lt&ltBen müslüman olsam hiristiyan ve yahudilere hizmet etmek cok agrima gider! ;-)&gt&gt

Bu son itirafinla senin müslüman olmadigin ap acik görülüyor. Sen kim oluyorsun da bizim müslümanligimizdan süphe ediyorsun. Bizi uyarma ise niyetin sen kendin bir kere müslüman olmadigini söylüyorsun. Sacma sapan yorumlar getiriyorsun.

&lt&ltKurani okuyan ve anlayan bir müslüman zaten avrupa veya almanya gibi bir ülkede hiristiyanlara yahudilere hizmet etmez!&gt&gt

Fetvalarinda fevkelade yani !!! Almanya veya Avrupada yasayan Türk vatandaslari, onlara hizmet ediyorda ne demek ? Tabiiki ekmek parasi kazaniyor. Türkiyede ayni sistem uygulaniyor. Yani senin gavur memleket olarak tanimladigin ülkelerden
farksiz. Hic olmazsa Almanyada kizlarimizi ünüversite kapilarinda bekletmiyorlar ?!!

&lt&ltKuranda acikca yazilmis, dost edinmeyin, öldürün,...!!
Siz ise onlara hizmet ediyorsunuz! &gt&gt

Onlari dost edindiklerini nereden biliyorsun ? Senin yazdigin sekilde bir ayet yok kurani kerimde

hakaret etme Kurana !!!

O ayetler müslümanlara savas acanlar icin gecerlidir ! Yani israilinden tut ve amerikasinada ... bu demek degildirki sivil halklara saldirilsin ...

Manyak manyak yorum getirme. Maksadin ne senin, ey gafil !!! Hiristiyansan hiristiyanligini bil , Jahudiysen yahudiligini bil, ne oldugun beni ilgilendirmez ...

109 - KÂFİRÛN SÛRESİ
Bismillahirrahmânirrahîm

1. De ki: “Ey Kâfirler!”
2. “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.”
3.“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”
4.“Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.”
5.“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”
6.“Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.”

Senin dinin sana bizim dinimiz bize ...
nedü belirsiz kisi ...

30.07.2006 10:07

neresi radikal?
 
islamiyetde radikallik yokki radikal olsun.
dogruyu dile getirmek radikallik ise en radikal insan ben olayim!!!

30.07.2006 10:13

o.T.
 
selamun aleykum.


bak bacim osmanli ve diyer müslüman ülkeler hiristiyan ülkelere ne kadar ugrasti bir camii kurmak icin? asirlarca, amma biz ikinci ve ücüncü kusak tükler arablar kürdler memleketimizden daha cok büyük camiiler mescidler tekkeler medreseler aciyoruz. yani kendi ülkelerimizde yapamadigimizi burda yani senin dedigin küfür beldesinde kuruyoruz. biraz düsünürsen be dedigin dostluk degil FETIHDIR

30.07.2006 12:55

KURAN"DAKI CELISKILER
 
Seriat ortaminda ve din adami"nin elinde yetisen kisilerin ortak özelligi, birbirine ters, birbirine zit ve birbirini cerheden seyleri ayni zamanda benimseyebilmek veya benimsemis görünmektir. Bundan dolayidir ki müslüman kisi, hem bir yandan "Islam dini hosgörü dini"dir" diyebilir ve hem de ayni zamanda Kur"an"in: "Islam"dan gayri bir din"e inananlar sapiktirlar" seklindeki hükmünü benimseyebilir. Bu iki düsüncenin birbirine zit, birinin tersi oldugunu düsünmez. Hem bir yandan Kur"an"in "Din"de zorlama olmaz" seklindeki hükmüne sarilabilir ve hem de ayni Kur"an"in, "müsrikleri" (puta tapanlari) Islam"a zorlamak için, "Müsrikleri öldürünüz" seklindeki emrini rahatlikla uygulayabilir. Bu iki davranisin çeliskili ve bagdasmaz oldugunu farketmez. Farketse bile günah isleme korkusundan farketmemis görünür.

Bir yandan "Tanri dileseydi puta tapmazlardi" seklindeki seriat hükmüne inanirken diger yandan puta tapanlarin Cehenneme atilacaklarina dair hükmü dogal kabul etmekten geri kalmaz ve bu iki hükmün çelisir seyler oldugunu düsünmez. Düsünse bile düsünmemis görünür.

Bir yandan "Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini Islamiyete açar, kimi de saptirmak isterse ... kalbini dar ve sikintili kilar" seklindeki hükme inanir fakat ayni zamanda bu hükmün uzatmasi olan "Allah, inanmayanlari küfür batakliginda birakir" seklindeki satirlari dogal bulur. Bu iki hüküm arasinda çelisme oldugunu aklindan geçirmez. Gecirse bile, gecirmemis görünür.

Bir yandan "Seriat dini, kadini yüceltmistir, yirminci yüzyilin ulasamadigi haklara eristirmistir; kadinin sahsiyet haklarina saygilidir, kadin erkek esitligini öngörür" seklinde konusurken diger yandan: "Kadinlar aklen ve dinen dûn yaratiklardir; erkeklerin kadinlardan bir üstün dereceleri vardir; iki kadinin tanikligi bir erkegin tanikligina bedeldir; mirasta erkegin payi iki disinin payi kadardir; namazi bozan seyler esek, kara köpek, domuz ve kadin"dir; kadinlar insanin karsisina seytan gibi çikarlar; Cehennem"in çogunlugu kadinlardan olusur, vs..." seklindeki hükümleri öne sürebilir ve bunu yaparken çeliskiye düstügünü bilmez. Bilse bile, bilmemis görünür.

Sayisiz denecek kadar çok bu örneklerin ortaya vurdugu sonuç sudur ki seriat verileriyle yetisen kisi birbiriyle çeliski halinde bulunan din verilerini gerçegin ta kendisi olarak kabul etmekten geri kalmaz. Bu hükümlerin "kutsalligina" ve "mutlak gerçekligine" öylesine inanmistir ki bunlarda "çelisme", "tutarsizlik" ya da "bagdasmazlik" diye bir sey olabilecegini kabul etmez. Kabul etmek söyle dursun fakat kabul edenleri dinsizlikle suçlamaga hazirdir. Cünkü zekasi, seriat"in olusturdugu ortam içerisinde körletilmistir ve bu ortami olusturan da esas itibariyle din adamidir. Din adami"nin ona belettigi sudur ki Kur"an: "Dogrulugu süphe götürmeyen kitab"tir" (K.2 Bakara 2) ve "Eger o, Allah"tan baskasi tarafindan gelmis olsaydi onda bir çok tutarsizlik (bulunurdu)" (K. 4 Nisa 82)


Ancak ne var ki akilci bir gözle Kur"an"i okumaga basladigimiz an, daha ilk satirlarindan itibaren çelismeli hükümleri karsimizda bulur ve okumaga devam ettikçe bunlarin çoklugu içerisinde kayboluruz. Sadece bir kaç örnekle yetinmek üzere En"am Suresi""nden bazi hükümlere göz atmakla ise baslayalim: 107ci ayet söyle der: "Tanri dileseydi puta tapmazlardi" (K. 6 En"am 107). Bir kaç ayet ilerde su vardir: "Allah dilemedikçe inanmazlar" (K. 6 En"am 111) . Bundan anlasilan sudur ki inanmak ya da puta tapmak Tanri"nin dilegine baglidir ve eger Tanri dilemis olsaydi kisiler puta tapmazlardi.

Ancak ne var ki bu ayni En"am Sure"sinde: "... puta tapanlardan yüz çevir" (K. 6 En"am 106) diye yazilidir. Bunu pekistirir nitelikte olmak üzere Tevbe suresi"nde de puta tapanlarin öldürülmelerini emreden su ayet vardir: "...Müsrikleri (puta tapanlari) buldugunuz yerde öldürün,.." (K. 9 Tevbe 5). Bir baska deyisle, Kuran"a gore, Tanri kisiyi hem "putperest" (müsrik) birakmistir, ve hem de "putperest"tir" diye cezalandirmaktadir.


Yukardakine benzer bir diger örnek En"am Suresi"ndeki su ayet"dir: "Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini islamiyete açar, kimi de saptirmak isterse... kalbini dar ve sikintili kilar. Allah inanmayanlari küfür batakliginda birakir" (K. 6 En"am 125). Dikkat edilecegi gibi ilk iki tümce ile son tümce çeliski halindedir. Cünkü ilk iki tümceye göre kisi"yi "Müslüman" ya da "Kafir" yapan Tanri"dir; fakat Tanri, kafir yaptiklarini Cehennem"e atmaktadir.

Yine Bakara Sure"sinin 6.ayet"i söyle der: "Süphe yok ki, inkar edenleri (kafir olanlari), baslarina gelecekle (azab ile) uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar" (K. 2 Bakara 6). Bu ayet"in hemen arkasindan su ayet gelir: "Zira Allah onlarin kalblerini ve kulaklarini mühürlemistir; gözlerinde de perde vardir ve büyük azab onlar içindir" (K. 2 Bakara 7). Görülüyor ki kisileri "kafir" yapan, onlarin kalblerini ve kulaklarini mühürleyen Tanri"dir. Fakat böyle oldugu halde Tanri kendisinin "kafir" yaptiklarini, büyük bir azab"a sokacaktir.

Söylemeye gerek yoktur ki Tanri"nin insanlari, hem gözlerini ve kulaklarini mühürleyip kafir yapmasi ve hem de cezalandirmasi çelismeli ve tutarsiz bir davranistir. Fakat islamcilar bu hükümleri, sanki ortada çelisme yokmus gibi müslüman kisinin beynine sokusturuverir.

Yine bunun gibi Bakara Sure"sinde "Dinde zorlama yok" (K. 2 Bakara 256) diye yazilidir. Islamcilar buna dayanarak Islam"in hösgörü dini oldugunu söyler. Söylediklerini pekistirmek maksadiyle: "Süphe yok ki bu (Kur"an) bir ögüttür. O halde dileyen Rabbine götüren yolu tutsun..." (K. 73 Müzemmil 19) ya da "Muhakkak ki bu kitap bir ögüttür. Kim dilerse ondan ögüt alir..." (K.74 Müddessir 54-55) seklindeki ayetleri okur. Buna benzer diger ayet"leri ya da hadis"leri okuyarak seriat dininde inanç özgürlügü oldugunu savunur.

