Vaybee! Forum

Vaybee! Forum (http://localhost/forum/index.php)
-   Gesellschaft & Soziales (http://localhost/forum/forumdisplay.php?f=398)
-   -   Religion & Glauben (http://localhost/forum/showthread.php?t=4272)

11.08.2004 19:44

Diledigini düsünmekte hürrsün!
 
Neyse, ich mache Schluss für heute.

akshalil 11.08.2004 19:47

Hic korkma sen!
 
Anlasilan sendeki bu sol düsmanligi babanin belki de iyi bir solcu olmamasi..
solculugu türk toplumundan alip kopardilar korkma ..bir sey kalmadi..
50 li 60 li yillarda memlektte biraz demokratik ve özgür bir ortam vardi..bu ortam sayesinde sol kültür memlekette girdi..70 li yillarda politik olarak da sol kültür kendini hissedince senin milliyetci-vatanperver-sagci kültürünü korumak isteyen askerimiz mhp milislerini de örgütleyerek solun üstünden buldozer gibi gecti..ebesini mikti..bir sey birakmadi..
ve bunlara panzehir olarak da senin simdi sikayet ettigin dini yobazligi ve gericiligi ekti..her taarafa kuran kurslari dikti..ayni abd nin talibani bin ladini rusyaya karsi yesil kusak cercevesinde destekledigi gibi bizimkilerde dincileri ve hizbullahi destekledi..

ne ekersen onu bicersin..:dinci yobazlar ve amerika sevdasina tutulmus kimliksiz soytarilar

bunlar sola karsi yapilmis 80 darbesinin sonuclaridir..kimse sikayet etmesin

akshalil 11.08.2004 19:50

Niye solcularin memleket sevmedigi
 
yurdunu topragini sevmedigi seklindeki bu "mtyhos" u nerden okuyup inaniyorsunuz anlamak gercekten zor aldaaaaa..
ac nazim oku..belki orda sinen vatan sevgisini biraz olsun anlarsin

11.08.2004 21:19

Vovon redest du überhaupt
 
Komonistlerin dini merkezi olan Moskova dagilmadimi ?????

Damit ist die Ärra des Komonistmus vorbei....

akshalil 11.08.2004 21:32

Elemanin babasi herhalde kötü bir
 
komunistmis..ve power"nin üzerinde tahrip etkisi yapmis.. adam hala moskowa ayakta saniyor..
ama moskova hala olsa bazi yönlerden fena da olmazdi hani..mesela amerika bu kadar terbiyesizlik yapmaya cesaret edemezdi..

bu arada sen yola cikmadin mi kardes? yoldan mi yaziyon yoksa?:-)

11.08.2004 21:35

Solculugu sonuna kadar savunur idi ve
 
hala da öyle, ama solculugun savunulacak bir yani yok ki. Solcunun iyisi kötüsü mü olurmus? ;-))

akshalil 11.08.2004 21:49

bence o bildiklerini yeniden bir gözden
 
gecir..
solculuktan ögrenecek iyi olan seyler var..
tam tersine milliyetciligin iyisi kötüsü yoktur..millietcilik insanoglunun gelecegi icin tehlikeli bir ideolojidir..zaten yavas yavas kalkiyor..insanlar irklarindan baska özellikler pesinde..AB mesela cogu insan basarisiz olmasi icin cirpiniyor..ama basarili olmasini isterim..önce ab sonra dünya vatandasligi...ütopik biliyorum..ama gelecekte kim bilir

akshalil 11.08.2004 22:19

Ümmetciligin evrenselligini ve türk
 
milliyetcilginin tutuculugunu kavrayamayanlar"

derken ne demek hic bir sey anlamadim power..sunu bir acsan biraz

12.08.2004 11:53

Türkiye"de durum baska!
 
Gorbatschow bile Türkiye"da daha solcularin bulunmasina sasmisti gecenlerde. Wovon ich rede mein lieber Enis, sind die die Dir manchmal ein paar Nummern zu gross ;)

felsefe05 12.08.2004 17:41

WAS HAST DU GESAGT? o.T.
 
ohne Text

akshalil 12.08.2004 23:44

Korkma bu kadar ya!!! solcu kabuslari
 
yemesin seni..
türkiyede sol falan yok...sadece milliyetci ve vatanini cok seven! arada bir de onu soyan mafya isine girmis, ülke disinda ise "auftragkiller" olarak is yapan profesyonel katil milliyetcilerimiz var.. senin solcu diye bildiklerinin hepsi vatanperver ve muhafazakar memleket evlatlaridir...solcu diye bilinen pezevenk perincek mhp den ve mgk kuvvet komutanindan farki yok mesela

korkma bu kadar.. tanri dagi kadar türk hira dagi kadar müslümaniz biz!!!!
kökü disarda moskova ideolojileriyle isimiz olmaz..

