Einzelnen Beitrag anzeigen
  #1  
Alt 07.05.2026, 14:57
Benutzerbild von Tabula_Rasa
Tabula_Rasa Tabula_Rasa ist offline
Neuer Benutzer
 
Registriert seit: 18.06.2025
Beiträge: 23
Standard EKREM IMAMOGLU #freeEKREM_IMAMOGLU

Burası artık sadece bir adliye önü değil. Burası yıllardır biriken öfkenin, susturulmuş insanların, cevapsız bırakılmış soruların toplandığı yer haline geldi. Silivri’nin önünde bekleyen ailelerin yüzüne bakınca herkes aynı şeyi görüyor: İnsanlar yoruldu. Hukukun neden herkese eşit işlemediğini izlemekten, her duruşmada başka bir çelişkiyle karşılaşmaktan, aylarca hatta yıllarca süren tutuklulukların “normal” gibi sunulmasından yoruldu.

Bugün o kapının önünde yükselen ses yalnızca birkaç ailenin sesi değildi. İnsanlar artık korkuyla değil öfkeyle konuşuyor. Çünkü ortada açıklanabilen bir adalet düzeni kalmadığını düşünüyorlar. Aynı dosyada birileri serbest bırakılırken diğerleri içeride tutuluyorsa, insanlar doğal olarak bunun hukukla değil başka hesaplarla ilgili olduğunu sorguluyor. Ve bu sorgu artık fısıltıyla yapılmıyor.

Mahkeme salonlarının önünde insanlar “adalet” diye bağırıyorsa, bu bir ülke için alarmdır. Çünkü vatandaş devlete güvenini kaybetmeye başladığında geriye yalnızca gerilim kalır. Bugün Silivri’de hissedilen tam olarak buydu. Sessiz ama büyüyen bir kırılma. İnsanlar artık yalnızca yakınlarının özgürlüğünü istemiyor; aşağılanmak istemiyor, görmezden gelinmek istemiyor, akıllarıyla alay edilmesini istemiyor.

Herkesin dilinde aynı soru vardı: Eğer ortada gerçekten güçlü deliller varsa neden kamuoyu ikna edilemiyor? Eğer hukuk tarafsız işliyorsa neden kararlar bu kadar tartışmalı? Ve en önemlisi, insanlar neden artık mahkemelerden umut değil endişe bekliyor?
Bir toplumun sinir uçlarıyla bu kadar oynarsanız, bir noktadan sonra öfke kontrol edilemez hale gelir. Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonlarında dağıtılan bir şey değildir. Adalet, insanların devlete sabah uyandığında hâlâ güvenebilmesidir. O güven çöktüğünde toplumun altında duran zemin de çöker.

Silivri’nin önünde bugün hissedilen şey tam olarak buydu: İnsanlar artık sabırlarının sonuna geldiklerini saklamıyor. “Bizi adalete inandırın” cümlesi bir rica olmaktan çıktı. Bu, giderek büyüyen toplumsal bir isyanın eşiğinde söylenen son uyarıya dönüşüyor.

Haberi benim özetim olarak degil de kaynginden okumak icin asagida ki linki tiklayin:

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiy...ndirin-2501836