Fakat bunu yaparken, söyledikleriyle çeliskiye düsercesine, Islam"dan baska "gerçek din" olmadigini, bildiren, baska din ve inanca yönelenleri "sapik" ya da "kafir" olarak ilan eden, ya da Tanri"ya es kosanlari (müsrik"leri) ölüme götüren, daha baska bir deyimle inanç özgürlügünü ve hosgörüyü kökünden silen hükümleri siralar. Ornegin Kur"an"daki "Müsrikleri nerede bulursaniz öldürün" (K. Tevbe 5; Al-i Imran 85) seklindeki emirleri açiklar. Ya da "Kitab Ehli" olanlara (yani Yahudilere ve Hiristiyanlara) karsi savas açilmasini, Islami kabul ettirene ya da "Cizye" (kafa parasi) alinana kadar bu savasin sürdürülmesini öngören hükümleri belletmekten geri kalmaz. Islam dini"nin bu hükümlere dayali olarak yayildigini, Muhammed"in bu maksatla savaslar yaptigini, ölüm döseginde iken "Arap ceziresinde iki din bir arada bulunmayacak" diye vasiyette bulundugunu anlatmaktan bikmaz. Dinde "zorlama" olmadigini bildiren hükümlerle, "zorlamayi" öngören hükümlerin (ve eylemlerin) yan yana, içiçe bulunmasini çeliski saymaz.

Bir yandan: "Iyilik ve fenalik bir degildir... Sen fenaligi en güzel sekilde sav; o zaman seninle arasinda düsmanlik bulunan kisinin yakin bir dost oldugunu görürsün..." (K. 41 Fussilet 34) seklindeki hükümler, diger yandan bunlara ters düsen: "Ey inananlar...size kisas farz kilindi...Ey akil sahipleri kisas"ta sizin için hayat vardir..." (K. 2 Bakara 178-9), ya da ":Bir kötülügün karsiligi, ayni sekilde bir kötülüktür..." (K. 42 Sura 40) seklindeki hükümler bulunur Kuran"da. Hangi kötülüge hangi kötülükle karsi konulacagini da : "... hür ile hür insan, köle ile köle, kadin ile kadin..." (K.2 Bakara 178) ya da "... onlara can cana, göze göz, buruna burun, kulaga kulak, dise disle ve yaralara karsilikli ödesme yazdik...Allah"in indirdigi ile hükmetmeyenler, iste onlar zalimlerdir..." (K.5 Maide 45 ayrica bkz. Bakara 179) seklindeki hükümler de bulunur Kuran"da. Bir yandan öç almayi farz kilan bu emirlerle, ya da: "Sen de müsrikleri hicvü zemmet, yahud onlarin hicivlerine mukabelede bulun, Cibril"de seninle beraberdir" seklindeki Hadis"lerle 186 hasir nesir olurken diger yandan: "Her kim öç almayip bagislarsa iste bu hareket büyüklerin karidir" (K.42 Sura 43) seklindeki hükümler bulunur Kuran"da.

Kur"an"daki Sure"lerin ya da ayet"lerin ve bunlarda yer alan konularin bilimsel bir siralamasi diye bir sey yoktur. Bir konu"nun biteviye islenmesi diye de bir sey yoktur. Birbirleriyle ilgisi bulunmayan çesitli sorunlar ve konular birbirlerinin içine girmistir. Ornegin ibadet"le ilgili hükümler hukuk"la ilgili hükümlerle, ya da efsanevi olaylarla karma karisik bir sekilde, iç içedir. Belli bir konuyla ilgili olay anlatilirken hiç yeri ve ilgisi olmadan bir baska olaya geçiliverir. Kisaca fikir edinmek üzere bir iki örnekle yetinelim ve Kur"an"in 2.ci Sure"si olan Bakara Suresi"ne göz atmakla ise baslayalim: Sure"nin 225 ila 238 ayet"lerinde "bosanma" ve "hülle" sorunlari ele alinmistir. Hukuk"la ilgili bu hususlar kurallara baglanirken birden bire karsiniza, bu sorunlarla ilgisi bulunmayan namaz kilma usulleri çikar ki ibadet"le ilgilidir (K. 2: 238-239). Iki ayet"ten ibaret bu hususun hemen arkasindan hukuk"la ilgili "bosanma" konusuna dönülür (K. 2: 240-242) hemen sonra, ve yine hiç ilgisi bulunmadigi halde, "savas" konusuna atlanir ve vaktiyle Yahudilere savas farzolundugu belirtilir, Talud ve Calud ordularinin bozguna ugratilmalari hikaye edilir ve yeryüzü düzeninin, insanlarin birbirleriyle bogazlastirilmasi suretiyle saglandigi anlatilir (K. 2: 244-252)

Gelisi güzel bir baska örnek olmak üzere "Ankebut" Sure"sini alalim. Söylendigine göre bu Sure"nin ilk on ya da ondört ayet"i Medine"de, geri kalan 59 ayet"i ise Mekke dönemi esnasinda Kur"an"a konmustur. Sure"nin basindaki ilk ayet"lerde Bedir savasinda ölenlerin sikayetlerine karsilik: "Hak ugrunda cihad eden ancak kendisi için etmis olur..." (K. 29: 6) seklinde yanit verilirken Ibn Ebu Vakkas ve anasi Hamna ile ilgili hikayelere yer verilmistir. Oglunun müslümanligi kabul ettigini ögrenerek üzülen ve müslümanligi terkedinceye kadar açlik grevi yapacagini söyleyen Hamna vesilesiyle Tanri"nin güya: "Eger ana baba, bana ortak kosman için seni zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme" (K. 2: 8) 187 seklinde konustugu yazilidir. Sure"nin 14ci ayet"inden sonraki kismi Mekke döneminde indigi için çok farkli konulara geçer ve Nuh"un , Ibrahim"in gönderilmesine atlar. Ibrahim"den söz ederken birden bire onu birakip Muhammed"e geçer ve (K. 29:18-23) sonra yine Ibrahim hikayesine döner ve biraktigi yerden alip devam eder (K. 29: 24-26); ederken de daha önceki bir Sure"de (ki 21. Sure olan Enbiya Suresi"dir) söyledigini (yani Tanri"nin onu atesten nasil kurtardigini) yeniden anlatir (K.21: 60-69), sonra Ishak ve Yakub"a ve Lut"a geçer (K. 29:27-28), ve sonra onlari birakir tekrar Muhammed"e döner (K. 29:29), sonra tekrar Ibrahim"e döner (K. 29:31) ve bu sefer daha önceki bir Sure"de (ki 11.ci Sure olan Hud Sure"sidir) söylemis olduklarini tekrarlar, sonra Suayb"in Medyen"e gönderildigine dair hikaye"ye geçer(K. 29: 36) ve bu sefer A"raf Suresi"nde (ki 7.ci Sure"dir) anlattiklarini yeniden tekrarlar, hemen sonra Ad ve Temud asiretleriyle ilgili masallara atlar (K. 29: 38), oradan Firavun ve Haman"a ve Musa"ya ait hikayeleri siralar.

Kuran"da, bazan ibadetle, hukukla ve efsane ile ilgili hususlar birbiri içine geçmis olarak yer almistir: örnegin Mü"minun suresi"nin basinda müslüman kisilerin, baskalarinin yaninda utanilacak yerlerini açmamalari emredilirken, ahitlere riayetin ve namazlarin vaktinde kilinmasinin geregi belirtilir, sonra birden bire insanin topraktan nasil yaratildigi, yer"in ve gök"ün nasil olusturuldugu, gökten nasil ölçü ile su indirildigi eklenir (K. 23: 12-21) Nuh ve diger peygamberlerle ilgili hikayelere geçilir (K. 23: 58) ve sonra "Ayet"lerimiz size okunuyor, siz ise gerisin geriye dönüyor, kibirleniyor (Kur"an hakkinda) ileri geri sözler söyleyor, ondan yüz çevirip uzaklasiyorsunuz" (K. 23: 67) seklindeki yakinmalara geçilir, daha sonra "(Tanri) asla ogul edinmedi" (K. 23: 92) diyerek devam edilir.

Bir diger örnek olarak Al-i Imran Suresi"ni ele alalim. Bu sure"de Uhud savasindan söz edilirken (K. 3 Al-i Imran 121-129) birden bire faiz yasaklarina geçilir (K. 3:30), hemen sonra Uhud savasi ile ilgisi bulunmayan baska konulara atlanir (K. 3: 130-142) ve tekrar Uhud savasi"nin anlatimina dönülür (K. 3: 143-148). Uhud bozgunundan dolayi Tanri"nin müslümanlari sorumlu tuttugu ve cezalandirdigi görülür (K. 3: 152-153); ancak ne var ki hemen akabinde Uhud felaketi"nin, Tanri"nin müslümanlari sinamasi, denemesi oldugu belirtilir (K. 3: 152)

Bu tür tutarsizliklar, uyumsuzluklar ve çeliskiler hemen her Sure"de kendisini gösterir. Bundan dolayidir ki, Kuran"in "Allah/Tanri sozu olmayip", bir insan, yani Muhammed tarafindan yazilmis oldugu sonucu cikmaktadir.


Kuran Ve Seriat hükümlerindeki çeliskiler, ve tutarsizliklar konusunda Islamcilar"in tutarsız tutumu:

Seriat hükümleri içerisindeki çelismeler ve tutarsizliklar konusunda din adaminin bilim disi ve olumsuz bir tutumu vardir ki o da her seyden önce insan aklinin yetersizligini öne sürmek ve örnegin : "Celiskiler bize göredir, Tanri"ya ve Peygambere göre degildir" deyip isin içinden siyrilmaktir. Hani sanki "çelismeler", insanlarin gözünde "serab" gibi bir seydir ve aslinda yoktur da insanlar "çelisme varmis" gibi görüyorlardir!

Oysa ki çelismelerin varligi, daha islamin ilk anlardan itibaren farkedilmis ve gerek din bilginlerini ve gerek yöneticileri güç durumlara sürüklemistir. Ornegin Halife Osman, ya da Abdullah Ibn-i Amr gibi ünlüler Kur"an"daki ayet"lerin birbirleriyle çelisir olmasi yüzünden bazi hususlarda fetva veremez durumda kalmislardir 188.