12.08.2004 23:49

Din Milliyetcilik degil!
 
Bir insanin dini görüsü onun milli görüslerini engelemez. Dünyanin neresinde milliyetcilik ile din bir birine endeksleniyorsa o iste Amerika"nin parmagi var cünkü bu sirf Türkiye"de böyle degildi. Latin Amerika"da da Katholik-Latin sentezini ürettiler. Din yaratilanin Yaratan ile özel iliskisidir. Milli mesele icinde ele alinmaz.

12.08.2004 23:56

Dinde zorlama yoktur
 
Benim icin birisi dinsiz olsun, ama elinden ülkemin menfaatleri icin güzel seyler gelsin, O"nu bin tane bos kalfa gezen dindara degismem dogrusu. Dürüstlük ve caliskanlik önememlidir. Baskasinin ibadeti dogrusu beni ilgilendirmez.

akshalil 13.08.2004 00:32

mesele surda ama;
 
Mesele memleketi sevmenin ve memleket vatan sevgisi icin iyi niyetli calismanin ölcüsü nedir? bunu nasil tespit edecegiz?
Herkes kafasindaki düsüncenin memlekete en iyi oldugunu düsünüyor..

Amerika defol! diye gösteriler düzenleyen deniz gezmisler de memleketin iyiligi icin bunu yaptiklarina inaniyorlardi, susurluk cetesinde yakalanan ve devlet icin adam öldüren abdullah catli da memleketin iyiligi icin bir sey yaptigina inaniyordu.

mesele o kadar basit degil..

kerio 13.08.2004 10:50

cumaniz mübarek olsun !!! o.T.
 
ohne Text

kerio 13.08.2004 10:57

hayrettin karamandan
 
Şiarlar, sınır taşları terk edilemez

Dinin şiarları vardır, bunlar ülkelerin bayrakları, sınır taşları ve işaretleri gibidir, görüldükleri yerin kimliğini belli ederler. Cuma, bayramlar, ezan, cemaatle namaz, mescidler, selamlaşma ... dinî şiarlar (şe"âir-i dîniyye) olarak bilinir. İslam düzen ve ahlakının egemen olduğu bir ülkede dini okullar ile başörtüsü şiar niteliğinde değildir, ama laik, çoğulcu bir toplumda tesettürü (dinin talebine uygun örtünmeyi) sağlayan başörtüsü şiardır; tesettüre riayet edenlerin dinin emirlerine uyan orta yol müslümanları olduklarını ifade eder. Örtünenler şiar taşıyalım, belli olalım diye örtünmezler, inançlarına uygun yaşamak için örtünürler, ama bu kıyafet aynı zamanda onların kimliklerini de ortaya koyar. Aynı nitelikteki toplumlarda din eğitimi ve din okulları da şiarlaşır, bu okulları tercih edenlerin dinle nasıl bir ilişki içinde olduklarını belli eder.

Bazı yazarlar çağımızda "dinin bireyselleştiğini", artık cemaat dini yerine bireyin dininin geçtiğini, dini yorum ve değerlendirmelerin de buna uygun hale getirilmesi gerektiğini ileri sürüyorlar. Bu yaklaşım, dinin mesela yalnızca siyasi boyutuna bakarak "siyasal İslam", belli bir kültür içinde anlaşılma ve yaşanmasına bakarak "Türk, Anadolu... İslamı" gibi kavramların üretilmesine benziyor. Aslında siyasal veya Türk İslam"ının bulunduğu yer, çağ ve zamanda İslam"ın diğer (ictimai, ahlaki, manevî, edebî, derûnî...) tarafları da mevcuttur ve İslam her zaman bir bütündür; onun bir tarafının teori veya pratikte ihmal edilmesi, o kısmın yok olması manasına gelmez. Tasavvufta "Allah"a giden yollar insanların sayısı kadardır" denir; bundan maksat "insanların sayısı kadar bireysel din vardır" demek olmayıp, "tek bir din ile ilişki kurma biçimi ve özel durumlara göre meşru seçenekler içinden seçim yaparak uygulama modeli birden fazla" demektir. Bireyin din hayatının toplum tarafından değerlendirilmesi söz konusu olduğunda ortada bir "sahih İslam" vardır ve ona göre değerlendirilme yapılır. Devlet dine karışmasa bile halkının çoğu müslüman olan bir toplumda çeşitli sebep ve saiklerle bireylerin dini hayatları hakkında değerlendirme yapılır ve hüküm verilir; bu kaçınılmazdır. Ayrıca İslam"a göre dini şiarların toptan (toplum olarak) terki hem caiz, hem de mümkün değildir. Şiarların terki zaman içinde dinin zayıflayıp etkisizleşmesine, hatta büyük ölçüde yok olmasına sebep olur. Bu sebeple dini kaynaklarda şiarlar üzerinde hassasiyetle durulmuş,geçmiş zamanlarda şiarların terki, bir topluluğun devletçe tedip edilmesine sebep sayılmıştır.

