![]() |
Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun,yaprakları yine de yere düşer…
|
Bu gece, seni üzen şeyleri düşünerek uyuma, bir gün, biriyle, daima mutlu olacaığını düşünerek uyu. Çünkü mutlaka bir gün, biriyle, daima mutlu olacaksın..
|
Zitat:
gel bize bazı bazı darılırsan küserim padişahım çok yaşa |
Begendi:)
Zitat:
|
Zitat:
|
|
|
|
huhuhuhuah
Zitat:
Es versteht sich fast von selbst, dass ein Mensch meines Schlages gerne zur Jagd geht. Und so geschah es eines Morgens, dass ich aus meinem Fenster blickte und auf dem Teich vor dem Haus eine ganz Schar Wildenten entdeckte, die meinen Jagdinstinkt sofort heraufbeschworen. Was aber sollte ich tun: Wenn ich eine Ente schoss, dann würden die anderen zwangsläufig das Weite suchen. Da kam mir eine Idee: Ich nahm eine sehr lange Schnur und fädelte ein Stück Schinkenspeck auf, das ich mir vom Frühstück aufgehoben hatte. Nun ging ich nach unten, versteckte mich im Schilf und warf die mit dem Leckerbissen versehene Schnur aus. Schon sah die erste Ente den Speck und schluckte ihn begierig herunter. Es dauerte aber gar nicht lange, da kam der Speck samt Faden hinten wieder heraus, denn er war glatt und schlüpfrig und wollte so gar nicht im Magen der Ente bleiben. Dies genau war mein Glück! Denn schon stürzte sich die nächste Ente auf den leckeren Brocken und verschlang ihn. Und auch sie schied ihn mitsamt dem Faden wieder aus. So ging es weiter, bis diese Köstlichkeit schließlich durch alle Entenmägen gewandert war. Weil der Speck aber an einem Faden befestigt war, hing meine Jagdbeute nun fein aufgefädelt an besagter Schnur. Ich zog die Enten aus dem Wasser, band mir den Faden um den Körper und ging nach Hause. Doch mit jedem Schritt wurden mir die Tiere schwer und schwerer. Auch den Enten schien die Lage nicht zu gefallen, denn plötzlich begannen sie aufgeregt mit den Flügeln zu schlagen und ehe ich mich versah, erhob ich mich mit ihnen in die Lüfte. Das war eine Reise kann ich euch sagen! Natürlich wollten die Enten zurück auf den See. Mit meiner weiten Jacke aber gelang es mir, dem Flug die richtige Richtung zu geben und so steuerten wir geradewegs auf meine Behausung zurück. Wie aber sollte ich die Enten nun zur Landung bringen? Ich überlegte lange, doch es blieb mir nichts anderes übrig, als einer Ente nach der anderen den Hals umzudrehen. Immer niedriger sanken wir aus den Lüften herab. Mit dem letzten Tier kam ich gerade noch über dem Schornstein meines Hauses an, glitt schließlich sachte durch den Schlot hinunter und - siehe da - landete mit meiner nun endgültig erlegten Jagdbeute mitten auf dem Herd unseres Kochs. Gott sei Dank hatte er das Feuer im Ofen noch nicht entzündet, denn sonst hätte es statt Entenbrust wohl gerösteten Münchhausen gegeben! |
"ateş olmayan yerden duman çıkmaz" |
Kişiyi Nasıl Bilirsin, Kendin Gibi Atasözü :):):) |
“Kedi Uzanamadığı Ciğere Mundar Der” Atasözü :):):) |
"Tabancanın Dolusu Bir Kişiyi, Boşu Kırk Kişiyi Korkutur" Atasözü :):):) |
"Rüzgâr eken, fırtına biçer." Atasözü :):):) |
"du kannst dir viel einreden, die Wahrheit kannst du damit nicht leugnen" Beyazguel60 |
Zitat:
|
E$ek alim olmaz su ta$imakla tekkeye,insan adam olmaz gitmek ile mekkeye
Ziya Pa$a |
Nö Nö Nö
Zitat:
schaumal http://www.paranormal.de/paramirr/gedanke/gtext.html hem sen HUHU olarak gel als HUHU mag ich dich etwas mehr:D |
Zitat:
Ja und, wo ist es ??? Ich habe auf Suche geklickt, da wird nichts angezeigt !!! Mach mal ein Screenshot und zeige es mir mal bitte. :rolleyes::rolleyes::rolleyes: |
Zitat:
Du bist in der Beweislast, sorry. :D:D:D |
Şık olmalı kadın dediğin ! Gelişi, gülüşü, bakışı, duruşu, hatta gidişi bile !"