Seriat verileri içerisindeki çelismelerin varligini inkar etmek üzere din adami"nin basvurdugu diger bir yol, Kur"an"in Tanri"dan gelen "son ve tek gerçek" Kitab olduguna, ve "geçmiste ve gelecekte onu batil kilacak olmadigina" (K. 41 Fussilat 41-2), ve Kitab"da bulunanlarin "kesin gerçekler olup bunun disinda baskaca gerçek olamayacagina" (K. Meariç 51), ve "yeryüzündeki her seyin apaçik Kitab"da tespit olunduguna" (K. Necm 75) dair ya da buna benzer hükümleri siralamaktir. Bunu yaparken sirtini özellikle su ayete dayar: "... Allah katindan gayri bir yerden gelseydi, (Kur"an"da) birbirini tutmaz bir çok seyler bulurlardi..." (K. 4 Nisa 82).

Ote yandan Islamcilar, çeliskilerin ve tutarsizliklarin ortaya çikmasini önlemek üzere sunu hatirlatir ki Kur"an ve Hadis hükümlerini tartismak, yalanlamak ve bunlar üzerinde süpheci olmak ya da bunlarda çeliski ve tutarsizlik oldugunu söylemek "günahtir", "dinsizliktir", "Tanri"ya ve peygamberine karsi gelmektir". Bu hükümler çeliskili görünse de, akla ve müspet ilme ters düsse de, bunlari hiç bir elestiriye ve tartismaya girismeden olduklari gibi kabul etmek gerekir.

Bunun böyle oldugunu anlatmak üzere din adami: "Allah ve peygamberine karsi gelenler ... alçaltilacaklardir... Biz apaçik ayet"ler indirmisizdir, bunlari inkar edenlere alçaltici ceza var..." (58 Mücadele 5), ya da: "Allah ve Resulü bir ise hükmettigi zaman (inananlara) artik islerinde baska yolu seçmek yarasmaz. Allah"a ve Peygambere baskaldiran süphesiz apaçik bir sekilde sapmis olur..." (K. 33 Ahzab 36) seklinde hükümleri gösterirken "Allah"in hükmüne uygun hüküm vermeyen kafirdir" (K. 5 Maide 44) ayet"ini ekler, ve benzer ayet"lerle "süphe" etmenin ya da Kur"an"da çeliski oldugunu söylemenin dinsizlik sayilacagini bildirir. "Dini islerde asiri inceleyip sik dokuyanlar helak olacaklardir" seklindeki hadis hükümlerini belirterek soru sormanin ve soru yolu ile din verilerine karsi gelmenin yasak oldugunu anlatir 189.

Kur"an"da çeliski olmadigini savunmak maksadiyle Islamcilarin basvurdugu bir diger yol, bazi ayet"lerin bazi ayet"lerle kaldirildigini öne sürmektir. Oysa ki hangi ayet"lerin hangileriyle kaldirildigi hususundaki görüs ayriliklari bir yana ve fakat böyle bir iddia, hani sanki Tanri her seyi diledigi gibi önce"den düzenleyemezmis ya da bilmezmis ve bazi ayet"leri yanlislikla yerlestirmiste sonradan hatasinin farkina varip düzeltmis gibi bir anlam tasir ki Tanri"yi küçültmek sonucunu dogurur.

Kaldi ki Kur"an"daki çelismeler, kaldirilmadigi kesin olarak bilinen ayet"leri kapsar ki bunlardan pek bariz olanlardan biri, Ebu Talib"in ölümü vesilesiyle Muhammed tarafindan Kur"an"a konmus olan su ayet"tir: "Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini islamiyete açar, kimi de saptirmak isterse... kalbini dar ve sikintili kilar. Allah inanmayanlari küfür batakliginda birakir" ( 6 En"am 125).

Bu ayet"le anlatilmak istenen sudur ki Ebu Talib"in kalbini müslümanliga açmayan Tanri"dir ve Tanri onun müslüman olmadan ölmesini uygun bulmustur. Ancak gerçek bundan çok farklidir.

Bilindigi gibi Muhammed, kendisini bir baba gibi yetistiren Ebu Talib"i müslüman yapmak istemis fakat yapamamistir. Yapamayinca sorumlulugu sirtindan atmak üzere Tanri"nin keyfiligini öne sürmüs ve amcasinin müslüman olmayisini bu keyfilige baglamak üzere yukardaki formülü bulmustur. Ancak ne var ki ayet kendi içerisinde çeliskilidir, çünkü bir yandan Tanri"nin kisileri diledigi gibi saptirdigini belirtirken diger yandan saptirdiklarini Cehennem"e attigini anlatmaktadir.

Konuya biraz ilerde tekrar dönecegiz, fakat simdilik deginmek istedigimiz sudur ki seriat ortami içerisinde ve Islamcilarin elinde yetistirilen insanlarimizin seriat verileri konusunda süpheci olmalari, bu verileri elestiri konusu yapmalari ya da tartismalari mümkün degildir. Mümkün olmadigi içindir ki fikirsel gelisme yoluna girmeleri ve akilci düsünceye yönelmeleri güçtür. Düsününüz ki Ibn Rüst gibi ünlüler bile Kur"an"daki kissa"lara "masal" dedikleri için, din adamlari tarafindan dinsizlikle suçlandirilmislardir 190.

Kuran"daki Celiskilerin nedenleri:

Kuran"da gorulen çeliskiler ne gökten inmedir ve ne de din adaminin dedigi gibi "Tanri"ya göre degil, bize göredir". Bu çeliskiler, Kuran"in yaraticisi olan Muhammed ve onun yardimcilarindan kaynaklanmaktadir. (Bilindigi gibi, Muhammed, okur-yazar degildi ve Kuran"i olustururken okur-yazar yardimcilardan faydalandi). Kuran"i "Gökten indi" diyerek yarattigi dine taraftar toplamak isteyen Muhammed ve yardimcilarinin, çesitli durumlara ve farkli olaylara çözüm saglama siyasetinden dogmustur.

Konu ayri bir kitap olabilecek boyutta bulunmakla beraber pek kisa bir özet olarak söyleyelim ki Muhammed, kendisini Kureysli"lere peygamber olarak kabul ettirebilmek için ilk baslarda (özellikle daha henüz güçlenmedigi dönemde) Kur"an"a "Dileyen Rabbine giden yolu tutar" (K. 76 Insan 29) ya da "Her kese islediklerinin karsiligi ödenir" (K. 46 Ahkaf 19) seklinde ayet"ler koymustur. Böylece kisileri, eger müslüman olacak olurlarsa Cennet"e, olmayacak olurlarsa Cehennem"e gitmek gibi bir seçim karsisinda birakarak kendisine baglayabilecegini hesaplamistir. Daha baska bir deyimle müslüman olup olmamanin "kisisel irade" isi oldugunu, ve müslümanligi seçenlerin mükafatlara konacaklarini anlatarak, ve nasil olsa kisilerin kazanç yolunu (örnegin Cennet"e gitmeyi") tercih edeceklerini düsünerek, iyi bir taktik kullandigina inanmistir.

Ancak ne var ki bu usul ile pek basari saglayamamis ve fazla sayida taraftarlar kazanamistir. Kendisini bir baba gibi büyüten ve koruyan amcasi Ebu Talib"i bile, bütün cabalarina ve yalvarip yakarmalarina ragmen, müslüman yapamamistir. Yapamayinca, basarisiz kalmis gibi görünmemek için müslüman olup olmamanin Tanri"nin istegine bagli bir is oldugunu söylemis ve Kur"an"a: "Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini islamiyete açar... kimi de saptirmak isterse...kalbini dar ve sikintili kilar... " (K.6 En"am 125) seklinde ayetler koymustur. Fakat "kafir"lerin" Cennet"e giremeyeceklerini belirtmek üzere "Allah, inanmayanlari küfür batakliginda birakir..." (K. en""am 125) seklinde eklemede bulunmustur ki çeliskili durumu yaratan da budur.

Ayni durum, daha sonra Medine"ye geçipte oradaki Yahudileri müslüman yapmaga kalkinca da ortaya çikmistir. Onlari müslüman yapabilmek için ilk önceleri bir takim ödün"ler (tavizler) vermis olmasina ve örnegin Kible"yi Yahudilerin kutsal bildikleri Kudus yönüne cevirmesine ragmen sonuç alamamis, onlari müslüman yapamamistir. Sadece onlar bakimindan degil fakat putperest olan Arap kabileleri bakimindan da ayni basarisizliklara ugrayinca taraftarlarindan bir çogu: "Eger Muhammed gerçekten Peygamber ise, nasil olur da bu kisileri müslüman yapamaz?" seklinde konusur olmuslar ve bu tür konusmalar kuskusuz ki Muhammed"i telasa düsürmege yetmistir. Peygamberliginin süphe uyandirabilecegi endisesiyle onlarin bu tarz konusmalarina engel olmak istemistir. Bundan dolayidir ki, daha önce amucasi Ebu Talib"in ölümü sirasinda uyguladigi taktigi, bu vesile ile pekistirmek gerektigini anlamis ve putlara tapip tapmamanin, ya da müslüman olup olmamanin Tanri"ya ait bir is oldugunu söyleyerek, kisileri müslüman yapamamaktan dogma sorumlulugu sirtindan atmaya çalismistir. Bunu saglamak üzere Kur"an"a: "Tanri diledigini saptirir, diledigi dogru yola sokar" (K. 16 Nahl 93), ya da "Allah dileseydi puta tapmazlardi" (K. 6 En"am 107), ya da "Tanri kimin gönlünü islama açmissa o Rabbi katinda bir nur üzre olmaz mi?... Kimi saptirirsa ona yol gösteren bulunmaz" (K. 39 Zümer 22-23) seklinde (ve buna benzer) ayet"ler yerlestirmistir.

Görülüyor ki çeliskilerin asil nedeni günlük siyasetin olusumu ile ilgilidir: kisileri müslüman yapmak için "irade" özgürlügü ilkesine basvurulmus ve örnegin "Kim müslüman olursa o mükafata erisir" seklinde hükümler konmus ve fakat basari saglanamayinca bu sefer müslüman olmanin kisi iradesiyle ilgili bulunmayip Tanri"nin istegine bagli oldugu tezi"ne basvurulmustur. Bu ve buna benzer durumlar, seriat hükümlerinin birbirleriyle çelisir nitelikte olmak uzere ortaya çikmalari sonucunu dogurmustur.

Islamcilar tartisma ve soru sorma yollarini kapali tutmakla çeliskili düsünme aliskanligini sürdürür.