Bugün Türkiye"de başörtüsü ve din eğitimi için henüz başka seçeneği bulunmayan İmam Hatip okulları birer şiar niteliğindedir. Israrla bunları "siyasi şiar, simge" olarak değerlendirenler ciddi şekilde yanılıyorlar. Din eğitimi ve örtünme, henüz modern devletler ve rejimler yok iken de vardı, müslümanlar din eğitimi alırken, bunların kurumlarını oluştururken, din böyle istiyor diye örtünürken asla siyaset yapmıyorlar, siyasi simge taşıma gibi bir niyetleri bulunmuyordu. Bugün de çocuklarını İmam Hatip okullarına gönderenler, öyle inandıkları için örtünenler (tesettüre riayet edenler) asla belli bir siyasetin askerleri, militanları, işçileri olmayıp yalnızca müslümandırlar. "Peki inandığı halde örtünmeyenler müslüman değil mi?" şeklindeki sorunun cevabı da basittir: 1. Kendilerine göre eksiksiz veya eksikli ama çaresiz müslümanlardır. 2. Örtünenlere göre eksikli müslümanlardır.

Dini ortadan kaldırmaya ve kitaplı bir dini kökten değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Din (İslam) ve dindar bulunduğu sürece de hem din eğitimi hem de örtünme bulunacaktır. Din özgürlüğünü, dinsizler lehine kısıtlamak yalnızca çatışmaya davetiye çıkarmak demektir. Yasakçılar, huzur ve barış düşmanları bu davetiyeyi çıkara dursunlar aklı başında olan dindarlar ve ötekilerin yapmaları gereken şey, farklıların bir arada yaşamaları için "adalet ve tahammül" çerçevesinde kurulacak bir düzen oluşturmaktır.

76er 13.08.2004 11:40

Nicht so laut tippen bitte o.T.
 
ohne Text

tavsan 13.08.2004 16:15

Elin Papazi Politika Yapiyor.
 
Bizde heykelci zihniyet kafasina göre politika yaparken Elin Laik ülkelerinin papazlari politika yapiyor.

Hani din ile devlet isleri ayriydi Batida.

Hani medeni dünyanin öncüleriydi neden papazlarin dedigi oluyor avrupa ülkelerinde.


Vatikan Dinsel Öğretiler Kurulu Başkanı Kardinal Joseph Ratzinger, Türkiye hakkında ilgili açıklamalarda bulundu.

Le Figaro gazetesinin dergisiyle mülakat yapan Almanya doğumlu ünlü din bilimci, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Türkiye"nin geleceğini Hıristiyan kökenli AB yerine, bir İslam ülkeleri örgütünde araması gerektiğini savundu. Vatikan"ın din öğretisi alanında en önemli kişisi olan Ratzinger, Türkiye"nin her zaman Avrupa için tezat oluşturacağını, Avrupa"ya bağlanmasının hata olacağını ileri sürdü. AB"nin Hıristiyan mirasını tartışmaya devam etmesi gerektiğini ifade eden Ratzinger, Türkiye"nin tarihte daima farklı bir kıtayı temsil ettiğini, devamlı olarak Avrupa"ya tezat oluşturduğunu öne sürerek, Osmanlı İmparatorluğu"nun geçmişte Viyana kapılarına dayandığını ve Balkanlar"da savaştığını hatırlattı.