Cemal Süreya |
Demek ilgini cekmisim ki, dedikodumu yapiyorsun.
|
Yüzüme söylememeye cesaretin yokken, ardimdan konusduklarin kimin umrunda?
|
Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın. (Mevlana ve Şems)
|
Dört sey asla geri gelmez; Söylenen söz, atilan ok, gecmis hayat ve kacirlmis firsat.
[Hz. Ömer (r.a.)] |
eine frage
Zitat:
|
Dikenin yarasi gecer, yalanin yarasi asla.
|
Zitat:
Alemsin be adam :D |
Güvenme güzelligine, bir sivilce yeter. Güvenme zengiligine bir kivilcim yeter.
|
Zitat:
Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın. (Mevlana ve Şems) |
Bu da size Devlet sözü olsun.
Bu da size Devlet sözü olsun.
Her Salı olduğu gibi, siyasi parti liderleri yine kürsüdeydi. Tamamını dikkatle izledim. Dikkatimi çeken şu oldu: AKP artık söyleyecek söz bulamıyor. Özellikle başbakan Davutoğlu çok zor durumda. Darbe masalları anlatarak, içi boş kahramanlık hikayeleri üreterek, 12 yıllık büyük eserleri olan para ver yapıyı gizleyebilmek için paralel yapı korkuları salarak durumu kurtarmaya ve bindirilmiş kıtlarına gaz vermeye uğraşıyor. Söylediği her şeyin altı boş, tamamı havada kalıyor. Çırpındıkça batıyor, battıkça çırpınıyor. Konuşmaları hiç kimseye zerre kadar ümit vermediği gibi, özellikle MHP için söyledikleri çaresizliğinin belgesi olarak geri dönüp kendini vuruyor ve çok zor olan durumunu daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor. Başbakan Davutoğlu ülke yönetimi için aldığı tedbirlerin Cumhurbaşkanı tarafından boşa çıkarılması ve ağır şekilde azarlanması üzerine, görevini muhalefete saldırmakla ve hayali hikayeler anlatmakla sınırladı. Hafta içinde yaptığı konuşmalarda işsizliğin azaldığını, milli gelirin 19 bin dolara çıktığını, enflasyonunu düştüğünü, ekonominin uçtuğunu, iç güvenlik düzenlemesi ile demokrasi getireceklerini anlattı. Akıl ve mantık sahibi herkesi dehşete düşüren bu açıklamalarına bir de sayın Devlet Bahçeli'nin ismi üzerinden yaptığı polemikleri ekledi. Ancak söylediğine de, söyleyeceğin de bin pişman oldu. Zira sayın Bahçeli'den hayatı boyunca unutamayacağı bir ders aldı. Sayın Bahçeli'nin grup konuşmasının tamamı haber sayfalarımızda mevcuttur. Biz özellikle sayın başbakana ders olan cümleleri hatırlatacağız: Cebir Ahmet Başbakan eşe, dosta, akrabaya, bakan yakınlarına ballı ve bol kazançlı iş kapıları açmakla övünüyorsa, diyecek bir şey yoktur; hakikaten de bu konuda ustalık belgesi alacak seviyelere gelmiştir. Fakat hiçbir torpili ve hatırlı tanıdığı olmayan; tutacak dalı, sırtını yaslayacak arkası bulunmayan masum insanlarımız işsizlik zulmüyle mücadele etmektedir. Türkiye hangi arada 19 bin dolarlık kişi başı gelire ulaşmıştır? Sayın Davutoğlu, senin aklın başında mıdır? 