Nasil ki Hiristiyanlikta koca bir orta çag boyunca Incil "in elestirilmesi ya da süphe konusu edilmesi büyük günah sayilir idiyse, nasil ki Isa ve anasi Meryem "le ilgili hususlarda tereddüd"e düsmek ve örnegin Meryem"in bakire olmadigini söylemek dahi ateste yakilmayi gerektirmis ve din sorunlarini tartismak çesitli cezalarla önlenmis idiyse, ayni sekilde Islam"da da Kur"an"i ya da Muhammed"in yasamini elestiri konusu yapmak, akil kistasina vurmak da ayni ölçüde dehset verici sonuçlari dogurur olmustur. Ancak ne var ki Bati dünyasi akil çagi"na girmekle bu durumlara son vermis ve soru-tartisma usullerini her sorunun çözümü yapmis, her seyin temeli haline sokmus oldugu halde Islam"da böyle bir gelisme görülmemistir.

Her ne kadar islamcilar Kur"an"i öne sürerek, örnegin: "Bilmiyorsaniz kitaplilara sorun..." (K. 16 Nahl 43-44) seklindeki ayet"leri göstererek soru sormanin yasaklanmadigini söylerlerse de dogru degildir. Cünkü bir kere bu ayet"lerde, Tanri"nin daha önce peygamber olarak erkeklerden baskasini göndermedigi belirtilmis ve: "Eger bilmiyorsaniz, (kitaplilara) bilenlere sorun" denmistir. Bunun Kur"an hükümlerini tartismakla ilgisi yoktur.

Ote yandan din adami, Kur"an"da belirtilen hususlarla ilgili sorularin "memduh" (uygun) ve "mezmum" (uygunsuz) olmak üzere ikiye ayrildigini ve "uygunsuz" soru"larin "fuzuli" sayildigini ileri sürer. Söylemeye gerek yoktur ki böyle bir ayirim keyfilige dayali olup soru sorma olasiligini yok kilar nitelikte bir seydir. Cünkü bir kere sorulacak soru"lari "uygun", ya da "uygunsuz" diye ayirima vurdugunuz an, soru sormayi yasaklamis olursunuz. Nitekim din adamlarimizin bugün dahi yaptiklari budur. Nice sayisiz örneklerden birini verelim: Diyanet Isleri Baskanligi"nin yayinladigi Sahih-i Buhari Muhtasari... adli yapitin 4.cildinin 536.sayfasinda Muhammed"in, kendi öz anasi Emine için dua ("istigfar") etmek üzere Tanri"dan izin istedigine ve fakat Tanri"nin ona bu izni vermedigine ve vermedigi için anasina magfiret dilemedigine dair Ebu Hüreyre" nin rivayet ettigi bir Hadis vardir. Bunu okuyan bir kimse, hakli olarak kendi kendisine: "Pek iyi ama, Muhammed bir çok vesilelerle -"Analariniz sizi binbir fedakarlik ve zahmete katlanarak yetistirmistir, onlara dua edin... Analarin ayaklari altindan Cennet"ler geçer-" seklinde konusurken, kendi anasina neden dua etmez?" diye sormak ve bunun cevabini almak ihtiyacindadir. Ancak ne var ki böyle bir soruyu tartismak ve buna akilci bir yanit aramaktan islamcilar kacinirlar, günah islemekten korkarlar dusundukleri icin bile..

Yine bunun gibi Kur"an"da, biraz önce belirttigimiz gibi, Tanri"nin, kimi kimselerin gönlünü açip onlari müslüman yaptigina ve Cennet"e aldigina ve kimilerin de gönlünü kapatip kafir kildigina ve Cehennem"e attigina dair ayet"ler vardir (Ornegin En"am 125; Nahl 93; Zümer 22-23 vs...). Söylemeye gerek yoktur ki akla ve mantiga ve Tanri"nin yüceligi fikrine aykiri düsen böylesine keyfi bir davranis karsisinda soru sormamak, susup oturmak mümkün degildir. Ancak ne var ki din adami, islami verilere dayali olarak, size bu olanagi tanimaz; "uygunsuz" soru sordunuz diye sizi, en azindan zindiklikla suçlar, ve biraz daha israr ederseniz, çesitli usullerle "Cehenneme" yollar...!

Ote yandan din adami, sadece sorulari "uygun" ya da "uygunsuz" ayirimina baglayarak degil fakat bir de fazla soru sormanin günah olacagini hatirlatmak suretiyle sizi susmusluga zorlar; dayanagi yine seriat verileridir. Gerçekten de din adami"nin belletmesine göre Muhammed, Tanri"nin igrenç bildigi üç seyden birinin "Kesret-i sual" (fazla soru) oldugunu bildirmis ve: "Ben sizi bir seyden nehyedersem, ondan içtinab ediniz, bir seyin ifasini emredersem , onu da ...yerine getiriniz" demis ve dini islerde asiri inceleyip sik dokuyanlarin helak olacaklarini eklemistir.

Din adami, bundan baska bir de Kur"an"nin: "Size açiklaninca hosunuza gitmeyecek seyler sormayin" (K. Maide 101-102) seklindeki ya da buna benzer diger ayet"lerini öne sürerek mü"min kisileri soru sormak ve hele tartismak hevesinden uzak kilar 191. Cünkü soru sorma ve tartisma geleneginin islam dini"ni temellerinden sarsabilecegi görüsüne saplidir. Sunu bilir ki Emevi "ler ve Abbasi "ler döneminin bazi halifeleri zamaninda din sorunlarinin tartisilir olmasi, islamin özüne bagli çevrelerce bu sekilde kabul edilmis ve önlenmis ve bu ise girisenler "dinsiz" ve "bilgisiz" diye bellenmis ve bu tutum bugüne dek sürüp gelmistir. Gerçekten de bu halifeler döneminde yer alan fikir alis verisi sirasinda Kur"an"in bile Tanri sözleri degil fakat insan yapisi bir kitap oldugu öne sürülmüs ve bu tür egilimler seriatçilara pek tehlikeli görünmüstür.

Bundan dolayidir ki islamcilar, 20.yüzyilin bitmek üzere bulundugu bu uygarlik döneminde dahi insanlarimiza, yemek yerken yemek kabina sinek düsecek olursa, sinegin disarda kalan kanadini yemegin içine batirip sonra çikarip atmalarini, ve çünkü bunun bir "Peygamber emri" oldugunu, "peygamberin söylemesine göre" sinegin iki kanadinin birisinde hastalik, öbüründe sifa bulundugunu ve "idrak sahibi" olan sinegin önce zehirli kanadini yemege soktugunu ve bu nedenle eger diger kanat iyice yemege batirilacak olursa hastalik olmayacagini belirtirlerken, bazi kimselerin: "Bir sinegin iki kanadinda nasil olur da hem da (hastalik) hem deva (hastalik giderici ilaç, çare vs...) olan iki zid hassiyet bir arada toplanmis? Sonra hakir bir sinek nasil olur da yiyecek içine önce zehirli kanadini sokmayi, deva olan kanadini geri birakmayi bilebilir?" seklinde soru sormalarini "günah" saymakta ve soranlari en azindan "inatci cahil" olarak tanimlamaktadirlar 192. Buna benzer daha nice örnekleri siralamak mümkün.

Kisi özgürlügü bakiminda önemli olan sey sadece soru sormak degil fakat din emirlerini tartismak ve gerektiginde kinamaktir. Iste Islam"in, daha ilk anlardan itibaren önlemek istedigi sey, asil bu olmustur. Bundan dolayidir ki Kur"an"in Tanri sözleri olmadigini söylemek ya da Muhammed"in yasam ve davranislarini elestirmek ya da buna benzer görüsler öne sürmek, dehset verici cezalara baglanmistir ki bunlar arasinda ellerin ve ayaklarin "çaprazlama kestirilmesi" gibi olanlari vardir (Bkz. K. Maide: 5). Unutmayalim ki dünyevi nitelikteki bu çok korkulu ve dehset verici cezalari, bir de gelecek dünya Cehennem"lerinin kaynar ateslerinde yakilmak gibi olanlari tamamlar. Din adamlarimiz için bu tür cezalar sistemini ayakta tutmak kadar kazançli ve mutluluk yaratan baska bir sey yoktur. Oysa ki insanlik tarihi boyunca elestiri ve tartisma olasiligina yer vermeyen hiç bir sistem gerilikten çikamamistir.

Kaynak: Ilhan Arsel"in "Din Adamlari" adli eserinden yararlanilmistir.

Kurandaki celiskileri ancak kurani okuyanlar bilir!
Baska topiclerimde size kurandan ayetler sundum, kimileri bu ayetleri yalanlayan veya bana karsilik olsun diye baska ayetlerle cevap verdiler, bu su demekdirki, kurandaki celiskiyi siz bana contra olarak cevap yazdiniz! :-))

Sanirim kurani yazan kiside alzenheimer hastaligi vardiki, daha önce ne yazdigini bilmedigi icin celiskili bir kitab yazdi!
Yada kurani yazan bir degil, daha cok kisiydi!?

blogcu 30.07.2006 13:33

Armselig, sonst nichts
 
Wie wäre es mal, wenn du paar Zeilen selbst verfasst, Anstatt hier copy-paste zu machen? Du nimmst Beiträge aus der verlogensten Internet Seite, und versuchst somit die Köpfe der jüngeren hier in Vaybee durcheinander zu bringen! Anscheinend ist es für dich eine grosse Last zu sehen das andere Leute GLAUBEN, du aber nicht!

Ah ja, gib bitte immer deine Quelle an, woher du die Text kopierst ok? :) Jmd wie du, der nicht in der Lage ist, auf Antworten zu seinen vorherigen Beiträgen zu antworten, der hat wohl über das Thema nur eine eingeschränkte Meinung, aber kein Wissen.

coach01 30.07.2006 13:54

Einfach nur Ignorieren !!!!
 
Einfach nur Ignorieren !!!!

acelya1984 30.07.2006 19:39

du spinnst wohl!1
 
hab zwar nur die letzten zeilen gelesen aber es hat mir vollkommen ausgereicht!
was denkst du überhaupt wer du bist du otto!

düsünceni kendine sakla kimseye senin geri zekali düsüncene ihtiyaci yok!
Bir müslüman senin yazdiklarinami veya dogruyu söylemek gerekirse kopyalidigin seye mi inansin yoksa kuranda yazilan ve tüm müslümanlarin inandigina mi inansin!
wenn du kein glauben hast akzeptieren es alle, aber akzeptier auch andere mit ihren glauben!

baska diyecek lafim yok seni allaha havale ediyorum!