Ratzinger, iki kıtayı özdeşleştirmenin bir hata olacağını belirterek, bunun zenginliğin kaybedilmesi ve ekonomik çıkarlar için kültürün kaybolması anlamına geleceğini iddia etti. Türkiye"nin Arap komşularıyla kültürel bir bölge oluşturabileceğini söyleyen Ratzinger, böylelikle Türkiye"nin kendi kimliğiyle önde gelen bir figür olabileceğini kaydetti.

Ratzinger, İslam toplumuyla AB arasında işbirliği yapılmasına karşı olmadığını, her iki topluluğun da radikal dinciliğe karşı birlikte mücadele edebileceğini bildirdi. Vatikan"ın kiliseyle devletin ayrılmasına destek verdiğini söyleyen Ratzinger, buna rağmen AB"nin Hıristiyan geçmişi tarihsel gerçeğini reddetmesini yanlış bulduğunu kaydetti.

Avrupa anayasasında Hıristiyanlığa vurgu yapılmamasına da değinen Ratzinger, bu karşı çıkışın arkasında Avrupa"nın kendisi ve büyük tarihine karşı bir nefretin saklı olduğundan korktuğunu ifade etti.

tavsan 13.08.2004 17:06

DEKORATİF BETONLAR
 
Dekoratif betonlar, betonun dayanıklılığına her işe uygun Heykel yapiminda ve estetik ve ekonomik çözümleri de ilave ediyor. Hızlı, güvenli ve ekonomik olan bu yer kaplamaları Lafarge kalitesi ve Lafarge "ın kendi bünyesinde oluşturduğu, konusunda eğitim almış deneyimli ekipleriyle tatbik edilen dekoratif betonlar iki grup altında hizmete sunuldu. Doğal görünümü ile çevreye mükemmel uyum sağlar. Rengi, dokusu, dayanıklılığı ve uygulama kolaylığı ile tasarımda estetiği, özgürlüğü, kalıcılığı yaşatır.


<a href="redirect.jsp?url=http://www.arkitera.com/uruntanitimi/lafarge3/" target="_blank">http://www.arkitera.com/uruntanitimi/lafarge3/</a>

tek1 14.08.2004 13:41

CECENKIZ15=Elazispor=Pingofdet
 
Evet anladigim kadariyla sen mertsin ve kimseden korkmazsin :)

Babana su foruma cagirda bir kac kelime edelim he ne dersin :) soysuz it seni

tek1 14.08.2004 13:49

bende varim
 
bulusursaniz bende geliyorum :) erkekmisin kizmisin, ama elazigspor denilen serefsizsin seni harbiden dürüst birini saniyordum ama degilsin!

Cecence yazilarima bir cevap veremedin :) ammada cecensinnnnnnnnnnnnnnnnnnn

Ben osetliyim cecen de degilim ama cecen dilini senden daha iyi biliyorum cecenkiz

rezil kepase seni

15.08.2004 01:11

Bunun tespiti cok basit!
 
Dini ve ideolojileri bir kenara birakip politika ile degil de ilim ile ve bilim ile ugrasmaktir bunun ölcüsü. Bu ülkenin doktora, her türlü mühendise vesaire ihtiyaci var. Bosuna vakit öldüren amatör politikacilara degil

coach01 15.08.2004 02:13

cok komiksin sen !
 
Hangi kesimden oldugumu cok güzel tahmin edebiliyorsun :) idealist postmodern müslüman ha :)) Sen insan sarrafi olman lazimmis.
Benim kisiselligime saldiracagina yorum yap efendi. Ezbere konusmalarin kaynagi bitti galiba onun icin *Biyik* muhabbetinemi basladin. Acinacak halin var efendi !!

coach01 15.08.2004 02:15

En güzel yeri !
 
***Bu ezanlar-ki milletime ninni gibi gelmeli
Ebedi yurdumun üstünde benim hep böyle inlemeli. ****

En güzel yeri

coach01 15.08.2004 02:20

Allah razi olsun ...
 
Güzel bir yazi !