2014 yılında 10 bin 537 dolar olan kişi başına düşen gelirin, 2015'in ilk aylarında volkan gibi patlayarak 19 bin dolara çıkması, patenti Davutoğlu'na ait ve sırrını hiç kimsenin bilmediği hesap ve matematik yöntemlerinin bir sonucu olsa gerektir. Çamur Ahmet, bu kez de Cebir Ahmet olmuş çıkmıştır. Başbakan İsviçre bankalarına kaçırılan paraları, açılan gizli hesapları baz alarak kişi başına düşen milli gelir hesabı yapıyorsa, emin olunuz ki, açıkladığı rakam çok eksik ve yetersizdir. Sadece saraya baksa, saraydaki şahsın milyar dolarlarını düşünse, etrafını şöyle bir süzse zenginleşmenin, gelir yükselişinin tüm yönlerini açıklıkla görecektir. Ne var ki gerçekte artan gelir değil, haram ve hıyanettir. Artan gelir değil, işsizlik, yoksulluk ve sefalettir. Küp yapıp içini haramla doldurmadık Davutoğlu, şahsımın aritmetikle, geometriyle uğraştığını, biraz da paralelle ilgilenmemi tavsiye etmiştir. Bize tavsiye vermeye, akıl öğretmeye kalkan ve cüret eden Davutoğlu'na diyorum ki; aritmetikle uğraşan ve geometriye kafa yoran asıl sen ve çevrendir. Allah'a şükür biz küp yapıp içini haram lokma ile doldurmadık. Allah'a şükür etrafımızda ne yamuk, ne de ahlaksızlıkla yamulan namert gördük. Yanımızda ne ihanetten dört köşeye dönmüş millet hasımları, ne de kalbi silindire çevrilmiş şeref fukaraları bulduk. Siz kendinize bakın, kendi derdinize yanın, kendi çukurunuzda birbirinizle uğraşın. Sayın Davutoğlu 12 yıl boyunca paraleli çizen siz, doğrudan sapan siz, 17-25 Aralık çemberine sığan siz, PKK'nın simetrisi olan siz, Oslo'da ihanet karesine giren siz, Türkiye'ye BOP prizmasından bakan yine sizsiniz. Onun için Sayın Davutoğlu, sen git de saraydaki abin gelsin; karşımıza 17-25 Erdoğan çıksın. Erdoğan konuştu döviz tırmandı Erdoğan konuştukça döviz tırmanmış, atıp tuttukça dövizin ateşi artmıştır. Bir ay bile dolmadan Türk lirasındaki değer kaybı yüzde 10'nu bulmuştur. Yıllık enflasyonun yüzde 7,24 olduğu bir ülkede bunun anlamı bellidir ve bütün oklar tek kelimeyle gizli devalüasyonu göstermektedir. Erdoğan sözde faiz lobisine karşı mücadele verirken, döviz lobisine hizmet etmiş; döviz borçlusu özel sektör şirketlerini ve vatandaşlarımızı zarara-ziyana sokmuştur. Ortada vahim bir yanlış, cehalet ürünü bir zorlama vardır. Erdoğan başkan olabilmek, diktatörlüğünü tescilleyebilmek amacıyla AKP'ye oy istemekte, 400 milletvekilinin düşünü kurmaktadır. Yetki alanlarını geçen, göreviyle ilgili sınırları aşan Erdoğan, Türkiye'nin sinir uçlarıyla oynamaktadır. Tamamen kendisine odaklanmış, tamamen kirli çamaşırlarını aklamanın hevesine kapılmıştır. 