30.07.2006 22:22

o.T.
 
hayret yani. slogan atma meragi olan ne kadar cok insan var burada. islamiyetin radikal oldugunu iddia etmiyorum, arkadasin yorumu öyledir diyorum. "müslümanlar ile..." diye makaleye basliyor. belirttigi cercevenin disinda kalan, yani din tüccarlarinin ve hokkabazlarin istismarina kanmayan ve bunlara acikca mesafe tutan milyonlarca müslüman var. bende müslümanim, fakat böylelikle istismara ugradigimi düsünmüyorum; kendimle yaratanimin arasinada kimseyi koymuyorum; peygamberde dahil olmak üzere. allah ondan razi olsun, haritayi cizdi ve yolu gösterdi. o yolda yürümekse bana veya bizlere kalmis birsey. baskalarinin sirtindan ebedi saadete kavusacagini düsünmekse galiba ahmaklik olur. bunlari sadece ben degil, ayni sekilde milyonlarca müslüman da söylüyor.

yoksa yaniliyormuyum?

nilayla 30.07.2006 22:47

o.T.
 
cugu kisi bunun farkinda bile degiller!!!
cogu müslüman insanlarimiz egitim görmemis insanlarimiz, soru sormayanlardan!!!
cok göremezsin!!!

bütün dinlerlede vardir bunlar zit konular yada aciklamalar yinede kayitsiz sartsiz inanirlar!!!

din sadece allaha inanmak aslinda!! gerisi fasa fiso uydurmacalar insanlardan
ne kadar müslüman varsa o kadar degisik müslümanlik var!!!

nilayla 30.07.2006 22:47

o.T.
 
cugu kisi bunun farkinda bile degiller!!!
cogu müslüman insanlarimiz egitim görmemis insanlarimiz, soru sormayanlardan!!!
cok göremezsin!!!

bütün dinlerlede vardir bunlar zit konular yada aciklamalar yinede kayitsiz sartsiz inanirlar!!!

din sadece allaha inanmak aslinda!! gerisi fasa fiso uydurmacalar insanlardan
ne kadar müslüman varsa o kadar degisik müslümanlik var!!!

31.07.2006 12:43

Cevap vermiyormusum....vah vah...
 
Kimileri actigim birkac topice eklenen yazilarina cevap yazmadigim icin alinmislar! :-)) Vah vah...
Kime cevap vereyim!?
Forumun ne oldugunu bilmeyen seviyesizce kisisellesen basit, bilgisiz acizlaremi!? :-))
Bu acizlere cevap vererek onlarin basit seviyesine inecegime hic cevap yazmam daha iyi!
Daha hayatinda inandigi dinin kitabi, anladigi dilde okuma zahmeti göstermemis acizler gelmisler, benim topicimdeki kurandan alinmis ayetleri inkar ediyor, yani kurani inkar ediyor ve müslüman oldugunu iddia ediyor! :-))
Ben bu acize ne cevapyazayim!? :-))
Kaynagini, yani kurandaki ayet suresini yazmisim!
Daha ne yazayim!?
Topicin altina "Allah" diye imzami atayim!? :-))
Güya müslümanlarya, inandiklari dini küfürle, hakaretle kisiselleserek savunuyorlar! :-))
Birde islam bilginizle ayet ve sureyle gelseniz nasil olur!?
Gelemezsiniz cünki kurani okuma zahmeti göstermiyorsunuzki!
Kimileri baska ayetlerle gelmisler ama bu ayetlerle benim yazdigim ayetin celiskiye düstügünü düsünemeyecek kadar acizler!
Yani Kuranin icerigi celiskili oldugunu kendilerinin ispat etmis olduklarini dahi düsünemeyecek kadar acizler! :-))
Kimileride hemen inkar ve yalanlamaya basvurmus ve savunma olarakda hemen hakaret ve küfür etmis! :-))
Kurandaki ayetleri sureleri inkar edenlerden hakaret ve küfürden baska ne beklenir!?

Kurani anladiginiz dinde okumadiginiz icin, dininizi bilmediginiz icin fetullah gülen gibi, ali kalkanci gibi, metin kaplan gibi, adnan hoca ( harun yahya, adnan oktay,...) gibi ve daha nice bunlara benzer ivir zivir dincilerin yani din tüccarlarin elinde oyuncak, kukla olursunuz! :-))

Her önüne gelen seytan size, "islam bu" diye yutturur ve sizde ne namus ne onur nede para birakir!
Hadi kendinize verdiginiz zarar kendinize ama birde abuk subuk seylerle toplumu huzursuz ediyorsunuz !

Chatlerde kadin kiz erkek pesinde psacaginiza birgünde yarim saat allahiniz icin zaman ayirinda, su inandiginiz dinin kitabi kurani anladiginiz dilde okuyun hele!
Yoksa cok günahkar oldugunuz icin elinize almakdan korkuyormusunuz!? :-))
Korkmayin carpilmazsiniz, kül olmazsiniz! ;-)


Birakin artik satanistligi sirkciliginde müslüman olun ! ;-)
Kurani okuyun, kurana göre ibadet edin!
Dincilerin, din tüccarlarinin, fetullah gülen gibi tayyib gibi amerikan ajanlarin oyununa gelmeyin!
Bizde toplum olarak huzur icinde yasayalim!

roman 31.07.2006 15:19

Hadi beni buraya sokmamak için,
 
olmadık şeyler yapıyorsunuz.

Peki, genel kurmayın arşivlerinden alıntılı bu yazıyı neden sildiniz.

Ayıptır, ayıp...






18 Mart 2006
Gayrimüslim şehitlerimiz

Sefa KAPLAN

Onların mezar taşlarında Agop, Artin, Bedros, Jojen, Panayot, Yorgi, Nikola, Konstantin, Mihail, Dimitri gibi pek de alışık olmadığımız isimler yer alıyor. Doğum yılları bir miktar farklı olsa da ölüm tarihleri aynı: 1915. Onlar Çanakkale"da kahramanca savaşan gayrimüslim şehitlerimiz. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayımlanan 6 ciltlik, "Şehitlerimiz" kitabında hepsinin künyelerini bulabilirsiniz. Çanakkale"ye giderseniz de ay-yıldızlı mezar taşlarını...

HİÇ kuşkusuz en etkileyici olan, Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati"nin, omuz omuza savaştığı Ali Çavuş"a söylediği sözler...

Çanakkale Savaşı"nın ölüm-kalım günlerinde Yüzbaşı Dimitroyati vurulmuştur. Doktor olduğu için de yarasının ölümcül olduğunu fark etmesi uzun sürmeyecektir. Bunun üzerine, kendisi için çırpınan Ali Çavuş"a dönerek şunları söyler Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati:

"Bak Ali Çavuş, öldüğümde gávur-mavur deyip başka yere gömmeye kalkarlar. Sakın, beni sizden ayırmalarına müsaade etme."

KUTSAL VASİYET

Ne var ki, bir süre sonra Ali Çavuş da vurulmuş ve hastane çadırına kaldırılmıştır. Yarasını ve çektiği acıyı unutan Ali Çavuş, kucağında can veren komutanının vasiyetini yerine getirebilme telaşına düşmüştür hastane çadırında. Başında duran sıhhıye erine Yüzbaşı Dimitroyati"nin vasiyetini aktaracak, bu vasiyetin komutanlığa mutlaka iletileceği ve gereğinin yerine getirileceği sözünü alınca da huzur içinde son nefesini verecektir.

Bu çarpıcı ayrıntı, Kemal Demirel"in, "Anafartalar"ın Beş Günü" adlı kitabında anlatılıyor. Yüzbaşı Dimitroyati, Çanakkale"de vatan için can veren gayrimüslim askerlerin ne ilki, ne de sonuncusu. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayımlanan 6 ciltlik "Şehitlerimiz" adlı kitapta, Çanakkale Savaşı sırasında kaybettiğimiz 105 gayrimüslim asker ve subayın künyeleri mevcut.

YÜZBAŞI SOKRAT

"Çanakkale, Gelibolu, Kanlısırt, Arıburnu, Kitre, Seddülbahir ve I. Dünya Savaşı"na sahne olan Çanakkale harp sahalarını gezmek ve binlerce isimsiz vatan şehidinin yattığı bu mübarek toprakları ziyaret ederek ruhlarına bir Fatiha okumak her Türk"ün bir vecibesi ve yurt vazifesi olmalıdır. Bu harp sahalarını ziyarette bulunan her yurttaşın Hac"ca gitmiş kadar sevap işleyeceğine imanım vardır."

Bu satırlar ise Çanakkale Savaşları sırasında Makineli Bölük Komutanı olan Sokrat İncesu"ya ait.

Yüzbaşı Sokrat İncesu, savaştan sağ kurtulabilenlerden. 1964 yılında yayımlanan, "Birinci Dünya Savaşı"nda Çanakkale-Arıburnu Hatıralarım" isimli kitabında neler yaşadıklarını son derece çarpıcı bir üslupla anlatıyor.

Bağrımızda yatıyor

"Gavur-mavur deyip başka yere gömmeye kalkarlar, beni sizden ayırmalarına müsaade etme" diyen ve son arzusuna kavuşan Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitroyati"nin ay-yıldızlı mezarı, Çanakkale Şehitliği"nin restorasyon ekibi tarafından temizlendi ve yeniden boyandı.

Yılların emeği

YILLARDIR bütün emeğini Çanakkale Savaşı"na harcayan gazeteci Gürsel Göncü ile emekli asker Şahin Aldoğan tarafından hazırlanan "Siperin Ardı Vatan" adlı kitap, bu konuda yapılmış birkaç orijinal çalışmadan biri olma niteliğini taşıyor. Kitaba yazdığı önsözde, "Toprak demeyip geçtiğimiz yerleri tanımaya çalışıyoruz" diyen Gürsel Göncü, Çanakkale savaş tarihinin hálá yazılmayı beklediğini de özellikle vurguluyor.