Selamlar

Not. DEVAM GEREK !

akshalil 15.08.2004 02:41

cok masum ve dogruymus gibi görünen
 
ama aslinda cok yanlis bir laf senin ettigin..
cünkü politikadan korkuyorsun..türkiye ve tabii askerimiz oldum olasi politikadan ve halkin politika ile ilgilenmesinden korkmusdur..oysa insan bir anlamda politik bir hayvan degilmiydi?
politika hayatin temelidir..her düsünce ve kararimizin gerisinde bir politika vardir.. mesela senin politikaya degil önemli olan politikadan uzak durmak degil, tam tersine politika yapmak ama bun u baskalarina empoze etmeyip baskasinin politik görüslerine saygi duymak...
memlekette mühendiste,doktorda cartu curtu da yeterince var..ama üniversite ögrencileri basta olmak üzere genelde politika yapmak yasak oldugu icin cebi doldurmak icin devleti ve birbirini kaziklamak tek yol olmus..

tavsan 16.08.2004 16:27

Birak o killi meymunu yaa :=)))
 
Adam sabah aksam orda burda findik kiriyor sonrada din bezirganligina soyunuyor.

Guler ablasida aynen onun gibi onlar kim inanc kim Televole cocuklari iste bos ver o zirtafozlari.....


Yakinda minili dansözlü televoleli cemaat kurarlarsa sasma valla birazda burna Bir kilo Toz döktünmü Dalala mayi yaninda görürler bu Cockss cu cüceler.


Sen kafaya takma....

kadirc 18.08.2004 08:05

Armutlu Tatil Köyü - Zweifelhafte Werbun
 
Da ich in Deutschland geboren und aufgewachsen bin, beherrsche ich die deutsche Sprache besser als das Türkische, weswegen ich diese wichtige Mitteilung auf Deutsch niederschreibe, hoffe allerdings, dass meine türkischen Brüder und Schwester diese Informationen weitergeben.
Auf der Suche nach einem Arbeitsplatz, bin ich auf die Stellenanzeige in der türkischen Tageszeitung ‚Türkiye’ gestossen, in der dringlich nach Mitarbeiter und Mitarbeiterinnen, mit oder ohne Schulabschluss, für eine „Bürotätigkeit in den Büros in Hamburg, Köln, Dortmund, Berlin, Frankfurt, Stuttgart, München und Nürnberg“ gesucht werden. Diese Anzeige erschien – vielleicht wird auch noch weiterhin dafür geworben – in türkischer Sprache. Ausserdem kannte ich auch die Werbung im türkischen Fernsehen für das ‚Armutlu Tatil Köyü’.
Da ich nun einigermaßen gut türkisch sprechen kann, habe ich mich für diese Tätigkeit beworben. In den nächsten Tagen hat sich ein Vertreter (türk.: temsilci) gemeldet. Ich möchte hier nicht seinen Namen nennen, weil ich mit dieser Mitteilung besonders meine türksichen Brüder und Schwester warnen möchte, voreilig eine Entscheidung zu treffen, wenn Sie die Telefonnummer in der türkischen Werbung für dieses Feriendorf anrufen und einen Vermittler zu sich nach Hause einladen.
An jenem Tag hat der Vermittler mich nicht in seinem Büro empfangen, sondern bei einem Kunden, dem er eine Wohnung in Armutlu Tatil Köyü verkaufen wollte. Nach einigen Minuten habe ich bereits herausgefunden, dass diese Art von Tätigkeit nichts für mich ist, weil es sich hierbei um eine offensive Verkaufsstrategie von den Vermittlern handelt. Danach wird in Armutlu Tatil Köyü keine Wohnungen verkauft, sondern nach dem System von „devre mülk“ ein Wohnraum für eine bestimmte Zeit (z.B. für den 7. oder 8. Monat eines Jahres) zur Verfügung gestellt. Danach kann man dann immer zu diesem Zeitraum beim Feriendorf Urlaub machen bis zum „Lebensende“ – wie es der Vermittler gesagt hat. Die Wohnungen werden ständig geputzt, es gibt einen Fitnesscenter, eine Moschee, Thermalbecken, Läden, Sportangebote, getrennte Schwimmbecken und Strände für Frauen und vieles mehr. Aber dieses System „devre mülk“ hat seinen Preis, je nachdem was für eine Wohnung in welcher Lage erworben wird. In diesem Fall sollte der Interessent mehr als