92 yıllık Cumhuriyet döneminde gelmiş geçmiş hangi Cumhurbaşkanı bu kadar frensiz, kontrolsüz, kuralsız hareket etmiştir? AKP'ye oy istemekle; tarafsızlık, adamlık ve demokratik olgunluk nasıl bağdaşacaktır? Eğer ki, ısrarla siyasi üsluba devam eder, AKP lehine konuşmalarını sürdürürsen, bilesin ki, nefesimiz 17-25'in derin izleriyle kararmış kalın ensenden ayrılmayacaktır. Milletime toz kondurmam Başbakan adımın Devlet olduğunu, ama devlete sahip çıkmadığımı, iç güvenlik paketine niçin hayır dediğimi, neden vandallarla tenkit ettiğimi sormuştur. Sayın Davutoğlu, bilmiyorsan sana öğreteyim; adım Devlet olduğu kadar devletime sahip çıkarım, milletime asla toz kondurmam. Vandallarla, işbirlikçilerle, ihanetten vicdanları kapkara olmuş hainlerle düşüp kalkan sensin ve Hükümeti'ndir. Her yerde başka konuşmakla övünen Sayın Başbakan itiraf ediniz, İmralı'da canibaşıyla konuşurken bölücü mü oldunuz? Açıklayınız, Kandil'de PKK'yla aynı masayı paylaşırken terörist mi kesildiniz? Çok şükür biz her yerde olduğumuz gibi konuşur, konuştuğumuz gibi oluruz ve Müslüman Türk olarak aleme sesleniriz. Sayın Davutoğlu, sana ve zihniyetine her yerde farklı farklı yüzlerle konuşma konusunda başarılar dilerim. Yüzünüzün de kızarmayacağını çok iyi bilirim. Adım gibi yaşatmaya ant içtiğim bu ülkeyi sizlere bırakmayacağım, tezgahlarınızı, senaryolarınızı inşallah başınıza yıkacağım. Bu da size Devlet sözü olsun. |
Elhamdulillah...
|
Söylediklerimi anlamiyorsun, anladim.
Asil söylemek istdiklerim, zaten söylemediklerimin icinde sakli. Söylemediklerimi dinle.. |
nefes alıyorum şükürler olsun
|
Zitat:
Amin...... |
alan, karanlık odada olmayan kara renkli bir şeyi aramak, aranmasını önermektir. Bu nedenle yalan tuzaktır, vicdan ve umut hırsızlığıdır.
Devlet Bahçeli |
Devlet Bahçeli Sözleri
Hatırası yıpranmış, hayali yorulmuş ve heyecanı yenilmişler için, içten içe çürüme, içe doğru devrilip çökme mukadder bir sondur. |
Devlet Bahçeli Sözleri
İstismarla aldatanlar inkârla sevinirler. Yalanla avutanlar kötü bir ruhla dolaşırlar. Bunların ne hale, ne de istikbale hayrı dokunmaz. |
Bas koymuşum Türkiye'min yoluna
Düzlüğüne yokuşuna ölürüm Asırlardır kır atımı suladım Irmağının akışına ölürüm Sevdalıyım yangın yeri bu sinem Doksan yıldır çile çekmiş hep ninem Pınarlardan su doldurur Eminem Mavi boncuk takışına ölürüm Deli sular, salkım-saçak söğütler, Kışlada kumandan asker öğütler, Yaylada ata biner yiğitler, Bozkurt gibi bakışına ölürüm Türkiye’m Düğünüm, derneğim, halayım, barım, Toprağım, ekmeğim, namusum, arîm Kilimlerde çizgi çizgi efkârım, Heybelerin nakışına ölürüm... |
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl! Yeni Güne Bismillah, Hayırlı Sabahlar Türkiyem... “Vatan sevgisi imandandır.” (Hadis-i Şerif) |
Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 10:20 Uhr. |