Onlar vatan şehidi

PEKİ, I. Dünya Savaşı"nda Çanakkale dahil muhtelif cephelerde Osmanlı ordusu saflarında çarpışıp can veren gayri müslim askerlerimiz şehit olarak kabul edilebilir mi? Prof. Hayrettin Karaman şöyle dedi: "Dini bakımdan şehit diyemeyiz ama yüz yıldan fazla bir süredir literatüre "vatan şehidi" kavramı da girmiştir. Bu açıdan baktığımız zaman, Çanakkale"de savaşan gayrı müslim vatandaşlarımız elbette ki vatan şehididir."

Diyanet: Namazları kılınır

Çanakkale Savaşı konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan emekli Albay İsmail Özdilek"in, "Çanakkale"de can veren gayrimüslim askerlerimiz şehit midir" sorusuna Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesinden verilen cevapta Müslümanların yanında savaşırken ölen gayrimüslimlerin, "dünya hükümleri bakımından şehit kabul edileceği, cenaze namazları kılındıktan sonra kanlı elbiseleri ile defnedileceği" belirtiliyor.

Şehit diyemeyiz

Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz: "Şehitlik İslami bir kavramdır. Bu itibarla, Çanakkale"de ölen gayrimüslim vatandaşlarımıza şehit diyemeyiz. Vatanlarını müdafaa maksadıyla can verdikleri için Allah onların mükafatını ayrıca verecektir."

Hürriyet Gazetesi okuyucu yorumları;

xbaburx 31.07.2006 16:48

ne alaka!!!
 
hristiyanlara sehit diyemeyiz evet.nolmus yane uc bes hristiyan da oldu diye canakkale de bu savası onlar mı kazandı?kardesim hak hak diyip siyasal hak bilmem ne diye yaygara koparıp vergi vermek yerine askerlik yapmayı tercih edenlerden birkaçı savasta olmus.sehit mi diyecegiz yani?ii de bunun canakkkale savasının kazanımları ve tc yi varetmede temel noktalardan birisi oldugu gercegi ile alakası ne?

xbaburx 31.07.2006 17:00

ataturkten filistin ultimatomu!!
 
Atatürk"ten Filistin ultimatomu

Türk medyası İsrail"in Filistin ve Lübnan"daki katliamlarını ya çekine çekine eleştirir ya da hiç eleştirmeyip, topun ağzına direniş örgütlerinin dini yapısını sürerken, çağdaş Atatürk Türkiye"sinden dem vuruyorlar. Türkiye"de bir kesimin öne sürüp durduğu Arap düşmanlığını, Atatürk"e de malederek, bugünkü İsrail yandaşlığının payandası yapmak istiyorlar. Peki Atatürk Filistin konusunda ne düşünüyor, ne söylüyordu? İsrail"i, Yahudileri mi destekliyordu?

Haftalık Dünya Gündemi gazetesinin yenden gündeme getirdiği bir belge Atatürk"ün Avrupa"ya Filistin konusunda ultimatom verdiğini ortaya koyuyor.

"Kemal Paşa Avrupa"yı ihtar ediyor: "Filistin"e El Sürülemez!"" Bombay Chronicle gazetesinin, Hakimeye Milliye gazetesinden aktardığı habere çıkardığı başlık bu. Tarih: 28.07.1937.

Bombay Chronicle"ın bu haberi ve dolaylı olarak da Hakimiye Milliye"nin kaynak haberi konusunda, İçişleri Bakanlığının bir belgesi sayesinde haberdarız. İçişleri Bakanlığı Matbuat Umum Müdürlüğü antetini ve 20 Ağustos 1937 tarihini taşıyor bu belge. Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Cumhurbaşkanlığı’na hitaben yazdığı ön sunuş yazısında “Bombay Chronicle gazetesinin 27.8.1937 tarihli nushasında ‘Filistin’e el sürülemez, Kemal Paşa Avrupa’ya ihtar ediyor’ başlığı altında bir yazı intişar etmiştir. Bu yazının Türkçe örneği ilişik olarak sunulmuştur. Bu vesile ile saygılarımı tekrarlarım” diyor.

Ankara’da Milli Arşiv’de 030 10 266 793 25 numaları dosyada saklı tutulan belgeye göre, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kutsal Topraklar’la ilgili olarak Meclis’te yaptığı bu konuşmanın tam metni şöyle:

“Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcud olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kafi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyetin mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki; buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmiyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyete lakayt olmakla ittiham edildik. Fakat bu ittihamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hakimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selahaddin’in idaresi altında, uğrunda Hristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hakimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmiyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allahın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam aleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur.”

İşte o belge!


belgeyi gormek isteyenler www.8sutun.com adresinden ilgili yazıya ulasabilirler.

xbaburx 31.07.2006 17:00

ataturkten filistin ultimatomu!!
 
Atatürk"ten Filistin ultimatomu

Türk medyası İsrail"in Filistin ve Lübnan"daki katliamlarını ya çekine çekine eleştirir ya da hiç eleştirmeyip, topun ağzına direniş örgütlerinin dini yapısını sürerken, çağdaş Atatürk Türkiye"sinden dem vuruyorlar. Türkiye"de bir kesimin öne sürüp durduğu Arap düşmanlığını, Atatürk"e de malederek, bugünkü İsrail yandaşlığının payandası yapmak istiyorlar. Peki Atatürk Filistin konusunda ne düşünüyor, ne söylüyordu? İsrail"i, Yahudileri mi destekliyordu?

Haftalık Dünya Gündemi gazetesinin yenden gündeme getirdiği bir belge Atatürk"ün Avrupa"ya Filistin konusunda ultimatom verdiğini ortaya koyuyor.

"Kemal Paşa Avrupa"yı ihtar ediyor: "Filistin"e El Sürülemez!"" Bombay Chronicle gazetesinin, Hakimeye Milliye gazetesinden aktardığı habere çıkardığı başlık bu. Tarih: 28.07.1937.

Bombay Chronicle"ın bu haberi ve dolaylı olarak da Hakimiye Milliye"nin kaynak haberi konusunda, İçişleri Bakanlığının bir belgesi sayesinde haberdarız. İçişleri Bakanlığı Matbuat Umum Müdürlüğü antetini ve 20 Ağustos 1937 tarihini taşıyor bu belge. Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Cumhurbaşkanlığı’na hitaben yazdığı ön sunuş yazısında “Bombay Chronicle gazetesinin 27.8.1937 tarihli nushasında ‘Filistin’e el sürülemez, Kemal Paşa Avrupa’ya ihtar ediyor’ başlığı altında bir yazı intişar etmiştir. Bu yazının Türkçe örneği ilişik olarak sunulmuştur. Bu vesile ile saygılarımı tekrarlarım” diyor.

Ankara’da Milli Arşiv’de 030 10 266 793 25 numaları dosyada saklı tutulan belgeye göre, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kutsal Topraklar’la ilgili olarak Meclis’te yaptığı bu konuşmanın tam metni şöyle:

“Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcud olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kafi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyetin mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki; buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmiyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyete lakayt olmakla ittiham edildik. Fakat bu ittihamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hakimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selahaddin’in idaresi altında, uğrunda Hristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hakimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmiyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allahın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam aleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur.”

İşte o belge!


belgeyi gormek isteyenler www.8sutun.com adresinden ilgili yazıya ulasabilirler.

roman 31.07.2006 18:36

Senden halen Çanakkale savaşının,
 
Nasıl oluştuğunu, nedenini ve sonucunu bekliyorum Babur efendi, ama bilimsel bir mantık ve bilgi ile.

Tarajedik yaşanan olaylar ile ilgili değil, eğer bilmiyorsan ve bilgin yok ise bu konuda açıkça yaz, ayıp bir şey değildir bilmemek, ayıp olan şu.

Ben senin ile tartışmaya başlayıladan beri buraya girebilmekte çok büyük zorluklar görmekteyim.

Bu tür şeylere umarım ki senin ihtiyacın yoktur diye düşünmekteyim, yoksa yanılmaktamıyım???

Ben senden masal dinlemek ve okumak istemiyorum, o tür şeylere ayıracak zamanım yok benim.

Sana basitçe tekrar yazayım.

1, savaş neden oldu?

2 o savaş ile birlikte (Osmanlının toprak bütünlüğü savaştan önce ne idi) ne kadar toprak kaybetti?

3, savaştan sonra neler oldu?

4 rusya neden bu savaşın döneminde yıkılıpta yerine Rus devrim konseyi oluştu.

5 savaşın komutanları kimlerdi?

6 bu savaşa katılma ne zaman ve kimler tarafından ve neden alındı.

bekliyorum naçizane bilgilerini.

( eğer bu vaybeciler radikal islamcılardan değiller ve demokrasi yanlıları iseler bu tür çok tehlikeli oyunları Almanyanın göbeğinde oynamazlar, iç işleri bakanlığına ulaşmak çok kolaydır bu ülke vatandaşları için)

tafamu 01.08.2006 11:52

o.T.
 
Wow, krasser Beitrag :))) Hammer Meinung, Hammer Rückschlüsse..

Krasser Türkisch :)))) hast wohl noch nie ein Buch gelesen, bist ja noch jung ;)))

kerio 01.08.2006 13:23

muahhhahahah
 
kuran ancak kurani okuyanlar anlar!!! bunu altini cizmek lazim. kurani okuyamayanin anlamasi mümkün degil. burada fark okumadan okumaya fark var. herkes okudugu seyleyi anlayamaz. anlayamadigi zaman bilen bir kisiyi sormasi en akilli istir. sen sormadigin icin bilmen mümkün degil.

hemen ilk satirlarda bu akil canavari, üstün zekanin üzerine varilamayan hatta einsteini bile sollayan canavarin cok bilmis edasiyla sundugu satirlari ekliyorum:

"Bir yandan "Tanri dileseydi puta tapmazlardi" seklindeki seriat hükmüne inanirken diger yandan puta tapanlarin Cehenneme atilacaklarina dair hükmü dogal kabul etmekten geri kalmaz ve bu iki hükmün çelisir seyler oldugunu düsünmez. Düsünse bile düsünmemis görünür. "

Celiskiyi gördünüz mü? görmediyseniz aciklayayim. Allah dileseydi tüm insanlar Allah"a inanir. Demek ki Allah insanlarin kendisine inanmasini istemiyor onun icin bazilar inanmiyor. cyberangel gibi öküz öküz hakikate bakmasini istiyor. kurani nasil da okumuslar. bu süper zeka nasilda inananlarin cözemediklerini cözmüsler. müslümanlar bu ayetleri hep saklamislar yada zaten kafalarini yormadiklari icin fazla düsünmemisler. düsüneni gördünmü hemen sak diye buldu celiskiyi ve olayi cözdü.