15 000 Euro (ein Teil in Raten und einen Teil im voraus) für nur 15 Tage Nutzungsrecht im Jahr für ein ungefähr 98 Quadratmeter gossen Wohnraum bezahlen. Ich musste mit ansehen, wie der Vermittler mit seiner offensiven Verkaufsstrategie die noch bestehenden Zweifel des Interessenten beseitigte, obwohl der Interessent arbeitslos war und bereits von ähnlichen Angeboten eigentlich nichts mehr hören wollte. Der Interessent hatte nämlich erwähnt, dass er bereits in den Moscheen von Milli Görüs beinahe von Vertretern für ein anderes Angebot hereingelegt worden wäre. Leider habe ich nicht genau mitbekommen, ob er nun den Betrug von der Firma Yimpas gesprochen hat, wovon auch an unserem Ort viele Menschen hereingelegt worden sind, weil die Vertreter hauptsächlich in den Moscheen erschienen und dort sich als „Muslime“ ausgaben. Allerdings frage ich mich, wie man sich als „Muslim“ ausgeben kann, wenn beim Verkauf eines Produktes nicht der Mensch im Vordergrund steht, sondern die eigenen finanziellen Verdienste aus den Provisionen. Ebenfalls überlegte sich der Interessent, dieses Feriendorf zunächst einmal direkt in der Türkei zu sehen, jedoch antwortete der Vermittler darauf, dass bereits mehr als 80% der Wohnungen für einen bestimmten Zeitraum bereits vermietet wurden und dass es sich beim aktuellen Angebot um eine 2-wöchige Kampagne handelt. Nach dieser Kampagne würden die Preise steigen. Außerdem hätte auch der türkische Präsident, Tayyip Erdogan, bereits eine Wohnung gemietet und dass unzählige Wohnungen bereits an Abgeordnete und praktizierenden Muslime verkauft worden seien. Im Nachhinein fiel mir ein, dass diese Informationen in kürzester Zeit überhaupt gar nicht auf dessen Richtigkeit überprüft werden kann. Da der Interessent eine Ehefrau hatte – an jenem Abend war sie nicht zu Hause – die vor einigen Jahren nach Deutschlang kam, Sprachprobleme hat und einen Psychologen besucht, nutzte der Vermittler geschickt diese Informationen für sein Geschäft. Er behauptete nämlich, dass diese Investition sich besser rentiere als eine Investition in Deutschland, weil besonders die türkischen Frauen hier in Deutschland wie in einem Gefängnis lebten und durch diese Wohnung sich richtig erholen und entspannen könnten.
Nach dem Gespräch mit dem Kunden ging ich nun mit dem Vermittler in ein Cafe und er erklärte mir die Einzelheiten dieser Tätigkeit. Die Mitarbeiter sollten nicht in den Büros arbeiten, wie es zunächst in der Stelleanzeige stand, sondern sie sollten als Vermittler tätig sein, da nach der Werbung im türkischen Fernsehen unzählige türkische Familien angerufen hätten und diese Vermittler nun Termine ausmachen sollten. Die eigene Provision betrage
4 % vom Verkaufsbetrag. In meinem Kopf entstanden zahlreiche Fragezeichen und innerlich hatte ich bereits eine solche Tätigkeit abgelehnt, weil die Menschen dazu gebracht werden sollen, sofort – wenn möglich schon im ersten Gespräch – eine Unterschrift abzugeben. Besonders sein Argument, dass sogar bereits arbeitslose und Menschen mit einem Schufa-Eintrag, die also bereits finanzielle Probleme haben, solche Wohnungen gemietet haben, hat mich innerlich sehr verletzt. Diese Menschen werden von Vermittlern dermaßen beeinflusst und geradezu mit unzähligen Informationen zur einem Kaufabschluss gebracht, ganz gleich ob diese Menschen zur Zeit finanzielle Problem haben oder nicht.

