Bizim Sivaslı Yiğido ortalarda yok. E haliyle insanın aklına türlü senaryolar geliyor. Evlendi mi, yoksa “ben bir çay almaya geliyorum” deyip üç aydır kayıp mı? Yiğido bu, belli olmaz.
Şaka bir yana… Evlenmek öyle hafife alınacak iş değil. Ama Yiğido’nun bu yola girmesi de kimseyi şaşırtmaz. Sorumluluk alır, ailesine sahip çıkar, söz verdiyse arkasında durur. Yani evlendiyse, “tamamdır, bu iş olmuştur” der geçeriz.
Ama Yiğido gardaş, burada işin ciddiyeti başlıyor. Evlilik tamam, hayırlı olsun, Allah mesut etsin de bu iş yarım bırakılmaz. Geri vitesi yok bunun, save alma hiç yok.
Gelelim asıl maddeye:
Üç çocuk şart. Şart diyorum, opsiyon değil.
Biri geçmiş için, biri bugün için, biri de gelecek için.
İkide durmak olmaz, “bir de yeter” zaten hiç olmaz. Aşağısı kurtarmaz bizi.
Gülüyoruz ediyoruz ama işin özü ciddi:
Hayat ciddi, zaman hızlı, Yiğido ise bu yükü kaldıracak adam. O kapasite var.
Biz de buraya not düşelim. Sonra “kimse söylemedi” denmesin.
Üç çocuk Yiğido gardaş. Sen de örnek ol da, millet kendine gelsin.
Ne demiş Banazlı Koca Haydar?
Bu yurt senin değil, konar göçersin.
Ali’nin dolusun, bir gün içersin.
Körpe kuzulardan nasıl geçersin?
Seversen Ali’yi, değme yarama!
Pir Sultan Abdal’ım, sunda
Cok keramet var insanda
O cihanda, bu cihanda
Ali’ye saydılar bizi...
Biz körpe kuzulardan geçenlerden değiliz.
Biz yiğit yetiştiririz.
Kedi köpek, it ana-babası olmayız.
Geändert von Tabula_Rasa (Heute um 17:14 Uhr).
|