"Bir yandan "Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini Islamiyete açar, kimi de saptirmak isterse ... kalbini dar ve sikintili kilar" seklindeki hükme inanir fakat ayni zamanda bu hükmün uzatmasi olan "Allah, inanmayanlari küfür batakliginda birakir" seklindeki satirlari dogal bulur. Bu iki hüküm arasinda çelisme oldugunu aklindan geçirmez. Gecirse bile, gecirmemis görünür. " ve yine

süper zekanin düsünce özürlü olan müslümanlarin bulamadiklarini cözdü.
Allah insanlar arasinda seciyor.kimisini dogru yola iletiyor kimisini iletmiyor. yani yine seciyor cyberangeller gibilerinin cahil kalmasini istiyor. Allah istedigi icin bunlarda böyle hakikate öküz gibi bakip bakip diyor. buda tabii ki bir celiski dir. Allah hem bu öküzleri öküz kalmaya zorluyor hemde cehennemde yakiyor...

tabii ki siz öküz kalir hicbir mok olamazsiniz. olmanizda mümkün degil. türkcede islam hakkinda yazilan kitaplarin haddi hududu yoktur. araplar bile böyle zengin bir literatüre sahip degildir. ve vatandas gelmis bize kuranda muhtemel celiskileri türkiye deki mevcut tvdeki arena programi gibi sunmaya calisiyor. dang dang kuranda celiski. dang dang cyberangel buldu. arena da kurani okumasini bilmeyenlere yeni buluslar. dang dang
arenada. kacirmayin.

bu hakikatleride arapcasi olmayan birisi tarafindan bulunmustur. yani kullanilan kavramlar ne türde arapcada kullanilmisitir bundan bile haberi yoktur.

01.08.2006 13:25

cyberangel
 
der typ hat doch einen hängen.
resmen kafayi islatmis.

yazdiklari her ne kadar sacma ve kiskirtici olsada,bu deliye cesaret vermemek icin yazdiklarina cevap yazmamak lazim.

buna cevap yazdim bir kere ve kendimi aynen onun sacma karanlik ve aptal dünyasina girmnis gibi hissettim.

01.08.2006 13:49

Islam aleminde ATATÜRK gibisi varmi !?
 
Nedense bizim yobazciklar ATATÜRK alerjisine sahip yaratiklardir! :-))
Ama söyle bir düsündügümüzde bizim yobazciklarin begenmedikleri ATATÜRK gibi ADAM gibi ADAM aralarindan simdiye kadar cikmamisdir!
Cikmis ise göstersinler!
Cesur kahraman ATATÜRK cephelerde bizzat kendiside savasmisdir!

Arap liderleri ancak uzakdan havlar, yaklasitiginda sesi sedasi kesilir!
Iste gaddar gaddafi, iste esad teröristdi, iste cani ahmet,... !
Hepsi birer ödek tavuk !

ATATÜRK Türk insanina benliklerini vermek istemisdir ama bizim insanlarimiz medeniyetsizlige alisik olduklari icin medeniyeti geri tepmisdir!
Essek meselesi, essege seker uzat, bizim essek ot diye tutturur! :-))
Bizim yobazlar hala arap milliyetciligi yaparlar!
Öyleki Türküm demiye bile utanir olmuslar, "Türkiyeliyim" diyorlar! :-))

Bakin suanda israil ordusu lübnana girmis zivil insanlari katlediyor ve tüm müslümanlar seyirci kaliyor!
Aralarindan bir tane lider cikipda DUR diyemiyor!
Niye !? Cünki korkuyorlar!
Tüm araplarin korkak ödek olduklari icin!
Önceden nasildi!?
Gaddafi, Esad saga sola saldiri artistlik yaparlardi!
Simdi iranli yabani yobaz, ahmedcanimi ne, artistlik yapiyor ama bakalim nereye kadar!
Pardon, önceden yapiyordu, israil lübnana girince fazla sesi cikmayiverdi! :-))

Bizim serefsiz basbakanda Türkiyede tribünlere aniriyor ama cikipda u.s.a. ve israilin yüzüne tepkisini koyamiyor! :-))
Dinci din tüccarlarindan, 3.5 senedir namussözünü tutamayanlardan baska ne beklenirki!? :-))
Birde utanmadan cocuklarini hala u.s.a.da okutuyor, oglu dünya bankasinda kariyer yapiyor!

ATATÜRK bugün yasamis olsaydi, araplarin 1. dünya savasinda Türkiyeyi ingilizlerle beraber arkadan vurmalarina ragmen, bu ödek tavuklar gibi sessiz sedasiz kamazdi!

Dikkat ettiyseniz bu araplar cok serefsiz ve namussuz insanlar!
Ülkeleri isgal ediliyor ve onlar vatanlarini savunacaklarina kaciyorlar!
Iste irak, iste lübnan !

Internetde bizim artist müslümanlar u.s.a. ve israili protestoya cagiriyorlar ama nedense kendileri bile protestoya baslamiyorlar! :-))
Herseyi baskalarindan bekliyorlar! :-))

7 milyon israilli 1.5 milyar müslümani karsisina almislar istedigini yapiyorlar! :-))

Vur öldür ama yigidin hakkini yeme demisler !
HELAL OLSUN ISRAILOGLLARINA !

01.08.2006 13:57

:-))
 
Forumlarda bilgi ve zakasiyla cevap verme gabiliyeti olmayan insanlar kisisel saldiri ile kendilerini ifade etmeye ugrasirlar!
Küfür ve hakaret onlarin edebiyati olmusdur!
Buda onlarin ne kadar zavalli basit yaratik olduklarini ortaya koyar! :-))

Söyle bir düsünelim, allah senin gibi dinini, yani islami, küfür ve hakaretle savunacak cahilleri ne yapsin !? :-))
Ben allah olsam, senin gibi kullarim oldugu icin utanirdim! :-))

Hersey allahdan gelirmis diyor müslümanlar....
Nedense dünyada müslümanlarin yüzü gülmüyor, hep aci ve sefalet icindeler!
Neden acaba!?
Allah size ne cezayi verse versin, siz anlamazsiniz!
Anlamak icin düsünce ve zeka lazim! ;-)

01.08.2006 14:08

12 Soru...
 
1400 yaşında olmasına rağmen, bugünün ihtiyaçlarına da cevap verdiği ve bilim yanlısı olduğu iddia edilen Kuran"da şu sorularımın cevaplarını bulamadım..

1)Adem ve Havva hangi tarihte yaratıldılar? Cennete hangi tarihte girdiler? Hangi tarihte cennetten kovuldular?

2) Önce Adem mi yaratıldı, Havva mı? Aralarında ne kadar yaş farkı vardı?

3) Doğmadıklarına göre Havva ve Adem"in göbekleri varmıydı? (Hani, çamurdan mı, yoksa pıhtıdan mı yaratıldığı tartışma konusu olan ilk insan..)

4) Ya da hayali cennetten kovulmadan önce, cinsel organlari varmiydi?

5) Vardı ise ne için vardı? (madem ki cinsellik yasaktı?..)

6) Ya da Havva"nin göğüsleri varmıydı? (Çocuk emzirmeyecegine göre)? Yoksa bunlar cennetten kovulur kovulmaz mi olustular?

7)Ya da Adem ve Havva"nin hormonlari önceden var mıydı? Vardıysa, (testesteron, östrojen, prolaktin, oksitosin vs.) ne amaçla vardı?

8)Havva, adet görüyor muydu?

9) Adem ile Havva"nın kıyafetleri nasıldı? Havva, başörtülü müydü, çarşaflı mı? Yoksa ...?

10)Eğer bunlar yok idiyse, nasıl oldu da birbirlerine cinsel arzu duydular?.. Var idiyse, bu arzudan dolayı neden cezalandırıldılar?

Yani hem insanin beynine, ve bedenine cinsellikle ilgili her türlü mekanizmayi ve kimyasallığı koy, hem de cinselligi yasadiklarinda cezalandir. Adalet bu mudur?

10)Cennette yasak olduğu söylenen meyvenin adı neydi? Bu yasak meyve bugün dünyada yasak mı değil mi? Niye?

11)Ensest ilişki, günah mıdır, değil midir? (Adem ve Havva"nın çocukları ensest ilişki ile çoğalmış olmalı.. Yoksa, dünya belli bir nüfusa ulaşıncaya kadar ana ve babalar Allah"ın verdiği bir özel formülle seks yapmadan çocuklarını çamurdan mı yapmaya devam ettiler?

12)Adem ile Havva ne kadar yaşadılar? Kaç yılında öldüler?

islamiyet gercekleri sitesinden...

01.08.2006 14:18

Allah gercekden varmi !?
 
Ayrıca, Muhammed"in kendisinin Allah"ın-varsa eğer- elçisi olduğunu iddia ederek İslamiyet dinini ortaya çıkarması üzerine de şu sorular akla geliyor:

Eger siz Allah-varsa eğer- olsa idiniz:

1) Dünyadaki tüm insanlara hitap edecek bir kitap gönderecek olsanız, sadece Arapça dilini mi kullanırdınız? Yoksa, ne kadar dil varsa o kadar dilde hazırlamış olduğunuz kitapları mı gönderirdiniz? Birde üsttelik kimi cahil müslümanlar kuranin kimse tarafindan anlasilmadigini iddia ediyor! :-))

2) Dünyadaki tüm insanlara zaman zaman mesajlar iletmek isteseniz, bir aracı (elçi/peygamber) mi kullanırdınız yoksa doğrudan mı iletirdiniz?
Mesela simdi dünyada kötülük haksizlik almis gidiyor, cik TVye DUR de, demi ama ! :-))

3) Dünyadaki tüm insanlara en son dini göndermek isteseniz, sadece Arabistan"a bir elçi mi gönderirdiniz, yoksa dünyanın herbir yerine aynı anda aynı şeyleri anlatmak için birden çok elçiler mi gönderirdiniz? Zamanimizda buna bile gerek yok! TVde naklen varligini göstersin, inanmayan öyle olsun ! :-))

4) Dünyadaki tüm insanların iyi olmasını ve doğru yolu bulmasını mı isterdiniz? Eğer bu sorunun cevabı "evet" ise, onlara kötülüğü veren şeytana karışmadan, şeytanlığını yapmasına müsaade eder miydiniz? (Tavşana kaç, tazıya tut mu derdiniz?) Şeytanı yok etmez miydiniz? Acaba seytan allahdan dahami güclü !? :-))

6) Elçinizi görevlendirirken, kimsenin şahit olarak bulunmadığı bir mağarada mı görevi tebliğ ederdiniz? Sonra da herkesin bu elçiye inanmasını bekler miydiniz? Simdi bu durumda ben peygamberim desem banada inanmazsiniz! Halbukisi benim okuma yazmam var, PC bile kullanabiliyorum! :-))

Bu sorulara benim verdiğim cevaplar, benim Muhammed"in bahsettiği Allah"ın benim Allah"ım olabilecek kadar ileri düşünceli olduğunu göstermiyor.. Ve bu yüzden, Muhammed"in anlattıklarına inanmıyorum.