Ich möchte alle meinen türkischen Brüder und Schwester – besonders diejenigen der 1. und 2. Generation – darum bitten, gerade bei solchen Angeboten vorsichtig zu sein. An meinem Wohnort hat nicht nur die Firma Yimpas in den Moscheen die Wünsche der türksichen Menschen missbraucht, sondern auch andere, weswegen ich diese Tätigkeit niemals ausüben könnte. Schaut euch doch zunächst das Kaufsobjekt in aller Ruhe an, beratet euch innerhalb der Familie und mit anderen Menschen und wenn der Vermittler immer wieder Argumente dagegen ausspricht, so sollte dies doch ein Zeichen mehr dafür sein, dass man einem solchen Angebot fernbleiben sollte. An unserem Ort hat sich eine Frau umbringen wollen, weil sie ihre gesamten Ersparnisse an die Fa. Yimpas investiert hat und durch den Konkurs dieser Firma alles verloren hatte.
Bitte gibt diese Informationen weiter an diejenigen, die besonders an diesem oder ähnlichen Angeboten interessiert sind.

WESSELAM

19.08.2004 01:49

vay be ENIS tatile gidince..
 
buralarda Beton , Tatil Köyü, Politaka vs. ile ilgili yazilar cikmaya baslamis. 3 Aylar basladi ey millet! ugurlar ola!

kafkasguezeli 19.08.2004 10:36

Bugün Regaib Kandili!
 
Aziz ve sıddık kardeşlerim ve fedakâr ve sadık arkadaşlarım!

Sizin, bu mübarek şuhur-u selâse ve içindeki kıymetdar leyali-i mübarekeleri tebrik ediyoruz.
Cenab-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer Leyle-i Regaib ve Leyle-i Kadir kıymetinde size sevab versin, âmîn. ( Kastamonu Lahikası, 84 )

Kisacasi bu mübarek kandilin tüm islam alemine hayirlara vesile olmasini, huzur, baris ve sevgi getirmesi dilegiyle..

Dualarinizi eksik etmeyin..

Allah daima yar ve yardimciniz olsun.

tavsan 19.08.2004 18:02

Evet beton tipi tartismalar
 
Basladi kim bilir hangi tatil köyünde raki icip sarablan yatiyordur Eniscigin sonrada buraya gelib Dincilik yapar.

20.08.2004 01:28

Eh Dinin ve Paranin kimde oldugu
 
belli olmazmis degil mi.. bazilari yasiyor iste. Belki tessetür bir Tatil köyündedir..günahini almayalim.

kafkasguezeli 20.08.2004 10:02

Allah kainatı neden yarattı?
 
Şu kainatın ve içindeki varlıkların Sanii olan Cenabı Hak, şu kainatı çok ciddi gayeler için yaratmıştır. Kuran bunu şöyle bildirir:
"Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık." (Enbiya suresi, 16)

"Göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları boşuna yaratmadık." (Sad suresi, 27)

Bütün varlıklar kendilerine mahsus dillerle yüce yaratıcıyı tesbih ve takdis ederler. Kendilerine tevdi edilen görevleri büyük bir zevk ve şevkle yerine getirirler. Mesela güneş bir saniye bile geri kalmadan kendine çizilen yörüngede yoluna devam eder. Irmaklar bir cuş u huruşla denizlere doğru akar. İnsanın emrine verilen hayvanlar tam bir itaatle ona hizmet eder.

Ayrıca, kâinat yaratılmasaydı Allahın sıfatlarının ve isimlerin o sonsuz kemali ve güzelliği bilinmeyecekti. Bu bilgi sadece Allaha mahsus kalacaktı. Cenab-ı Hak isim ve sıfatlarının manevi güzelliklerini tecelli ettirmekle, kendi cemal ve kemalini bu eserlerinde kendisi bizzat müşahede buyurduğu gibi, melekleri, insanları ve cinleri de bu şereften, bu lütuftan hissedar etmek diledi.

Mahlukatı yaratıp yaratmama hususunda Allah, İlahi tercihini yaratma şeklinde yapmış ve bu tercih mahlukat için sonsuz bir rahmet olmuştur. Yoksa, bir ismi Samed (Her şey ona muhtaç, O ise hiçbir şeye muhtaç değil) olan Allahın bu alemi yaratmasının, haşa!, bir ihtiyaçtan geldiği düşünülemez.

kaynak: sorularlaislamiyet.com

Rabbim hepimize onun yolunda gitmeyi ihsan eylesin..

âmin..

Ves´selâm.

kerio 20.08.2004 12:00

cumaniz mübarek olsun !!! o.T.
 
ohne Text

20.08.2004 13:18

seninde o.T.
 
ohne Text

kafkasguezeli 20.08.2004 15:29

Och man.. hier ist ja nix los :(
 
Alles tote Hose hier.. Das ist ja langweilig.. :((

tek1 20.08.2004 16:07

wie schön :)
 
Selamu aleykum

Masaallah ne güzel ya sessiz sakiin...

Nasilsiniz :)

bakiyorumda kerio, kafkasgüzeli,coach, tavsan dan baskada kimse yok he bide Haleluja :)

tek1 20.08.2004 16:09

alo adige :) o.T.
 
ohne Text

tek1 20.08.2004 16:13

Rezitation
 
Ich habe ein paar schöne Rezitationen. Maschaallah das hört sich sehr schön an. Ich möchte natürlich dass ihr auch was davon habt nur traue ich mich nicht :) weil dann wieder eine diskussion und streit entstehen wird von wegen Arabisch...