Birde zamanimizda beni cok meraklandiran soru ise:
- neden allah senelerdir u.s.a. ve israilin müslümanlara zulm etmesine seyirci kaliyor!?
- neden allah naklen TV yayinina cikipda "ben varim" diye seslenmiyor!
Yani neden basit bir teknolojiyi kullanip insanlar arasinda huzur, baris ve sevgi olusmasina varligini göstermiyor!?

Yani üc dört kitab gönderen allah niye dünyadan elini kolunu cekmis !?
Dünyanin hali ortada, insanlar birbirini yiyor ve llah seyirci kaliyor!
Bence dünyadaki duruma bakarak hicbir tanri öylesine seyirci kalmaz!
Öncedende kalmamis ve üc dört kitab göndermis, yani bildigimiz...

Müslümanlar icin dipnot: Aman ha, sakin düsünmeyin, günaha girersiniz! ;-)

01.08.2006 14:34

Nedir senin devlet yönetim seklin
 
DIN deme bana... DIN dersen YORUMU BEN YAPARIM... baskasinin yorumunu ASLA KABUL ETMEM.... baska bir sey üret

01.08.2006 14:43

Kesinlikle farkindayim
 
Isbati acik ortada... ISRAIL VE ARAP ALEMI....

Ahannn sana iyte örnek yada Buschun Hiristiyanligi...

DIN adiuna yapiliyor gtüm bunlar....

Eger DIN siddet ile devlet yönetmekse... yaniiiii

Dedigim gibi... DINi tami tamina kimse bilemez kimse DIN adina konusamaz... Tarihten kalan kültürdür ve esasiyla hepsi aynidir... o yüzden TEK BIR KISININ YORUMUYLA DEVLET yönetilemez....

Resmen DIKTATÖRLÜK ve ALLAHIN JANDARMALIGI olur.... yani bunlari astik artik..

Söyle denilebilir.... tüm DINLERIN temelinde yatan ortak degerlerdir bizi baglayan ve orada bulusuruz... haaaa ona okey

01.08.2006 14:48

Hekimki Haci kiskisi kovalaya
 
dünyada Saltanat süre... der ist besser yaww

01.08.2006 14:53

Nedeni acik
 
herkes ayri ayri topluluklarin basina gelip Saltanat amacinda...

Mezhep Imamlari olsun... yada su aniyle Mezhep liderleri olsun...

Simdi Siiler yada Sünniler biur araya gelir bunlari kaldiriyoruz derlermi... KESINLIKLE...

Amac ortada KUDRET KUDRET VE SALTANAT....

6 milyar DIn dedikse, 6 Milyar yorum anlaminda kullandik...

Aslinda ne demek istedigimi cok cok iyi anliyor ve algiliyorsun... ama herhangi bir DINI anlayisa yada yoruma kendini yaslatarak korunma altinda hissediyorsun kendini....

Özgür olmak veya özgür anlayista bulunmak cokta kolay degil..... gercekten cok güc ve bilinc ister....

Neden sudur neden budur sorulari gercekten acayip ilkel anlayis.... nedeni yok... adam öyle yapmista ondan öyle.... bu kadar basitki artik aci bile veriyor

01.08.2006 15:13

Bence aferin sana
 
en azindan Atalarinin DINI anlayisini sorgulama cesarfetini gösteriyorsun.... bu cok cok güzel ve seni beyinsel olarak cok ileri tasir...

Simdi bir adim daha ileri gidelim.... Vahyii olayini ele alalim... yani Ayetlerin inmesi olayini.. Resüllerin ses duyma olayini...

Su aniyle buna sisofren denilir.... bir piskolog derki... bunlar ses duyuyor sisofren insanlardir....

Bu sekilde su aniyle tüm DINLERI yalanlamak ve sira disi birakmak cok cok kolay.... ve aklada yatiyor... adam der tüm RESÜLLER sisofrendi....

Gelelim diger olaya... inen Ayetlerin yani kutsiu kitaplarin Mesajlari....

BU gibi evrensel düsüncleri bir insanin üretebilmesi kattiyen mümkün degil... yani esasiyla mümkün degil..... o yüzden kesinlikle bir gerceklik var bu kitaplarda...
Benim KITAP EHLI VE KURAN TEOLOJISINDE KATTIYEN SÜPHEM YOK.... cünkü okudugum cesit cesit Mealler ve TEFSIRLERDE.. hemen hemen ayni sekilde... ruha hitab eden güzellikler sacan anlayis var...

kisacasi Kuran kendi kendine ruhunu tedavi etme kiatbidir diyebilirim...

Yazini dikkatle okudum... bu gibi seyler söylemen icin, bayagi disarida yasanan DIN adina olaylardan feci sekilde etkilenmis olman gerek..... oysa DIN insanin icine hitab eden olaydir... DIN bireysel insanin cinde yasanan olaydir...

Allah kavramina gelince, efendim Allah ona suna buna muhtacmi falan filan... dogru düsünceler... gayet dogal.. bunlari herkes düsünür ama cesaret edip herkes dile getirmez... kabullenir ve ici söner kalir...

Simdi Allah kavrami bence piyasada dönen ile KURANDAKININ arasina ucurum kadar fark var...

Bana göre Kuranda ALLAH kainatin kendisidir.... yani UNIVERSUM veya Tabiat... kisacasi Kainati Allahin bir gölgesi ucu bucagi olmayan sinirsiz tek olarak görebiliriz... bu acidan ben sen herkes Allahin bir parcasidir.... yani Mecazi anlamda ALLAH icinde... her zaman heryerde bir parcasini görürsün.....

Allah öyle göklerde oturup dünyaya yukardan bakan sinirli bir cisim falan filan degil....

Bu cercevede Allahi dünyada taniyanlar hic bir zaman eksik olmayacak.... kisacasi Allah GENI bile var deniliyor ve bence kesinlikle vardir.... insan hisseder.... dünya disi insan beyin yapisi disi biur sey olmali... cünkü beynimiz o yöne dogru ilerliyor... demekki vardirda...

Dünyadaki DInleri ele alirsak... bunlar hep kisisel yorumdur, ALLAH adina kimse konusamaz ve yorum yapamaz... o yüzden devlet DIN adina yönetilemez.. cünkü DIN bireyseldir... DIN adina yapilan olaylarin ve yorumlarin tümü SIRKTIR.... hele hele DAYATMALRIN tümü sarlatanlik ve SALTANAT amacli insanlari kölelestirme amaclidir....

Bu cerceveden baktinmi olaylara... ve KUTSI KITAPLARIN sade ve sade iyilik ve güzellik emretmelerinide ele alirsan... bir seylerin var oldugunu ve DIN hayirli bir anlayis oldugunu anlarsin...

Yolun bence dogru sorguluyorsun... belki gercek anlamiyla bir iki cagdas uzamanlarin düsüncelerinide ele alir kendi düsüncelerinle birlestirirsen, bir anlamda DININ var oldugunu ama piyasada dönen sekliyle olmadigini anlarsin...

Selamlar, Sevgiler
Enis

01.08.2006 15:27

KIsa ve NET Adem ilk insan degildi
 
ILK KAMIL insandi... yani Allahi kavrayan insandi...

Insanlar eskiden beri tabiattan yani evrenden gelen diger yaratiklar gibi yaratiktilar...

Ademden öncede insanlar vardi... ve ademden sonrada varlar.. belki ebediyyen insanlik var olacak... bir diger gezegene giderek ve benzeri olaylar cercevesinde... v.s.

Bu sordugun sorular piyasadaki DINDE dönen anlaysilardir... gercek disi ve aile ici SEKS ile artmayi ön gören anlayistir....

Ne akla ne mantiga nede baska bir seye sigan bir anlayistir... kesinlikle düpü düzüne SAFSATADIR....

Artik bunu kimse yutmuyor ve bir cok uzman son yillarda, Kuranin deforme seklinde yorumloandigini söylüyorlar...
ve öylede...

bundan 1400 yil önce konusulan Arapca DILI su ankisiyle ayni degil ve ayni olan kelimeler bile AYNI KAVRAMI TASIMIYOR.... kelimelerin anlamlari degisiyor....

Bu cerceveden bakilirsa su aniyle bizler KURANI anlayamiyoruz... cünkü Kuranin DILI kaybolmus... kiiiii gecenlerde UYGUR TÜRKLERINI CINDE gösteren bir program gördüm... bir cok kelimeleri anlamadim... orta asyadan TR ye gelene kadar yüzyillar sonrasi DIL degisti.... en yakin Azerbeycan ve onlarida anlamak icin dikkat gerek...

her neyse.... kafani fazla cikmaz seylere takma.... bir evrim gercegi var... maymundanmi geldik sorusunu soran beyinler aci sekilde ILKEL beyinlerdir kiiiiiiiii... maymunlar yasadigina göre Atamioz maymun degil, ama benzeri bir yaratik veya apayri taaaa cok cok eskide temeli bir olan evrime ugramis bir yaratiga raslariz...

kaldiki evrim devam ediyor... insanlik degisiyor... vücut farkili renklere bile giriyor, yasanan ortama göre uyum sagliyor.. bir CINLI bir Afrikali yada bir ESKOKOGALI hemen göze carpiyor ucurum Genetik farkliliklar ceryan ediyor....

Anlayacagin... Ademin ilk insan olmasi külliyen SAFSATA ve KURAN DISI.. HIRISTIYANLIKTA asir halini alan bir anlayis....

Kisacasi su anki Islam DINI kendisi degil... Museviligin ve HIRISTIYANLIGIN en uc safsata seklidir


Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 13:54 Uhr.