Wenn jemand neugierig ist und den Realplayer auf dem Pc installiert hat kann sich ja melden.

tek1 20.08.2004 16:23

Kandiller
 
Selamu Aleykum

İslam aleminde kutlanan bazı geceler hakkında kısa bir araştırma
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den kutlanması hakkında sahih bir nakil sabit olmayan ve genellikle İslam aleminde ve özellikle de ülkemizde, kutlanan bazı kandil geceleri hakkında, müslümanları uyandırmayı kendimize görev bilerek bu araştırmayı yaptık. Cenabı Hâk dan bütün müslümanlar için faydalı olmasını dileriz.

Şimdi ise bu kandil gecelerini tertip üzerine arz edip, onları kutlamanın meşru veya gayrı meşru olması konusunda İslam alimlerinin görüşlerini de zikredeceğiz....

1.Mevlit Kandili
İsminden de anlaşıldığı üzere Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in doğduğu gecedir. Rabi’u’l-Evvel ayının on ikinci gecesine rastlamaktadır. Bu gecenin ne fazileti ve ne de kutlanması hakkında hiç bir rivayet sabit olmamıştır. Dolayısıyla Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem doğum gecesini ne kendisi ne ashabı ve ne de selefi salihin kutlamış değildir. Bunun üzerine ilim ehli bu geceyi o maksatla ihya etmeyi ve de mevlit okumayı dinde ihdas edilmiş bir bid’at saymışlardır. Nitekim okunan mevlidinde bu babtan sayıldığı ilim ehlince malumdur

2. Regaip Kandili
Bu geceyi ihya etmek maksadıyla Recep ayının ilk cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan on iki rek’atlık namazın ve bu gecenin fazileti hakkında dayanılan rivayet şudur:

Enes İbn Malik (radıyallahuanhu) Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle dediğini rivayet eder:

(Recep ayında orucun faziletini zikrettikten sonra, devamla) “O ayda bulunan ilk cuma gecesinden gafil olmayın. Çünkü o, meleklerin regaip diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim recep ayının ilk perşembe gününü oruc tutar ve o günün, akşamla yatsı arası on iki rekat namaz kılarsa, (namazın keyfiyetini açıkladıktan sonra) Allahu Teala o kimsenin günahlarını bağışlar


İmam İbnu’l-Cevzi bu hadis hakkında şunları söyler:

“Bu hadis Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerine uydurmadır. Ali İbn Abdillah İbn Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır. Şeyhimiz hafız Abdulvahab’ı şöyle derken işittim: Bu hadisin ravileri mechuldur. Ravilerle ilgili bütün kitaplarda onları aradım ve bulamadım.”

İbnu’l-Cevzi sözüne şöyle devam eder:

“Bu hadisi uyduran kimse bid’atında çok aşırı gitmiştir. Çünkü bu namazı kılan kimse önce gündüz oruç tutacaktır. Belkide o günün gündüzü çok sıcaktır, oruçlu oluncada akşam namazına kadar haliyle yemek yeme imkanı bulamıyacaktır akşam namazından sonra, bu namaz için uzun tesbihat sebebiyle kıyamda ve secdede duracak neticede gayet eziyet çekmiş olacaktır. Ben doğrusu, ramazan ve teravih namazlarına nazaran insanların bunda, nasıl izdihamlaştıklarını kıskandım. Bilakis bu namaz halk indinde diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu namazda diğer beş vakit namaza gelmeyenler hazır bulunuyor..

Hafız Ebu’l-Hitab ise şunu söyler:

“Regaib namazını uydurmakla ittiham edilen kimse Ali İbn Abdillah İbn Cahdami’dir. Mechul olan raviler üzerine uydurmuştur. Ki bunlar, kitabların tümünde mevcut değildir.


Hafız el-İrakı şöyle der:

“Rezzin, kitabında bunu irad etmiştir. O uydurma bir hadistir.


İmam Tartuşi şu sözünü ekler:
“Receb ayındaki regaip namazı ise, Beyti’l-Makdis’de bizim bulunduğumuz yerde ancak h. 480 senesinde ihdas (uydurulmuş) edilmiştir. Bundan önce bu namazı ne gördük ve ne de duyduk.
Görüldüğü gibi bu gecede mevlit okuma işi bu namaza nisbeten yeni sayılıp daha sonra uydurulmuştur.


Alle Zeitangaben in WEZ +2. Es ist jetzt 14:45 Uhr.